Alternatifim Cafe

Türkiye ...

Discussion started on Ülkeler Coğrafyası























TÜRKİYE

(resmi adı Türkiye Cumhuriyeti) Güneybatı Asya ile küçük bir bölümü Avrupa kıtasında yer alan ülke. Başkenti Ankara olan ülkenin en büyük kenti İstanbul'dur, 2005 yılı tahminlerine göre toplam nüfusu 73,193,000 (17. sırada) kişidir. Türkiye'nin toplam yüzölçümü 780,574 (36. sırada) kilometre karedir. Ülkenin GSMH'sı 612.3 milyar dolar (2006 tahmini)'dır. Türkiye bu ekonomik büyüklüğü ile dünyanın en büyük 17. ekonomisidir. Kişi başına düşen milli gelir 8,385 USD'dir (75. sırada).

Türkiye doğuda Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan ( Nahcivan) ve İran ile; güneyde Irak ve Suriye; ve batıda Ege Denizi, Yunanistan ve Bulgaristan ile komşudur.

Türkiye'nin en büyük kentleri İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa ve Konya'dır.

Yönetim Biçimi

Türkiye'nin yönetim biçimi Cumhuriyet'tir. Türkiye Cumhuriyeti Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1923'te kurulmuştur. Resmi dili Türkçe'dir.

Türkiye Avrupa Birliği üyeliğine adaydır.

Coğrafya

Türkiye, coğrafi koşullar göz önüne alınarak yedi coğrafi bölgeye ayrılmıştır: Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi.

Marmara Bölgesi

Marmara Bölgesi, Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Balkan Yarımadası ile BALKAN YARIMADASI Akdeniz'de yer alan üç büyük yarımadanın en doğuda bulunanı. Balkan Yarımadası;Kuzeyde Tuna'nın aşağı kesimleri ve Sana Irmağı, doğuda Karadeniz, güneydoğuda Ege Denizi, güneyde Akdeniz, güneybatıda İon Denizi ve batıda Adriye Denizi ile çevrilidir. Yüzölçümü yaklaşık 505.000 km2dir.

Bölgeyi kaplayan, sık ormanlarla kaplı sıradağlar manasına yarımadaya Balkan ismi verilmiştir.Yarımadayı kaplayan dağlar doğuda enlemesine, batıda boylamasına uza
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturur. Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Avrupa ve Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir.

...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Asya bu bölgede birbirine bağlanır. Yaklaşık 67.000 km2lik yüzölçümüyle Türkiye yüzölçümünün %8,5'ini kaplar. Adını bütünüyle toprakları içinde kalan ve boğazlar aracılığıyla Dünyanın en büyük kıtası. Doğuda Pasifik Okyanusu, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, güneyde Hint Okyanusu, batıda Avrupa kıtası ile çevrilidir. Avrupa kıtası ile olan sınırı kesin tespit edilmiş değildir. Eskiden Don Nehri, Asya ile Avrupa arasında sınır olarak kabul edilirdi. Daha sonra Ural Dağları sınır olarak kabul edilmeye başlandı.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Karadeniz ve Karadeniz, Türkiye'nin kuzeyinde bulunan denizdir. Karadeniz'i çevreleyen ülkeler Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Gürcistan'dır.

Karadeniz, İstanbul Boğazı ile Marmara Denizi'ne, oradan da Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi'ne bağlanır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden alır. Ege kıyıları açığında yer alan Ege Denizi, 41'-35' kuzey enlemleriyle 23'-27'/28' doğu boylamları arasında yer alır. Kuzeyden güneye yaklaşık 660km uzanır; genişliği kuzeyde 270, ortada 150, güneyde ise 400km kadardır. Balkan yarımadasının doğu bölümü ile Anadolu arasında yer alan deniz. Çanakkale Boğazı aracılığıyla Marmara Denizi’ne ve Karadeniz’e bağlanan Ege Denizi’i yüzölçümü 214000km2’dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Bozcaada ve Bozcaada' ya tarihin ilk dönemlerinde Lefkofris denilirmiş. Bu adın nereden geldiği hakkında çok fazla bilgimiz yoktur. Daha sonra adaya Tenedos denilmiştir. Bu ad mitolojiden gelmektedir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Gökçeada (İmroz) da Marmara Bölgesi alanına girmektedir.

Marmara Bölgesi doğuda Karadeniz Bölgesi ve İsmini Karadeniz'den alan bölge, Sakarya Ovası'nın doğusundan Gürcistan sınırına kadar uzanır. Büyüklük bakımından bölgelerimiz arasında 3. sırada yer alır. Doğu-batı genişliği en fazla olan bölgemizdir. Bu sebeple doğusu ile batısı arasında yerel saat farkı en fazla olan bölgemizdir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.İç Anadolu Bölgesi, güneyde İÇ ANADOLU BÖLGESİ Orta Anadolu adıyla da bilinen ve Doğu Anadolu Bölgesinden sonra 2. büyük coğrafi bölgemiz olan İç Anadolu'nun yüzölçümünün genişliğine oranla nüfusu fazla değildir. Marmara Bölgesi'den iki kat geniş olan bu bölgede Marmara Bölgesi kadar nüfus yaşar. Anadolu’nun çeşitli bölgeleri arasındaki yollar İç Anadolu’dan geçtiği için bu bölge eski yerleşme alanı olmuş ticaret yolları üzerinde yer alan yörelerde, yerleşme alanları büyüyerek büyük kentler haline dönüşmüştür.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Ege Bölgesi, kuzeybatıda da 85.000km2 dolayındaki yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yaklaşık %11’ini kaplayan, kuzeyde Marmara Bölgesi’ne, doğuda İç Anadolu Bölgesi’ne, güneydoğuda Akdeniz Bölgesi’ne komşu olan bölgemiz batıda da Ege Denizi’yle çevrilidir (adını komşu olduğu denizden alır). Marmara Bölgesi’yle olan sınırı batıda Baba Burnu’ndan başlayarak Edremit Körfezi’nin kuzeyinde yükselen Kaz Dağı’na uzanır. İç Anadolu Bölgesi’yle olan sı
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Yunanistan ve Yunanistan Cumhuriyeti Balkan Yarımadasının güneyinde, kuzeyden Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan, Doğudan Türkiye, güneydoğudan Ege Denizi, güneyden Akdeniz ve batıdan Adriyatik Denizi ile çevrili ülke. Başkenti Atina olan ülkenin nüfusu 10.665.989 kişidir. Resmi dili Yunanca, dini Hıristiyanlık (İslamiyet, Batı Trakya) ve para birimi Euro'dur.TarihiTarihçiler Yunanistan tarihini üç büyük bölüme ayırırlar; Eski Yunan tarihi, Orta Devir-Bizans tarihi ve Yeni Yunanistan tarihi.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Bulgaristan ile çevrilidir. Diğer bölgelerde olduğu gibi, Marmara Bölgesi'nin sınırları da her yerde il sınırlarına uymaz. Bulgaristan Demokratik Halk Cumhuriyeti Türkiye'nin kuzey batı komşusu olup, kuzeyden Romanya, batıdan Yugoslavya ve güneyden Yunanistan ile sınırlandırılır. Kuzeyde Tuna ve doğuda Karadeniz tabii sınırlarını teşkil eder. Ekonomi ve ideolojik bakımdan Sovyetler Birliği’ne bağlıyken, 1989’da Rusya’da başlayan yeniden yapılanma ve batıya açılma politikası, Bulgaristan’da da hızla yayıldı ve komünizm eski hakimiyetini büyük ölçüde kaybetti.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Edirne, Edirne Marmara Bölgesinin Trakya kısmında yer alır. Sınır kapısı, 'Bursa'nın oğlu, İstanbul'un babası' olarak vasıflandırılan ve Osmanlı Devletinin ikinci başkenti ve 'müze şehir' Edirne'nin doğusunda Kırklareli ve Tekirdağ, güneydoğusunda Çanakkale, batısında Yunanistan, kuzeybatısında Bulgaristan, güneyinde ise Ege Denizi bulunmaktadır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kırklareli, Kırklareli Türkiye'nin Trakya bölümünde yer alan il. Batı sınırımızdaki Kırklareli, Marmara bölgesinin Istranca ve Ergene bölümleri üzerinde bulunmaktadır. Trakya’nın en büyük ili olup, İstanbul, Karadeniz, Tekirdağ, Edirne ve Bulgaristan ile çevrilidir. 41° 14’ ve 42° 00’ kuzey enlemleri ile 28°53’ ve 26°13’ doğu boylamları arasında yer alır. Trafik numarası 39’dur.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Tekirdağ, Tekirdağ Marmara bölgesinin Ergene kısmında kalan il. İl toprakları 40° 36’ ve 41° 31’ kuzey enlemleriyle 26° 43’ ile 28° 08’ doğu boylamları arasında yer alır. Doğudan İstanbul, kuzeyden Kırklareli, batıdan Çanakkale illeri ve güneyden Marmara Deniziyle çevrilidir. Kuzeydoğuda Karadeniz'e çok küçük bir kıyısı vardır. Trafik numarası 59’dur.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.İstanbul, İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Yüzölçümü 5.712 km2 olan İstanbul ili doğuda Kocaeli, güneyde Bursa ve Marmara Denizi, batıda Tekirdağ, kuzeyde de Karadeniz'le çevrilidir. Marmara Denizindeki Adalar yönetsel bakımdan İstanbul'a bağlı ilçedir. Kuzey-güney doğrultusunda uzanarak Karadeniz ile Marmara'yı birleştiren İstanbul Boğazı, hem il topraklarını, hem de şehri Asya yakası ve Avrupa yakası olmak üzere ikiye böler.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kocaeli ve KocaeliMarmara bölgesinde, İzmit Körfezinin güney ve kuzeyinde yer alan il. Kuzeyinde Karadeniz, batıda İstanbul, doğuda Sakarya, güneyde Bursa ile çevrilidir. Toprakları 29°22’ ve 30°21’ doğu boylamları ile 40°30’ ve 41°13’ kuzey enlemleri arasında yer alır. Trafik numarası 41’dir.
İsminin kökeni
Osmanlı Devleti İzmit ve civârını Orhan Gazi zamanında 1337 yılı
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Yalova illeri bütünüyle bölge sınırları içindedir. Yalova yöresi, Türkler'den önce Roma - Doğu Roma (Bizans)'ya, daha önce de Bitinya'ya bağlıydı. Bitinya'yla ilgili Bizans arşivlerinin hemen hemen tamamının kaybolmuş olması, bu bölgenin Osmanlı fethi öncesindeki durumunun bilinmesini zorlaştırmaktadır. Ancak, Bizans kaynaklarının suskunluğu, arkeolojik araştırmalar ve bazı 15. yüzyıl Osmanlı kaynaklarıyla bir noktaya kadar giderilebilmektedir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Sakarya, Bilecik, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale illerinin bazı toprakları ise Ege ve Karadeniz Bölgelerinin sınırları içinde yer alır.

Marmara Bölgesi'nin halkı geçimini sanayi, ticaret, turizm ve tarımdan sağlar. Türkiye'nin başlıca sanayi bölgesidir. Bölgedeki en gelişmiş sanayi alanı İstanbul-Bursa-İzmit eksenidir. İlkçağ'dan beri önemli bir ticaret merkezi olan ve kıtalararası ulaşım yolları üzerinde bulunan İstanbul, bölgeye ülke çapında bir üstünlük sağlar. Bölgenin diğer yörelerinde de yaygın sanayi faaliyetlerine rastlanır. Üretilen başlıca sanayi malları arasında işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kağıt, petrokimya ürünleri, beyaz eşya, gemi ve yat sayılabilir.

Bölgede aynı zamanda tarım da çeşitlenmiştir. Ekili alanların yaklaşık yarısı buğday tarlalarından oluşur. Buğday üretimini, şekerpancarı, mısır ve ayçiçeği üretimi izler. Türkiye'nin ayçiçeği üretiminin yaklaşık %73'ünü, mısır üretiminin yaklaşık %30'unu gerçekleştiren bölgenin sebze ve meyve üretimi de önemli bir miktarı bulur. Mısır üretiminde Karadeniz Bölgesi'nden sonra ikinci sırada yer alan bölge, zeytin üretiminde de Ege Bölgesini izler. Sofralık Gemlik zeytinleri ünlüdür. Bağcılık konusunda da gelişmiş olan bölgede, Tekirdağ, Şarköy, Mürefte, Avşa ve Bozcaada üzüm ve şaraplarıyla tanınır.

Avrupa'nın güneydoğusunda yer alan Marmara Bölgesi, dünyanın en güzel manzaralarına, önemli mimarlık ve sanat eserlerine sahiptir. Marmara Denizi'ndeki adalar, yarımadalar ve koylar, bölgedeki dağlar ve ormanlar ile kentlerde tarih ve doğa içiçedir. Birçok büyük uygarlığın doğduğu ve gelişip kök saldığı bu bölge, iki kıta arasında geçiş yapan kavimlerin göç yollarını oluşturmuştur. Bu ka vimlerin ve bölgeye yerleşen ulusların bıraktıkları izlere adım başında rastlamak mümkündür. Eşsiz doğal ve tarihi değerlere sahip olan bölgede turizm de çok gelişmiştir. Her yıl bölgeye önemli sayıda turist gelmektedir. Bölge Türk turizminin ülke genelinde finans, yatırım, eğitim ve operasyon merkezidir.
Araçlar

Ege Bölgesi

85.000km2 dolayındaki yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yaklaşık %11’ini kaplayan, kuzeyde Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Marmara Bölgesi’ne, doğuda Marmara Bölgesi, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturur. Avrupa ve Asya bu bölgede birbirine bağlanır. Yaklaşık 67.000 km2lik yüzölçümüyle Türkiye yüzölçümünün %8,5'ini kaplar. Adını bütünüyle toprakları içinde kalan ve boğazlar aracılığıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden alır. Ege kıyıları açığında yer alan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara Bölgesi alanına girmektedir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.İç Anadolu Bölgesi’ne, güneydoğuda İÇ ANADOLU BÖLGESİ Orta Anadolu adıyla da bilinen ve Doğu Anadolu Bölgesinden sonra 2. büyük coğrafi bölgemiz olan İç Anadolu'nun yüzölçümünün genişliğine oranla nüfusu fazla değildir. Marmara Bölgesi'den iki kat geniş olan bu bölgede Marmara Bölgesi kadar nüfus yaşar. Anadolu’nun çeşitli bölgeleri arasındaki yollar İç Anadolu’dan geçtiği için bu bölge eski yerleşme alanı olmuş ticaret yolları üzerinde yer alan yörelerde, yerleşme alanları büyüyerek büyük kentler haline dönüşmüştür.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Akdeniz Bölgesi’ne komşu olan bölgemiz batıda da Akdeniz Bölgesi Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu’nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır; genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve k.batısında Ege Böl., kuzeyinde İç Anadolu Böl. , doğusunda G.Doğu Anadolu Böl. Güneyinde ise Akdeniz bulunur. G.doğudan Suriye ile komşudur. Yüzölçümü 110000 km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14’nü kaplar. Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1542 Km’dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Ege Denizi’yle çevrilidir (adını komşu olduğu denizden alır). Marmara Bölgesi’yle olan sınırı batıda Baba Burnu’ndan başlayarak Edremit Körfezi’nin kuzeyinde yükselen Ege Denizi, 41'-35' kuzey enlemleriyle 23'-27'/28' doğu boylamları arasında yer alır. Kuzeyden güneye yaklaşık 660km uzanır; genişliği kuzeyde 270, ortada 150, güneyde ise 400km kadardır. Balkan yarımadasının doğu bölümü ile Anadolu arasında yer alan deniz. Çanakkale Boğazı aracılığıyla Marmara Denizi’ne ve Karadeniz’e bağlanan Ege Denizi’i yüzölçümü 214000km2’dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kaz Dağı’na uzanır. İç Anadolu Bölgesi’yle olan sınırı ise İnönü’nün güneybatısından başlayıp Sultan Dağları’nın kuzey ucuna ulaşır. O noktadan başlayarak Ege Bölgesi Akdeniz Bölgesi’ne komşu olur ve bu bölgeyle olan sınır ise Köyceğiz Gölü’nün batısına kadar uzanır.

Ege Bölgesi asıl Ege ve İçbatı Anadolu olmak üzere iki bölüme ayrılır. Ege Bölümü’ndeki illerimiz; İzmir, İzmir, Türkiye'nin nüfus, sanayi, ticaret, turizm ve kültür yönlerinden üçüncü büyük şehridir.

Tarihi ve tabii güzellikleri ile de Türkiye'nin en güzel llerinden biridir.. 37° 45' ve 39° 15' kuzey enlemleri ile 26° 15' ve 28° 20' doğu boylamları arasında yer alır. Balıkesir, Manisa, Aydın ve Ege Denizi ile çevrilidir. İzmir, renkli bir tabiata, zengin bir tarihi mirasa ve bol ürün veren topraklara sahip bir ildir. Trafik plaka numarası 35'tir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Manisa, Manisa Ege bölgesinde, tarihi, ovası ve üzümü ile tanınan bir ilimiz. 27°08’ ve 29°05’ doğu boylamları ile 38°04’ ve 39°58’ kuzey enlemleri arasında yer alır. İl toprakları doğudan Uşak ve Kütahya; kuzeyden Balıkesir; güneyden Aydın; güneydoğudan Denizli; güneybatı ve batıdan İzmir illeri ile çevrilidir. Osmanlı devrinde “Şehzâdeler şehri” olarak tanınan, üzümün anavatanı olarak bilinen, yeşili, mesir macunu ve üzümü ile meşhur bir ildir. İl trafik plaka numarası 45’tir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Aydın, Aydın Ege bölgesinde "Efeler Diyarı" olarak tanınan ve dünyanın en iyi incirinin yetiştiği il. Ege denizi, Muğla, Denizli, Manisa ve İzmir ile çevrilidir. Türkiye'nin en dağlık illerinden biridir. 37°30' ve 38°03' kuzey enlemleri ile 27°00' ve 28°57' doğu boylamları arasında yer alır.

...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Denizli, Denizli Pamukkalesi, horozu ve sularının bolluğu ile ünlü bir ildir. İl toprakları 28°30’ ve 29°30’ doğu boylamları ile 37°12’ ve 38°12’ kuzey enlemleri arasında kalır. Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi arasında bir geçit yeri durumundadır. İlin büyük kısmı Ege bölgesinde bulunur. Muğla, Aydın, Manisa, Uşak, Afyon ve Burdur illeri ile çevrilidir. Yüzölçümü 11.874 km2dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Muğla İç batı Anadolu’daki iller; Muğla deniz, göl, dağ ve ormanın içiçe bulunduğu; balı, balığı, kumsalları ve târihî zenginliğiyle şöhret yapan; Türkiye'nin en uzun deniz kıyısına sahip ili. 36° 17’ ve 37° 33’ kuzey enlemleri ile 27° 13’ ve 29° 46’ doğu boylamları arasında yer alır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Uşak, Uşak Türkiye'nin Ege bölgeside iç batı Anadolu bölümünde yer alan il. İl toprakları 38° 12’ ve 38° 56’ kuzey enlemleriyle 28° 48’ ve 29° 57’ doğu boylamları arasında kalır. Kuzeyden Kütahya, doğudan Afyonkarahisar, güneyden Denizli, batıdan Manisa illeriyle çevrilidir. Trafik plaka kodu 64’tür.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kütahya, Kütahya rengârenk çinileriyle, Türkiye’nin çini atölyesi olarak bilinen, şifalı kaplıcaları ile meşhur, millî târihimizde müstesnâ bir yeri bulunan, Ege bölgesinin İçbatı Anadolu bölümünde yer alan il. 38o 70’ ve 39o 80’ kuzey enlemleri ile 29o 00’ ve 30o 30’ doğu boylamları arasında yer alır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Afyonkarahisar’dur.
NüfusEge Bölgesi sık nüfuslanmışır. 1990 sayımına göre bölge nüfusu 8.2 milyondur. Nüfus yoğunluğu bakımından Marmara Bölgesi’den sonra ikinci sırada yer alır. Bölge nüfusunun yarısından çoğu kentlerde yaşamaktadır.

Bölge nüfusunun önemli bir bölümü, kıyı kesimi ile çöküntü ovalarında toplanmıştır. Kıyı kesiminde de nüfus dağılışı bakımından yöreler arasında önemli farklılıklar görülür. Ovalarda nüfus yoğun, ovaları ayıran dağlık kesimlerde nüfus seyrektir. Güneydeki Menteşe yöresi Türkiye’nin en az nüfuslanmış yerlerindendir. İçbatı Anadolu ise genel olarak az nüfuslanmıştır.
Yüzey ŞekilleriEge Bölümü’nde başlıca dağ sıraları ve bunları birbirinden ayıran vadi olukları, doğu-batı doğrultulu çukurluklar oluşturur. Bu çukurluklar, aralarında kalan doğu-batı doğrultulu yüksek kütlelere dağ sıraları görünümü kazandırır. Çukurlukların batı uçları yakın bir dönemde deniz basmasıyla koy ya da körfez biçimini almış ama daha sonra kısmen ya da tamamen alüvyonlarla dolmuştur ve parçalı bir yapı gösterir. Yer yer 2000m’yi geçen dağ kütleleri görülür. Bunlar İçbatı Anadolu’nun 1000m’yi geçebilen düzlüklerinden daha alçak olan Ege Bölümü’ndeki ovalar üzerinde heybetli bir görünüm kazanır.
Ege Bölgesi’nde yerin temelini jeologlaron Menderes Masifi adını verdikleri Saruhan-Menteşe eski kütlesi oluşturur. Paleozoyik zaman ortalarında kıvrılmalara uğramış daha sonra aşınarak düzleşmiş olan bu eski temel, Tersiyer Dönem içinde yeniden yer hareketlerine uğrayınca, bir daha kıvrılamayıp kırılmıştır. Belli kırık çizgileri boyunca bazı parçaların çökmesiyle sözü edilen oluk biçimli çukurlar (graben) ortaya çıkmış, bunların arasında da sert ve kristalli kayaçlardan oluşan eski dağ kütleleri (horst) yükselmiştir. Bu eski kütle yeniden kıvrılmamakla birlikte, çevresinde biriken deniz dibi tortulları kıvrılırken onlara kalıp olmuştur.

Doğu-batı doğrultulu çukur alanlarla bunları ayıran aynı doğrultulu yüksek alanlar kuzeyden güneye doğru şöyle sıralanır: Edremit Körfezi ve Edremit Ova’sı çukur alanı, Bakırçay Ovası’ndan Madra Dağı (1.334m) ve Kozak Kütlesi’yle (1.051m) ayrılır. Bakırçay Ova’sı ile Gediz Ovası arasında Yunt Dağı (1.075m) yer alır; Gediz Ovası’na kuzeyden Akhisar, güneyden de Nif (Kemalpaşa) Ovaları birer körfez gibi katılır. Gediz Ova’sı ile daha güneydeki Küçük Menderes Ova’sı arasına Bozdağlar (2.159m) girer. Bu kütle doğu kesiminde güneydeki Aydın Dağları’yla birleşir, batı kesiminde ise Nif Dağı’na (1.506m) ve kuzeydek Spil Dağı’na (1.513m) bağlanır. Daha güneyde Küçük Menderes ve Büyük Menderes Ovaları arasında Aydın Dağları (1.819m) uzanır. Bu dağlar batıya doğru bükülüp incelenerek Samsun (Dilek) Dağı (1.237m) üzerinden komşu Sisam (Samos) Adasına geçer. Geniş bir alanı kaplayan Büyük Menderes Ova’sı Menteşe yöresi içine Çine ve Bozdoğan Ovalarıyla sokulur.En güzeydeki çukur alanı, Bodrum ve Datça yarımadaları arasında yer alan Gökova Körfezi’dir.

Batı Anadolu’da yer alan ovalar, genellikle dördüncü jeolojik zamanda meydana gelen epirojenik hareketlerle oluşmuştur. Bu hareketler sonucunda bazı alanlar yükselmiş (horst) ve bugünkü dağlık alanları meydana getirmiş, bazı alanlar ise çökmüş (graben) ve çöküntü alanları oluşmuştur. Bu çöküntü alanlarının akarsular tarafında alüvyonlarla doldurulması sonucunda da günümüzdeki ovalar oluşmuştur. Bölgemizdeki en önemli ovalar ise Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes, Balıkesir ve Akhisar ovalarıdır. Ege Bölgesi’nin güneydoğusunda yer alan ovalar ise çökme olaylarının yanında karstik olayların da etkisi ile oluşmuştur. Denizli, Tavas, Çivril gibi ovaların oluşumunda karstik olaylar oldukça etkilidir.

Meriç deltası, hızlı ilerleyen taşkın alanlarına sahip bir ovadır. Meriç Irmağının taşıdığı alüvyonlarla oluşmuştur. Bakırçay Deltası, aynı adı taşıyan akarsuyun, Çandarlı Körfezi’ni doldurması ile oluşmuştur. Yer yer tuzlu bataklıklar bulunan ovada, eski uygarlıkların kalıntıları da yer alır. Küçük ve Büyük Menderes Deltaları da birer çöküntü alanının(graben) ucunda oluşan birikinti ovalarıdır. Büyük ve Küçük Menderes Irmakları, Ege Denizi’nin seviye değişikliklerine de bağlı olarak tarihi dönemlerde hızla denizi doldurmuştur. Öyle ki, İlkçağ’da bir liman kenti olan Milet, Büyük Menderes’in denizi doldurması ile bu gün kıyıdan bir hayli ileride kalmıştır.

Bölgenin İçbatı Anadolu Bölümü’nde dağ sıraları yerine aralıklı da dizileri görülür. Bu dağlar, güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda birkaç dizi oluştur. Bu dizilerden en doğuda yer alan Emir Dağları (2.307m), Türkmen (1.826m), Domaniç (1.845m) Dağları bölge sınırları dışındaki Uludağ’a kadar uzanır. Bu dağlar dizisi batıda aynı doğrultudaki Afyon-Karahisar-Kütahya-Orhaneli üzerinden geçen bir çukur alanla izlenir. Bu çukur alanın batısında Kumalar (2.247m), Ahır(1.915m), Murat (2.309m), Şaphane (2.120m), Akdağ (2.089m), Eğrigöz (1.931m) dağları yer alır. Bu dizinin daha batısına gidildikçe geniş bir plato uzanır. Gediz Ovası’na dik yamaçlarla inen ve yüksekliği kuzeydoğuda 1.000m’yi aşan bu platoya Gördes-Uşak Plato’su adı verilir. Platonun güney kenarındaki Kula kenti çevresinde sönmüş volkan konileri ve yeni lav akıntıları görülür.

Ege Denizi’ne dökülen akarsularımız; Batı Anadolu akarsuları, geniş çöküntü hendeklerine yerleşmiştir. Bu çöküntü alanları boyunca batıya doğru akarak Ege Denizi’ne dökülürler. Denize ulaştıkları alandaki koy ve körfezlerde geniş delta ovaları oluşturmuşlardır. Bu akarsular bölgemiz ve ülkemiz tarımı için oldukça büyük değer taşır. Bunların başlıcalrı Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes’tir.İklimEge Bölgesi genellikle yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Bu genel durum daha çok Ege Bölümü için geçerlidir. İçbatı Anadolu’da ise denizden uzaklık ve yükselti nedenleriyle iklim koşullarında değişiklik görülür. Kuzey kesimlerinde sık sık soğuk baskınları görülür. Yıllık ortalama sıcaklıkta coğrafi enlemin etkisiyle güneyden kuzeye ve yüksekliğin etkisiyle batıdan doğuya doğru azalma görülür. En soğuk ay genellikle ocak, en sıcak ay ise temmuz ayı olarak tespit edilmiştir.

Ege Denizi kıyıları boyunca tam bir Akdeniz yağış rejimi görülür. Yazlar kurak geçer; yağışlar kış aylarında toplanmıştır. Aşağı yukarı bütün meteoroloji istasyonları da yıllık ortalama yağış tutarı 500 mm’nin üstünde, genellikle de 1000 mm’nin altında olarak saptamışlardır. Bitki örtüsüEge Bölgesi’nde kıyıdan itibaren 600-800 m yüksekliklere kadar maki toplulukları ile akrışık olarak kızılçam ormanları görülür. Makilerin cılızlaştığı ve toprak örtüsünün inceldiği alanlarda, çoğunlukla dikenli çalılardan oluşan ve “garik” adı verilen bir bitki topluluğu görülür ve genellikle İzmir civarı ile Karaburun yarımadası ve Bodrum civarında yaygındır. Orman alanları Ege Bölümü’nün alçak kesimlerinde makiliklerin, İçbatı Anadolu’da ise step görünüşlü alanları üstünde yer alır. Ormanların alt basamaklarında çeşitli meşelere rastlanır;iğne yapraklı ormanlar arasında en yaygın tür kızılçam ve karaçamdır. Ayrıca Kozak Dağı’nda fıstık çamı yaygındır. Türkiye’nin en önemli çamfıstığı üretim alanıdır. Bütün kıyı kesimlerde zeytinliklere rastlanır. Kuzeyden gelen soğuk hava etkilerinden korunan turunçgiller bölgenin güneyine sığınmıştır. Ayrıca kekik, adaçayı, lavanta çiçeği gibi kokulu bitkiler ve Akdeniz iklimine uyan kaktüsler, frank inciri gibi bitkilerde yaygındır. Maki türleri arasında çeşitli meşe türleri (pırnal meşesi, palamut meşesi) kocayamiş, mersin ağacı, defne, yabani zeytinlere rastlanır.Afyonkarahisar Şifalı kaplıcaları, kaymak şekeri ve haşhaşı ile tanınan il. Afyon'a komşu iller arasında Eskişehir, Kütahya, Denizli, Uşak, Burdur, Isparta ve Konya yer alır. 29° 40' ve 31° 43' doğu boylamları ile 37° 45' ve 39° 17' kuzey enlemleri arasındadır. Ege Bölgesi’nin Akdeniz’e ve İç Anadolu Bölgesi'ne açılan kapısı ve önemli bir kültür merkezidir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.ŞehirlerBölgenin en kalabalık nüfuslı kenti İzmir; İzmir, Türkiye'nin nüfus, sanayi, ticaret, turizm ve kültür yönlerinden üçüncü büyük şehridir.

Tarihi ve tabii güzellikleri ile de Türkiye'nin en güzel llerinden biridir.. 37° 45' ve 39° 15' kuzey enlemleri ile 26° 15' ve 28° 20' doğu boylamları arasında yer alır. Balıkesir, Manisa, Aydın ve Ege Denizi ile çevrilidir. İzmir, renkli bir tabiata, zengin bir tarihi mirasa ve bol ürün veren topraklara sahip bir ildir. Trafik plaka numarası 35'tir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.İstanbul ve İstanbul, Marmara Bölgesi'nde il ve Türkiye'nin en büyük kenti. Yüzölçümü 5.712 km2 olan İstanbul ili doğuda Kocaeli, güneyde Bursa ve Marmara Denizi, batıda Tekirdağ, kuzeyde de Karadeniz'le çevrilidir. Marmara Denizindeki Adalar yönetsel bakımdan İstanbul'a bağlı ilçedir. Kuzey-güney doğrultusunda uzanarak Karadeniz ile Marmara'yı birleştiren İstanbul Boğazı, hem il topraklarını, hem de şehri Asya yakası ve Avrupa yakası olmak üzere ikiye böler.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Ankara’dan sonra Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkenti ve ikinci büyük şehri. Nüfus bakımından İstanbul'dan, yüzölçümü bakımından da Konya'dan sonra ikincidir. Bolu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Aksaray ve Eskişehir arasında yer alır. 38°33' ve 40°47' kuzey enlemleri ile 30°52' ve 34°06' doğu boylamları arasındadır. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye transit yolların düğüm noktasıdır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Türkiye’nin üçüncü büyük yerleşme merkezidir. Karalar içine derin biçimde sokulan ve aynı adı taşıyan bir körfezin bitim yerinde kurulmuş olan İzmir, coğrafi konumu sayesinde Batı Anadolu’da çok geniş bir alanın ticaret limanı (İzmir’e gelen mallar, gemilere yüklenmeden önce kentte işlenir) ve ülkemizin İstanbul ‘dan sonra ikinci büyük ticaret merkezi haline gelmiştir. Kent İzmir Körfezi bitiminde bir ayçe (hilal) biçiminde yayılır; kuzeyde Bostanlı’dan başlayan bu ayçe, 27 km’yi aşkın bir eğri oluşturarak, körfezin güneyinde Üçkuyular’da sona erer; daha sonra, Balçova, İnciraltı gibi yerleşmelerde batıya doğru uzanır.

Eskiçağ’da İonia’dan gelen göçmenlerin Bayraklı ve Bornova arasında, o zamanlar deniz kıyısında bulunan bir tepe üstünde kurdukları sanılan kent (Smyrna) Pagoa Dağı (Kadife Kale) eteğinde ikinci kez kurulmuş, Roma ve Bizans egemenliklerinden sonra 1424’te Osmanlı topraklarına katılmış, 1919’da Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, 1922’de de kurtarılmıştır.
Bölgenin ikinci büyük kenti Denizli’nin topraklarının büyük bir bölümü, Pamukkale havzasında ve çevresindeki tepelik, dağlık alanda yer alır. Selefkilerden Antiokhos 2’nin karısının adı (Laokide) adı verilerek kurulan kent, Selefkiler ve Bizanslılardan sonra da günümüzdeki yerine taşınmış, yeni kurulduğu yerde bulunan Doğuzlu Köyü’nün adı zamanla Denizli’ye çevrilmiştir.
Bölgenin üçüncü, İçbatı Anadolu Bölümü’ünde başlıca kenti olan Kütahya, Eskiçağ’da, geniş bir ovanın kenarında yükselen Yellice Dağı eteklerinde, Hisar Tepesi adı verilen yerde kurulmuş, Ortaçağ’da Bizans döneminde Kotyaion adıyla oldukça gelişmiştir. Günümüzde hisar kalıntılarının bulunduğu tepenin eteklerinden kuzeydeki ovaya doğru yayılan kentin etkinlik merkezi, Hisar tepesi önünde yer alır. Önemli sanayi ve havacılık merkezidir. Bölgenin dördüncü büyük kenti Manisa, Eskiçağ’da aynı adı taşıyan dağın (Magnesia) kuzey eteklerinde kurulmuş, Roma döneminde gelişmiş, Bizanslılardan 14.yy başlarında Saruhanoğulları’na kısa bir süre sonra da Osmanlılara geçmiş, bir süre şehzadelerin valilik yaptıkları bir merkez olmuş ve önemli anıtlarla süslenmiştir.EkonomiTARIM: Ege Bölgesi’nde nüfusun çoğunluğu iklim toprak koşulları ve ulaşım kolaylıklarının da elverişliliğiyle geçimini tarımdan sağlar. Ege bölümünde Akdeniz iklimine uygun bazı bitkiler (zeytin,üzüm, vb.) ağır basar. Ege bölümünden, İçbatı Anadolu bölümüne geçildikçe, tarımın niteliği değişir; tahıl ekimi artar ve hayvancılık geçimde daha önemli yer tutar. Tahıl ekiminde buğday başta gelir, onu arpa ve mısır izler. Buğday özellikle Afyon ve Denizli’de üretilir bu illeri İzmir, Aydın ve Muğla izler. Arpa ise Afyon ve Manisa illerinde, mısırın da başlıca ekim alanı Manisa’dır. Pirinç ekimine ovalarda az miktarda yer verilir. Bölgede yaş ve kuru sebze üretimine de önem verilir. İklim koşulları uygun olduğu için, turfanda sebze (domates, fasulye vb.) yetiştirilerek öbür bölgelere yollanır. Soğan ve patates ekimi yaygındır; baklagillerden en çok nohut ekilir. Kavun ve karpuz üretimi de yaygın biçimde yapılmaktadır.

Bölgede yatiştirilen sanayi bitkileri arasında tütün, pamuk, susam, keten ve şekerpancarı baş sıralarda yer alır. Edrmit Körfezi kıyıları yağ zeytini üretimi kesir ağaç sayısı bakımından başta gelir bakımından önemlidir. Üzüm bağlarına da bölgenin her yerinde rastlanır. Üzüm ayrıca şarap ve pekmez yapımında da kullanılır. Kuru üzüm İzmir yöresinde, kış soğuna dayanamayan incir ise kıyı kesimlerde yetişir. Ülkemizdeki incir ağaçlarının yaklaşık olarak %81’i Ege Bölgesi’ndedir. Turunçgiller bölgenin özellikle güney kesiminde yetişir; Bodrum’da mandalina; Aydın ve Nazilli arasında portakal yetişir.

HAYVANCILIK: Ege bölgesinde hayvancılık çok gelişmemiştir. Üstelik yakın dönemde otlakların daralması nedeniyle, hayvan sayısında azalma gözlenmektedir. Kıyı kesimde daha çok kıl keçisi, tiftik keçisi ve koyun, iç kesimlerde sığır ve manda besiciliği yaygındır. Balıkçılık ise eski önemini kaybetmiştir özellikle İzmir Körfezi’nin sularını pis olmasından dolayı. Yine eski önemini yitirmiş olmakla birlikte Bodrum kıyılarında sünger avcılığı yapılmaktadır.

YERALTI KAYNAKLARI: Ege Bölge’si yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir; ama madenlerin birçoğu İlkçağ’dan beri işletildiğinden, tükenmiştir. Bölgede yaygın olan linyit yatakları, Kütahya ve Soma yörelerinde toplanmıştır. Kütahya yöresindeki linyitlerin işletilmesi Kütahya-Balıkesir demiryolunun yapılmasıyla kolaylaşmıştır. İşletilen yataklardan biri Değirmisaz havzasıdır; Tunçbilek bölgesindeki yataklarsa daha önemlidir. Soma’dan da oldukça iyi nitelikli linyit kömürü çıkarılmaktadır. Demire katılarak çelik elde etmeye yarayan krom, Kütahya ve Balıkesir arasındaki yataklardan Çardı’da çıkarılırken, günümüzde bu ocak tükendiği için bırakılmış, onun yerine Dağardı ve Dursunbey dolaylarındaki ocaklar işletilmeye açılmıştır. Bölgedeki çok sayıda demir yatağının başlıcaları Edremit yöresinde, Ayvalık’ın güneyinde ve Simav çevresinde yer alır; Selçuk, Uşak ve Tire’de zımpara yatakları işletilir. Ayrıca çeşitli mermer, civa, bor, manganez yatakları vardır. Türkiye’nin en önemli maden suyu Afyon dolaylarında Kızılay tarafından işletilmekte İzmir’in Çamaltı tuzlalarından da Türkiye’nin toplam tuz ürünün 3/5’ü elde edilmektedir.

SANAYİ ETKİNLİKLERİ: Ege bölgesi Türkiye’de Marmara Bölgesi’nden sonra ikinci sırada yer alır. Özellikle İzmir’de toplanmış olan başlıca sanayi kolları arasında dokumacılık, makine ve madeni eşya yapımı, besin sanayisi (un, makarna, konserve fabrikaları), tütün işletmeciliği sayılabilir. Pamuklu, dokumacılık, İzmir’in yanı sıra Aydın, Nazilli, Denizli, ve Uşak’ta gelişmiştir. Yağ sanayisi tesisleri özellikle Edremit-Ayvalık yöresinde, şeker fabrikaları Uşak, Kütahya ve Afyon’da yer alır. Uşak, Kula, Gördes ve Simav’da halıcılık gelişmiştir.

ULAŞIM: Ege Bölgesi ulaşım bakımından Türkiye’nin işlek bölgelerindendir. Doğu-batı doğrultulu vadi olukları, karayollarının iç kesimlere kadar ulaşmasına olanak verir. Bölge çeşitli demiryolu hatlarıyla öbür bölgelere bağlanır. (Ülkemizde ilk demiryolu hattı olan İzmir-Aydın hattı, 1856’da Ege Bölgesi’nde hizmete girmiştir). Karayolları ve demiryolları, İçbatı Anadolu’da Afyon ve Kütahya’da düğümlenir. Denizyolları açısından İzmir limanı (ticaret etkinlikleri bu limanda toplanmıştır) dışında önemli liman yoktur. Turizm bakımındansa Bodrum, Kuşadası, Güllük, Datça ve Marmaris limanları önemlidir. İzmir düzenli hava seferleriyle de İstanbul ve Ankara’yla bağlantı kurmaktadır. Tarihi eserler ve turistik bilgilerEge Bölgesi’nin turizm bakımından zengin bir doğal ve kültürel yapısı vardır. Dağların kıyıya dik olarak uzanması, son derece girintili çıkıntılı bir kıyı şeridi yaratmıştır ( Ege denizi kıyılarının toplam uzunluğu 593km’dir) ve doğal kumsalların denize girmeye son derece elverişli olmalarının yanı sıra, yüksek kıyılarda da çekici görünümleriyle ilgi toplarlar. Ayrıca yöredeki bük (Akbük, Gökçeler bükü, Değirmen bükü, Palamut bükü, Kargıbük, vb.), özellikle son yıllarda iyice yaygınlaşan yat turizminde, yatlara doğal liman işlevi gören; “Mavi Yolculuk” adıyla yaygınlaşan ve kıyının Kuşadası’ndan Antalya’ya kadar olan koylarını dolaşan yat turizmi, bölgeye önemli miktarda yerli ve yabancı turist çekmektedir; ülkemizin başlıca üç yat limanı (Kuşadası, Çeşme ve Bodrum yat limanları) da bu kıyılardadır.

Ege Bölgesi’nde egemen olan Akdeniz ikliminin yumuşak niteliği de, turizme son derece elverişlidir: Kışların geç geçmesi, yazın güneşlenme olanakları, deniz suyu sıcaklıklarının uygunluğu çok sayıda turist çeker. Ege Denizi’nde deniz suyu sıcaklıkları, kuzeyden güneye doğru artar ve denize girme süresi de bu doğrultuda uzar: Kıyılarda kuzeyden İzmir’e kadar yılda beş ay olan denize girme süresi, Türkiye (resmi adı Türkiye Cumhuriyeti) Güneybatı Asya ile küçük bir bölümü Avrupa kıtasında yer alan ülke. Türkiye doğuda Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan (Nahcivan) ve İran ile; güneyde Irak ve Suriye; ve batıda Ege Denizi, Yunanistan ve Bulgaristan ile komşudur. Başkenti Ankara olan ülkenin en büyük kenti İstanbul'dur, 2005 yılı tahminlerine göre toplam nüfusu 73,193,000 (17. sırada) kişidir. Türkiye'nin toplam yüzölçümü 780,574 (36. sırada) kilometre karedir. Ülkenin GSMH'sı 612.3 milyar dolar (2006 tahmini)'dır. Türkiye bu ekonomik büyüklüğü ile dünyanın en büyük 17. ekonomisidir. Kişi başına düşen milli gelir 8,385 USD'dir (75. sırada).
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kuşadası’ndan sonra artmaya başlar ve Bodrum’da sekiz ayı bulur.

Ege Bölgesi’nde yer alan kaplıca ve içmecelerde sağlık turizmi açısından da ilgi görmektedir: Denizli’de Karahayıt ve Pamukkale kaplıcaları; İzmir’de Balçova, Dikili, Davutlar, Çeşme ve Şifne kaplıcaları; Seferhisar’ın güneyinde Doğanbey kaplıcası; Kütahya’da Simav-Gediz, Yoncalı, Harlek ve Murat Dağı kaplıcaları ve içmeceleri ile Eynal kaplıcalarıdır., Manisa’da Kurşunlu kaplıcası ve Sart kaplıcası; Afyon Sandıklı’da Sandıklı, Gazlıgöl ve Hüdayi kaplıcaları ve içmeceleri yer alır; İzmir’de Urla içmeceleri. Özellikle Pamukkale sıcaksu kaynakları, çok eski dönemlerden bu yana bilinmekte ve ilgi çekmektedir. Pamukkale’nin özelliklerinden biri de travertenleridir: Sıcak maden suları, aşağı döküldükleri dağın yamaçlarını beyaz traverten taraçaları haline getirmiştir (yöreye Pamukkale adı, suyun kapsadığı kalsiyum karbonat nedeniyle oluşan beyazlıktan ötürü verilmiştir). Travertenleri sayesinde çok sayıda turisti çeker.

Bölgede doğal ve tarihsel güzellikleri korumak amacıyla iki Ulusal park düzenlenmiştir. Bunlardan Dilek Yarımadası Ulusal Parkı, Aydın ilinin Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içinde yer alır ve Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerini kapsar. Ayrıca İonialılar’dan kalma kalıntılar, arkeoloji açısından önemlidir. Manisa ilinin yamaçlarına yasladığı Spildağı üstündeki Spildağı Ulusal Parkı’ysa, 1500m’yi bulan yükseltisiyse yazın Manisa’nın sıcağından kaçanlara barınak oluşturur (Osmanlılar döneminde bir devre adını veren Manisa lalesi, burada doğal olarak yetişir). Ayrıca bu ulusal park da, Eskiçağ kalıntılarını kapsar. Bölgenin çeşitli illerinde düzenlenmiş Ormaniçi Dinlenme Yeri de, yerli ve yabancı turistlere çeşitli hizmetler sunar.

Ege Bölgesi, arkeoloji ve tarih özellikleriyle de bol bol turist çeker.: İzmir’de Efes ve Bergama; Denizli’de Pamukkale (Hierapolis); Aydın’da Priene, Miletos, Didim, Afrodisias, Datça’da Knidos: Bodrum’da Halikarnassos; Manisa’da Sart yıkıntıları. Dünyanın yedi harikasından ikisi Ege Bölgesi’ndedir (Efes Artemis tapınağı ve Halikarnassos Mausoleion’u). Ayrıca, Selçuk’ta Meryem Ana’nın Evi ve Sen Jan Kilisesi, Didim’de Apollon tapınağı, çok sayıda yabancı turist çekmektedir. Günümüzde Ege Denizi kıyısındaki Akçay, Ören, Ayvalık, Foça, Çeşme, Kuşadası, Didim, Güllük, Bodrum, Datça, Marmaris gibi yerleşim merkezlerimiz, yaz mevsiminde gerçek birer turizm odağı haline gelmiştir.

Karadeniz Bölgesi

İsmini Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Karadeniz'den alan bölge, Karadeniz, Türkiye'nin kuzeyinde bulunan denizdir. Karadeniz'i çevreleyen ülkeler Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Gürcistan'dır.

Karadeniz, İstanbul Boğazı ile Marmara Denizi'ne, oradan da Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi'ne bağlanır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Sakarya Ovası'nın doğusundan Gürcistan sınırına kadar uzanır. Büyüklük bakımından bölgelerimiz arasında 3. sırada yer alır. Doğu-batı genişliği en fazla olan bölgemizdir. Bu sebeple doğusu ile batısı arasında yerel saat farkı en fazla olan bölgemizdir. Yeryüzü şekilleriBölgenin yeryüzü şekillerini III. jeolojik devirde Alp kıvrımları sonucu oluşan doğu- batı yönündeki Sakarya nehrinin aşağı çığırında Adapazarı il merkezinin yer aldığı Akova'da denilen ova.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kuzey Anadolu Dağları ile bu dağlar arasındaki oluklar oluşturmaktadır.

Batıda üç kuşak halinde uzanan bu dağlar kuzeyden güneye doğru; Kuzey Anadolu Dağları [[Anadolu]]’nun kuzeyinde bulunan sıradağların umumi adı. Bu bölgede dağlar, batıda [[Marmara bölgesi]]nde başlayıp, doğuda Güney [[Kafkasya]]’ya doğru gittikçe yükselerek, Karadeniz kıyılarına paralel birkaç sıra halinde uzanırlar. [[Kızılırmak]] ve [[Yeşilırmak]] deltaları, bölgenin geniş ovalarını meydana getirirler. Ovaların hemen gerisinde bulunan kıyı dağlarının yüksekliği, Rize Dağlarında 3500 metreyi aşar ve Kaçkar Tepesinde 3937 metreyi bulur. Bu bölgede [[T
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Küre, Bolu-Ilgaz ve Küre uzayda, sabit bir noktadan eşit uzaklıktaki noktaların meydana getirdiği içi boş veya dolu geometrik şekil. Bu sabit noktaya kürenin merkezi, eşit uzaklıklara da kürenin yarıçapı denir.

Merkezden küre yüzeyindeki herhangi bir noktaya olan mesafeye de kürenin yarıçapı denir. Kürenin iki noktasını birleştiren ve merkezden geçen doğru ise kürenin çapını teşkil eder. Kürenin kirişi, küre yüzeyi üzerindeki iki noktayı birleştiren doğrudur. Küre yüzeyinin üzerinde bulunan ve çapı, küren
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Köroğlu dağları şeklindedir. Ortada Canik Dağları ve Doğuda ise iki kuşak halindedir. Bunlar; kuzeyde Giresun-Rize Dağları, güneyde ise Mescit, Kop ve Çimen dağları şeklindedir.

Karadeniz boyunca uzanan dağların yükseltileri batıda 2000 m civarında olup, Orta Karadeniz'de 1000 m'ye kadar inmekte, doğuda ise yükselti 4000 m'ye çıkmaktadır (en yüksek yer Rize’de Köroğlu Dağları İç Batı Karadeniz’deki sıradağ. İç Anadolu bölgesini Karadeniz bölgesine bağlayan sıradağlar. Doğuda Osmancık dolaylarında Kızılırmak dirseğinden, batıda Bilecik dolaylarında Sakarya vadisine kadar uzanır.

Kuzeyindeki Bolu-Ilgaz Dağlarından Devrez veUlusu-Gerede Çayı yatakları ile ayrılır. Güney sınırını ise Sakarya Nehri, Kimir Çayı ve Kızılırmak tayin eder.

Dağların doğu batı istikametinde uzunluğu yaklaşık 400 km civarındadır. En yüksek noktası Aladağ kütlesi üzer
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kaçkar dağıdır).

Dağların kıyıya paralel uzanması nedeniyle kıyıları fazla girintili - çıkıntılı değildir. Küçük koylar hariç, kıyılarda önemli girinti ve çıkıntı yoktur. Bu nedenle Sinop limanı dışında, büyük gemileri barındıracak doğal limandan yoksundur..

Güçlü dalgalar, kıyıda falez oluşumuna neden olur. Kıyılar boyuna kıyı tipi özelliğini taşır. Kızılırmak ve
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Yeşilırmak ağzında oluşan deltalar dışında, kıyı çoğu yerde diktir.

Bölgenin kuzeye bakan yamaçlarında, yamaç yağışları artmıştır.

Kıyı kesim ile iç kesim arasında önemli iklim farklılıkları ve buna bağlı olarak da tarımı yapılan ürün çeşidinde değişiklikler görülmektedir.

Yağış ve eğimin fazla olması, zeminde killi toprağın bulunması, bölgede heyelanlara yol açar. Heyelan olayının en fazla görüldüğü bölgemizdir.

Dağların yükselti ve doğrultusu, ulaşım, iklim ve tarımsal faaliyetleri de etkiler. Orta Karadeniz dışında ulaşım Zigana (Kalkanlı) ve Kop geçitler gibi önemli geçitlerden sağlanmıştır. Yeşilırmak Karadeniz’e dökülen, Türkiye’nin önemli akarsularından biri. Sivas’ın kuzeydoğusundaki Kösedağı (2812 m)ndan doğar. Kelkit ve Çekerek ırmaklarını alarak büyür. Uzunluğu 519 km, yağış alanı toplamı 36.000 km2dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Zigana geçidi Trabzon'un gelişmesine neden olmuştur.

Trabzon Karadeniz bölgesinin doğusunda yer alan il. İl toprakları 40° 33’ ve 41° 07’ kuzey enlemleriyle 37° 07’ ve 40° 30’ doğu boylamları arasında yer alır. Batıdan Giresun, güneyden Gümüşhane ve Bayburt, doğudan Rize illeri, kuzeyden ise Karadeniz ile çevrilidir. Trafik numarası (61)dir
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Sinop, doğal limana sahip olduğu halde, dağların ulaşımı zorlaştırması nedeniyle diğer liman kentleri kadar gelişmemiştir .

Dağların kıyıya paralel olması tarım alanlarını sınırlandırmıştır. Dağlarda eğimin fazla olması makineli tarımı zorlaştırmıştır. Bölgede hayvan ve insan gücüne halâ ihtiyaç duyulmaktadır.

Dağların geniş yer kaplaması büyük kentlerin kurulmasını önlemiş, kentlerin kıyıda birbirine yakın ve küçük olmasına yol açmıştır.
Akarsu ve göllerBölgenin en önemli akarsuları, Çoruh( Türkiye'nin en hızlı akışlı akarsuyudur), Yeşilırmak, Kızılırmak, Bartın(Üzerinde ulaşımın yapılabildiği tek akarsuyumuzdur) ve Yenice (Sinop Karadeniz Bölgesinin batı ve orta bölümünde yer alan bir ilimiz. İl toprakları 41° 12’ ve 42° 06’ kuzey enlemleriyle 34° 14’ ve 35° 26’ doğu boylamları arasında kalır. Doğudan Samsun ve Çorum, batıdan Kastamonu illeriyle çevrilidir. Sinop’taki İnceburun, Türkiye’nin kuzeyindeki en uç noktasıdır. Trafik numarası 57’dir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Filyos) çayları ile bir bölümü bölgede yer alan Sakarya'dır.
Kaynağını dağ sıralarının denize dönük yamaçlarından alan akarsular bol yağış ve eğim nedeniyle, gürdür. Ancak küçük dereler halindedir.
Bölgede göller az ve küçüktür. Başlıcaları; Tortum, Sera, Abant ve Yedigöller (heylan set gölleri), Uzungöl (alüvyon set gölü)'dür.
İklim ve bitki örtüsüBölgede Karadeniz iklim şartları etkilidir. Her mevsim yağışlıdır. Yıllık sıcaklık farkı azdır. Yazları serin, kışları ılıktır.

Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi Karadeniz'dir. İl olarak Rize (2400 mm)en fazla yağış alan ilimizdir ( Sebebi güneyindeki yüksek dağların hakim rüzgar yönüne dik olmasıdır.) Yıllık yağış miktarı 1500 mm kadardır.

Dağlar kıyı kesimin nemli havasının iç kısımlara geçmesini engeller Bölgenin kıyı ile iç kesimleri arasında önemli iklim farkları görülür.

Kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe hem yağış oranı azalmakta, hem de karasallık nedeniyle sıcaklıklar düşmektedir. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde yazlar sıcak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.

Dağların yükselti ve doğrultusu nedeniyle Orta Karadeniz'de denizel iklimin yayılma alanı, Doğu ve Batı Karadeniz'e oranla daha geniştir.

Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı turistik belde.Trabzona olan uzaklık 99 km Çaykara'ya ise 19 km'dir.sık ormanları ve doğal güzelliği ile özellikle arap turistleri cezbetmektedir. Gölün oluşum hikayesi: Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, “Uzungöl” olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Orta Karadeniz Bölümü'nde dağların iç kısımlardan başlaması nedeniyle yağış miktarında azalma görülür. Yıllık yağış 700 mm'ye kadar iner. Batıya doğru yağışlar tekrar artış gösterir, yıllık 1000 mm'yi geçer.

Doğu Karadeniz'in kıyı kesiminde kış sıcaklık ortalamaları fazla düşmediğinden burada narenciye (turunçgiller) tarımı yapılabilmektedir.

Bölgede dağların denize bakan yamaçları bol yağış aldığından gür ormanlarla kaplıdır. İç kısımlara gidildikçe soğuğa dayanıklı ağaç türleri ile bozkırlar bitki örtüsünü oluşturur. Kıyıdan yamaç boyunca yükseldikçe sıcaklığın düşmesine bağlı olarak bitki örtüsünün değiştiği görülür. Kıyıdan 800 metre yüksekliğe kadar olan alanda yayvan yapraklı ağaçlar, 800 - 1500 metre arasında karışık yapraklı ,1500-2000 metreye kadar olan alanda iğne yapraklı ağaçlar, 2000 metreden sonra ise dağ çayırları görülmektedir.

Bölgenin yağış dağılışında hakim rüzgâr gönü ile yamaçların konumu ve yükseltisi en önemli etkenlerdir. Batı Karadeniz ile Doğu Karadeniz'in yıllık ortalama yağış miktarının Orta Karadeniz'den fazla olmasında; Batı ve Doğu Karadeniz'de kıyının hakim rüzgâr yönüne dik uzanması ve yükseltinin artması rol oynar. Kıyılardaki yağış miktarının fazla ve düzenli oluşuna bağlı olarak; Melet çayından Sinop'un doğusuna kadar uzanır. Doğu Karadeniz Bölümü'ne göre güneye daha fazla sokularak Tokat ve Çorum illerinin büyük bölümleri ile Amasya ilinin tamamını içine alır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Akarsuların debileri yüksektir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Tarımda sulama fazla gerekmez ve nadas tarımı çok az görülür. Orman alanları geniştir. Orman yangınları görülmez.TarımHer mevsim yağış görülmesi, yaz kuraklığı isteyen (Tarım, bitkisel ve hayvansal ürünler elde etmek amacıyla toprağı işlemeyi ve hayvan yetiştirmeyi içeren etkinliklerin tümü. Tarımla ilgili işler dünyanın bazı bölgelerinde binlerce yıl öncesinden pek farklı olmayan yöntemlerle yürütülürken, bazılarında ileri teknoloji içeren, makineleşmiş tekniklere dayandırılır. Sosyoekonomik koşullardaki çok yönlü gelişmelere karşın dünyada tarım sektöründe çalışanlann sayısı ekonominin öbür dallarındaki toplam işgücünden hâlâ daha yüksektir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.buğday, Alm. Weizen (m.), Fr. Ble, froment (m.), İng. Wheat. Familyası: Buğdaygiller (Graminae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu ve Trakya.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.arpa, yulaf, çavdar, mercimek, pamuk) ürünlerin yetişmesini önlemiştir. Kıyı kesimde tahılın yerini mısır almıştır.

Kış mevsiminde Doğu Karadeniz'de kış ılıklığı fındık, çay, turunçgil, zeytin gibi ürünlerin yetişmesini kolaylaştırmıştır. İç bölgelerde yağış azlığı orman örtüsünün azlığına, tahıl ve şekerpancarı gibi ürünlerin öne çıkmasına yol açar. Bölgede çalışan nüfusun %70'i geçimini tarımdan sağlamaktadır. En verimli tarım arazileri kuzeye bakan yamaçlarda görülür.

Bölgede yetişen başlıca tarım ürünleri şunlardır:
Fındık : Trabzon, Giresun ve Ordu başlıca üretim alanlarıdır. Türkiye toplam üretiminin % 85'i bölgeden karşılanır.
Çay : Giresun'dan Gürcistan'a kadar olan kıyı şeridinde yetiştirilir. Rize çevresinde yoğunlaşır. Türkiye toplam çay üretiminin %100'ü bu bölgeden karşılanır. Tabii ekim alanı en dar olan ürünlerimizdendir.
Tütün : Daha çok Orta Karadeniz Bölümü'nde (Samsun, Amasya ve Tokat çevresi) yetiştirilir. Ayrıca Batı Karadeniz'de Düzce dolaylarında da üretimi yapılır. Türkiye toplam tütün üretiminin %13'ü bölgeden karşılanır.
Mısır : Bütün kıyı boyunca yetiştirilir.

Elma : Bölgede Amasya başta olmak üzere Kastamonu ve Tokat çevresinde yetiştirilir.
Şekerpancarı: Amasya, Tokat, Kastamonu çevresinde tarımı yapılmaktadır.
Keten-kenevir: Kastamonu başta olmak üzere Sinop, Zonguldak çevresinde tarımı gelişmiştir.
Soya Fasulyesi: Ordu- Giresun çevresinde tarımı yapılmaktadır.
Zeytin: Soğuktan korunmuş Çoruh vadi oluğunda ( Artvin -Yusufeli) tarımı yapılır.
Turunçgiller: Kış ılıklığı sebebiyle Rize çevresinde tarımı yapılır.
Kivi: Son yıllarda Rize ve Trabzon çevresinde tarımı yapılmaya başlamıştır.
HayvancılıkBölgede hayvancılık faaliyeti önemli bir ekonomik etkinliktir. Kıyı kesiminde bitki örtüsünün gür olması, yüksek dağ çayırlarının bulunması ve arazinin engebeli olması ve nemli iklim nedeniyle büyükbaş hayvancılık yapılır.Bölgenin kuzeyindeki Karadeniz, balık potansiyeli bakımından zengindir. Türkiye balık üretiminin yaklaşık % 80'i Karadeniz'den karşılanır. Son yıllarda aşırı avlanma ve denizin kirlenmesi nedeniyle balık üretiminde düşme görülmüştür. Karadeniz'de 200 m den daha derinlerde zehirli gazlar sebebiyle canlı hayatı yoktur.Küçükbaş hayvancılık bölgenin iç kesimlerindeki ovaların kenarlarında yaygındır.
Arıcılık faaliyetleri de bölgede gelişmiştir. Özellikle Rize-Anzer yöresinin balları çok ünlüdür.

Yeraltılı zenginlikleri
Taşkömürü : Ereğli - Zonguldak havzasından çıkarılır. Önemli bir kısmı demir-çelik üretiminde enerji kaynağı olarak kullanılır. Ayrıca Çatalağzı Termik Santralinde de taşkömürü kullanılmaktadır.
Bakır : Murgul ( Artvin), Küre ( Kastamonu)'de çıkarılmaktadır.
Linyit : Merzifon ( Amasya) ve Havza (Samsun) çevresinden çıkarılmaktadır.
Manganez: Demirin sertleştirilmesinde kullanılır. Zonguldak-Ereğli ve Artvin-Borçka çevresinde çıkarılır.

Endüstri
Demir - çelik Endüstrisi : Divriği (Sivas)'den çıkarılan demir cevheri, Samsun limanı vasıtasıyla taşınarak Karabük ve Ereğli'deki fabrikalarda işlenir.
Bakır Endüstrisi : Murgul (Artvin)'daki bakır cevheri, bu yörede kurulan bakır fabrikasında işlenir. Küre (Kastamonu)'de çıkarılan bakırlar ise Samsun bakır işletmelerinde işlenir ( Sebebi Samsun'un iç kesimlere olan bağlantısının kolay sağlanmasıdır).
Şeker Endüstrisi : Karadeniz Bölgesi'nde üretilen şekerpancarı Turhal (Tokat), Suluova (Amasya) ve Kastamonu şeker fabrikalarında işlenir.
Tütün Endüstrisi : Karadeniz'in, özellikle Orta Karadeniz Bölümü'nün tütünleri, Samsun ve Tokat'taki sigara fabrikalarında işlenir.
Fındık İşleme Endüstrisi : Giresun çevresinde gelişmiştir.
Çay Endüstrisi : Rize ve yöresinde toplanmıştır.
Kağıt Endüstrisi : Aksu ( Giresun), Çaycuma (Zonguldak) ve Taşköprü (Kastamonu) da bulunmaktadır.
Kereste-tomruk Endüstrisi: En fazla Batı Karadeniz Bölümünde gelişmiştir (Sinop, Bartın, Zonguldak, Bolu, Düzce ve Kastamonu çevresinde).
Bölge, maden kömürü, bakır, orman ve deniz ürünleri, çay, fındık, tütün, demir - çelik, keten - kenevir, pirinç, soya fasulyesi bakımından ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlar.
Yer şekillerinin ulaşımı engellemesi, doğal limanlardan yoksun olması, ana ulaşım yollarına sapa kalması. Karadeniz Bölgesi'nin gelişimini yavaşlatmıştır.TurizmKaradeniz Bölgesi'nin turizm potansiyellerinin başında tabii güzellikler gelir. Karadeniz kıyıları çok çeşitli bitki ve ağaçlar ile bunların oluşturduğu manzaralara sahiptir. Yaylacılık faaliyetleri son yıllarda gelişen turizm faaliyetlerinden biridir. Bolu Kartalkaya'da ve Ilgaz Dağları'nda kış turizmi yaygındır. Abant gölü ile Yedigöller çevresindeki sayfiye yerleri, Bolu, Düzce, Kızılcahamam kaplıcaları, Amasra, Cide, Sinop, Trabzon ( Sümela Manastırı) ve Amasya'da ( Kral mezarları) yer alan tarihi eserler Karadeniz Bölgesi'nin turizm potansiyellerini oluşturur.
Çoruh nehrinde rafting yapılmaktadır.
Her mevsim yağışlı olmasından dolayı deniz turizmi gelişmemiştir.
Nüfus ve yerleşmeDoğal koşullar nedeniyle nüfusun büyük bölümü kıyıda toplanmıştır. İç kısımlar kıyılar kadar yoğun nüfuslu değildir.
Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır. Fakat Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinin özellikle kıyı kesimlerinde nüfus yoğunluğu fazladır.
Kıyı ovaları, maden ve endüstri bölgeleri yoğun nüfusludur. Bölgede doğal koşullar nedeniyle şehirleşme oranı düşüktür.
Bölge nüfusunun yaklaşık %70'i kırsal kesimde oturur. Türkiye genelinde en fazla kırsal nüfusa sahip bölgedir. En önemli şehir merkezleri kıyı şeridindedir. Bunlar Samsun, Zonguldak ve Trabzon'dur. Bölgedeki tarım alanlarının sınırlı oluşu, hızlı nüfus artışı, endüstrinin gelişmemesi, açık deniz balıkçılığının yapılamayışı, bölgeden diğer bölgelere (özellikle Marmara'ya) yoğun göçlere neden olmaktadır.
Diğer bölümler göç verirken Batı Karadeniz göç almaktadır. Sebepleri: Ereğli-Zonguldak taşkömürü havzalarının varlığı, Karabük ve Ereğli'de demir -çelik endüstrisinin gelişmesidir.
Orta Karadeniz Bölümü dışında iç kesimler seyrek nüfusludur. Orta Karadeniz'de ise, küçük ovaların iç kesimlerde de yer alması nüfusun kıyı ile dengelenmesini sağlamıştır.
Bölgede iç kesimlerde toplu, kıyıda dağınık yerleşme görülür. Yurdumuzda dağınık yerleşmenin en fazla görüldüğü bölge Karadeniz Bölgesi , bölüm ise Doğu Karadeniz Bölümüdür.Bu durum yağışın bol, arazinin engebeli olması ve tarım alanlarının dağınık olmasından kaynaklanır
Bölümleri1. Doğu Karadeniz Bölümü
Gürcistan sınırından başlayarak Ordu'nun doğusundaki Melet çayına kadar uzanır. Karadeniz'in en dağlık ve yükseltisinin en fazla olduğu bölümüdür.

En fazla yağış alan, kıyı ile iç kesim arasında farklılığın en fazla olduğu bölümdür.
Heyelan olayının en fazla olduğu bölümdür.
Tarımda makinalaşmanın en az geliştiği bölümdür.
Kırsal nüfusun ve dağınık yerleşme şeklinin en fazla olduğu bölümdür.
Bölümün en gelişmiş kentleri Rize ve Trabzon'dur. Doğu Karadeniz'in Türkiye ekonomisine en önemli katkıları tarım alanındadır.

2. Orta Karadeniz Bölümü
Melet çayından Sinop'un doğusuna kadar uzanır. Doğu Karadeniz Bölümü'ne göre güneye daha fazla sokularak Tokat ve Çorum illerinin büyük bölümleri ile Amasya ilinin tamamını içine alır.

Yer şekilleri Doğu ve Batı Karadeniz'e oranla daha sadedir. Dağların yükseltisi azalmış ve dağlar içeriye çekilmiş durumdadır. Bunun sonucunda tarım alanları ve ulaşım çok gelişmiştir. En gelişmiş şehri Samsun'dur.
Bölgenin en az yağış alan, kıyı ile iç kesim aras??nda farklılığın en az olduğu bölümdür.
Türkiye ekonomisine katkısı daha çok tarım alanındadır.
3. Batı Karadeniz Bölümü
Kızılırmak deltasının batı kenarından başlayıp Adapazarı ve Bilecik'in doğusuna kadar uzanır. Bölüm genel olarak dağlıktır.
En gelişmiş şehri Zonguldak'tır. Orman ürünleri ve ormancılık önemli gelir kaynağıdır. Bolu ve Düzce çevresinde çok sayıda kereste fabrikası bulunmaktadır. Zonguldak çevresi maden çıkarımı, Ereğli -Karabük çevresi maden işletmeleri ile Türkiye ekonomisine önemli katkıda bulunur.

İç Anadolu Bölgesi

İÇ ANADOLU BÖLGESİ Orta Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Anadolu adıyla da bilinen ve Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Doğu Anadolu Bölgesinden sonra 2. büyük coğrafi bölgemiz olan İç Anadolu'nun yüzölçümünün genişliğine oranla nüfusu fazla değildir. Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle Birinci Coğrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiştir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Marmara Bölgesi'den iki kat geniş olan bu bölgede Marmara Bölgesi, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturur. Avrupa ve Asya bu bölgede birbirine bağlanır. Yaklaşık 67.000 km2lik yüzölçümüyle Türkiye yüzölçümünün %8,5'ini kaplar. Adını bütünüyle toprakları içinde kalan ve boğazlar aracılığıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden alır. Ege kıyıları açığında yer alan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara Bölgesi alanına girmektedir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Marmara Bölgesi kadar nüfus yaşar. Anadolu’nun çeşitli bölgeleri arasındaki yollar İç Anadolu’dan geçtiği için bu bölge eski yerleşme alanı olmuş ticaret yolları üzerinde yer alan yörelerde, yerleşme alanları büyüyerek büyük kentler haline dönüşmüştür. YerşekilleriBölge yerşekilleri itibariyle sade bir görünüme sahiptir. Geniş düzlükler daha çok bölgenin ortasında yer alırken dağlar kenarlarda uzanır .
Yerşekillerinin oluşumu
a) Volkanik dağların oluşumu : 3. Zamanda İç Anadolu ‘ nun bulunduğu yerde eski denizin ( The -Tis denizi ) büyük bir adası vardır.

Alp orojenezi sırasındaki yan basınçla deniz tabanındaki çamurlar kıvrılırken bu ada yan basınçların etkisiyle kırıldı. İşte bu kırıklarda yerkabuğunun ( sial tabakasının) sima üzerindeki basıncı azalınca sima üzerindeki mağma bu kırıklardan yer yüzüne çıkarak volkan dağlarını oluşturdu. Volkanlardan çnce volkan külleri çıkarak etrafa yayıldı. Küllerin üzerine daha sonra , volkan bacasında soğuyan lavların oluşturduğu taşlar gaz basıncıyla fırlayarak düştü . Bu taşlara VOLKAN BOMBASI denir. Daha sonra da etrafa lav akıntısı yayıldı; yeterli basınç sağlandıktan sonra volkanlar faaliyetlerini durdurdu. Marmara Bölgesi, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturur. Avrupa ve Asya bu bölgede birbirine bağlanır. Yaklaşık 67.000 km2lik yüzölçümüyle Türkiye yüzölçümünün %8,5'ini kaplar. Adını bütünüyle toprakları içinde kalan ve boğazlar aracılığıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden alır. Ege kıyıları açığında yer alan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara Bölgesi alanına girmektedir.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Volkanlar, Orta Bir yanardağ (ya da volkan), magmanın (dünyanın iç tabakalarında bulunan, yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkla ergimiş ya da erimiş kayalar), yeryuvarlağının yüzeyinden dışarı püskürerek çıktığı coğrafi yer şekilleridir. Güneş sisteminde bulunan kayalık gezegen ve aylarda (bazıları çok aktif olan) birçok yanardağ olmasına rağmen, bu olgu, en azından dünyada, genellikle tektonik plaka sınırlarında görülür. Ne var ki, sıcak nokta yanardağlarında önemli istisnalar vardır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Toroslara paralel uzanırlar. Kuzeyden güneye doğru Toros Dağları, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarına paralel olarak, Rodos Adası'ndan Suriye sınırına kadar yaklaşık 2.000 kilometrelik bir dağ zincirinden oluşmaktadır. Bu zincirin en yüksek noktası yaklaşık 4.000 metrelik Demirkazık zirvesidir. Torosların bu bölgesi Aladağlar adıyla anılmaktadır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Erciyes, Erciyes Dağı, 3.917 m. yüksekliği Türkiye'nin Kayseri ilinin sembollerinden olmuş dağ. Sönmüş bir “küme volkan” olan dağdaki volkanik patlamaların 30 milyon yıl önce başladığı, Erciyes'ten çıkan küllerin rüzgârla kilometrelerce uzaklara taşınarak, Hasan Dağı ile birlikte, Kapadokya bölgesindeki peri bacalarını oluşturduğu düşünülmektedir. Yüksek kısımları her mevsim karla kaplı olan Erciyes’in kuzeyinde bir kilometre uzunluğunda dağ buzulu vardır. Ayrıca dağın doruğunda bulunan, Bizans rahiplerinin inzivaya çekildiği mağaralar, kötü hava şartlarında dağcılar için sığınak olmaktadır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Melendiz , Hasan D. , Karacadağ ve Şanlıurfa'nın siverek ilçesi sınırları içinde volkanik bir dağ. Kendine has kültürüyle, coğrafi yapısıyla, iklimi ile Sivere
#1 - Ocak 16 2007, 18:28:33
« Son Düzenleme: Ocak 16 2007, 18:37:12 Gönderen: frozen »
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

çok saol   :))
#2 - Ocak 16 2007, 18:40:08
Suskun bir tutkuyum ben.
Evde ocaksızım, savaşta kılıçsız.
Ve de hastayım kendi gücümden.

Türkiye - Ekonomik Göstergeler

Fert başına GSYİH: Satınalma gücü paritesine göre: 6012 $ (2001 verileri)
Fert başına GSMH 2123 $ (2001 verileri)
GSMH - büyüme hızı: %7.8 (2002)
GSMH - sektörel büyüme hızı: Tarım %6.5, sanayi %11, hizmet %5.7 (2002)
GSYİH - sektörel dağılım: tarım: %22.2
endüstri: %18.8
hizmet: %59.0 (1999)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %39 (2000 verileri)
İş gücü: 23 milyon (2000 verileri)
İşsizlik oranı: %5.6 (2000 verileri)
Endüstri: Tekstil, gıda, otomobil, madencilik, çelik, petrol, inşaat, kağıt
Endüstrinin büyüme oranı: %6.2 (2000 verileri)
Elektrik üretimi: 125.3 milyar kWh (2000 verileri)
Elektrik tüketimi: 119.5 milyar kWh (2000 verileri)
Elektrik ihracatı: 350 milyon kWh (2000 verileri)
Elektrik ithalatı: 3.35 milyar kWh (2000 verileri)
Tarım ürünleri: Tütün, pamuk, hububat, zeytin, şeker pancarı, bakliyat, narenciye, çiftlik hayvanı
İhracat: 26.9 milyar $ (2000 verileri)
İhracat ürünleri: Giyim eşyaları %25.6, gıda maddeleri %15.4, tekstil %12.3, metal ürünleri %8.6, taşıt ekipmanları %8.1 (1998)
İhracat ortakları: Almanya %18.7, ABD %11.4, İngiltere %7.4, İtalya %6.3, Fransa %6.0 (2000 verileri)
İthalat: 55.7 milyar $ (2000 verileri)
İthalat ürünleri: makine %28.3, kimyasal ürünler %15.2, yarı mamuller %14.5, yakıt %11, taşıt ekipmanları %9.5 (1999)
İthalat ortakları: Almanya %13.1, İtalya %7.9, ABD %7.2, Rusya %7.0, Fransa %6.6, İngiltere %5.0 (2000 verileri)
Dış borç tutarı: 109 milyar $ (2000 verileri)
Para birimi: Türk Lirası (TRL)
Para birimi kodu: TRL
Mali yıl: Takvim yılı Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

Türkiye - İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 19.5 milyon (1999)
Telefon kodu: 90
Radyo yayın istasyonları: AM 16, FM 72, kısa dalga 6 (1998)
Radyolar: 11.3 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 635 (1995)
Televizyonlar: 20.9 milyon (1997)
Internet kısaltması: .tr
Internet servis sağlayıcıları: 22 (2000)
Internet kullanıcıları: 2 milyon (2000) Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

Türkiye - Yönetimi

Ülke adı: Resmi adı: Türkiye Cumhuriyeti
kısa adı: Türkiye
Yönetim biçimi: Cumhuriyet
Başkent: Ankara
İdari bölümler: 81 il; Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Corum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İçel, İğdir, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Şirnak, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak, Düzce
Bağımsızlık günü: 29 Ekim 1923
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 29 Ekim (1923)
Anayasa: 7 Kasım 1982
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AsDB, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CERN (gözlemci), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECO (Ekonomik İşbirliği Örgütü), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), EU (aday), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (gözlemci), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NATO (Kuzey Atlantik Asemblesi), NEA (Nükleer Enerji Kurulu), NSG, OAS (gözlemci), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OIC, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNOMIG (BM Gürcistan Gözlem Misyonu), UNRWA (BM Filistin Mültecileri Yardım Komisyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü) Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

Türkiye Nüfusu

Nüfus: 67,803,927 (22.10.2000 verileri)
Nüfus artış hızı (yıllık): %18,28 (2000 verileri)
Bebek ölüm oranı: 39.4 ölüm/1,000 doğan bebek (2002 tahminleri)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 68.5 yıl
erkekler: 66.2 yıl
kadınlar: 70.9 yıl (2002 tahminleri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.46 bebek/kadın (2002 tahminleri)
HIV/AIDS vakaları (toplam): 1325 kişi (2001 tahminleri)
Ulus: Türk
Din: Müslüman %99.8, diğer %0.2 (Hıristiyan, Yahudi, diğer)
Diller: Türkçe (resmi), Kürtçe, Arapça, Ermenice, Yunanca
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri verileri
toplam nüfus: %87.5
erkekler: %95.3
kadınlar: %79.9 (2002 tahminleri)Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

Türkiye- Ulaşım Ve Taşımacılık

Demiryolları: 8,607 km (1999)
Karayolları: 382,059 km (1999 verileri)
Su yolları: 1,200 km (yaklaşık)
Boru hatları: Ham petrol 1,738 km; petrol ürünleri 2,321 km; doğal gaz 708 km
Limanları: Gemlik, Hopa, İskenderun, İstanbul, İzmir, Kocaeli (İzmit), İçel (Mersin), Samsun, Trabzon
Hava alanları: 121 (2000 verileri)
Helikopter alanları: 2 (2000 verileri) Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

Türkiye'de Turizm

Tarih, kültür ve olağanüstü doğal güzelliklerin içiçe yaşandığı Türkiye, bu özelliklerini günümüze kadar devam ettirebilmiş dünyanın ender turizm cennetlerinden biridir. Dört mevsimin tüm özelliklerinin her zaman yaşanabildiği yöreleri, yeşil ormanları, kayak sporuna elverişli karlı dağları, temiz denizleri, kumsalları, kaplıcaları, konuksever insan dokusu ve dünyanın üç ünlü mutfağından birine sahip olması bakımından da ayrıcalıklı bir ülkedir.

Ülkenin özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde, yaz turizmi oldukça ileri seviyededir. Karadeniz kıyılarında sınırlı ölçüde yaz turizmi, yüksek yerlerde ise yayla turizmi gelişmiştir. Bu bölgelerde yeterli altyapı hizmetleriyle birlikte modern turizm tesisleri oluşturulmuştur. Yaz turizminin en yoğun olduğu tatil beldeleri arasında Antalya, Alanya, Marmaris, Kuşadası, Bodrum, Fethiye ve Kaş gibi merkezler bulunmaktadır. Ülkenin yüksek yerlerinde ise yayla turizmi her geçen gün önemini artırmaktadır. Yayla turizminin en fazla geliştiği yöreler arasında Trabzon, Giresun, Rize, Ilgaz, Bolu ve Abant yer almaktadır.

Ülkenin en çok turist kabul eden şehri Antalya'dır. Antalya kapısından yurda gelen turistlerin sayısı 2001 yılında 4 milyon 200 bini aşmıştır. Ülkenin en fazla turist kabul eden ikinci şehri ise İstanbul'dur. Bu şehirleri Muğla, Edirne, İzmir, Aydın ve Ankara takip etmektedir.

Turizmin son yıllardaki hızlı gelişiminde en önemli faktör, belgeli tesis ve yatak kapasitesindeki artıştır. Nitekim son yıllarda turistik tesislerin geliştirilmesi ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır. Ülkede 2001 yılı itibariyle turizm işletmesi belgeli olarak faaliyet gösteren tesislerin sayısı 1.240, bu tesislerin yatak sayısı ise 230.248’dir. Turizm yatırım belgeli tesislerin sayısı ise 1.980 olup, bu tesislerin yatak sayısı ise 364.779’dur. Bunun yanı sıra kaplıcalar, apart-oteller, golf tesisleri, mola tesisleri, eğitim ve uygulama tesisleri, oto karavan turizm kompleksleri ve uygulama otelleri gibi modern kuruluşlar da Türk turizmine hizmet vermektedir. Antalya, ülkede bulunan turizm tesisleri bakımından da ilk sırada yer almaktadır. Antalya'yı Muğla ve İstanbul izlemektedir.

Ülkeyi ziyaret eden turist sayısı ve turizm gelirlerinde sağlanan sürekli artışlar, sektörde istikrarlı bir gelişmenin olduğunu göstermektedir. 2002 yılında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı 13.247.000'dir. Net turizm gelirleri ise, 8.5 milyar ABD Doları değerindedir.. Dünya Turizm Örgütü tarafından hazırlanan "Turizm: 2020 Vizyonu Avrupa" konulu çalışmada, Türkiye'nin 2020 yılında, bölgesinde Fransa, İspanya ve İtalya'dan sonra 4. ülke konumuna geleceği ve aynı yıl turizmden elde edeceği gelirin 40 milyar ABD Doları'na yükseleceği tahmini yapılmaktadır. Türkiye’nin 2020 hedefi ise, 60 milyon ziyaretçi ve 50 milyar ABD Doları değerinde turizm geliridir.

Türk Turizminde Yeni Anlayış. Türkiye'nin dünya ekonomisiyle bütünleşme yolunda son yıllarda en başarılı olduğu sektör turizmdir. Bu başarıyı dikkate alan Türkiye, sahip olduğu bu potansiyeli iyi değerlendirerek, uluslararası turizm gelirinden daha fazla pay alma yolunda turizm politikalarını yeni bir anlayışla gözden geçirmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizm endüstrisini etkileyen tüm faktörleri dikkate alarak yeni pazarlama stratejilerini harekete geçirmiştir.

Dört mevsimin birarada yaşandığı Türkiye, dünyanın ender turizm cennetlerinden biridir.

Bu stratejilerin en can alıcı ayağı olan tanıtımda da ciddi atağa geçmiş ve tanıtım kampanyalarını farklı coğrafyalardaki 40 ülkede 23 yurtdışı büro aracılığı ile yoğun olarak başlatmıştır. Kampanyalardaki yaklaşımın temelinde "farklılıkların kucaklaşması" teması vurgulanmaktadır. Bu vurgunun yakalanmasında Türkiye'yi rakiplerinden ayıran en önemli özellikler dikkate alınmıştır. Bunların başında Türkiye'nin Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki köprü konumundan kaynaklanan doğa, tarih ve kültür zenginliği ile çeşitliliği gelmektedir.

Birarada yaşatılan bu farklılıkların zenginliği, Türkiye'nin her köşesine doğal, kültürel, sanatsal, estetik ve folklorik çeşitlilik olarak yansımaktadır. Bu gizemli ve baş döndürücü karmaşa, bu çok sesli ve çok renkli kültür bir karşıtlık değil, bir kucaklaşma kültürüdür.

Turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında ayrıca yat, golf, termal ve sağlık, kış ve dağ sporları, yayla, mağara, doğa yürüyüşü (treking), akarsu sporları (rafting), sportif olta balıkçılığı ve avcılık, kuş gözlemciliği gibi pek çok turizm alanına ilişkin projelerle de etkin faaliyetlerde bulunulmaktadır.

Türk Mutfağı. Gastronomi uzmanlarına göre dünyanın en zengin mutfakları; Türk, Fransız ve Çin mutfaklarıdır. Yiyecek ve içecek maddesi kaynaklarının bolluğu ve çeşitliliği, ülke turizminin ayrılmaz bir parçası olarak görülen Türk mutfağının zenginliğinin başlıca sebeplerinden biridir. Aynı zamanda tarih boyunca çok çeşitli milletlerle içiçe yaşamış, yiyecek ve içecek kültürü alışverişinde bulunmuş olması da ülke mutfağını zenginleştiren bir başka etkendir. Türkiye'nin çeşitli yörelerinde yüzlerce çeşit yemek yapılmakta, tüm bölgelerde ve illerde beslenme kültürü ile yemek çeşidi ve pişirme teknikleri de büyük farklılıklar göstermektedir. Her yörenin kendine özgü tanınmış kebaplarının yanı sıra, hamur işleri ve sulu yemekleri de çok yaygındır.Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.



#3 - Ocak 16 2007, 18:45:48
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

çok saol   :))

Türkiye bizim Vatanımız tanıtmak da en büyük görevimizdir. İlgilenenlere sonsuz teşekkürlerimi borç bilirim ...
#4 - Ocak 16 2007, 18:47:59
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

Türkiye nin illeri


01 ADANA



02 ADIYAMAN



03 AFYON



04 AĞRI



05 AMASYA



06 ANKARA



07 ANTALYA



08 ARTVİN



09 AYDIN



10 BALIKESİR



11 BİLECİK



12 BİNGÖL



13 BİTLİS



14 BOLU



15 BURDUR



16 BURSA



17 ÇANAKKALE



18 ÇANKIRI



19 ÇORUM



20 DENİZLİ



21 DİYARBAKIR



22 EDİRNE



23 ELAZIĞ



24 ERZİNCAN



25 ERZURUM



26 ESKİŞEHİR



27 GAZİANTEP



28 GİRESUN



29 GÜMÜŞHANE



#5 - Ocak 16 2007, 19:06:36
« Son Düzenleme: Ocak 18 2007, 17:44:59 Gönderen: frozen »
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

EMEĞİN İÇİN SAOL ;)
#6 - Ocak 16 2007, 19:10:45
Ya Sev Ya Terket
          

Ne  MUTLU TÜRKÜM DİYENE ! 

geçerli olmuş valla yaaaaaaaaa  ;)
#7 - Ocak 16 2007, 19:32:23
Ya Sev Ya Terket
          

Ne  MUTLU TÜRKÜM DİYENE ! 

geçerli olmuş valla yaaaaaaaaa  ;)

Elimden geldiğince Türkiye'yi tanıtmaya çalışıcam arkadaşlar ...
#8 - Ocak 16 2007, 19:38:51
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

ellerine saglık süper olmus yaaa :yeah
#9 - Ocak 17 2007, 22:50:30

ellerine saglık süper olmus yaaa :yeah

teşekkür ederim sizlerinde paylaşımlarını bekliyorum ...
#10 - Ocak 18 2007, 16:03:57
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

yazıları okumadım ama resimler süper...
#11 - Ocak 18 2007, 21:16:51
Her asker yeşil bereli olamaz...

yazıları okumadım ama resimler süper...

Asıl bizim cennet vatanımız güzel ...
#12 - Ocak 18 2007, 21:20:48
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

CANIM ULKEMMMMMMMMMMMM COK GUZEL YAAA :)
#13 - Haziran 17 2007, 20:57:39

angelfb1907

Anlat, anlat bitmez ülkem.. :artis
Sağol paylaşım için Akif hocam..
#14 - Haziran 17 2007, 21:14:32

esmerkız.17

taşına toprağına kurban olduğum cennet vatanım gibisi var mı ya?
saol paylaşımın için resimler çok hoştu
#15 - Temmuz 02 2007, 18:26:29

okumadım ama emegın ıcın saol
#16 - Ağustos 19 2007, 22:59:43

resimler için teşekkürler
#17 - Ağustos 19 2007, 23:25:05
GİDİYORUM…
ELVEDA…
UNUTTUĞUM BİR ŞEY VARSA SENDE KALSIN…
BEN UNUTMAYACAKLARIMI
İSTER İSTEMEZ YANIMDA GÖTÜRÜYORUM…

resimler süper yha saol paylaşım için
#18 - Eylül 15 2007, 21:54:30
bip bip

Türkiyem yaa sağol paylaşım için :)
#19 - Ağustos 13 2008, 16:33:34
lan yüzüme bakma malca konuşmuyorum arapça

güzel vatanım aşkım candamarım )
#20 - Haziran 27 2009, 19:38:59

Üye:

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.