Alternatifim Cafe

Kuran-ı Kerim'in Türkçe Meali

Discussion started on Dua, Âyet, Hadis

ABESE


Bismillahirrahmanirrahim
1- (Peygamber) Yüzünü eksitti ve döndü.

2- Kendisine âmâ geldi, diye.

3- Ne bilirsin, belki o temizlenecek?

4- Veya ögüt belleyecek de ögüt ona fayda verecek.

5- Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,

6- Sen ona yöneliyorsun.

7- Onun temizlenmemesinden sana ne?

8- Ama sana can atarak gelen,

9- Allah'tan korkarak gelmisken,

10- Sen onunla ilgilenmiyorsun.

11- Hayir hayir, sakin. Çünkü o Kur'ân bir ögüttür.

12- Artik dileyen onu düsünür.

13- O, degerli sahifelerdedir.

14- Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.

15- Yazicilarin ellerindedir,

16- Degerli, iyi yazicilarin.

17- O kahrolasi insan, ne nankör sey.

18- O yaratan onu hangi seyden yaratti?

19- Bir damla sudan, onu yaratti da biçime koydu.

20- Sonra ona yolunu kolaylastirdi.

21-Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.

22- Sonra diledigi vakit onu tekrar diriltir.

23- Hayir hayir, dogrusu o, hiç Allah'in emrini tam yerine getirmedi,

24- Bir de o insan yiyecegine baksin.

25- Biz o suyu bol bol döktük.

26- Sonra topragi nasil da yardik.

27- Bu suretle orada ekinler bitirdik.

28- Üzümler, yoncalar,

29- Zeytinlikler, hurmaliklar,

30- Iri ve sik agaçli bahçeler,

31- Meyveler, çayirlar bitirdik.

32- Siz ve hayvanlariniz faydalansin diye.

33- Kulaklari sagir eden o gürültü geldiginde,

34- O gün kisi kaçar, kardesinden...

35- Anasindan , babasindan..

36- Esinden ve ogullarindan.

37- Onlardan her birinin o gün basindan asan isi vardir.

38- Yüzler var ki, o gün paril paril,

39- Güler, sevinir.

40- Yüzler de var ki, o gün tozlanmis,

41- Onlari karanlik bürümüs,

42-Iste onlardir kâfirler, haktan sapanlar.

ADiYAT

Bismillahirrahmanirrahim

1- O haril haril (savasa) kosanlara,

2- (Tirnaklariyla yerden) ates çikaranlara,

3- Sabahleyin akin edenlere,

4- Tozu dumana karistiranlara,

5- Derken bir toplulugun ortasina dalanlara yemin ederim ki,

6- Süphesiz insan, Rabbine karsi çok nankördür.

7- Ve kendisi de buna sahittir.

8- Gerçekten o dünya malini çok sevdigi için katidir.

9- Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler firlatilacak.

10- Ve sinelerin içindekiler derlenecek.

11-O gün Rableri onlarin bütün yaptiklarindan haberdardir

AHKAF

Bismillahirrahmanirrahim

1- Hâ mîm.

2- Bu kitabin indirilisi, çok güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah tarafindandir.

3- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasindakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattik. Inkâr edenler uyarildiklari seyden yüz çeviriyorlar.

4- Ey Muhammed! De ki: "Allah'tan baska yalvardiklarinizi gördünüz mü? Onlar yerden ne yaratmislar bana gösterin. Yoksa onlarin göklerin yaradilisinda bir ortakliklari mi var? Eger siz dogru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kur'an'dan önce indirilmis bir kitap veya ilimden bir eser getirin."

5- Allah'i birakip da kiyamet gününe kadar kendisine hiç bir cevap veremeyecek olan putlara dua eden kimseden daha sapik kim olabilir? Oysa taptiklari seylerin, onlarin yalvarislarindan haberleri bile yoktur.

6- Kiyamet günü insanlar biraraya toplandigi zaman taptiklari seyler kendilerine düsman kesilirler. Ve onlarin kendilerine tapmalarini inkâr ederler.

7- Bizim âyetlerimiz kendilerine apaçik okundugu zaman inkâr edenler kendilerine gelen hak kitap için: "Bu apaçik bir büyüdür." dediler.

8- Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eger onu ben uydurmussam Allah'tan bana gelecek cezayi savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptiginiz taskinliklari daha iyi bilir. Sizinle benim aramda sahit olarak Allah yeter. O çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.

9- Ey Muhammed! De ki: "Ben Peygamberlerin ilki degilim. Bana ve size ne yapilacagini da bilmem. Ben ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben ancak apaçik bir uyariciyim.

10- De ki: "Ne dersiniz, eger bu Kur'an Allah tarafindan ise ve siz de onu inkâr etmisseniz, bununla birlikte Israilogullari'ndan bir sahit de onun bir benzerini (Tevrat'ta görüp) inanmisken siz hala büyüklük taslarsaniz (haksizlik etmis olmaz misiniz)? Süphesiz ki, Allah zalim bir toplulugu dogru yola iletmez."

11- Inkâr edenler, iman ednler için: "Eger Islâm'da bir hayir olsaydi onlar, onu kabulde bizi geçemezlerdi." derler. Bununla muvaffak olamayinca da: "Bu eski bir yalandir." diyeceklerdir.

12- Kur'ân'dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Musa'nin kitabi Tevrat vardi. Bu Kur'ân ise zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlari müjdelemek için Arap lisani ile indirilen ve kendinden öncekileri tasdik eden bir kitaptir.

13- "Gerçekten Rabbimiz Allah'tir." deyip, sonra da dosdogru olanlara gelince onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

14- Iste onlar cennetlikdirler, yaptiklarina karsilik orada ebedi olarak kalacaklardir.

15- Biz insana ana ve babasina iyilik yapmayi tavsiye ettik. Anasi onu zahmetle karninda tasidi ve zahmetle dogurdu. Onun ana karninda tasinmasi ile sütten kesilme süresi otuz aydir. Nihayet insan olgunluk çagina ulasip, kirk yasina geldiginde der ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan ettigin nimetlerine sükretmemi ve senin hosnut olacagin salih amel islememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimseler kil. Dogrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten müslümanlardanim."

16- Iste yaptiklarinin en güzelini kendilerinden kabul edecegimiz ve günahlarini bagislayacagimiz bu kimseler cennetlikler arasindadirlar. Bu onlara vaad edilmis olan dosdogru bir sözdür.

17- Ana ve babasina: "Öf size! siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çikarilacagimi mi vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmistir." diyen kimseye ana ve babasi Allah'a siginarak "Yaziklar olsun sana! Gel iman et, süphesiz ki, Allah'in vaadi gerçektir." dediklerinde o: "Bu Kur'ân öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" diyordu.

18- Iste onlar kendilerinden önce gelip geçmis olan cin ve insan topluluklari içerisinde haklarinda azab vaadi hak olmus kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana ugramislardir.

19- Herkesin yaptiklarina göre dereceleri vardir. Allah onlara yaptiklarinin karsiligini tam olarak verir. Onlara haksizlik edilmez.

20- Inkâr edenler atese arzedilecekleri gün onlara: "Siz dünya hayatinizda bütün güzel seylerinizi harcadiniz, onlarin zevkini sürdünüz, artik bugün yeryüzünde haksiz yere büyüklük taslamaniz ve yoldan çikmis olmanizdan dolayi asagilayici bir azabla cezalandirilacaksiniz." (denir).

21- Ey Muhammed! Âd kavminin kardesi Hud'u hatirla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmisti. O'ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmistir. Hud, kavmine: "Allah'tan baskasina kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabindan korkuyorum." demisti.

22- Onlar: "Sen bizi ilâhlarimizdan çevirmek için mi geldin? Eger dogru söyleyenlerden isen o bize vaad edip durdugun azabi haydi getir." dediler.

23- Hud: "O azabin ne zaman gelecegine dair ilim Allah katindadir. Ben size benimle gönderileni teblig ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum." dedi.

24- O azabi, vadilerine dogru yayilan bir bulut halinde gördükleri zaman: "Bu bize yagmur yagdiracak yaygin bir buluttur." dediler. Hud ise: "O sizin acele gelmesini istediginiz seydir. O bir rüzgârdir ki, içerisinde aci bir azab vardir.

25- O rüzgâr, Rabbinin emri ile herseyi yikar mahveder." dedi. Nihayet helâk oldular ve evlerinden baska hiçbir sey görünmez oldu. Iste biz günahkâr kavmi böyle cezalandiririz.

26- And olsun ki, biz onlara size vermedigimiz imkanlar vermistik. Onlara kulaklar, gözler ve kalpler vermistik. Fakat kulaklari, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda saglamadi. Çünkü onlar Allah'in âyetlerini bile bile inkâr ediyorlardi. Alay etmekte olduklari sey de onlari sarip kusatti.

27- Andolsun ki, biz sizin etrafinizda bulunan bir çok memleketleri helak ettik. Belki tevhide dönerler diye ayetlerimizi çesitli sekillerde açikladik.

28- Allah'i birakip da kendilerine yakinlik saglamak için edindikleri ilâhlari onlara yardim etselerdi ya! Ama hayir, aksine onlardan kaybolup gittiler. Iste bu onlarin yalanlari ve uydurup durduklari iftiralaridir.

29- Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'i dinlemeleri için sana yöneltmistik. Onlar Kur'ân'i dinlemek için hazir bulunduklari zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur'ân'in okunmasi bitince de birer uyarici olarak kavimlerine döndüler.

30- Onlar kavimlerine söyle dediler: "Ey kavmimiz! Gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen ve kendisinden öncekileri tasdik eden bir kitap dinledik. O kitap gerçegi ve dogru yolu gösteriyor.

31- Ey kavmimiz! Allah'in davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, Allah da sizin günahlarinizi bagislasin ve sizi aci bir azabdan korusun."

32- Her kim Allah'in davetçisine uymazsa bilsin ki, yeryüzünde Allah'i aciz birakacak degildir. Onun Allah'tan baska dostlari da yoktur. Iste onlar apaçik bir sapiklik içerisindedirler.

33- Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onlari yaratmakla yorulmayan Allah'in ölüleri diriltmeye de kadir oldugunu görmüyorlar mi? Evet süphesiz ki, O'nun herseye gücü yeter.

34- Inkâr edenler atese arz olunacaklari gün onlara: "Bu gerçek degil miymis?" denir. Onlar da: "Rabbimiz Hakk'i için gerçekmis!" derler. Allah onlara: "O halde inkâr ettiginizden dolayi simdi tadin azabi!" der.

35-Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için (azab hususunda) acele etme. Sanki onlar kendilerine vaad edilen azabi gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldiklarini sanirlar. Bu bir tebligdir. Hiç yoldan çikan fasiklar toplulugundan baskasi helak edilir mi?


AHZAB

Bismillahirrahmanirrahim

1- Ey peygamber! Allah'tan kork, kâfirlere ve münafiklara itaat etme. Muhakkak ki Allah her seyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

2- Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardinca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsaniz haberdardir.

3- Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.

4- Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamistir. Kendilerinden zihar yaptiginiz eslerinizi analariniz kilmamistir. Evlatliklarinizi da ogullariniz kilmamistir. O sizin agzinizdaki lafinizdir. Allah ise hakki söylüyor ve dogru yolu gösteriyor.

5- Onlari (evlatliklari) babalari adina çagirin. Allah yaninda o daha dogrudur. Eger babalarini bilmiyorsaniz, onlar sizin dinde kardesleriniz ve dostlarinizdir. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiginde vardir. Allah, çok bagislayici ve çok merhamet edicidir.

6- Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanimlari da onlarin analaridir. Akraba da Allah'in kitabinda birbirlerine, diger müminlerden ve muhacirlerden daha yakindirlar. Ancak dostlariniza

bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmaniz müstesnâdir. Bu, kitapta yazilidir.

7- Unutma o peygamberlerden mîsaklarini (kesin sözlerini) aldigimiz vakti! Hele senden, Nuh, Ibrahim, Musa ve Meryemoglu Isa'dan ki onlardan agir bir mîsak (saglam bir söz) aldik.

8- (Bunu Allah), sadiklara sadakatlerinden sormak için yapti. Kâfirler için ise aci verecek bir azab hazirladi.

9- Ey iman edenler! Allah'in üzerinizdeki nimetini anin. Hani size ordular gelmisti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediginiz ordular salivermistik. Allah ne yaptiginizi görüyordu.

10- O zaman onlar, hem üstünüzden gelmislerdi, hem asagi tarafinizdan, ve o vakit gözler kaymis, yürekler girtlaklara dayanmisti. Siz Allah'a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.

11- Iste burada müminler imtihan edilmis ve siddetli bir sarsinti ile sarsilmislardi.

12- O vakit münâfiklar ve kalblerinde bir hastalik bulunanlar: "Allah ve Resulü bize bir aldanistan baska bir vaad yapmamis." diyorlardi.

13- O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halki! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün." diyorlardi. Yine onlardan bir kismi da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düsmana) açiktir." diyorlardi, halbuki açik degildi, sadece kaçmak istiyorlardi.

14- Eger onlarin her tarafindan üzerlerine girilse de sonra fitne çikarmalari istenilse derhal onu yapacaklardi. Ama onunla da pek az duracaklardi.

15- Halbuki bundan önce Allah'a ahid vermislerdi. Arkalarini dönmeyeceklerdi. Allah'a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.

16- De ki: "Eger ölümden veya öldürülmekten kaçiyorsaniz, kaçmak size asla fayda vermez. Verecegini var saydiginiz takdirde de ancak pek az faydalandirilirsiniz."

17- De ki: "Eger Allah size bir felâket diler veya bir rahmet murad

ederse, sizi Allah'tan saklamak kimin haddine?" Hem onlar kendilerine Allah'tan baska bir veli de bulamazlar, bir yardimci da.

18- Süphesiz Allah, içinizden o savsaklayanlari ve kardeslerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardi.

19- Size karsi kiskançlik ediyorlardi. Derken o korku hali gelince, gördün onlari ki, ölümden bayginlik sarmis kimse gibi gözleri dönerek sana bakiyorlardi. O korku gidince, size keskin keskin diller siyirdilar. Onlar hayra karsi kiskançlik ediyorlardi. Iste bunlar iman etmediler de Allah amellerini bosa çikardi. Bu Allah'a göre önemsizdir.

20- Onlar ahzabi (düsman birliklerini) gitmedi saniyorlardi. Eger o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde bedevi Araplar içinde yer alip, sizin haberlerinizden (basiniza geleceklerden) sormayi isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.

21- Sanim hakki için muhakkak ki size Resullulah'da pek güzel bir örnek vardir. Allah'a ve son güne ümit besler olup da Allah'i çok zikreden kimseler için.

22- Müminler, ahzabi (düsman birliklerini) gördükleri zaman: "Iste bu, Allah'in ve Resulü'nün bize vaad ettigi seydir. Allah ve Resulü dogru söyledi." dediler. Bu onlarin imanini ve teslimiyetini artirmaktan baska bir sey yapmadi.

23- Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adagini ödedi (canini verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç degistirmediler.

24- Çünkü Allah sadiklara sadakatleriyle mükafat verecek, dilerse münafiklara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. Süphe yok ki Allah çok bagislayicidir. Çok merhamet edicidir.

25- Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulasmadan hinçlariyle defetti. Bu sekilde Allah, müminlere savasta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.

26- Hem de kitap ehlinden onlara yardim edenleri kalplerine korku düsürerek kalelerinden indirdi, siz onlarin bir kismini katlediyordunuz, bir kismini da esir aliyordunuz.

27- (Allah) onlarin arazilerini, yurtlarini ve mallarini size miras kildi. Bir de henüz ayak basmadiginiz bir yeri (size miras kildi). Allah, her seye kâdirdir.

28- Ey peygamber! Hanimlarina söyle söyle: "Eger dünya hayatini ve zinetini istiyorsaniz, haydi gelin, sizi donatayim ve güzellikle birakip salivereyim.

29- Yok eger Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsaniz, haberiniz olsun ki,

Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazirlamistir.

30- Ey peygamberin hanimlari! sizden her kim bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlanir. Bu Allah'a göre çok kolaydir.

31- Yine sizden her kim Allah'a ve Resulü'ne boyun eger, salih bir amel islerse, ona da mükâfatini iki kat veririz. Hem onun için bol bir rizik hazirlamisizdir.

32- Ey peygamberin hanimlari! Siz kadinlardan herhangi biri gibi degilsiniz. Eger takva ile korunacaksaniz, konusurken kiritmayin da kalbinde bir hastalik bulunan kimse tamaha düsmesin. Güzel ve dosdogru söz söyleyin.

33- Hem vakarinizla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde oldugu gibi süslenip çikmayin. Namazi kilin, zekati verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

34- Oturun da evlerinizde okunan Allah'in âyetlerini ve hikmeti anin. Süphe yok ki Allah lütuf sahibidir ve her seyden haberdardir.

35- Süphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadinlar, mümin erkeklerle mümin kadinlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadinlar, sadik erkeklerle sadik kadinlar, sabreden erkeklerle sabreden kadinlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadinlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadinlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadinlar, irzlarini koruyan erkeklerle irzlarini koruyan kadinlar, Allah'i çok zikreden erkeklerle Allah-'i çok zikreden kadinlar var ya, iste onlar için Allah bir magfiret ve büyük bir mükâfat hazirlamistir.

36- Bununla beraber Allah ve Resulü bir ise hükmettigi zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadin için, o islerinde baska bir tercih hakki yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âsi olursa açik bir sapiklik etmis olur.

37- Hem hatirla o vakti ki, o kendisine Allah'in nimet verdigi ve senin de ikramda bulundugun kimseye: "Hanimini kendine siki tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'in açacagi seyi gizliyordun. Insanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyikti. Sonra Zeyd o kadindan ilisigini kestigi zaman, biz onu sana es yaptik ki, ogulluklarinin iliskilerini kestikleri hanimlarini nikâhlamada müminlere bir darlik olmasin. Allah'in emri de yerine getirilmistir.

38- Peygambere Allah'in takdir ettigi, mübah kildigi seyde bir darlik yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkinda Allah'in sünneti böyledir. Allah'in emri ise biçilmis bir kaderdir.

39- Onlar, Allah'in gönderdiklerini teblig ederler ve O'ndan korkarlar, Allah'tan baska kimseden korkmazlardi. Hesap görücü olarak da Allah yeter.

40- Muhammed, sizin adamlarinizdan hiçbirinin babasi degildir. Ama Allah'in Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her seyi hakkiyle bilendir.

41- Ey iman edenler! Allah'i çokça anin.

42- Ve O'nu sabah aksam tesbih edin.

43- Sizleri karanliklardan aydinliga çikarmak için melekleri ile birlikte üzerinize rahmet ve bereket indiren O'dur ve O, müminlere çok merhametlidir.

44- O'na kavusacaklari gün müminlere esenlik dilegi selâmdir. (Allah) onlar için cömertçe bir mükafat hazirlamistir.

45- Ey peygamber! Biz seni hem bir sahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarici olarak gönderdik.

46- Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).

47- Müminlere müjdele! Onlara Allah'tan bir mükafat vardir...

48- Kâfirlere ve münafiklara itaat etme, onlarin ezalarini birak (aldirma) da Allah'a tevekkül et. Allah vekil olarak hepsine yeter.

49- Ey iman edenler! Mümin kadinlari nikâh edip de sonra onlara dokunmadan bosadiginiz zaman, sizin için üzerlerinde sayacaginiz bir iddet hakkiniz yoktur. Derhal müt'alarini (mehirleri belirlenmedigi takdirde yararlanacaklari bir mal) verip onlari güzel bir sekilde saliverin.

50- Ey peygamber! Biz bilhassa sana sunlari helâl kildik: Mehirlerini vermis oldugun eslerini, Allah'in sana ganimet olarak ihsan buyurduklarindan sahip oldugun cariyeleri, amcalarinin kizlarindan, halalarinin kizlarindan, dayilarinin kizlarindan, teyzelerinin kizlarindan seninle beraber hicret etmis olanlari, bir de mümin bir kadin kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istedigi takdirde, onu baska müminlere degil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kildik. Onlara esleri ve cariyeleri hakkinda neyi farz kildigimizi biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlik olmamasi içindir. Allah, çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.

51- Onlardan diledigini geri birakir, diledigini yanina alirsin. Sirasini geri biraktigin kadinlardan diledigini yanina almanda da sana bir günah yoktur. Onlarin gözleri aydin olup üzülmemelerine ve kendilerine verdigin ile hepsinin hosnut olmalarina en elverisli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her seyi bilir ve yumusak davranir.

52- Bundan baska kadinlar sana helâl olmaz. Bunlari baska eslerle degistirmek de olmaz. Isterse güzellikleri hosuna gitsin. Ancak sahip oldugun cariyen baska. Allah her seye gözcü bulunuyor.

53- Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksizin ve yemege izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çagirildiginiz vakit girin. Yemegi yediginizde de hemen dagilin. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utaniyor. Fakat Allah gerçegi söylemekten utanmaz. Hem O'nun hanimlarina bir ihtiyaç soracaginiz vakit de perde arkasindan sorun. Böyle yapmaniz hem sizin kalbleriniz ve hem de onlarin kalbleri için daha temizdir. Hem sizin Resulullah'a eziyet etmeye hakkiniz yoktur. Ondan sonra hanimlarini da ebediyyen nikâh edemezsiniz. Çünkü bu Allah katinda çok büyük bir günahtir.

54- Siz bir seyi açiklasaniz da gizleseniz de süphe yok ki Allah her seyi bilmektedir.

55- Onlar (peygamberin esleri) için babalari, ogullari, kardesleri, erkek kardeslerinin ogullari, kiz kardeslerinin ogullari, kendi kadinlari (kadin dostlari) ve sahip olduklari köleleri hakkinda bir günah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin hanimlari) Allah'tan korkun. Çünkü Allah her seye sahit bulunuyor.

56- Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.

57- Süphesiz ki Allah'a ve Resulü'ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmistir. Onlara asagilayici bir azab hazirlamistir.

58- Mümin erkeklere ve mümin kadinlara yapmadiklari bir seyden dolayi eziyet edenler de bir iftira ve açik bir günah yüklenmislerdir.

59- Ey peygamber! Hanimlarina, kizlarina ve müminlerin kadinlarina hep söyle de cilbablarindan (dis elbiselerinden) üzerlerini simsiki örtsünler. Bu onlarin taninmalarina, taninip da eziyet edilmemelerine en elverisli olandir. Bununla beraber Allah çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.

60- Andolsun ki, eger münafiklar ve kalblerinde bir hastalik olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptiklarindan vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komsu kalamazlar.

61- Melun olarak nerede bulunurlarsa yakalanirlar ve öldürülürler.

62- Allah'in bundan önce geçenler hakkindaki kanunu budur. Ve sen Allah'in kanununu degistirmeye asla çare bulamazsin.

63- Insanlar sana kiyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'in nezdindedir. Ne bilirsin belki kiyamet yakinda olur."

64- Su muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemis ve onlara çilgin bir ates

hazirlamistir.

65- (Onlar) orada ebedî kalirlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardimci.

66- O gün yüzleri ates içinde çevirilirken: "Ah keske Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler.

67- Yine derler ki: "Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlis yola götürdüler."

68- Ey Rabbimiz! Onlara azabin iki katini ver ve kendilerini büyük bir lânet ile lânetle."

69- Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayin. Eziyet ettiler de Allah onu, onlarin söylediklerinden temize çikardi. O, Allah yaninda mevki sahibi idi.

70- Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve saglam söz söyleyin,

71- Ki (Allah) islerinizi yoluna koysun ve günahlarinizi bagislasin. Her kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, o gerçekten büyük murada ermistir.

72- Biz o emaneti göklere, yere ve daglara arz ettik, onlar, onu yüklenmeye yanasmadilar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O gerçekten çok zalim ve çok cahildir.

73- Çünkü Allah münafik erkeklerle münafik kadinlara, müsrik erkeklerle müsrik kadinlara azab edecek, mümin erkeklerle mümin kadinlarin da tevbelerini kabul edecektir. Allah çok bagislayicidir, çok merhamet edicidir.


ALA


Bismillahirrahmanirrahim

1- Rabbinin yüce adini tesbih et.

2- Yaratip düzene koyan O'dur.

3- Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.

4- Otlagi çikaran,

5- Sonra da onu karamsi bir sel köpügü haline getiren O'dur.

6- Bundan böyle sana Kur'ân'i okutacagiz da unutmayacaksin.

7- Yalniz Allah'in diledigi baskadir. Çünkü o açigi da bilir, gizliyi de.

8- Seni en kolay yola muvaffak kilacagiz.

9- Onun için ögüt ver, eger ögüt fayda verirse.

10- Saygisi olan ögüt alacaktir.

11- Pek bedbaht olan da ondan kaçinacaktir.

12- O ki, en büyük atese girecektir.

13- Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktir.

15- Rabbinin adini anip namaz kilan.

16- Fakat siz dünya hayatini tercih ediyorsunuz.

17- Oysa ahiret daha hayirli ve daha kalicidir.

18- Kuskusuz bu ilk sahifelerde vardir,

19-Ibrahim ve Musa'nin sahifelerinde.


ALAK


Bismillahirrahmanirrahim

1- Yaratan Rabbinin adiyla oku!

2- O, insani bir alekadan (embriyodan) yaratti.

3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

4- O Rab ki kalemle yazmayi ögretti.

5- Insana bilmedigi seyleri ögretti.

6- Hayir! Dogrusu (kâfir) insan azginlik eder.

7- Kendisinin muhtaç olmadigini zannettigi için.

8- Muhakkak ki dönüs mutlaka Rabbinedir.

9-10- Namaz kildigi zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

11- Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) dogru yolda olur,

12- Veya kötülüklerden sakinmayi emrederse?

13- Gördün mü, ya bu (adam, hakki) yalanlar, yüzçevirirse,

14- O adam, Allah'in kendini gördügünü hiç bilmiyor mu?

15-16- Hayir, hayir! Eger o, bu davranisindan vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu

perçeminden, o günahkâr ve yalanci perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

17- O zaman o taraftarlarini yardima çagirsin.

18- Biz de Zebanileri çagiracagiz.


ALİ İMRAN


Bismillahirrahmanirrahim

1- Elif, Lâm Mîm,

2- Allah, kendisinden baska tanri olmayan, hayy ve kayyûmdur.

3-4- O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip dogrulayan bu kitabi hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'i ve Incil'i de yine O indirmisti.. Evet bu Furkan'i da O indirdi. Gerçek su ki, Allah'in âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardir. Allah çok güçlüdür, intikamini alir.

5- Su da kesindir ki, ne yerde, ne de gökte hiçbir sey Allah'a gizli kalmaz.

6- Sizi, rahimlerde diledigi gibi sekillendiren O'dur. Kendisinden baska tanri olmayan, san, seref ve hikmet sahibi olan O'dur.

7- Sana bu kitabi indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kismi muhkemdir ki, bu âyetler, kitabin anasi (asli) demektir. Diger bir kismi da mütesabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklik olanlar, sirf fitne çikarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun mütesabih olanlarinin pesine düserler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan baska kimse bilmez. Ilimde uzman olanlar, "Biz buna inandik, hepsi Rabbimiz katindandir." derler. Üstün akillilardan baskasi da derin düsünmez.

8- Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.

9- Ey Rabbimiz! Muhakkak ki, Sen, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde bütün insanları bir araya toplayacaksın. Muhakkak ki Allah, hiç sözünden caymaz.

10- Gerçek şu ki, kâfirlere, Allah'tan gelecek bir zararı, ne malları, ne de evlatları engelleyemez. İşte onlar, o ateşin yakıtı olacaklar.

11- Gidişatları, Firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar, âyetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah, cezası çetin olandır.

12- O inkârcı kâfirlere de ki, siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena bir döşektir.

13- Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır. Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu. Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır.

14- İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacak yerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır.

15- De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür.

16- Onlar ki, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, iman getirdik, artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!" derler.

17- O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o elpençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür).

18- Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka tanrı yok, ancak O aziz, O hakîm vardır.

19- Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir.

20- Buna karşı seninle münakayaşa kalkışırlarsa de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim etmişimdir". Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm'a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir.

21- Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunları acıklı bir azapla müjdele!

22- Iste bunlar öyle kimselerdir ki, dünyada da ahirette de bütün yaptiklari bosa gitmistir. Onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir.

23- Görmüyor musun, o kendilerine kitaptan bir nasip verilmis olanlar, aralarinda hüküm vermek için Allah'in kitabina davet olunuyorlar da, sonra içlerinden bir kismi yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.

24- Bunun sebebi, onlarin "belli günlerden baska bize asla ates azabi dokunmaz" demeleridir. Uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadir.

25- O geleceginde hiç süphe olmayan günde kendilerini bir araya topladigimiz ve hiç kimseye haksizlik edilmeden herkese ne kazandiysa tamamen ödendigi vakit halleri nasil olacaktir?

26- De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'im! Sen mülkü diledigine verirsin, dilediginden de onu çeker alirsin, diledigini aziz edersin, diledigini zelil edersin. Hayir Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her seye kâdirsin.

27- Geceyi gündüzün içine sokarsin, gündüzü gecenin içine sokarsin; ölüden diri çikarirsin, diriden ölü çikarirsin. Diledigine de hesapsiz rizik verirsin.

28- Müminler, müminleri birakip da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilisigi kesilmis olur, ancak onlardan bir korunma yapmaniz baskadir. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmaniz hususunda uyarir. Nihâyet gidis Allah'adir.

29- De ki, gögüslerinizdekini gizleseniz de, açiga vursaniz da Allah onu bilir. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Hiç süphesiz Allah, her seye kadirdir.

30- O gün her nefis, ne hayir islemisse, ne kötülük yapmissa onlari önünde hazir bulur. Yaptigi kötülüklerle kendi arasinda uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asil kendisinden çekinmenizi emreder. Süphesiz ki Allah, kullarini çok esirger.

31- De ki, siz gerçekten Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarinizi bagislasin. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bagislayicidir.



32- De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eger aksine giderlerse, süphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.

33- Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, Ibrahim soyunu ve Imran soyunu âlemler üzerine seçkin kildi.

34- Bir zürriyet olarak birbirinden gelmislerdir. Allah her seyi isitendir, bilendir.

35- Imran'in karisi: "Rabbim, karnimdakini tam hür olarak sana adadim, benden kabul buyur, süphesiz sen isitensin, bilensin." demisti.

36- Onu dogurunca -Allah onun ne dogurdugunu bilip dururken- söyle dedi: "Rabbim, onu kiz dogurdum; erkek, kiz gibi degildir. Ona Meryem adini verdim. Onu ve soyunu kogulmus seytanin serrinden sana ismarliyorum".

37- Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir sekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetistirdi ve Zekeriyya'nin himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kizin bulundugu mihraba girse, onun yaninda yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katindandir." derdi. Süphesiz Allah, diledigine hesapsiz rizik verir.

38- Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katindan hayirli bir nesil ver. Süphesiz sen, duayi hakkiyle isitensin" dedi.

39- Zekeriyya mabedde namaz kilarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi dogrulayici, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yi müjdeler." diye ünlediler.

40- Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasil oglum olabilir? Bana ihtiyarlik gelip çatti, karim ise kisirdir." dedi. Allah: "Öyledir, fakat Allah diledigini yapar." buyurdu.

41- Zekeriyya: "Rabbim! (oglum olacagina dair) bana bir alâmet ver" dedi. Allah da buyurdu ki: "Senin için alâmet, insanlara üç gün, isaretten baska söz söyleyememendir. Ayrica Rabbini çok an, sabah aksam tesbih et".

42 - Hani melekler: "Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz yaratti ve seni dünya kadinlarina üstün kildi.

43- Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rüku' et" demislerdi.

44- Iste bu, sana vahyettigimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alip koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarinda degildin. (Bu hususta) Tartisirlarken de yanlarinda bulunmadin.

45- Melekler söyle demisti: "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adi Meryem oglu Isa Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarli, ayni zamanda Allah'a çok yakinlardandir.

46- Besikte de, yetiskin çaginda da insanlarla konusacak ve iyilerden olacaktir.

47- (Meryem): "Ey Rabbim, bana bir beser dokunmamisken benim nasil çocugum olur?" dedi. Allah: "Öyle ama, Allah diledigini yaratir, bir seyin olmasini dilediginde ona sadece 'ol!' der, o da hemen oluverir." dedi.

48- Allah ona kitab (okuma ve yazmay)i, hikmeti ve Tevrat ile Incil'i ögretir.

49- Allah onu Israilogullarina (söyle diyecek) bir peygamber olarak gönderir: "Süphesiz ki ben size Rabbinizden bir âyet (mucize, belge) getirdim: Size, kus biçiminde çamurdan birsey yaparim da içine üflerim, Allah'in izniyle o, kus olur; anadan dogma körü ve alacaliyi iyilestiririm ve Allah'in izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyor ve neleri biriktiriyorsaniz size haber veririm".

50- "Önümdeki Tevrat'i dogrulayici olarak ve size haram kilinan bazi seyleri helal kilmak için (geldim) ve Rabbiniz tarafindan size bir mucize getirdim. Artik Allah'tan korkun da bana uyun".

51- "Süphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Onun için hep O'na kulluk edin! Iste bu, dogru yoldur".

52- Isa onlarin inkârlarini hissedince: "Allah yolunda yardimcilarim kim?" dedi. Havariler: "Allah yolunda yardimcilar biziz. Allah'a iman ettik. Sahit ol ki, biz muhakkak müslümanlariz." dediler.

53- Ey Rabbimiz, senin indirdigine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artik bizi sahidlerle beraber yaz.

54- Onlar hileye basvurdular, Allah da onlarin tuzagini bosa çikardi. Allah hileleri bosa çikaranlarin en hayirlisidir.

55- O zaman Allah söyle dedi: "Ey Isa, süphesiz ki seni öldürecegim, seni kendime yükseltecegim ve seni inkârcilardan temizleyecegim. Hem sana uyanlari, kiyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacagim. Sonra dönüsünüz banadir, ayriliga düstügünüz hususlarda aranizda hükmedecegim".

56- "Inkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de siddetli bir sekilde azab edecegim, onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir".

57- "Iman edip iyi isler yapanlara gelince, Allah onlarin mükafatlarini tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez".

58- Iste bu sana okudugumuz, âyetlerden ve hikmetli Kur'ân'dandir.

59- Dogrusu Allah katinda Isa'nin (yaratilisindaki) durumu, Âdem'in durumu gibidir; onu topraktan yaratti, sonra ona "ol!" dedi, o da oluverdi.

60- Bu hak (gerçek) senin rabbindendir, o halde süphecilerden olma.

61- Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artik kim bu konuda seninle tartisacak olursa, de ki: "Gelin, ogullarimizi ve ogullarinizi, kadinlarimizi ve kadinlarinizi, kendimizi ve kendinizi çagiralim, sonra da lanetleselim; Allah'in lanetinin yalancilara olmasini dileyelim".

62- Iste (Isa hakkinda söylenen) gerçek kissa budur. Allah'tan baska hiçbir tanri yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir.

63- Eger (haktan) yüz çevirirlerse, süphesiz ki Allah bozgunculari çok iyi bilendir.

64- De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramizda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan baskasina kulluk etmeyelim, O'na hiçbir seyi es tutmayalim ve Allah'i birakip da kimimiz kimimizi ilâhlastirmasin. Eger onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Sahit olun biz müslümanlariz".

65- Ey Kitap ehli! Ibrahim hakkinda niçin tartisiyorsunuz? Oysa Tevrat da, Incil de ondan sonra indirilmistir. Siz hiç düsünmüyor musunuz?

66- Iste siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan sey hakkinda tartistiniz, ya hiç bilginiz olmayan sey hakkinda niçin tartisiyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

67- Ibrahim, ne yahudi, ne de hiristiyandi; fakat o, Allah'i bir taniyan dosdogru bir müslümandi, müsriklerden de degildi.

68- Dogrusu onlarin Ibrahim'e en yakin olani, ona uyanlar, su Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.

69- Kitap ehlinden bir grup sizi saptirmak istediler, halbuki sirf kendilerini saptiriyorlar da farkina varmiyorlar.

70- Ey kitap ehli! (gerçegi) gördügünüz halde, niçin Allah'in âyetlerini inkâr ediyorsunuz?

71- Ey kitap ehli! Niçin hakki batila karistiriyor ve bile bile gerçegi gizliyorsunuz?

72- Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün baslangicinda inanin, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dedi.

73- "Ve kendi dininize uyanlardan baskasina inanmayin" (dediler). De ki: "Süphesiz dogru yol, Allah'in yoludur". (Onlar kendi aralarinda): "Size verilenin benzerinin hiçbir kimseye verilmis olduguna, yahut Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize deliller getireceklerine" (de inanmayin dediler). De ki: "Lütuf Allah'in elindedir, onu diledigine verir. Allah, rahmeti bol olan, her seyi hakkiyla bilendir".

74- Rahmetini diledigine tahsis eder. Allah, büyük lütuf ve kerem sahibidir.

75- Kitap ehlinden öylesi vardir ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana eksiksiz iade eder. Fakat öylesi de vardir ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadikça onu sana iade etmez. Bu da onlarin, "Ümmîlere karsi yaptiklarimizdan bize vebal yoktur." demelerinden dolayidir. Ve onlar, bile bile Allah'a karsi yalan söylerler.

76- Hayir, kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, süphesiz Allah da korunanlari sever.

77- Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, iste onlarin ahirette bir payi yoktur; Allah kiyamet günü onlarla hiç konusmayacak, onlara bakmayacak ve onlari temizlemeyecektir. Onlar için aci bir azab vardir.

78- Kitap ehlinden öyle bir güruh da vardir ki, siz onu kitaptan sanasiniz diye, dillerini kitaba dogru egip bükerler. Halbuki o, kitaptan degildir. "Bu, Allah katindandir." derler; oysa o, Allah katindan degildir. Allah'a karsi, kendileri bilip dururken, yalan söylerler.

79- Insanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkip insanlara: "Allah'i birakip bana kul olun." demesi yakismaz. Fakat onun: "Ögrettiginiz ve okudugunuz kitap geregince Rabb'e halis kullar olun" (demesi uygundur).

80- Ve O size: "Melekleri ve peygamberleri tanrilar edinin." diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size hiç inkâri emreder mi?

81- Allah peygamberlerden söyle söz almisti: "Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yaninizda bulunan (kitaplar)i dogrulayici bir peygamber geldiginde ona muhakkak inanacak ve ona yardim edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta agir ahdimi üzerinize aldiniz mi?" demisti. Onlar: "Kabul ettik" dediler. (Allah da) dedi ki: "Öyleyse sahit olun, ben de sizinle beraber sahit olanlardanim".

82- Artik bundan sonra her kim dönerse, iste onlar yoldan çikmislarin ta kendileridir.

83- Onlar, Allah'in dininden baskasini mi ariyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi, ister istemez O'na boyun egmistir ve O'na döndürülüp götürüleceklerdir.

84- De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakub'a ve torunlarina indirilene, Musa'ya, Isa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandik. Onlarin arasinda hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuslariz".

85- Kim Islâm'dan baska bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktir.

86- Inandiktan, Peygamber'in hak olduguna sehadet ettikten ve kendilerine açik deliller geldikten sonra, inkâra sapan bir milleti Allah nasil dogru yola eristirir? Allah zalimler güruhunu dogru yola iletmez.

87- Iste onlarin cezalari, Allah'in, meleklerin, insanlarin hepsinin laneti onlarin üzerlerindedir.

88- Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardir. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakilir.

89- Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler baska. Süphesiz ki Allah, çok bagislayan ve çok esirgeyendir.

90- Süphesiz imanlarinin arkasindan küfreden, sonra da küfrünü artirmis olanlarin tevbeleri asla kabul olunmaz. Iste onlar sapiklarin ta kendileridir.

91- Muhakkak ki inkâr edenler ve kâfir olduklari halde de ölenler, yeryüzü dolusu altin fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir. Iste dayanilmaz azab onlar içindir. Onlarin hiçbir yardimcilari da yoktur.

92- Sevdiginiz seylerden (Allah yolunda) harcamadikça, gerçek iyilige asla erisemezsiniz. Her ne harcarsaniz Allah onu hakkiyla bilir.

93- Tevrat indirilmeden önce, Israil (Yakub)in kendisine haram kildigi disinda, yiyeceklerin hepsi Israilogullarina helal idi. De ki: "Eger dogrulardan iseniz, haydi Tevrat'i getirip okuyun".

94- Kim bundan sonra Allah'a karsi yalan uydurursa, iste onlar zalimlerin ta kendileridir.

95- De ki: "Allah dogru söylemistir. Öyle ise dosdogru, Allah'i birleyici olarak Ibrahim'in dinine uyun. O, müsriklerden degildi".

96- Süphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynagi olan Beyt (Kabe)dir.

97- Onda apaçik deliller, Ibrahim'in makami vardir. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'in insanlar üzerinde bir hakkidir. Kim inkâr ederse, süphesiz Allah bütün âlemlerden müstagni (kimseye muhtaç degil, her sey ona muhtaç)dir.

98- De ki: "Ey kitap ehli! Allah yaptiklarinizi görüp dururken niçin Allah'in âyetlerini inkâr ediyorsunuz?"

99- De ki: "Ey kitap ehli! Gerçegi görüp bildiginiz hâlde niçin Allah'in yolunu egri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'in yolundan çevirmeye kalkisiyorsunuz? Allah yaptiklarinizdan habersiz degildir".

100- Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsaniz, imaninizdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.

101- Size Allah'in âyetleri okunup dururken ve Allah'in elçisi de aranizda iken nasil inkâra saparsiniz? Kim Allah'a simsiki baglanirsa, kesinlikle dogru yola iletilmistir.

102- Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yarasir sekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.

103- Hep birlikte Allah'in ipine (kitabina, dinine) simsiki sarilin. Parçalanip ayrilmayin. Allah'in üzerinizdeki nimetini düsünün. Hani siz birbirinize düsmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birlestirmisti. Iste O'nun (bu) nimeti sayesinde kardesler olmustunuz. Yine siz, bir ates çukurunun tam kenarinda iken oradan da sizi O kurtarmisti. Iste Allah size âyetlerini böyle apaçik bildiriyor ki, dogru yola eresiniz.

104- Içinizden hayra çagiran, iyiligi emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. Iste kurtulusa eren onlardir.

105- Kendilerine apaçik deliller geldikten sonra parçalanip ayriliga düsenler gibi olmayin. Iste bunlar için büyük bir azap vardir.

106- O gün bazi yüzler agarir, bazi yüzler kararir. Yüzleri kararanlara: "Imaninizdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karsilik azabi tadin" (denecektir).

107- Yüzleri agaranlara gelince, (onlar) Allah'in rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardir.

108- Bunlar Allah'in, sana gerçek olarak okuyageldigimiz, âyetleridir. Allah âlemlere hiçbir haksizlik etmek istemez.

109- Göklerde ve yerde olanlarin hepsi Allah'indir. Bütün isler Allah'a döndürülür.

110- Siz insanlar için çikarilmis en hayirli ümmetsiniz. Iyiligi emreder, kötülükten vazgeçirmege çalisir ve Allah'a inanirsiniz. Kitap ehli de inansaydi kendileri için elbette daha hayirli olurdu. Içlerinden iman edenler de var, ama pek çogu yoldan çikmislardir.

111- Onlar size eziyetten baska bir zarar veremezler. Eger sizinle savasmaya kalkissalar, size arkalarini dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardim da edilmez.

112- Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklik damgasi vurulmustur. Meger ki Allah'in ipine ve insanlar (müminler)in ahdine siginmis olsunlar. Onlar Allah'in hismina ugradilar ve üzerlerine de miskinlik damgasi vuruldu. Bunun sebebi, onlarin Allah'in âyetlerini inkâr etmis olmalari ve haksiz yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrica isyan etmis ve haddi de asmislardi.

113- Hepsi bir degildirler. Kitap ehli içinde dogruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardir ki, gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'in âyetlerini okurlar.

114- Allah'a ve ahiret gününe inanirlar, iyiligi emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalisirlar, hayir islerinde de birbirleriyle yarisirlar. Iste onlar iyi insanlardandir.

115- Onlar ne hayir islerlerse karsiliksiz birakilmayacaklardir. Allah kendisinden geregi gibi sakinanlari bilir.

116- O inkâr edenler (var ya), onlarin ne mallari, ne de evlatlari, onlara Allah'a karsi hiçbir fayda saglamayacaktir. Onlar, ates halkidir; orada ebedi kalacaklardir.

117- Onlarin bu dünya hayatinda harcadiklarinin durumu, kendilerine zulmeden bir toplulugun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu ve soguk bir rüzgarin hali gibidir. Allah onlara zulmetmedi. Fakat kendileri, kendilerine zulmediyorlar.

118- Ey iman edenler! Kendi disinizdakilerden sirdas edinmeyin. Çünkü onlar size fenalik etmekten asla geri kalmazlar, hep sikintiya düsmenizi isterler. Kin ve düsmanliklari agizlarindan tasmaktadir. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Düsünürseniz, biz size âyetleri açikladik.

119- Iste siz öyle kimselersiniz ki, onlari seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)in hepsine inanirsiniz, onlarsa sizinle bulustuklari zaman "inandik" derler. Basbasa kaldiklari zaman da kinlerinden dolayi parmaklarinin uçlarini isirirlar. De ki: "kininizle geberin!". Süphesiz ki Allah gögüslerin (gönüllerin) özünü bilir.

120- Size bir iyilik dokunsa fenalarina gider, basiniza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eger sabreder ve Allah'dan geregince korkarsaniz, onlarin hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onlari kendi amelleriyle kusatmistir.

121- Hani sen sabah erkenden müminleri savas mevzilerine yerlestirmek için ailenden ayrilmistin. Allah, hakkiyla isiten ve bilendir.

122- O zaman içinizden iki takim bozulmaya yüz tutmustu. Halbuki Allah onlarin yardimcisi idi. Inananlar, yalniz Allah'a dayanip güvensinler.

123- Andolsun, sizler güçsüz oldugunuz halde Allah size Bedir'de yardim etmisti. Allah'tan sakinin ki, O'na sükretmis olasiniz.

124- O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size, indirilmis üç bin melek ile yardim etmesi size yetmez mi?" diyordun.

125- Evet, sabreder ve (Allah'tan) korkarsaniz, onlar ansizin üzerinize gelseler, Rabbiniz size nisanli nisanli bes bin melekle yardim eder.

126- Allah, bunu size sirf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatissin diye yapti. Yardim, yalniz daima galip ve hikmet sahibi olan Allah katindandir.

127- (Allah bu yardimi) inkâr edenlerden bir kismini kessin veya perisan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yapti).

128- Bu isten sana hiçbir sey düsmez. (Allah), ya onlarin tevbesini kabul eder, yahut onlara, zalim olduklarindan dolayi azab eder.

129- Göklerde ve yerde olanlarin hepsi Allah'indir. Diledigini bagislar, diledigine azab eder. Allah, çok bagislayan, çok esirgeyendir.

130- Ey iman edenler! Kat kat artirilmis olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakinin ki kurtulusa eresiniz.

131- Kâfirler için hazirlanmis olan atesten sakinin.

132- Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.

133- Rabbinizin bagisina ve genisligi göklerle yer arasi kadar olan, Allah'tan geregi gibi korkanlar için hazirlanmis bulunan cennete kosun!

134- O (Allah'tan hakkiyla korka)nlar, bollukta ve darlikta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanlari affederler. Allah iyilik edenleri sever.

135- Ve onlar çirkin bir günah isledikleri, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'i hatirlayarak hemen günahlarinin bagislanmasini dilerler. Allah'tan baska günahlari kim bagislayabilir? Bir de onlar, bile bile, isledikleri (günah) üzerinde israr etmezler.

136- Iste onlarin mükafati (ödülleri) Rableri tarafindan bagislanma ve altindan irmaklar akan, ebedî kalacaklari cennetlerdir. Çalisanlarin mükafati ne güzeldir!

137- Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, seriatler gelip geçmistir. Yeryüzünde gezin, dolasin da yalancilarin sonunun nasil oldugunu bir görün.

138- Bu (Kur'ân) insanlar için bir açiklama, Allah'dan geregince korkanlar için dogru yolu gösterme ve bir ögüttür.

139- Gevsemeyin, üzülmeyin, eger hakikaten inaniyorsaniz, muhakkak üstün olan sizsinizdir.

140- Eger size (Uhud savasinda) bir yara degmisse, (Bedir harbinde) o topluma da benzeri bir yara dokunmustu. O günler ki, biz onlari insanlar arasinda döndürür dururuz. (Bu da) Allah'in sizden iman edenleri ayirt etmesi ve sizden sahitler edinmesi içindir. Allah zalimleri sevmez.

141- Bir de bu, Allah'in iman edenleri tertemiz seçip, kâfirleri yok etmesi içindir.

142- Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çikarmadan cennete girivereceginizi mi sandiniz?

143- Andolsun ki siz ölümle karsilasmadan önce onu arzuluyordunuz. Iste onu gördünüz, ama bakip duruyorsunuz.

144- Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmistir. Simdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir sekilde zarar veremez. Allah sükredenleri mükafatlandiracaktir.

145- Allah'in izni olmadikça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazilmistir. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabini isterse ona da ondan veririz. Biz sükredenleri mükafatlandiracagiz.

146- Nice peygamberler vardi ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostlari çarpistilar; Allah yolunda baslarina gelenlerden yilginlik göstermediler, zaafa düsmediler, boyun egmediler. Allah sabredenleri sever.

147- Onlarin sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarimizi ve islerimizdeki taskinliklarimizi bagisla ve (yolunda) ayaklarimizi diret, Kâfirler güruhuna karsi da bize yardim et!" demekten ibaretti.

148- Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabinin güzelligini verdi. Allah güzel davrananlari sever.

149- Ey iman edenler! Siz eger kâfir olanlara uyarsaniz, sizi topuklariniz üstünde gerisin geriye çevirirler. O zaman büsbütün kaybedersiniz.

150- Hayir! Sizin mevlaniz Allah'tir. O, yardim edenlerin en hayirlisidir.

151- Allah'in, hakkinda hiçbir delil indirmedigi seyleri O'na ortak kosmalarindan dolayi, inkâr edenlerin kalplerine korku salacagiz. Onlarin yurtlari atestir. Zalimlerin dönüp varacagi yer ne kötüdür!

152- Siz Allah'in izni ile düsmanlarinizi öldürürken, Allah, size olan vaadini yerine getirmistir. Allah size sevdiginiz (galibiyeti) gösterdikten sonra zaafa düstünüz. (Peygamber'in verdigi) emir hakkinda tartismaya kalkistiniz ve isyan ettiniz. Kiminiz dünyayi istiyordu, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra Allah sizi, denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bagisladi. Allah müminlere karsi çok lütufkârdir.

153- Peygamber sizi arkanizdan çagirip dururken, siz boyuna uzaklasiyor, hiç kimseye dönüp bakmiyordunuz. Bundan dolayi Allah, size gam üstüne gam verdi ki, ne elinizden gidene, ne de basiniza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptiklarinizdan haberdardir.

154- Sonra o kederin ardindan (Allah) üzerinize öyle bir eminlik, öyle bir uyku indirdi ki, o, içinizden bir zümreyi örtüp bürüyordu. Bir zümre de canlari sevdasina düsmüstü. Allah'a karsi,
#1 - Mayıs 06 2006, 19:47:45
« Son Düzenleme: Temmuz 12 2008, 19:26:31 Gönderen: Bahtsız Bedevi »
İmza kural dışı.

BELED



Bismillahirrahmanirrahim

1- Andolsun bu beldeye

2- Ki sen bu beldede oturmaktasin.

3- Ve and olsun baba ve çocuguna.

4- Biz insani gerçekten bir sikinti içinde yarattik.

5- Insan, kendisine karsi kimse güç yetiremez mi saniyor?

6- Ben, yigin yigin mal yok ettim diyor.

7- Kendisini bir gören olmadi mi saniyor?

8- Biz ona iki göz vermedik mi?

9- Bir dil ve iki dudak?

10- Ona iki yolu gösterdik.

11- Fakat o, o sarp yokusa gögüs veremedi.

12- Bildin mi sen, o sarp yokus nedir?

13- Köle azat etmek,

14- Veya salgin bir kitlik gününde yemek yedirmektir,

15- Yakinligi olan bir yetime,

16- Veya hiçbir seyi olmayan yoksula.

17- Sonra da iman edip de sabri tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktir.

18- Iste bunlar, amel defterleri saglarindan verilenlerdir.

19- Âyetlerimizi tanimayanlar ise, onlardir iste amel defterleri sollarindan verilenler.

20-Onlarin üzerlerine bir ates bastirilip kapilari kapanacaktir.



BEYYİNE


Bismillahirrahmanirrahim

1- Kitap ehlinden ve müsriklerden (Hakk'i) tanimayanlar, kendilerine açik delil gelinceye kadar inkârlarindan ayrilacak degillerdi.

2- (Bu delil), tertemiz sayfalari okuyan, Allah tarafindan gönderilmis bir peygamberdir.

3- O sayfalarda, en dogru hükümler vardir.

4- Kitap ehli, ancak kendilerine apaçik delil geldikten sonra ayriliga düstüler.

5- Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'i birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazi kilmakla ve zekati vermekle emrolunmuslardir. Iste dosdogru din budur.

6- Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem atesindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardir. Onlar, insanlarin en serlileridir.

7- Inanan ve güzel amel isleyenler de insanlarin en hayirlilaridir.

8-Rableri katinda onlarin mükâfati, altlarindan irmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardir. Allah onlardan razi olmus, onlar da O'ndan razi olmuslardir. Iste bu mükâfat, Rabbine saygi gösterene mahsustur.



BURUC



Bismillahirrahmanirrahim

1- Burçlar sahibi gökyüzüne,

2- Vaad olunan o güne,

3- Sahitlik edene ve edilene andolsun ki,

4- Kahroldu o hendegin sahipleri,

5- O çirali atesin,

6- Hani o atesin basina oturmuslar,

7- Müminlere yaptiklarini seyrediyorlardi.

8- Müminlere kizmalarinin sebebi de, onlarin yalniz çok güçlü ve övgüye lâyik olan Allah'a iman etmeleri idi.

9- O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranligi O'nundur ve Allah her seye sahittir.

10- Inanan erkek ve kadinlara iskence yapip sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabi ve yangin azabi vardir.

11- Inanan ve iyi amel yapanlar için de altindan irmaklar akan cennetler vardir. Iste büyük kurtulus odur.

12- Kuskusuz Rabbinin yakalamasi serttir.

13- Yoktan o yaratir ve tekrar o diriltir.

14- Bununla beraber çok bagislayandir, çok sevendir.

15- Ars'in sahibidir, yücedir.

16- Diledigini yapandir.

17- O ordularin kissasi sana geldi mi?

18- Yani Firavun ve Semud'un?

19- Fakat o inkarcilar hâlâ bir yalanlama içinde.

20- Oysa Allah onlari arkalarindan kusatmistir.

21- Hayir o serefli bir Kur'ân'dir.

22-Levh-i Mahfuz'dadir.

CASİYE



Bismillahirrahmanirrahim

1- Hâ, mîm

2- Bu kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafindan indirilmistir.

3- Süphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardir.

3- Süphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardir.

4- Sizin yaratilisinizda ve çesitli canlilari yeryüzüne yaymasinda kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardir.

5- Gece ile gündüzün degismesinde ve Allah'in gökten bir rizik sebebi olan yagmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârlari yönlendirmesinde aklini kullanan bir topluluk için nice deliller vardir.

6- Iste bunlar, Allah'in âyetleridir. Sana onlari hakkiyla okuyoruz. Artik Allah'a ve âyetlerine inanmadiktan sonra hangi söze inanacaklar?

7- Her günahkâr kisinin vay haline!

8- O kimse Allah'in kendisine okunan âyetlerini isitir de, sonra sanki kibrinden hiç isitmemis gibi israr eder. Iste sen onu, can yakici bir azabla müjdele!

9- Âyetlerimizden birsey ögrendigi zaman, onu alaya aliyor. Iste onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardir.

10- Ötelerinde cehennem var. Ne kazandiklari seyler, ne de Allah'tan baska edindikleri dostlar, kendilerinden hiçbir seyi (azabi) kaldiramaz. Onlar için büyük bir azab vardir.

11- Bu Kur'an bir hidâyettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise, en siddetlisinden acikli bir azab vardir.

12- Allah O (yüce) zâttir ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rizik aramaniz ve sükretmeniz için denizi emrinize vermistir.

13- O, göklerde ve yerde bulunan herseyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermistir. Süphesiz bunda düsünen topluluklar için ibret ve deliller vardir.

14- Ey Muhammed! Iman edenlere söyle: Allah'in cezalandiracagi günlerin gelecegini ummayanlari simdilik bagislasinlar. Çünkü Allah her kavmi kazandiklariyla cezalandiracaktir.

15- Her kim iyi bir is yaparsa onun faydasi kendisinedir. Kim de kötülük yaparsa zarari yine kendinedir. Sonra hep Rabbinize döndürüleceksiniz.

16- Andolsun ki biz, vaktiyle Israilogullari'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermistik. Onlari temiz riziklarla riziklandirmistik. Ve onlari âlemlerden üstün kilmistik.

17- Din hususunda onlara apaçik deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarindaki çekememezlik ve düsmanlik yüzünden ayriliga düsmüslerdi. Süphesiz Rabbin, ayriliga düstükleri seylerde, kiyâmet günü aralarinda hükmedecektir.

18- Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçik bir seriat sahibi kildik. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.

19- Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir seyi senden uzaklastiramazlar. Süphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlaridir. Allah ise müttakilerin dostudur.

20- Bu (Kur'an) insanlarin kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir.

21- Yoksa, kötülük isleyenler, hayatlarinda ve ölümlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller isleyen kimselerle bir tutacagimizi mi zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar!

22- Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratti. Hem de herkese yaptiginin karsiligi verilmek üzere, onlara asla haksizlik edilmez.

23- (Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'in kendi ilmi dahilinde saptirdigi, kulagini ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektigi kimseyi görüyor musun? Simdi onu Allah'tan baska kim hidâyete erdirebilir? Hala düsünmez misiniz?

24- Hem müsrikler dediler ki: "Hayat, ancak bu dünya hayatimizdan ibarettir. Ölürüz ve yasariz. Bizi ancak geçen zaman yokluga sürükler. Halbuki onlarin bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, sadece böyle zannederler.

25- Kendilerine âyetlerimiz açikça okundugu zaman; "Eger sözünüzde dogru iseniz atalarimizi diriltip getirin." demekten baska söylenecek hiçbir delil yoktur.

26- (Ey Muhammed!) De ki: "Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceginde süphe olmayan kiyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanlarin çogu bilmezler.

27- Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'indir. Kiyâmetin kapacagi gün varya, iste o gün batila sapanlar hep hüsrana düsecekler.

28- O gün her ümmeti, diz çökmüs görürsün. Her ümmet, kendi kitabina çagirilir, onlara: "Bugün yaptiginiz amellerin cezasi verilecektir.

29- Iste kitabiniz, yüzünüze karsi hakki söylüyor, çünkü biz sizin yaptiklarnizi hep kaydediyorduk." (denir).

30- Iman edip iyi isler yapanlara gelince; Rableri onlari rahmeti içine koyacaktir. Iste apaçik kurtulus budur.

31, Ama kâfirlere gelince; onlara da denilir ki; "Size âyetlerim okunmadi mi? Siz büyüklük tasladiniz ve günah isleyen bir kavim oldunuz degil mi?

32- Allah'in vaadi gerçektir. "O kiyâmetin geleceginde süphe yoktur." denildiginde "Kiyamet nedir bilmiyoruz." Yalniz bir zandan ibârettir saniyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdiniz.

33- Derken yaptiklari amellerin kötülügü gözlerinin önüne serildi, alay edip durduklari sey onlari kusativerdi.

34- O gün kâfirlere söyle denilir; "Siz, dünyada bugüne kavusmayi nasil unuttuysaniz, biz de bugün sizi öylece unutacagiz. Yeriniz atestir ve sizin için yardimcilardan bir kimse de yoktur."

35- Bunun sebebi sudur; Siz Allah'in âyetlerini alaya aldiniz, dünya hayati sizi aldatti. Artik bugün onlar, atesten çikarilmayacaklar ve kendilerinden özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir.

36- Hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

37- Göklerde ve yerde büyüklük ve hâkimiyet O'nundur. O, Aziz'dir (herseye galiptir); Hakîm'dir (hüküm ve hikmet sahibidir).



CİN



Bismillahirrahmanirrahim

1- Deki: Hakikat bir takim cinnin Kur'ân dinleyip de söyle dedikleri bana vahyedildi. Süphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik.

2- O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir seyi ortak kosmayacagiz.

3- Dogrusu, Rabbimizin sani çok yüksektir. Ne bir arkadas edinmistir, ne de bir çocuk.

4- Meger bizim beyinsiz (Iblis), Allah hakkinda saçma seyler söylüyormus.

5- Dogrusu biz insanlari ve cinleri Allah'a karsi asla yalan söylemez sanmisiz.

6- Dogrusu insanlardan bazi erkekler, cinlerden bazi erkeklere siginirlardi da onlarin simarikliklarini artirirlardi.

7- Dogrusu onlar sizin zannettiginiz gibi, zannetmislerdi ki, Allah asla kimseyi Peygamber göndermeyecek.

8- (Cinler, dediler ki): "Biz göge dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."

9- "Dogrusu biz gögün bazi mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat simdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."

10- "Dogrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayir mi diledi?"

11- Dogrusu bizler; bizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz çesitli yollara ayrilmisiz.

12- "Dogrusu biz anladik ki, Allah'i yerde acze düsürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz birakamayacagiz."

13- "Dogrusu biz o hidayet rehberini dinledigimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanirsa, ne hakkinin eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."

14- "Ve biz, bizlerden müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, iste onlar dogru yolu arayanlardir."

15- Ama yoldan çikanlar, iste onlar cehenneme odun olmuslardir.

16. Onlar gerçekten o yol üzere dosdogru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.

17- Ki onlari onunla sinayalim. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.

18- Mescitler kuskusuz Allah'indir. O halde Allah ile birlikte kimseye yalvarmayin.

19- Allah'in kulu (Hz. Peygamber) kalkmis O'na dua ederken, neredeyse (cinler) onun etrafinda keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

20- De ki: "Ben ancak Rabbime dua eder ve O'na hiçbir seyi ortak kosmam"

21- De ki, "Haberiniz olsun, ben size kendiligimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol gösterebilirim."

22- De ki, "Allah'tan beni kimse kurtaramaz ve ben O'ndan baska bir siginacak bulamam."

23- "Benim yapabilecegim, sadece Allah'tan size duyuru yapmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir." Artik kim Allah'a ve onun elçisine bas kaldirirsa, ona içinde ebedi kalacaklari cehennem atesi vardir.

24- Kendilerine vaad edilen seyi gördükleri zaman, kimin yardimcisinin en zayif ve en az oldugunu bileceklerdir.

25- De ki: "Ben bilmem, o size vaad edilen sey yakin mi, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar.."

26- O bütün gaybi bilir. Fakat gaybini hiç kimseye açmaz.

27- Ancak seçtigi elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardindan gözetleyiciler salar.

28-Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmislerdir. Allah onlarda bulunan her seyi kusatmis ve her seyi bir bir saymistir.



CUMUA



Bismillahirrahmanirrahim

1- Göklerde ve yerde olanlarin hepsi padisah, mukaddes, azîz ve hakîm olan Allah'i tesbih etmektedir.

2- O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'in âyetlerini okuyan, onlari temizleyen, onlara kitap ve hikmeti ögreten bir Peygamber gönderdi. Oysa onlar, önceden apaçik bir sapiklik içinde idiler.

3- Henüz onlara katilmamis bulunan diger insanlara da (o Peygamberi göndermistir). O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

4- Bu, Allah'in lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

5- Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu tasimayanlarin durumu, kitaplar tasiyan esegin durumu gibidir. Allah'in âyetlerini yalanlayanlarin durumu ne kötüdür. Allah zalim toplumu dogru yola iletmez.

6- De ki: "Ey Yahudi olanlar! Eger insanlar arasinda yalniz sizin, Allah'in dostlari oldugunuzu saniyorsaniz, o halde ölümü temenni edin, dogru iseniz?"

7- Ama onlar, ellerinin (yapip) öne sürdügü (isler) yüzünden ölümü asla temenni etmezler. Allah zalimleri bilir.

8- De ki: "Sizin kendisinden kaçtiginiz ölüm, muhakkak sizi bulacaktir. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptiklarinizi haber verecektir.

9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çagrildigi(niz) zaman, Allah'i anmaya kosun, alisverisi birakin. Eger bilirseniz, bu sizin için daha hayirlidir.

10- Namaz kilindiktan sonra yeryüzüne dagilin ve Allah'in lütfundan (nasibinizi) arayin. Allah'i çok anin ki kurtulusa eresiniz.

11-Bir ticaret ve eglence gördükleri zaman hemen dagilip ona gittiler ve seni ayakta biraktilar. De ki: "Allah'in yaninda bulunan, eglenceden ve ticaretten de hayirlidir. Allah, rizik verenlerin en hayirlisidir."

DUHA



ıÜüBismillahirrahmanirrahim

1- Andolsun kusluk vaktine.

2- Ve sakinlestigi zaman geceye ki,

3- Rabbin seni birakmadi ve darilmadi.

4- Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktir.

5- Rabbin sana verecek ve sen hosnut olacaksin.

6- O seni yetim bulup da barindirmadi mi?

7- Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?

8- Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?

9- Öyleyse sakin yetimi ezme.

10- Dilenciyi de azarlama.

11-Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.



DUHAN



Bismillahirrahmanirrahim

1- Hâ, mîm.

2-3- O apaçik Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanlari uyarmaktayiz.

4-5-6- O gecede her hikmetli is tarafimizdan bir emirle ayrilir. Gerçekten biz Rabbin tarafindan bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Süphesiz ki O, herseyi isitir ve bilir.

7- Siz eger kesin olarak inaniyorsaniz, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasindakilerin Rabbidir.

8- Ondan baska hiçbir ilâh yoktur. O hem yasatir, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarinizin da Rabbidir.

9- Fakat kâfirler bir süphe içinde oynayip egleniyorlar.

10-11- Ey Muhammed! Simdi sen gögün, insanlari bürüyecek açik bir duman getirecegi günü gözetle. Bu aci bir azabdir.

12- O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabi kaldir. Artik biz inaniyoruz" derler.

13- Onlar için bunu düsünüp ögüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçegi açiklayan bir de peygamber gelmisti.

14- Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu ögretilmis bir delidir." dediler.

15- Biz o azabi sizden birazcik kaldiririz. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.

16- Biz o büyük siddetle çarptigimiz gün mutlaka intikamimizi aliriz.

17- Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemistik. Onlara çok kiymetli bir peygamber gelmisti.

18- O peygamber onlara söyle demisti: "Esaretiniz altindaki Allah'in kullarini bana teslim edin. Çünkü ben size gönderilmis güvenilir bir peygamberim.

19- Allah'a karsi üstünlük taslamayin. Süphesiz ki ben size apaçik bir delil getiriyorum.

20- Gerçekten ben, beni taslamanizdan dolayi benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sigindim.

21- Eger siz bana iman etmezseniz hemen yanimdan uzaklasin."

22- Musa: "Süphesiz ki bunlar suçlu bir kavimdir." diyerek yardim etmesi için Rabbine yalvardi.

23- Allah buyurdu ki: "Kullarimi geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz.

24- Karsiya geçince denizi oldugu gibi açik birak. Çünkü onlar suda bogulacak bir ordudur."

25- Onlar neler birakmislardi, ne bahçeler, ne pinarlar!

26- Ne ekinler, ne güzel kaynaklar,

27- Ve içinde eglenip durduklari nice nimetler ve refah!

28- Iste böylece biz onlari baska bir kavme miras biraktik.

29- Gök ve yer onlarin üzerine aglamadi. Onlara mühlet de verilmedi.

30- Andolsun ki biz Israilogullarini o asagilayici azabdan kurtardik.

31- Firavun'dan da kurtardik çünkü o üstünlük taslayip haddi asan bir zorbaydi.

32- Andolsun ki biz onlari bilerek o zamanki alemlere üstün kildik.

33- Biz onlara içinde apaçik bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

34- Gerçekten su kâfirler diyorlar ki:

35- "Bizim ilk ölümümüzden baska bir sey yoktur. Biz tekrar diriltilecek degiliz.

36- Eger siz dogru söyleyen kimselerseniz babalarinizi bize getirin."

37- Onlar mi daha hayirlidir, yoksa Tükba kavmi ile onlardan öncekiler mi? Biz onlarin hepsini de helak ettik. Çünkü onlar suçluydular.

38- Biz gökleri, yeri ve ikisi arasindakileri bir oyun ve eglence olsun diye yaratmadik.

39- Biz onlari hak ve hikmetle yarattik. Fakat onlarin çogu bunu bilmezler.

40- Süphesiz ki hakki batildan ayird etme günü onlarin hepsinin bir araya toplanacagi gündür.

40- Süphesiz ki hakki batildan ayird etme günü onlarin hepsinin bir araya toplanacagi gündür.

41- O gün dostun dosta hiçbir faydasi olmaz. Onlara yardim da edilmez.

42- Ancak Allah'in merhamet ettigi kimseler böyle degildir. Süphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.

43- Gerçekten zakkum agaci,

44- Günahkârlarin yemegidir.

45- O pota gibi karinlarda kaynar.

46- O, kizgin bir sivinin kaynamasi gibidir.

47- Allah meleklere söyle emreder. "Sunu tutun da Cehennem'in ortasina sürükleyin."

48- "Sonra onun basinin üstüne kaynar su azabindan dökün."

49- Ona söyle denir! "Tat bakalim azabi! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.

50- Iste sizin inkâr edip durdugunuz sey budur."

51- Süphesiz ki kötülükten sakinanlar güvenli bir makamdadirlar.

52- Bahçelerde ve pinar baslarindadirlar.

53- Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karsilikli olarak otururlar.

54- Iste böyle, biz onlari ayrica iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.

55- Onlar orada güven içinde her çesit meyveyi isteyebilirler.

56- Onlar orada ilk ölümden baska bir ölüm tatmazlar. Allah onlari cehennem azabindan korumustur.

57- (Bunlarin hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmistir.) Iste büyük kurtulus budur.

58- Biz Kur'ân'i senin dilinle indirip kolaylastirdik. Umulur ki onlar ögüt alirlar.

59-Artik sen onlarin baslarina gelecekleri bekle: Çünkü onlar da bekleyip durmaktadirlar.



ENAM



Bismillahirrahmanirrahim

1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanliklari ve aydinligi var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine baskalarini esit sayiyorlar.

2- Sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel takdir eden O'dur. Tayin edilen bir ecel de (kiyamet zamani) O'nun katindadir. Sonra bir de süphe ediyorsunuz.

3- O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tir. Sizin gizlinizi, açiginizi ve ne kazandiginizi bilir.

4- Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

5- Hak, kendilerine gelince onu yalanladilar. Alaya aldiklari seyin haberi yakinda kendilerine gelecektir.

6- Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettigimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermedigimiz imkanlari onlara vermistik. Onlara gökten bol bol yagmur indirmis, altlarindan irmaklar akitmistik. Fakat onlari günahlarindan dolayi helak ettik. Ve kendilerinden sonra baska bir nesil yarattik.

7- Eger sana kagitta yazili bir kitap indirmis olsak da onu elleriyle tutsalardi, yine de o kâfirler: "Muhakkak ki bu, apaçik bir sihirdir" derlerdi.

8- "O'na bir melek indirilmeli degil miydi?" dediler. Eger bir melek indirseydik, is bitirilmis olurdu, sonra kendilerine hiç göz açtirilmazdi.

9- Eger Peygamberi, biz bir melek yapsaydik, yine de onu bir adam seklinde yapardik ve onlari yine düstükleri kuskuya düsürürdük.

10- Senden önce de peygamberlerle alay edilmisti. Fakat onlardan alay edenleri, alay ettikleri sey kusativerdi.

11- De ki: "Yeryüzünde dolasin da yalanlayanlarin sonu nasil olmus, görün!".

12- De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'indir" de. O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmistir. Sizi, varliginda asla süphe olmayan kiyamet gününde toplayacaktir. Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlar.

13- Gecede, gündüzde barinan her sey O'nundur. O, isitendir, bilendir.

14- De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan baska dost mu tutayim?" "Ben Islâm olanlarin ilki olmakla emrolundum" de ve sakin Allah'a ortak kosanlardan olma.

15- De ki: "Eger Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabindan korkarim".

16- O gün kimden azab giderilirse, kuskusuz Allah ona rahmet etmistir. Iste apaçik kurtulus budur.

17- Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine kendisinden baska açacak yoktur. Ve eger sana bir hayir dokundursa, kuskusuz O, herseyi yapabilendir.

18- O, kullarinin üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herseyden haberdardir.

19- De ki: "Sahitlik yönünden hangi sey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranizda sahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulasan herkesi uyarayim. Allah'la beraber baska ilâhlar olduguna siz gerçekten sahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna sahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtir ve gerçekten ben, sizin ortak tuttugunuz seylerden uzagim"de.

20 - Kendilerine Kitap verdigimiz kimseler, Peygamber'i, kendi ogullarini bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazik edenler var ya! Iste onlar iman etmezler.

21- Allah'a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç süphe yok ki zalimler kurtulusa eremezler.

22- O gün hepsini mahsere toplayacagiz. Sonra Allah'a ortak kosanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydiginiz ortaklariniz?" diyecegiz.

23- Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müsriklerden degildik" demekten baska bir özür bulamayacaklar.

24- Bak, vicdanlarina karsi nasil yalan söylediler! O uydurduklari putlar da kendilerinden kaybolup gitti.

25- Içlerinden seni dinleyenler de vardir, fakat biz, onu anlamalarina engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarinin içine de agirlik koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartisirlar. Ve o kâfirler: "Bu, öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" derler.

26- Onlar, insanlari Kur'ân'a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalniz kendilerini mahvediyorlar ama farkinda degiller.

27- Onlarin, atesin üzerinde durdurulduklari zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydik da müminlerden olsaydik" dediklerini bir görsen!

28- Hayir, daha önce gizleyip durduklari karsilarina çikti da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri seyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancidirlar.

29- Dediler ki:" Dünya hayatimizdan baska bir hayat yoktur, biz diriltilecek degiliz".

30- Rablerinin huzurunda durdurulduklari zaman onlari bir görsen! Rableri onlara söyle der: "Bu, bir gerçek degil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkâriniz sebebiyle azabi tadin!" der.

31- Allah'in huzuruna çikmayi yalanlayanlar, gerçekten hüsrana ugramislardir. Kiyamet günü ansizin gelince onlar, günahlarini sirtlarina yüklenmis olarak söyle derler: "Dünyada yaptigimiz kusurlardan dolayi yaziklar olsun bize!" Bakin yüklendikleri günah ne kötüdür!

32- Dünya hayati, eglence ve oyundan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise, Allah'tan korkanlar için daha hayirlidir. Aklinizi kullanmaz misiniz?

33 - Onlarin söylediklerinin seni üzdügünü elbette biliyoruz. Onlar aslinda seni yalanlamiyorlar, fakat, o zalimler Allah'in âyetlerini inkâr ediyorlar.

34- Senden önce de peygamberler yalanlanmisti. Kendilerine yardimimiz gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler. Allah'in sözlerini degistirecek hiçbir kimse yoktur. Süphesiz ki sana, peygamberlerin haberlerinden bir kismi gelmistir.

35- Eger onlarin yüz çevirmesi sana agir geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebilecegin) bir delik, ya da göge (çikabilecegin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onlari hidayet üzerinde toplardi. O halde cahillerden olma!

36- Daveti ancak dinleyenler kabul ederler. Ölülere gelince, Allah onlari diriltir, sonra O'na döndürülürler.

37- Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli degil miydi?" De ki: "Süphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çoklari bilmezler".

38- Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadiyla uçan hiçbir kus yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasinlar. Biz kitapta hiçbir seyi eksik birakmamisizdir, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanirlar.

39- Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanliklar içinde kalmis sagir ve dilsizlerdir. Allah diledigi kimseyi sasirtir, diledigi kimseyi de dogru yola koyar.

40- De ki: "Kendinizi hiç düsündünüz mü, Allah'in azabi size gelse veya kiyamet vakti gelse, Allah'tan baskasina mi yalvarirsiniz? Eger sözünde dogru kimselerseniz cevap verin".

41- Hayir, yalniz o Allah'a yalvarirsiniz. O da dilerse kaldirilmasini istediginiz belayi kaldirir ve o zaman ortak kostugunuz seyleri unutursunuz.

42- Süphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsinlar diye onlari darlik ve sikinti ile yakalayip cezalandirdik.

43- Hiç olmazsa kendilerine baskinimiz geldigi zaman olsun, yalvarmali degiller miydi? Fakat kalbleri katilasti ve seytan yaptiklarini kendilerine güzel gösterdi.

44- Kendilerine hatirlatilanlari unuttuklarinda, onlara her seyin kapisini açtik. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalinca onlari azabimizla ansizin yakalayiverdik. Hemen ümitsizlige kapilip saskina döndüler.

45- Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.

46- De ki: "Söyleyin bakalim, eger Allah kulaklarinizi ve gözlerinizi alir da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan baska onlari size getirecek tanri kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasil türlü türlü açikliyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar?

47- De ki: "Söyler misiniz bana! Size Allah'in azabi ansizin veya açikça gelirse, zalim toplumdan baskasi mi helak olur?"

48- Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabimizin habercileri olmak üzere göndeririz. Artik kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardir.

49- Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yapmakta olduklari fenaliklar yüzünden onlara azap dokunacaktir.

50- De ki: "Size Allah'in hazineleri benim yanimdadir, demiyorum. Gaybi da bilmiyorum. Ve size, ben bir melegim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düsünmez misiniz?"

51- Rablerinin huzurunda toplanacaklarindan korkanlari Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan baska ne bir dost, ne de bir sefaatçi vardir. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.

52- Sirf Allah'in rizasini dileyerek sabah aksam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onlarin hesabindan sen sorumlu degilsin, onlar da senin hesabindan sorumlu degiller. Onlari yanindan kovdugun takdirde zalimlerden olursun.

53- Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramizdan bunlara mi lutfunu layik gördü" desinler diye, iste böyle imtihan ettik. Allah, sükredenleri daha iyi bilen degil midir?

54- Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara söyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdi. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük isleyip de sonra arkasindan tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bagislayan, esirgeyendir".

55- Suçlularin tuttugu yol açiga çiksin diye, âyetleri iste böyle genisçe açikliyoruz.

56- De ki: "Süphesiz ki bana, Allah'tan baska yalvardiklariniza ibadet etmem yasaklandi". De ki: "Sizin çarpik isteklerinize uymayacagim, (eger uyarsam) o zaman sapitmis olur, dogru yolda gidenlerden olmamis olurum".

57- De ki: "Ben Rabbimden apaçik bir delile dayanmaktayim, siz

ise onu yalanladiniz. O çabuk gelmesini istediginiz azab benim elimde degildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçegi O anlatir ve O, hakki bâtildan ayirdedenlerin en hayirlisidir".

58- De ki: "Sizin çabuk gelmesini istediginiz azab benim elimde olsaydi, benimle sizin aranizdaki durum herhalde sonuçlanmis olurdu. Allah, zulmedenleri en iyi bilendir".

59- Gaybin anahtarlari O'nun katindadir, onlari O'ndan baskasi bilmez, karada ve denizde olanlari O bilir ve bir yaprak düsmez ki, onu O bilmesin; ne topragin karanliklarinda bir tane, ne de kuru ve yas hiçbir sey yoktur ki, o herseyi açiklayan Kitap'ta bulunmasin.

60- Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptiklarinizi bilen, sonra ölüm âni gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandirip kaldiran O'dur. Sonunda da dönüsünüz ancak O'nadir. Sonra bütün yaptiklarinizi size O haber verecektir.

61- O, kullari üzerinde hükümranligi sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldigi vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canini alirlar.

62- Sonra da gerçek Mevlâlarina döndürülürler. Dikkatli olun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.

63- De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarirsa elbette sükredenlerden olacagiz" diye gizli ve asikâr O'na yalvarip dururken, karanin ve denizin karanliklarindan sizi kim kurtarir?

64- De ki: "Allah, sizi ondan ve bütün sikintilardan kurtarir, sonra da siz yine ortak kosarsiniz".

65- De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarinizin altindan azab göndermeye, yahut sizi firkalara ayirip kiminizin kiminize hincini tattirmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasil inceden inceye açikliyoruz ki, onlar iyice anlasinlar.

66- Kavmin o (Kur'ân'i) yalan saydi, halbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiliniz degilim".

67- Her haberin kararlastirilmis bir zamani vardir, siz de onu yakinda bileceksiniz.

68- Âyetlerimiz hakkinda münasebetsizlige dalanlari gördügün zaman hemen onlardan uzaklas ki, ondan baska söze dalsinlar. Eger seytan bunu sana unutturursa hatirladiktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluguyla oturma.

69- Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabindan bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatirlatmadir. Gerekir ki sakinirlar.

70- Dinlerini bir oyun ve bir eglence edinen ve kendilerini dünya hayatinin aldattigi kimseleri birak! Ve hiçbir kimsenin kazandigi sey yüzünden kendisini helake atmamasini, kendisi için Allah'tan baska hiç bir dost ve hiçbir sefaatçi bulunmadigini Kur'ân ile hatirlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varini feda etse, kendisinden alinmaz. Onlar kazandiklari sey yüzünden helake ugratilmislardir. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayi kaynar bir içecek ve can yakici bir azab vardir.

71- De ki: "Biz Allah'i birakip da bize fayda veya zarar vermeyen seylere mi yalvaralim? Allah bizi dogru yola kavusturduktan sonra ardimiza mi dönelim? Arkadaslari, bize gel, diye dogru yola çagirdiklari halde yeryüzünde saskin saskin dolasip, seytanlarin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalim?". De ki: "Allah'in gösterdigi yol, yegane dogru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamiz emrolundu".

72- Bize: "Namazi dosdogru kilin, Allah'a karsi gelmekten sakinin" (diye emredildi), toplanacaginiz yer O'nun huzurudur.

73- Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir seye "ol" dedigi gün hemen oluverir. O'nun sözü haktir. "Sûr"a üfürüldügü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açigi bilendir. O, hikmet sahibi, her seyden haberdardir.

74- Ibrahim, babasi Âzer'e demisti ki: "sen putlari tanri mi ediniyorsun? Dogrusu ben seni ve kavmini açik bir sapiklik içinde görüyorum".

75- Böylece biz Ibrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhtesem varliklarini) gösteriyorduk , in inananlardan olsun.

76- Üzerine gece bastirinca, bir yildiz gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yildiz batinca da:" Ben batanlari sevmem" dedi.

77- Ay'i dogarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batinca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana dogru yolu göstermeseydi, elbette sapikliga düsen topluluktan olurdum" dedi.

78- Günes'i dogarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batinca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim".

79- "Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artik ben asla Allah'a ortak kosanlardan degilim".

80- Kavmi onunla tartismaya basladi. O da onlara dedi ki: "Beni dogru yola eristirdigi halde Allah hakkinda benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak kostuklarinizdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin diledigi sey hariç. Rabbim ilmiyle her seyi kusatmistir. Hiç düsünmez misiniz?"

81- "Hakkinda hiçbir delil indirmedigi halde, siz Allah'a ortak kosmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak kostuklarinizdan nasil korkarim?" Eger bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layiktir?

82- Iman edenler ve imanlarini zulüm ile karistirmayanlar... Iste güven onlarindir ve dogru yolu bulanlar da onlardir.

83- Iste bunlar, kavmine karsi Ibrahim'e verdigimiz delillerimizdir. Diledigimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

84- Biz ona Ishak'i ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de dogru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermistik. Biz güzel davrananlara böyle karsilik veririz.

85- Zekeriyya, Yahya, Isa ve Ilyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarimizdandi.

86- Ismail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kildik.

87- Babalarindan, çocuklarindan ve kardeslerinden bazilarini da (üstün kildik). Onlari seçtik ve dogru yola ilettik.

88- Iste bu, Allah'in dogru yoludur. Kullarindan diledigini o dogru yola iletir. Eger onlar Allah'a ortak kossalardi, yaptiklari bütün amelleri bosa giderdi.

89- Iste onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlik) ve peygamberlik verdigimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanimamazlik etmiyecek bir toplum getiririz.

90- Bunlar, Allah'in hidayet ettigi kimselerdir. Sen de onlarin hidayetine uy. De ki:"Ben ona karsilik sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir ögüttür.

91- Onlar: "Allah insanlara hiçbir sey göndermemistir" demekle, Allah'i geregi gibi taniyamadilar. De ki: Musa'nin insanlara aydinlik ve hidayet olmak üzere getirdigi, sizin parça parça kâgitlara çevirdiginiz, bir kismini belli ettiginiz, birçogunu gizlediginiz; sizinle babalarinizin, sayesinde bilmediginiz birçok seyleri ögrendiginiz Kitab'i kim gönderdi? (Onlara karsi sen) "Allah" de. Sonra onlari birak, bos laflara dalarak oyalansinlar.

92- Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitaplari tasdik eden, sehirler anasi (Mekke) halkini ve çevresindeki bütün insanligi uyarman için indirdigimiz mübarek bir kitaptir. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarina da devamlidirlar.

93- Allah'a karsi yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir sey vahyolunmadigi halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'in indirdigi gibi bir kitap da ben indirecegim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm siddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatirlar ve:" Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah'a karsi haksiz seyler söylediginizden ve O'nun âyetlerine karsi böbürlenmenizden dolayi alçaltici bir azapla cezalandiralacaksiniz" derler.

94- Bugün, sizi ilk defa yarattigimiz zamanki gibi yapayalniz huzurumuza geldiniz, size verdigimiz herseyi arkanizda biraktiniz. Allah'in size göre ortagi olduklarini iddia ederek yardimlarina, sefaatlarina güvendiginiz ortaklari yaninizda görmüyoruz. Aranizdaki bütün baglar artik kesilmis, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmistir.

95- Süphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tir. O, ölüden diriyi çikarir, diriden de ölüyü çikaran O'dur. Iste Allah budur. O halde nasil yüz çevirirsiniz?

96- Karanligi yarip tanyerini agartan O'dur. Geceyi, dinlenmek için; Günes'i, Ay'i (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmistir. Iste bu, her seye galip gelen ve her seyi bilen Allah'in takdiridir.

97- Kara ve denizin karanliklarinda yolunuzu bulasiniz diye yildizlari sizin için yaratan O'dur. Süphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri genis bir sekilde açikladik.

98- Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardir. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçik beyan ettik.

99- Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çesit bitkiyi çikardik, o bitkiden bir yesillik çikardik, ondan da birbiri üzerine binmis taneler; hurmanin tomurcugundan sarkan salkimlar, üzüm baglari, zeytin ve nar (bahçeleri) çikariyoruz. (Bunlarin) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlasmasina bakin! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardir.

100- Onlar, Allah'a cinlerden de ortak kostular. Halbuki onlari yaratan O'dur. Bilgileri olmadan O'na ogullar, kizlar uydurdular. O'nun sâni onlarin uydurduklari sifatlardan münezzeh ve yücedir.

101- Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. Esi de olmadigi halde, nasil olur da çocugu olur? Her seyi yaratan O'dur. Ve O, herseyi bilendir.

102- Iste Rabbiniz Allah bu! O'ndan baska ilâh yoktur; O, her seyin yaratanidir. O'na kulluk edin, O her seye vekildir.

103- Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her seyden haberlidir.

104- Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi. Artik kim hakki görürse faydasi kendisine, kim de körlük ederse zarari kendisinedir. Ben sizin bekçiniz degilim!

105- Iste böylece âyetleri türlü türlü çevirip açikliyoruz ki, onlar sana: "Sen bunlari bir yerlerden okuyup ögrenmissin" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice beyan edelim.

106- Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan baska ilâh yoktur. Ortak kosanlardan da yüz çevir.

107- Allah dileseydi, ortak kosmazlardi. Biz, seni onlar üzerine bekçi yapmadik, sen onlara vekil de degilsin!

108- Onlarin Allah'tan baska yalvardiklarina sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek siniri asip Allah'a sövmesinler. Biz, her ümmete yaptiklari isi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüsleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptiklarini haber verir.

109- Müsrikler, kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair en agir yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katindadir". Onlara mucizeler geldiginde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?

110- Biz onlarin kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onlari taskinliklari içerisinde kör ve saskin birakiriz.

111- Eger biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de kendileriyle konussaydi ve her seyi toplayip karsilarina getirseydik, Allah'in diledikleri hariç, yine de inanacak degillerdi, fakat çoklari bunu bilmezler.

112- Biz böylece, her peygambere insan ve cin seytanlarini düsman yaptik. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler.

Rabbin dileseydi onu yapamazlardi. Artik onlari iftiralari ile basbasa birak.

113- Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalbleri, o yaldizli söze kansin, ondan hoslansin ve isledikleri suçlari islemeye devam etsinler diye böyle yaparlar.

114- Allah, size Kitab'i (Kur'ân'i) açiklanmis olarak indirdigi halde, ondan baska bir hakem mi arayayim? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur'ân'in, gerçekten Rabbin katindan hak olarak indirilmis oldugunu bilirler. O halde sakin süphe edenlerden olma.

115- Rabbinin sözü hem dogrulukça, hem de adaletçe tamamlanmistir. O'nun sözlerini degistirebilecek hiç kimse yoktur. O, isitendir, bilendir.

116- Eger yeryüzündekilerin çogunluguna uyarsan seni Allah yolundan saptirirlar. Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar.

117- Süphesiz ki Rabbin, yolundan kimlerin saptigini çok iyi bilir. O, dogru yolda olanlari da çok iyi bilir.

118- Eger Allah'in âyetlerine iman ediyorsaniz, Allah'in adi anilarak kesilen hayvanlardan yiyin.

119- Size ne oluyor da Allah'in adi anilarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size, mecbur kalmanizin disinda haram olan seyleri genisce açiklamistir. Dogrusu birçoklari bilmeden keyiflerine uyarak insanlari dogru yoldan saptiriyorlar. Muhakkak ki, Rabbin, siniri asanlari çok iyi bilir.

120- Günahin açigini da, gizlisini de birakin! Günah kazananlar, yaptiklarinin cezasini çekecekler.

121- Üzerlerine Allah'in ismi anilmamis olanlardan yemeyin, çünkü onu yemek yoldan çikmaktir. Seytanlar, dostlarina, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eger onlara uyarsaniz, muhakkak ki, Allah'a ortak kosanlardan olursunuz.

122- Ölü iken hidayetle dirilttigimiz, kendisine insanlar arasinda yürüyecek bir nûr verdigimiz kimse, karanliklar içinde kalip, ondan çikamayan kimse gibi olur mu? Fakat kâfirlere, yaptiklari, böyle süslü gösterilir.

123- Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranin suçlulari yaptik ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülügü baskasina degil kendilerine yapiyorlar da farkina varmiyorlar.

124- Onlara bir âyet geldigi zaman: "Allah'in peygamberlerine verilenin aynisi bize de verilmedikçe iman etmeyiz" derler. Allah peygamberligini kime verecegini daha iyi bilir. Suçlu olanlara, yaptiklari hilelerinden dolayi Allah katindan bir zillet ve siddetli bir azap erisecektir.

125- Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönlünü Islâm'a açar. Kimi de saptirmak isterse, sanki göge yükseliyormus gibi, gögsünü dar ve sikintili yapar. Allah, inanmayanlari iste böyle pislik içinde birakir.

126- Iste Rabbinin dogru yolu budur. Süphesiz biz, hatirlayip ibret alan bir kavim için âyetleri genis bir sekilde açikladik.

127- Onlar için Rableri katinda selâmet yurdu vardir. Yaptiklari iyi amellerden dolayi, Allah onlarin dostudur.

128- (Allah), onlarin hepsini topladigi gün, cinlere: "Ey cin toplulugu! Insanlarin çogunu yoldan çikardiniz" der. Insanlardan cinlerin dostu olanlar da söyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandik. Nihayet bize tayin ettigin vademize ulastik". Allah da:"Sizin duraginiz cehennemdir. Orada, Allah'in dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksiniz" der. Süphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her seyi bilendir.

129- Iste biz böylece, kazandiklari günahlardan dolayi zalimlerin bir kismini, diger bir kismina dost yapariz.

130- (Allah) "Ey cin ve insan toplulugu! Içinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavusacaginiz hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" deyince onlar: "Kendi aleyhimize sahidiz" derler. Dünya hayati onlari aldatti ve kendilerinin kâfir olduklarina sahitlik ettiler.

131- Bu (sundan dolayidir ki) Rabbin, halki habersiz iken ülkeleri zulüm ile helak edici degildir.

132- Her birinin yaptiklarina göre dereceleri vardir. Rabbin onlarin yaptiklarindan habersiz degildir.

133- Rabb'in, hiçbir seye muhtaç degildir, merhamet sahibidir. Sizi, baska bir kavmin soyundan getirdigi gibi, dilerse, sizi de yok edip, sizden sonra yerinize diledigini getirir.

134- Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.

135- De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettigince yapacaginizi yapin, ben de yapiyorum. Yakinda (dünya) yurdunun sonunun kimin oldugunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtulusa eremezler".

136- Allah'in yarattigi ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayirmakta ve kendilerince: "Bu, Allah'a ait; su da ortaklarimiza ait" demektedirler. Ortaklari için olan hisse Allah'a ulasmamakta, fakat Allah'a ayrilan hisse ortaklarina ulasmaktadir. Verdikleri hüküm ne kötüdür.

137- Yine ortaklari, müsriklerden çoguna evlatlarini öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karistirip bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardi. O halde onlari, uydurduklariyla bas basa birak!

138- Zanlarinca dediler ki:"Bunlar dokunulmaz hayvanlar ve ekinlerdir. Bunlari bizim diledigimizden baskasi yiyemez. Bunlar da sirtina binilmesi yasaklanmis hayvanlar." Bir kisim hayvanlari da üzerlerine Allah'in adini anmadan bogazlarlar. Bütün bunlari Allah'a iftira ederek yaparlar. Allah onlari iftiralariyla cezalandiracaktir.

139- Dediler ki: "Bu hayvanlarin karinlarindakiler sadece erkeklerimize ait olup kadinlarimiza haramdir". Eger ölü dogarsa o zaman hepsi onda ortaktir. Bu nitelemelerinden dolayi Allah onlarin cezasini verecektir. Çünkü O hikmet sahibidir, her seyi bilendir.

140- Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarini öldürenler ve Allah'in kendilerine verdigi rizki, Allah'a iftira ederek haram kilanlar muhakkak ki, ziyana ugradilar. Bunlar, dogru yoldan sapmislardir; hidayete erecek de degillerdir.

141- Asmali ve asmasiz (üzüm) bahçeleri, hurmalari, ürünleri çesit çesit ekinleri, zeytinleri ve narlari, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkini (zekat ve sadakasini) verin; ama israf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.

142- Hayvanlardan da (çesit çesit yaratti). Kimi yük tasir, kiminin yününden dösek yapilir. Allah'in size verdigi riziktan yiyin ve seytanin adimlarina uymayin (pesinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçik bir düsmandir.

143- Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden iki. De ki: "(Allah), iki erkegi mi haram kildi yoksa iki disiyi mi, ya da iki disinin rahimlerinde bulunan yavrulari mi? Eger dogru iseniz bana ilimle haber verin."

144- Ve deveden iki, sigirdan iki. De ki: (Allah), "Iki erkegi mi haram kildi, yoksa iki disiyi mi, ya da iki disinin rahimlerinde bulunan yavrulari mi? Yoksa, Allah'in size böyle vasiyet ettigine sahitler mi oldunuz? (O'nun yaninda miydiniz?). Böyle hiçbir bilgiye dayanmadan, insanlari saptirmak için, Allah'a karsi yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Süphesiz Allah, o zalimler toplulugunu dogru yola iletmez"

145- De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmis bir sey bulamiyorum. Ancak les, veya akitilmis kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan baskasi adina kesilmis bir hayvan olursa, bunlar haramdir. Ama kim çaresiz kalirsa, (baskasinin hakkina) tecavüz etmemek ve zaruret sinirini asmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bagislayandir, merhamet edendir.

146- Yahudilere bütün tirnakli hayvanlari haram kildik. Sirtlarinda, yahut bagirsaklarinda bulunan, ya da kemige karisan yaglar disinda, sigir ve koyunun da, yaglarini onlara haram ettik. Saldirganliklari yüzünden onlari böyle cezalandirdik. Biz elbette dogru söyleyenleriz.

147- Eger seni yalanladilarsa, de ki: "Rabbiniz genis rahmet sahibidir. Bununla beraber O'nun azabi da suçlu toplumdan geri çevrilmez."

148- Allah'a ortak kosanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak kosardik, ne de atalarimiz ortak kosardi, hiçbir seyi de haram kilmazdik." Onlardan önce yalanlayanlar da böyle söylemislerdi de sonunda azabimizi tatmislardi. De ki: "Yaninizda bize çikarabileceginiz bir bilgi mi var? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmaliyorsunuz."

149- De ki: "En kesin ve üstün delil, Allah'indir. Allah isteseydi, elbette hepinizi dogru yola iletirdi."

150- De ki: "Haydi, Allah bunu yasak etti diye taniklik edecek sahitlerinizi getirin.". Eger onlar sahitlik ederlerse, sen onlarla beraber sahitlik etme. Âyetlerimi yalanlayanlarin ve ahirete inanmayanlarin keyiflerine uyma. Çünkü onlar Rablerine baskasini denk tutuyorlar.

151- De ki: Rabbinizin size neleri haram kildigini okuyayim: O'na hiçbir seyi ortak kosmayin, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarinizi öldürmeyin, sizin de onlarin da rizkini biz veriyoruz. Kötülüklerin açigina da, gizlisine de yaklasmayin. Haksiz yere Allah'in haram kildigi cana kiymayin. Düsünesiniz diye Allah size bunlari emretti.

152- Yetimin malina yaklasmayin; yalniz erginlik çagina erisinceye kadar (malina) en güzel biçimde (yaklasabilir ve uygun sekilde harcayabilirsiniz). Ölçü ve tartiyi tam adaletle yapin. Biz kimseye gücünün yettiginden fazlasini teklif etmeyiz. Söylediginiz zaman da, yakininiz da olsa âdil olun ve Allah'a verdiginiz sözü tutun. Ögüt alip düsünesiniz diye Allah bunlari size emretmistir.

153- Iste benim dogru yolum budur; ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayiracak baska yollara uymayin. (Azabindan) korunmaniz için Allah size böyle tavsiye etmistir.

154- Sonra iyilik edenlere (nimetimizi) tamamlamak, her seyi açiklamak ve dogru yola iletici ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitab'i verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarina inansinlar.

155- Iste bu (Kur'ân) da mübarek bir Kitap'tir. Onu biz indirdik. Ona uyun ve Allah'tan korkun ki, size rahmet edilsin.

156- (Onu size indirdik ki "Kitap, sadece bizden önceki iki topluluga (yahudi ve hiristiyanlara) indirildi; biz ise, onlarin okumasindan habersizdik (o kitaplari okuyamiyor ve dillerini anlayamiyorduk)" demeyesiniz.

157- Yahut: "Eger bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok dogru yolda olurduk", demeyesiniz. Iste size de Rabbinizden açik delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'in âyetlerini yalanlayip, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabin en kötüsüyle cezalandiracagiz.

158- (Inanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazi âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) isaretlerinin geldigi gün, daha önce iman etmemis, yahut imaninda bir hayir kazanmamis kimseye, artik inanmasi bir fayda saglamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz."

159- Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir iliskin yoktur. Onlarin isi Allah'a kalmistir, sonra (Allah) onlara yaptiklarini haber verecektir.

160- Kim iyilik getirirse, ona o (getirdigi)nin on kati vardir. Kim kötülük getirirse, sadece onun dengiyle cezalandirilir; onlar haksizliga ugratilmazlar.

161- De ki: Rabbim, beni dogru yola iletti. Dosdogru dine, Allah'i birleyen Ibrahim'in dinine. O, ortak kosanlardan degildi.

162- De ki: Benim namazim, ibadetim, hayatim ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

163- Onun ortagi yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben müslümanlarin ilkiyim.

164- De ki: Allah herseyin Rabbi iken, ben O'ndan baska Rab mi arayayim? Herkesin kazandigi yalniz kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü tasiyan hiç kimse, bir baskasinin (günah) yükünü tasimaz. Sonra dönüsünüz Rabbinizedir. O, ayriliga düstügünüz gerçegi size haber verecektir.

165- Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdigi seylerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kilan O'dur. Süphesiz Rabbin, cezasi çabuk olandir ve O, bagislayan, esirgeyendir.



ENBİYA



Bismillahirrahmanirrahim

ıÜü1- Insanlarin hesab (görme) zamani yaklasti. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldirmiyorlar.

2- Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatirlatmayi hep eglenerek dinliyorlar.

3- Kalbleri hep eglencede (gaflette), hem o zalimler aralarinda su gizli fisiltiyi yaptilar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artik göz göre göre sihre mi gidip uyarsiniz?"

4- Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her seyi isitir, her seyi bilir" dedi.

5- Onlar: "Hayir, bunlar karisik rüyalardir; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir sairdir. Böyle degilse önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler.

6- Onlardan önce yok ettigimiz hiçbir memleket halki iman etmedi. Simdi bunlar mi iman edecekler?

7- (Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak kendilerine vahyettigimiz birtakim erkek(peygamber)ler gönderdik. Bilmiyorsaniz kitap ehli olanlara sorun.

8- Biz onlari yemek yemez birer cesed kilmadik ve onlar ölümsüz de degillerdi.

9- Sonra biz onlara verdigimiz sözü yerine getirdik; hem onlari, hem de diledigimiz kimseleri kurtardik, asiri gidenleri yok ettik.

10- (Ey Kureys toplulugu!) And olsun, size öyle bir kitab indirdik ki, bütün san ve serefiniz ondadir. Hâlâ akillanmayacak misiniz?

11- Biz halki zalim olan nice memleketleri kirip geçirdik ve onlardan sonra baska milletler var ettik.

12- Onlar azabimizin siddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardi.

13- "Kosup kaçmayin; size nimet verilen yere, yurtlariniza dönün ki, sorguya çekileceksiniz" dedik.

14- Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler.

15- Biz, onlari biçilmis bir ekin ve bir yigin kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmustur.

16- Biz gök ile yeri ve aralarindaki seyleri, bos bir eglence için yaratmadik.

17- Eger bir eglence edinmek isteseydik, elbette onu katimizdan edinirdik. Yapacak olsaydik öyle yapardik.

18- Hayir, biz hakki batilin basina çarpariz da onun beynini parçalar. Bir de bakarsin (batil) o anda yok olup gitmistir. Allah'a yakistirdiginiz vasiflardan ötürü size yaziklar olsun.

19- Göklerde ve yerde olan bütün varliklar O'nundur. Katinda olanlar O'na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.

20- Gece gündüz (hep Allah'i) tesbih ederler, usanmazlar.

21- Yoksa (Mekke müsrikleri) birtakim ilâhlar edindiler de yerden ölüleri onlar mi diriltecekler?

22- Eger yer ile gökte Allah'tan baska ilâhlar olsaydi, bunlarin ikisi de muhakkak fesada ugrar yok olurdu. O halde Ars'in Rabbi olan Allah, onlarin vasfetmekte olduklari seylerden (bütün noksanliklardan) beridir, münezzehtir.

23- O, yaptigindan sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardir.

24- Yoksa O'ndan baska ilâhlar mi edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin. Iste benimle beraber olanlarin kitabi ve benden öncekilerin kitabi." Hayir, onlarin çogu gerçegi bilmezler de onun için yüz çevirirler.

25- Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona söyle vahyetmis olmayalim: "Gerçek su ki benden baska ilâh yoktur. Onun için bana ibadet edin."

26- Böyle iken dediler ki: "Rahmân çocuk edindi." Allah bundan münezzehtir. Dogrusu melekler (Allah'in çocuklari degil.) ikram olunmus kullardir.

27- Onlar Allah'in sözünün önüne geçmezler, hep O'nun emriyle hareket ederler.

28- Allah, onlarin önlerindekini de, arkalarindakini de (yaptiklarini ve yapacaklarini) bilir. Onlar, Allah'in hosnud oldugu kimseden baskasina sefaat etmezler. Hepsi de O'nun korkusundan titrerler.

29- Içlerinden kim: "Ben, O'ndan baska bir ilâhim" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandiririz.

30-O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitisik bir halde iken biz onlari ayirdik. Hayati olan her seyi sudan yarattik. Hâlâ inanmiyorlar mi?

31- Yeryüzünde, insanlar sarsilmasin diye sabit daglar yarattik, rahat gidebilsinler diye daglarin aralarinda genis yollar var ettik.

32- Gökyüzünü de korunmus bir tavan yaptik. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'in kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.

33- Geceyi, gündüzü, günesi ve ayi yaratan O'dur. Bunlarin her biri kendi dairesinde dolasmaktadir.

34- Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insani ölümsüz kilmadik, sen ölürsün de onlar baki kalir mi? Senin ölmenle rahata kavusacaklarini mi saniyorlar?

35- Her nefis ölümü tadacaktir. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyecegiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.

36- O inkârcilar seni gördükleri zaman, seni alaya aliyorlar ve "Ilâhlarinizi diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'in kitabini inkâr ediyorlar.

37- Insan aceleci olarak yaratilmistir. Size yakinda (azaba dair) alametlerimi gösterecegim. Simdi siz acele etmeyin.

38- "Dogru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandir?" derler.

39- Bu kâfirler atesi yüzlerinden ve sirtlarindan men edemeyecekleri ve yardim da göremeyecekleri zamani, bir bilseler!

40- Dogrusu bu azap onlara ansizin gelecek de kendilerini sasirtacaktir. Artik ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.

41- Yemin olsun ki, senden önce birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alay ettikleri sey (azap) kusativerdi.

42- De ki: "Geceleyin ve gündüzün sizi Rahmân'dan kim koruyabilir?" Ama onlar Rablerinin kitabindan yüz çevirmektedirler.

43- Yoksa kendilerini bize karsi savunacak tanrilari mi var? O tanrilar kendilerine bile yardim edemezler, katimizdan da dostluk görmezler.

44- Dogrusu biz o kâfirleri ve atalarini yasattik, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi görmüyorlar mi? O halde üstün gelen onlar midir?

45- De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyariyorum," uyarildiklari zaman sagirlar çagriyi duymazlar.

46- Yemin olsun ki, Rabbinin azabindan az bir sey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir.

47- Biz kiyamet günü için dogru teraziler kurariz; hiçbir kimse hiçbir haksizliga ugratilmaz. Yapilan amel, bir hardal tanesi agirliginca da olsa, onu getirir (tartiya koyariz.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.

48- Yemin olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayiran kitabi, takva sahibleri için bir isik ve ögüt olarak verdik.

Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kiyamet saatinden de titrerler.

50- Iste bu (Kur'ân) da indirdigimiz kutsal bir kitaptir. Simdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?

51- And olsun ki biz daha önce Ibrahim'e de rüsdünü vermistik (akla uygun olani göstermistik). Biz onu biliyorduk.

52- O zaman o, babasina ve kavmine: "Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?" demisti.

53- Onlar: "Biz atalarimizi bunlara tapar bulduk" dediler.

54- Ibrahim: "And olsun ki sizler de, atalariniz da apaçik bir sapiklik içindesiniz" dedi.

55- Onlar : "Sen bize gerçegi mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa saka mi ediyorsun?" dediler.

56- O söyle dedi: "Hayir Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki onlari O yaratmistir. Ben de buna sahidlik edenlerdenim."

57- "Allah'a yemin ederim ki, siz arkanizi dönüp gittikten sonra, ben putlariniza elbette bir tuzak kuracagim."

58- Derken o, bunlari parça parça etti. Yalniz kendisine basvursunlar diye onlarin büyügünü saglam birakti.

59- (Kavmi) "Tanrilarimiza bunu kim yapti? Dogrusu o zalimlerden biridir." dediler.

60- (Bazilari) "Ibrahim denen bir gencin, onlari diline doladigini duymustuk" dediler.

61- "O halde onu insanlarin gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) sahidlik ederler" dediler.

62- (Ibrahim gelince ona) "Ey Ibrahim! bunu tanrilarimiza sen mi yaptin?" dediler

63- Ibrahim: "Belki onu su büyükleri yapmistir, konusabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.

64- Bunun üzerine vicdanlarina dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Dogrusu siz haksizsiniz."

65- Sonra yine (eski) kafalarina döndüler: "And olsun ki (ey Ibrahim!) bunlarin konusmayacagini (sen d
#2 - Mayıs 06 2006, 19:49:46
İmza kural dışı.

waoww harikasın yaaa


da sitenin linkini atsaydın dağa kolay olurmuştu :p
#3 - Mayıs 08 2006, 23:16:17

waoww harikasın yaaa


da sitenin linkini atsaydın dağa kolay olurmuştu :p

hehe..bence de...  :yaril
#4 - Mayıs 08 2006, 23:23:46
"Başına siyah bir örtü iniyor usulca.Setr.Ucu,ardınca sürünürken,üzerinde adım attığı taşlar inliyor.Hayret! O kadar mı ağırmıştı? O kadar mı yaralanmıştı? O bilmiyor.Taşlar biliyor."

...And Justice For All

waoww harikasın yaaa


da sitenin linkini atsaydın dağa kolay olurmuştu :p

hehe..bence de...  :yaril

HEHEHE.. BENCEDE
#5 - Mayıs 09 2006, 21:50:13

tşkler mert baya uzun kopyala yapıştırmı yaptın tek tek yazdınmı.bir kısmını okudum geri kalanlarınıda okurum inşallah.tşkler
#6 - Haziran 01 2006, 15:46:49
:bite
60 Ziyaretçi, 27 Üye ( 10 Gizli)

biz de vardı kitap olarak saol....
#7 - Temmuz 03 2006, 22:43:25

ewet vardı teşekkür ederim..................
#8 - Ağustos 29 2006, 02:54:14
A&A         Seni ÇOK seviyorum!!!!   



                    asenaa....

Sağol paylaşımın için  :okey
#9 - Ekim 09 2006, 23:30:44
Özlemişim buraları =)

emeğine sağlık arkadaşım...
#10 - Ekim 24 2006, 21:08:37

Emeğine sağLık ;)
#11 - Kasım 28 2006, 19:46:53
...Senin aydınlığındır ay'a ışığını veren geceleyin.
Ben bir geceyim, sen bir ay'sın madem,
Gökyüzünde bensiz gitme, istemem...

emeğine sağlık ....
#12 - Ocak 20 2007, 19:10:46
...SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATLARI BEN BASARIM...

çok güzel konu tşk
#13 - Mayıs 16 2007, 17:18:53
www.rojinforum.com



türkiyein en büyükformu bekleriz

ENBİYA

Bismillahirrahmanirrahim

1- Insanlarin hesab (görme) zamani yaklasti. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldirmiyorlar.

2- Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatirlatmayi hep eglenerek dinliyorlar.

3- Kalbleri hep eglencede (gaflette), hem o zalimler aralarinda su gizli fisiltiyi yaptilar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artik göz göre göre sihre mi gidip uyarsiniz?"

4- Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir. O, her seyi isitir, her seyi bilir" dedi.

5- Onlar: "Hayir, bunlar karisik rüyalardir; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir sairdir. Böyle degilse önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler.

6- Onlardan önce yok ettigimiz hiçbir memleket halki iman etmedi. Simdi bunlar mi iman edecekler?

7- (Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak kendilerine vahyettigimiz birtakim erkek(peygamber)ler gönderdik. Bilmiyorsaniz kitap ehli olanlara sorun.

8- Biz onlari yemek yemez birer cesed kilmadik ve onlar ölümsüz de degillerdi.

9- Sonra biz onlara verdigimiz sözü yerine getirdik; hem onlari, hem de diledigimiz kimseleri kurtardik, asiri gidenleri yok ettik.

10- (Ey Kureys toplulugu!) And olsun, size öyle bir kitab indirdik ki, bütün san ve serefiniz ondadir. Hâlâ akillanmayacak misiniz?

11- Biz halki zalim olan nice memleketleri kirip geçirdik ve onlardan sonra baska milletler var ettik.

12- Onlar azabimizin siddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardi.

13- "Kosup kaçmayin; size nimet verilen yere, yurtlariniza dönün ki, sorguya çekileceksiniz" dedik.

14- Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler.

15- Biz, onlari biçilmis bir ekin ve bir yigin kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmustur.

16- Biz gök ile yeri ve aralarindaki seyleri, bos bir eglence için yaratmadik.

17- Eger bir eglence edinmek isteseydik, elbette onu katimizdan edinirdik. Yapacak olsaydik öyle yapardik.

18- Hayir, biz hakki batilin basina çarpariz da onun beynini parçalar. Bir de bakarsin (batil) o anda yok olup gitmistir. Allah'a yakistirdiginiz vasiflardan ötürü size yaziklar olsun.

19- Göklerde ve yerde olan bütün varliklar O'nundur. Katinda olanlar O'na kulluk etmekten ne çekinirler, ne de yorulurlar.

20- Gece gündüz (hep Allah'i) tesbih ederler, usanmazlar.

21- Yoksa (Mekke müsrikleri) birtakim ilâhlar edindiler de yerden ölüleri onlar mi diriltecekler?

22- Eger yer ile gökte Allah'tan baska ilâhlar olsaydi, bunlarin ikisi de muhakkak fesada ugrar yok olurdu. O halde Ars'in Rabbi olan Allah, onlarin vasfetmekte olduklari seylerden (bütün noksanliklardan) beridir, münezzehtir.

23- O, yaptigindan sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardir.

24- Yoksa O'ndan baska ilâhlar mi edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin. Iste benimle beraber olanlarin kitabi ve benden öncekilerin kitabi." Hayir, onlarin çogu gerçegi bilmezler de onun için yüz çevirirler.

25- Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona söyle vahyetmis olmayalim: "Gerçek su ki benden baska ilâh yoktur. Onun için bana ibadet edin."

26- Böyle iken dediler ki: "Rahmân çocuk edindi." Allah bundan münezzehtir. Dogrusu melekler (Allah'in çocuklari degil.) ikram olunmus kullardir.

27- Onlar Allah'in sözünün önüne geçmezler, hep O'nun emriyle hareket ederler.

28- Allah, onlarin önlerindekini de, arkalarindakini de (yaptiklarini ve yapacaklarini) bilir. Onlar, Allah'in hosnud oldugu kimseden baskasina sefaat etmezler. Hepsi de O'nun korkusundan titrerler.

29- Içlerinden kim: "Ben, O'ndan baska bir ilâhim" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandiririz.

30-O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitisik bir halde iken biz onlari ayirdik. Hayati olan her seyi sudan yarattik. Hâlâ inanmiyorlar mi?

31- Yeryüzünde, insanlar sarsilmasin diye sabit daglar yarattik, rahat gidebilsinler diye daglarin aralarinda genis yollar var ettik.

32- Gökyüzünü de korunmus bir tavan yaptik. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'in kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.

33- Geceyi, gündüzü, günesi ve ayi yaratan O'dur. Bunlarin her biri kendi dairesinde dolasmaktadir.

34- Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insani ölümsüz kilmadik, sen ölürsün de onlar baki kalir mi? Senin ölmenle rahata kavusacaklarini mi saniyorlar?

35- Her nefis ölümü tadacaktir. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyecegiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.

36- O inkârcilar seni gördükleri zaman, seni alaya aliyorlar ve "Ilâhlarinizi diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'in kitabini inkâr ediyorlar.

37- Insan aceleci olarak yaratilmistir. Size yakinda (azaba dair) alametlerimi gösterecegim. Simdi siz acele etmeyin.

38- "Dogru sözlü iseniz (bildirin) bu vaad ne zamandir?" derler.

39- Bu kâfirler atesi yüzlerinden ve sirtlarindan men edemeyecekleri ve yardim da göremeyecekleri zamani, bir bilseler!

40- Dogrusu bu azap onlara ansizin gelecek de kendilerini sasirtacaktir. Artik ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.

41- Yemin olsun ki, senden önce birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alay ettikleri sey (azap) kusativerdi.

42- De ki: "Geceleyin ve gündüzün sizi Rahmân'dan kim koruyabilir?" Ama onlar Rablerinin kitabindan yüz çevirmektedirler.

43- Yoksa kendilerini bize karsi savunacak tanrilari mi var? O tanrilar kendilerine bile yardim edemezler, katimizdan da dostluk görmezler.

44- Dogrusu biz o kâfirleri ve atalarini yasattik, hatta o ömür onlara uzun geldi. Fakat simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi görmüyorlar mi? O halde üstün gelen onlar midir?

45- De ki: "Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyariyorum," uyarildiklari zaman sagirlar çagriyi duymazlar.

46- Yemin olsun ki, Rabbinin azabindan az bir sey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir.

47- Biz kiyamet günü için dogru teraziler kurariz; hiçbir kimse hiçbir haksizliga ugratilmaz. Yapilan amel, bir hardal tanesi agirliginca da olsa, onu getirir (tartiya koyariz.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.

48- Yemin olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayiran kitabi, takva sahibleri için bir isik ve ögüt olarak verdik.

Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar, kiyamet saatinden de titrerler.

50- Iste bu (Kur'ân) da indirdigimiz kutsal bir kitaptir. Simdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz?

51- And olsun ki biz daha önce Ibrahim'e de rüsdünü vermistik (akla uygun olani göstermistik). Biz onu biliyorduk.

52- O zaman o, babasina ve kavmine: "Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?" demisti.

53- Onlar: "Biz atalarimizi bunlara tapar bulduk" dediler.

54- Ibrahim: "And olsun ki sizler de, atalariniz da apaçik bir sapiklik içindesiniz" dedi.

55- Onlar : "Sen bize gerçegi mi getirdin (Sen ciddi mi söylüyorsun), yoksa saka mi ediyorsun?" dediler.

56- O söyle dedi: "Hayir Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki onlari O yaratmistir. Ben de buna sahidlik edenlerdenim."

57- "Allah'a yemin ederim ki, siz arkanizi dönüp gittikten sonra, ben putlariniza elbette bir tuzak kuracagim."

58- Derken o, bunlari parça parça etti. Yalniz kendisine basvursunlar diye onlarin büyügünü saglam birakti.

59- (Kavmi) "Tanrilarimiza bunu kim yapti? Dogrusu o zalimlerden biridir." dediler.

60- (Bazilari) "Ibrahim denen bir gencin, onlari diline doladigini duymustuk" dediler.

61- "O halde onu insanlarin gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) sahidlik ederler" dediler.

62- (Ibrahim gelince ona) "Ey Ibrahim! bunu tanrilarimiza sen mi yaptin?" dediler

63- Ibrahim: "Belki onu su büyükleri yapmistir, konusabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.

64- Bunun üzerine vicdanlarina dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Dogrusu siz haksizsiniz."

65- Sonra yine (eski) kafalarina döndüler: "And olsun ki (ey Ibrahim!) bunlarin konusmayacagini (sen de) bilirsin." dediler.

66- (Ibrahim) dedi: "O halde, Allah'i birakip da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara mi tapiyorsunuz?"

67- "Size de, Allah'i birakip taptiklariniza da yaziklar olsun, siz hâlâ akillanmayacak misiniz?"

68- Onlar: "Bir sey yapacaksaniz, sunu yakin da tanrilariniza yardim edin" dediler.

69- Biz: "Ey ates! Ibrahim'e karsi serin ve zararsiz ol" dedik.

70- Ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana ugrattik.

71- Onu da, Lût'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.

72- Ona (Ibrahim'e) Ishak'i, üstelik bir de Yakub'u ihsan ettik ve herbirini salih kimseler kildik.

73- Onlari buyrugumuz altinda (insanlara) dogru yolu gösterecek önderler kildik. Kendilerine hayirli isler yapmayi, namaz kilmayi, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

74- Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin isler isleyen kasabadan kurtardik. Dogrusu onlar kötü, fasik bir kavimdi.

75- Onu ise rahmetimizin içine aldik. Çünkü o salihlerdendi.

76- Nuh da daha önceleri bize yalvarmisti; biz de onun duasini kabul ettik, kendisini ve ailesini büyük sikintidan kurtardik.

77- Âyetlerimizi yalanlayan kavminden onun öcünü aldik. Süphesiz onlar kötü bir kavimdiler. Biz de hepsini (suda) bogduk.

78- Davud ve Süleyman'i da (hatirla). Hani onlar ekin hakkinda hüküm veriyorlardi. Hani milletin koyunlari (geceleyin) içinde yayilmisti, biz onlarin hükmüne sahittik.

79- Biz onu(n hükmünü) hemen Süleyman'a bildirmistik; (zaten) herbirine hüküm ve ilim vermistik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye, daglari ve kuslari buyruk altina aldik. (Bütün bunlari) yapan bizdik.

80- Ona, sizi savasta korumak için zirh yapma sanatini ögrettik, artik sükreder misiniz?

81- Bereketli kildigimiz yere dogru, Süleyman'in emriyle yürüyen siddetli rüzgari, onun buyruguna verdik. Biz her seyi biliyorduk.

82- Onun için dalgiçlik yapan ve bundan baska isler de gören seytanlardan da onun buyrugu altina verdik. Onlarin hepsini biz gözetiyorduk.

83- Eyyûb da: "Basima bir bela geldi, (sana sigindim), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti.

84- Biz de onun duasini kabul ettik de basina gelenleri kaldirdik. Katimizdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatira olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik .

85- Ismail, Idris ve Zülkifl'i de (hatirla). Onlarin hepsi de sabredenlerdendi.

86- Onlari da rahmetimizin içine aldik. Onlar gerçekten salih olanlardandi.

87- Zünnun'u (balik sahibi Yunus'u) da hatirla. Hani o, öfkelenerek gitmisti de, bizim kendisini hiçbir zaman sikistirmayacagimizi sanmisti. Fakat sonunda karanliklar içinde: "Senden baska ilâh yoktur, sen münezzehsin, Süphesiz ben haksizlik edenlerden oldum" diye seslenmisti.

88- Biz de duasini kabul ile icabet ettik, kendisini üzüntüden kurtardik. Iste biz iman edenleri böyle kurtaririz.

89- Zekeriya da hani Rabbine: "Rabbim! Beni tek basima birakma, sen varislerin en hayirlisisin" diye nida etmisti.

90- Biz de duasini kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya'yi ihsan ettik. Ve esini (dogum yapmaya) elverisli hale getirdik. Dogrusu onlar iyiliklerde yarisiyorlar, umarak ve korkarak bize yalvariyorlardi. Bize karsi derin saygi duyuyorlardi.

91- Irzini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemis, onu ve oglunu, âlemler için bir mucize kilmistik.

92- Dogrusu bu sizin ümmetiniz (tevhid dini olan müslümanlik), bir tek ümmettir (bir tek din olarak sizin dininizdir). Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.

93- Ama insanlar din konusunda aralarinda bölüklere ayrildilar ama, hepsi bize döneceklerdir.

94- Inanmis olarak yararli is isleyenin emegi inkâr edilmeyecektir. Biz süphesiz onu yazmaktayiz.

95- Yok ettigimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasini da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansizdir.

96- Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc(un seddi) açildigi zaman, ki onlar her dere ve tepeden akin edip çikarlar.

97- Ve gerçek vaad yaklastiginda, iste o zaman kâfir olanlarin gözleri beleriverir. "Eyvah bizlere! Dogrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayir biz zalim kimselerdik." derler.

98- Siz ve Allah'dan baska taptiklariniz, cehennemin yakitisiniz; oraya gireceksiniz.

99- Eger onlar ilâh olsalardi, oraya girmeyeceklerdi. Hepsi orada temelli kalacaktir.

100- Orada onlarin bir inlemeleri vardir. Bunlar orada (sagir olup) bir sey de isitemezler.

101- Süphesiz katimizdan kendileri için güzel seyler takdir edilmis olanlar, iste oradan (cehennemden) uzak tutulanlardir.

102- Bunlar onun (cehennemin) ugultusunu bile duymazlar. Canlarinin istedigi seyler içinde temelli kalirlar.

103- O en büyük korku bunlari üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün iste bugündür" diye karsilarlar.

104- Gögü, kitab dürer gibi dürdügümüz zaman, yaratmaya ilk basladigimiz gibi, katimizdan verilmis bir söz olarak onu tekrar var edecegiz. Dogrusu biz bunlari yapariz.

105- And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebûr'da da yeryüzüne ancak iyi kullarimin mirasçi oldugunu yazmistik.

106- Süphesiz bu Kur'ân'da kulluk eden kimseler için kâfi bir ögüt vardir.

107- (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

108- De ki, bana ancak söyle vahyolunuyor: "Ilâhiniz ancak tek bir ilâhtir. Simdi siz artik müslüman oluyor musunuz?"

109- Eger (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açikladim; tehdit olundugunuz seyin yakin mi, uzak mi oldugunu bilmem."

110- Süphesiz Allah açiga vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

111- Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir.

112- (Hz. Peygamber söyle) dedi: "Ey Rabbim! Aramizda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân'dir ki, isnad ettiginiz (yalan) vasiflariniza karsi yardimina siginilacak olan ancak O'dur. "
#14 - Temmuz 12 2008, 19:12:56
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


ENFAL

Bismillahirrahmanirrahim

1- Sana ganimetlerin bölüstürülmesini soruyorlar. De ki, ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranizi düzeltin. Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.

2- Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anildigi zaman yürekleri ürperir, âyetleri okundugu zaman imanlarini arttirir. Ve bunlar yalnizca Rablerine tevekkül ederler.

3- Onlar ki, namazi geregi gibi kilarlar ve kendilerine rizik olarak verdigimiz seylerden Allah yoluna harcarlar.

4- Iste gerçekten mümin olanlar onlardir. Onlara Rablerinin katinda dereceler vardir, bagislanma ve degerli rizik vardir.

5- Nitekim Rabbin seni, hak ugruna savasmak için evinden çikarmisti. Oysa müslümanlarin bir kismi o zaman bundan hoslanmamislardi.

6- Ve gerçek, gün gibi açiga çiktiktan sonra bile seninle münakasaya devam etmislerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardi.

7. Iste o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya kureys ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacakti. Siz ise arzu ediyordunuz ki, sani ve serefi olmayan sey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakki yerine oturtmak ve kâfirlerin arkasini kesmek istiyordu.

8- Ki, hakkin hak oldugunu tanitsin ve batili büsbütün yok etsin, varsin o günahkârlar istemesin.

9- O vakit siz Rabbinizden yardim diliyordunuz. O da: "Ben iste ardarda bin melekle size yardim ediyorum" diye duanizi kabul buyurmustu.

10- Bunu da Allah size sirf bir müjde olsun ve bununla kalbleriniz yatissin diye yapmisti. Yoksa zafer ancak Allah katindandir. Gerçekten Allah mutlak galiptir ve hikmet sahibidir.

11- O sirada size, yine katindan bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardiriyordu, sizi temizlemek, seytanin vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarinizi saglam durdurmak için gökten üzerinize yagmur indiriyordu.

12- Iste o anda Rabbin meleklere söyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüregine korku salacagim, hemen boyunlarinin üstüne vurun, parmaklarina, parmaklarina vurun".

13- Çünkü onlar Allah'a ve Resulüne karsi geldiler. Kim Allah'a ve Resulüne karsi gelirse, bilsin ki Allah'in azabi çok çetindir.

14- Iste gördünüz ya, simdilik siz bunu tadin, su da kesindir ki, ahirette kâfirlere cehennem azabi vardir.

15- Ey iman edenler! Toplu olarak kâfirlerle karsilastiginiz zaman, onlara arkalarinizi dönmeyin (kaçmayin).

16- Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpismak için geri çekilmek veya diger bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri disinda, arkasini dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba ugramis olur ve varacagi yer cehennemdir, orasi da ne kötü bir akibettir.

17- Sonra onlari siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attigin zaman da sen atmadin, lâkin Allah atti. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah isitendir, bilendir.

18- Gördünüz ya, Allah, kâfirlerin kurdugu tuzagi iste böyle bosa çikarir.

19- Fetih istiyorsaniz, iste size fetih gelmistir, eger asiri gitmez de son verirseniz, hakkinizda daha hayirlidir. Yok eger dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir sekilde fayda vermez. Iyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir.

20- Ey iman edenler, Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Isitip durdugunuz halde onun emirlerinden yüz çevirmeyin!

21- Ve isitmedikleri halde "isittik" diyenler gibi olmayin!

22- Çünkü yeryüzünde dolasan canlilarin Allah katinda en kötüsü anlamayan ve düsünmeyen sagirlarla dilsizlerdir.

23- Allah onlarda hayir görseydi onlara isittirirdi, isittirseydi yine de aldirmaz arka dönerlerdi.

24- Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek seylere davet ettigi zaman, Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kisi ile kalbi arasina girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksiniz.

25- Ve öyle bir fitneden sakinin ki, içinizden yalnizca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'in cezasi siddetlidir.

26- Düsünün ve hatirlayin o zamanlari ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azinliktiniz. Insanlarin sizi hirpalamasindan korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barindirdi ve sizi

yardimiyla destekleyip güçlendirdi ve sükretmeniz için temizlerinden rizik verdi.

27- Ey iman edenler! Allah'a ve Resul'e hainlik etmeyiniz ki, bile bile kendi emanetlerinize hiyanet etmis olmayasiniz.

28- Ve iyi biliniz ki, mallariniz ve evlatlariniz birer imtihan aracindan baska birsey degildir. Allah katinda büyük ecir vardir.

29- Ey iman edenler! Allah'a karsi gelmekten sakinirsaniz, O, size bir furkan (hakki batildan ayirdedecek bir anlayis) verir ve günahlarinizi örtbas eder, sizi bagislar. Allah büyük lütuf sahibidir.

30- Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup baglamak veya öldürmek veya sürüp çikarmak için sana tuzak kuruyorlardi da, onlar tuzak kurarken Allah da karsiliginda tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzaklarin en hayirlisini kurar.

31- Onlara âyetlerimiz okundugu zaman, "isittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden baska bir sey degildir" diyorlardi.

32- Bir vakit de, "Ey Allah, eger bu Senin katindan gelmis bir hak kitap ise, hiç durma üstümüze gökten taslar yagdir veya bize daha aci bir azap ver" demislerdi.

33- Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek degildi. Istigfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek degildir.

34- Simdi ise Allah'in kendilerine azab etmemesi için neleri var ki? Oysa Mescid-i Haram'dan menediyorlar. Üstelik onun hizmetine ehil

kisiler de degiller. Çünkü onun hizmetine ehil olanlar ancak müttakilerdir. Lâkin çogu bunu bilmezler.

35- Kâbe huzurunda onlarin dualari ise islik çalip el çirpmaktan baska birsey degildir. O halde inkârinizdan (ve nankörlügünüzden) dolayi bu azabi tadin bakalim.

36- Mallarini, Allah yolundan engellemek için sarfeden o kâfirler, hiç süphesiz yine onu sarfedecekler. Varsin sarfetsinler, sonra o yüreklerine inen bir aci olacak, sonra da maglup olacaklar. Zaten kâfirler toplanip cehenneme gönderilecekler.

37- Allah, murdari temizden ayirdetmek için ve bir de murdar kismini birbiri üzerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak için böyle yapar. Iste bunlar o hüsran içinde kalanlarin ta kendileridir.

38- O kâfirlere de ki: Eger bu ise son verirlerse daha önce yaptiklari bagislanacak. Yok yine karsi koymaya baslar, isyana dönerlerse, önceki ümmetlere uygulanan kurallar kendilerine de uygulanacak. (Artik o ilâhî uygulamayi beklesinler.)

39- Ortalikta fitne kalmayip, din tamamiyla Allah'in dini oluncaya kadar onlarla savasin. Eger vazgeçerlerse muhakkak ki, Allah yaptiklarini görür.

40- Yok vazgeçmez de tekrar eskiye dönerlerse artik bilin ki, Allah sizin yardimcinizdir. O ne güzel mevla, ne güzel yardimcidir.

41- Sunu da biliniz ki, ganimet olarak aldiginiz her hangi bir seyden beste biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakinligi olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmislara aittir. Eger siz Allah'a iman etmis, hak ile batilin ayrildigi o gün, iki ordunun karsi karsiya geldigi o (Bedir) günü kulumuza indirdigimiz âyetlere iman getirmis iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herseye kâdirdir.

42- O vakit siz vadinin yakin bir yamacinda idiniz, onlarsa uzak yamacinda idiler. Kervan da sizden daha asagida idi. Öyle ki, sayet onlarla sözlesmis olsaydiniz, öyle bir bulusma yeri için mutlaka anlasmazlik çikarirdiniz. Fakat olmasi gereken (zafer)in olmasi için Allah böyle takdir etti. Tâ ki, helak olan apaçik bir delil gördükten sonra helak olsun, sag kalanlar da yine apaçik bir delilden sonra yasasin. Kesindir ki Allah, isitendir, bilendir.

43- Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onlari az gösteriyordu. Eger Allah sana onlari kalabalik gösterseydi korkacaktiniz ve savas konusunda anlasmazliga düsecektiniz. Fakat Allah böyle bir seyden sizi uzak tuttu. Çünkü O, gönüllerde yatani da bilir.

44- Ve iste onlarla karsilastiginiz vakit onlari sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onlarin gözlerinde azaltiyordu. Çünkü Allah o mukadder olan isi yerine getirecekti. Bütün isler Allah'a döndürülür.

45- Ey iman edenler, bir düsman toplulugu ile karsilastiginiz zaman sebat edin ve Allah'i çokça zikredin ki, kurtulusa eresiniz.

46- Ayrica Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Ve birbirinizle didismeyin. Sonra içinize korku düser ve kuvvetiniz elden gider. Sabirli olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

47- Çalim atarak ve halka gösteris yaparak yurtlarindan çikanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayin. Allah onlarin bütün yaptiklarini çepeçevre kusatmistir.

48- Seytan, onlara amellerini güzel gösterdigi zaman, "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardimciyim." demisti. Fakat iki tarafin karsi karsiya geldigi görününce arkasini dönüp kaçti ve söyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzagim. Ben sizin göremeyeceginiz seyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarim. Ayrica Allah'in azabi çok çetindir."

49- O sirada münafiklar ve kalblerinde hastalik bulunanlar, (müslümanlar hakkinda) "su adamlari dinleri aldatti" diyorlardi. Oysa her kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah galiptir, güçlüdür ve hikmet sahibidir.

50- Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sirtlarina vura vura ve "Tadin bakalim cehennem azabini!" diye diye canlarini alirken hallerini bir görmeliydin.

51- Iste bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiginiz bir sonuçtur. Hiç süphesiz Allah, kullarina hiçbir sekilde zalim biri degildir.

52- Tipki Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidisi gibi onlar da Allah'in âyetlerini tanimadilar, Allah da kendilerini günahlari yüzünden tutuklayiverdi. Çünkü Allah çok kuvvetli ve azabi çok çetin olandir.

53- Bu, Allah'in bir kavme verdigi nimeti, onlar kendilerini degistirmedikçe degistirmemesinden dolayidir. Gerçekten de Allah hakkiyle isiten, herseyi bilendir.

54- Tipki Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidisi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladilar. Biz de onlari günahlari yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasindan gidenleri suda bogduk. Hepsi de zalim idiler.

55- Allah katinda kimildayip debelenen canlilarin en kötüsü, inkara saplanip da bir türlü iman etmeyenlerdir.

56- Onlar, kendileriyle antlasma yaptigin halde her defasinda antlasmalarini bozarlar ve bundan hiç çekinmezler.

57- Bundan dolayi onlari harpte yakalarsan, kendilerinden sonrakilere de gözdagi olacak sekilde agir bir cezaya çarptir, belki ibret alirlar.

58- Eger bir kavmin, sözlesmeye aykiri bir hainlik yapmasindan korkarsan, savastan önce ayni sekilde antlasmayi bozdugunu kendilerine bildir. Çünkü Allah hainleri sevmez.

59- O kâfirler ileri geçip kurtulduklarini sanmasinlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz birakamazlar.

60- Siz de gücünüzün yettigi kadar onlara karsi her çesitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazirlayin ki, onlarla hem Allah'in düsmanlarini, hem de kendi düsmanlarinizi, ayrica Allah'in bilip de sizin bilmediginiz daha baskalarini korkutasiniz. Allah yolunda her ne harcarsaniz onun sevabi size eksiksiz ödenir ve asla haksizliga ugratilmazsiniz.

61- Eger onlar baristan yana olurlarsa, sen de baristan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü isiten ve bilen O'dur.

62- Eger sana hile yapmak isterlerse, muhakkak ki sana Allah yeter. Seni yardimiyla ve müminlerle güçlendirecek olan O'dur.

63- Müminlerin kalplerini birbirlerine O isindirdi. Yoksa yeryüzünde ne varsa sen hepsini harcasaydin yine de onlarin kalblerini (böylesine) isindiramazdin. Lâkin Allah, kalplerini kaynastirdi. Muhakkak ki, O azizdir, hakimdir.

64- Ey Peygamber! Sana Allah yetisir, arkandan gelen müminlerle beraber.

65- Ey Peygamber! Müminleri cihada tesvik eyle. Eger sizden sabredecek yirmi kisi olursa ikiyüze galip gelirler ve eger sizden yüz kisi olursa kâfirlerden bin kisiye galip gelirler. Çünkü onlar hakki ve akibeti düsünmeyen anlayissiz bir kavimdirler.

66- Simdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf oldugunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kisi olursa ikiyüz düsmana galip gelirler, sizden bin kisi olursa Allah'in izniyle ikibin düsmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

67- Hiçbir peygamberin, yeryüzünde agir basmadikça (kesin zafere ulasip üstün gelmedikçe) esirleri olmasi layik degildir. Siz dünya malini istersiniz, oysa Allah ahireti kazanmanizi murad eder. Allah azizdir, hakimdir.

68- Eger Allah'dan bir yazi (hüküm) bulunmasa idi aldiginiz fidyeden dolayi size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.

69- Artik elde ettiginiz ganimetten helâl ve hos olarak yiyin ve Allah'a karsi gelmekten sakinin. Muhakkak ki, Allah bagislayicidir ve merhamet edicidir.

70- Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eger Allah sizin kalblerinizde bir hayir bulursa, sizden alinandan daha hayirlisini size verir ve günahlarinizi bagislar. Çünkü Allah bagislayicidir."

71- Eger sana hiyanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki, bundan önce Allah'a hainlik ettiklerinden dolayi Allah onlarin ezilmelerine imkân verdi. Allah her seyi hakkiyla bilen hüküm ve hikmet sahibidir.

72- Gerçekten de iman edip hicret eden, mallariyla ve canlariyla Allah yolunda cihad veren, onlari barindirip yardim edenler, iste bunlar birbirlerinin dostlaridirlar. Iman ettigi halde henüz hicret etmemis olanlar, hicret edinceye kadar onlar üzerinde herhangi bir velayet hakkiniz yoktur. Bununla beraber dinde sizden yardim isterlerse, sizinle arasinda antlasma bulunanlar aleyhine bir durum olmadikça, onlara yardim etmeniz de üzerinize borçtur. Allah bütün yaptiklarinizi görüp duruyor.

73- Kâfirler de aslinda birbirlerinin dostlari ve yardimcilaridirlar. Eger siz de öyle yapmazsaniz, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çikar.

74- O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katildilar, bir kisimlari da onlari barindirip yer, yurt sahibi yaptilar ve yardima kostular, iste bunlar hakkiyla mümin olanlardir. Bunlara bir magfiret ve cömertçe bir rizik vardir.

75- Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savasa katilanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'in kitabina göre, birbirlerine daha yakindirlar. Süphe yok ki, Allah her seyi bilir.
#15 - Temmuz 12 2008, 19:13:56
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FATİHA

Bismillahirrahmanirrahim

1- Rahmân ve Rahîm olan Allah'in ismiyle.

2- Hamd o âlemlerin Rabbi,

3- O Rahmân ve Rahim,

4- O, din gününün maliki Allah'in.

5- Ancak sana ederiz kullugu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardimi, inayeti. (Ya Rab!).

6- Hidayet eyle bizi dogru yola,

O kendilerine nimet verdigin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba ugramislarin ve o sapmislarin yoluna degil.

7- O kendilerine nimet verdigin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba ugramislarin ve o sapmislarin yoluna degil.
#16 - Temmuz 12 2008, 19:14:49
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FATİR

Bismillahirrahmanirrahim

1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikiser, üçer, dörder kanatli elçiler kilan Allah'a mahsustur. O, yaratmada diledigi kadar artirir. Gerçekten Allah her seye kâdirdir.

2- Allah, insanlara rahmetinden neyi açarsa artik onu tutacak, kisacak olan yoktur. Her neyi de tutar kisarsa, onu da, ondan sonra salacak yoktur. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

3- Ey insanlar! Allah'in üzerinizdeki nimetini anin. Allah'tan baska bir yaratici mi var? O size gökten ve yerden rizik verir. O'ndan baska ilâh yoktur. O halde (haktan) nasil çevrilirsiniz?

4- Eger onlar seni yalanliyorlarsa, senden önce birçok peygamberler de yalanlandilar. Bütün isler Allah'a döndürülür.

5- Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah'in vaadi muhakkak haktir. Sakin bu dünya hayati sizi aldatmasin, sakin o aldatici seytan sizi, Allah hakkinda da aldatmasin.

6- Çünkü seytan size düsmandir. Siz de onu düsman tutun. O etrafina toplanan taraftarlarini ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.

7- Inkâr edenler için siddetli bir azab vardir. Iman edip salih amel isleyenler için de bir bagislanma ve büyük bir mükafat vardir.

8- Ya kötü ameli kendisine allanmis pullanmis da onu güzel görmüs olan kimse de mi (iman edip salih amel isleyenler gibi olacak)? Süphe yok ki Allah diledigini sasirtir, diledigini de dogru yola çikarir. O halde canin onlara karsi hasretlerle (üzüntülerle) sikilip gitmesin. Çünkü Allah, onlarin bütün yaptiklarini bilir.

9- Rüzgârlari gönderip bir bulut kaldiran da Allah'tir. Derken biz o (bulutu) ölmüs bir beldeye sevketmisizdir. Böylece yeryüzüne ölmünden sonra onunla hayat veririz. Iste o dirilme de böyledir.

10- Her kim izzet istiyorsa bilsin ki izzet tamamiyla Allah'indir. O'na hos kelimeler yükselir, onu da salih amel yükseltir. Kötülükler kuranlara gelince, onlara siddetli bir azab vardir. Onlarin tuzaklari hep darmadagin olur.

11- Hem Allah sizi bir topraktan, sonra bir damla sudan yaratti. Sonra sizi çiftler kildi. O'nun bilgisi olmadan ne bir disi hamile olur, ne dogurur. Kendisine ömür verilenin de ömrünün uzatilmasi da, ömründen kisaltilmasi da mutlaka bir kitapta yazilidir. Süphe yok ki bu, Allah'a göre kolaydir.

12- Hem iki deniz esit olmuyor. Su tatli, hararet keser, içerken (bogazdan) kayar; su da tuzlu, yakar kavurur. Bununla beraber her birinden taze bir et yersiniz ve bir ziynet çikarir, giyinirsiniz. Allah'in lütfundan nasib arayasiniz diye suyu yara yara giden gemileri de görürsün. Gerek ki sükredeceksiniz.

13- O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Günesi ve ayi emrine âmâde kilmistir. Her biri mukadder bir gayeye akip gidiyor. Iste bu gördüklerinizi yapan Allah sizin Rabbinizdir. Mülk (hükümranlik) O'nundur. O'ndan baska taptiklariniz ise, bir çekirdek zarini bile idare edemezler.

14- Kendilerine dua ederseniz duanizi isitmezler. Isitseler bile size cevabini veremezler. Kiyamet günü de kendilerini Allah'a ortak kostugunuzu inkâr ederler. Sana her seyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.

15- Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsiniz. Allah ise zengin ve her hamde lâyiktir.

16- Eger O dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

17- Ve bu, Allah'a göre zor bir sey degildir.

18- Hem günah çeken bir kimse, baskasinin günahini çekmeyecek; yükü agir basan, onun yüklenilmesine çagirsa da ondan bir sey yüklenilmeyecek, isterse bir yakini olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakindirisin ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazi dürüst kilarlar. Temizlenen de sirf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüs Allah'adir.

19- Ne kör ile gören esit olur,

20- Ne de karanliklar ile aydinlik,

21- Ve ne de gölge ile sicaklik.

2- Ölülerle diriler de esit olmaz. Gerçi Allah, her diledigine isittirirse de sen, kabirlerdekine isittirecek degilsin.

23- Sen sadece bir uyaricisin.

24- Muhakkak ki biz seni hak ile hem bir müjdeci, hem bir uyarici olarak gönderdik. Hiçbir ümmet de yoktur ki, içlerinde bir uyarici geçmis olmasin.

25- Seni yalanliyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamislardi. Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydinlatici kitaplarla gelmislerdi.

26- Sonra ben o inkâr edenleri tutup yakaladim. O zaman beni inkâr etmek nasil oldu?

27- Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi. Biz onunla renkleri baska baska meyveler çikardik. Daglarda da yollar, beyazli kirmizili çesitli renklerde ve kapkara topraklar var.

28- Yine insanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da türlü renklileri vardir. Kullari içinde Allah'tan ancak âlimler korkar. Süphe yok ki Allah çok güçlüdür. Hüküm ve hikmet sahibidir.

29- Allah'in kitabini okuyan, namazi kilan ve kendilerine verdigimiz riziktan gizli ve açik olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.

30- Çünkü Allah mükafatlarini kendilerine tamamen ödedikten baska, lütfundan onlara fazlasini da verecektir. Çünkü O çok bagislayici ve sükrün karsiligini vericidir.

31- Kitaplar içinde sana vahyettigimiz kitap da kendinden öncekileri tasdik edici olmak üzere bir haktir. Süphe yok ki, Allah, kullarinin bütün hallerinden haberdardir ve her seyi görendir.

32- Sonra biz o kitabi kullarimizdan süzüp seçtiklerimize miras biraktik. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta yolu tutan var, Allah'in izniyle hayirlarda ileri geçenler var. Iste bu büyük lütuftur.

33- Onlara Adn cennetleri vardir. Onlar oraya gireceklerdir. Orada altin bilezikler ve incilerle süsleneceklerdir. Orada elbiseleri de ipektir.

34- Onlar orada söyle derler: "Hamd olsun Allah'a, bizden o üzüntüyü giderdi. Gerçekten Rabbimiz çok bagislayici ve sükrün karsiligini vericidir."

35- "Lütfundan bizi durulacak bir yurda kondurdu. Burada bize yorgunluk gelmeyecek, burada bize usanç gelmeyecektir."

36- Inkâr edenlere gelince, onlara cehennem atesi vardir. Hüküm verilmez ki ölsünler, kendilerinden biraz azab da hafifletilmez. Iste biz her nankörü böyle cezalandiririz.

37- Onlar, orada söyle feryad ederler: "Ey Rabbimiz! Bizleri çikar, yapageldiklerimizden baska salih bir amel yapalim." (Onlara): "Size düsünecek olanin düsünecegi kadar bir ömür vermedik mi? Hem size uyarici da gelmisti. O halde azabi tadin. Çünkü zalimleri kurtaracak yoktur." (denir).

38- Süphe yok ki Allah, göklerin ve yerin gaybini bilir. Elbette o, sinelerin içinde olanlari da bilir.

39- Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur. Artik kim küfrederse, küfrü kendi aleyhinedir. Kâfirlerin küfürleri, Rablerinin katinda kendilerine bugzdan baska bir sey artirmaz, kâfirlerin küfürleri kendilerine zarardan baska bir sey artirmaz.

40- De ki: "Gördünüz ya, Allah'i birakip da tapmakta oldugunuz ortaklarinizi! Gösterin bana, yer yüzünden neyi yaratmislardir?" Yoksa onlarin gök yüzünde bir ortakligi mi var? Yoksa biz kendilerine bir kitap vermisiz de ondan bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayir o zalimler, birbirlerine aldatmadan baska bir vaadde bulunmuyorlar.

41- Dogrusu gökleri ve yeri yok oluvermekten, Allah tutuyor. Andolsun ki eger yok oluverirlerse, onlari O'ndan baska kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumusak davranir, çok bagislayicidir.

42- Olanca güçleriyle Allah'a yemin etmislerdi ki, kendilerine uyarici bir peygamber gelirse, mutlaka ilerideki ümmetlerin herhagi birinden daha dogru yolda olacaklardi. Fakat kendilerine uyarici bir peygamber geldigi zaman bu, onlarin sirf ürküntülerini artirdi.

43- (Bu da) yeryüzünde bir kibirlenme ve bir suikast düzenidir. Halbuki fena düzen ancak sahibinin basina geçer. O halde öncekilerin kanunundan baska ne gözetiyorlar? Sen Allah'in sünnetinde asla bir degisme bulamazsin. Sen Allah'in sünnetinde asla bir baskalasma da bulamazsin.

44- Yeryüzünde gezip bir bakmadilar mi, kendilerinden öncekilerin sonu nasil olmus? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Ne göklerde ve ne de yerde hiçbir sey Allah'i aciz birakamaz. Çünkü o her seyi bilendir, her seye kâdir olandir.

45- Bununla beraber Allah, insanlari kazandiklari (günahlar) yüzünden hemen yakalayiverseydi, yeryüzünde hiçbir canli birakmazdi. Fakat onlari belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince geregini yapar.Süphe yok ki Allah, kullarini görmektedir.
#17 - Temmuz 12 2008, 19:15:28
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FECR

Bismillahirrahmanirrahim

1- Andolsun fecre.

2- On geceye (Zilhicce ayinin ilk on gecesine).

3- Çifte ve teke.

4- Gitmekte olan geceye.

5- Nasil, bunlarda bir akil sahibi için yemin var degil mi?

6- Görmedin mi Rabbin ne yapti Âd kavmine?

7- Sütunlar sahibi Irem'e?

8- Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratilmamisti.

9- Vâdide kayalari yontan Semud kavmine?

10- Kaziklar sahibi (güçlü, kuvvetli) Firavun'a?

11- Bunlar ülkelerde azmislardi.

12- Oralarda çok bozgunculuk yapmislardi.

13- Bu yüzden Rabbin onlarin üstüne azap kamçisi yagdirdi.

14- Kuskusuz Rabbin her an gözetlemededir.

15- Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sinayip da ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der.

16- Ama her ne zaman da sinayip rizkini daraltirsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düsürdü." der.

17- Hayir hayir, dogrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.

18- Birbirinizi yoksulu yedirmeye tesvik etmiyorsunuz.

19- Oysa mirasi öyle bir yiyorsunuz ki, haram-helal gözetmeden.

20- Mali öyle bir seviyorsunuz ki, yigmacasina.

21- Hayir hayir, yer birbiri ardinca sarsilip dümdüz oldugu zaman,

22- Rabbinin emri gelip melekler sira sira dizildigi zaman,

23- Ki cehennem de o gün getirilmistir. Iste o gün insan anlar. Fakat bu anlamanin ona ne yarari var?

24- "Keske hayatim için bir seyler yapip gönderseydim." der.

25- Artik o gün Allah'in edecegi azabi kimse edemez.

26- Onun vuracagi bagi kimse vuramaz.

27- Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!

28- Hem hosnut edici, hem de hosnut edilmis olarak Rabbine dön.

29- Kullarimin arasina gir.

30-Cennetime gir.
#18 - Temmuz 12 2008, 19:16:22
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FELAK

Bismillahirrahmanirrahim

1- De ki: "Ben, agaran sabahin Rabbine siginirim,

2- Yarattigi seylerin serrinden,

3- Karanligi çöktügü zaman gecenin serrinden,

4- Ve dügümlere üfleyen büyücülerin serrinden,

5-Ve hased ettigi zaman hasetçinin serrinden
#19 - Temmuz 12 2008, 19:16:58
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FETİH

Bismillahirrahmanirrahim

1- Dogrusu biz sana apaçik bir fetih ihsân ettik.

2- Böylece Allah senin geçmis ve gelecek günahini bagislar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni dogru yola iletir.

3- Ve sana Allah, sanli bir zaferle yardim eder.

4- Imanlarina iman katsinlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin ordulari Allah'indir. Allah bilendir, herseyi hikmetle yapandir.

5- Mümin erkeklerle mümin kadinlari, içinde ebedi kalacaklari, altlarindan irmaklar akan cennetlere koymasi, onlarin günahlarini örtmesi içindir. Iste bu, Allah katinda büyük bir kurtulustur.

6- Ve o Allah hakkinda kötü zanda bulunan münâfik erkeklere ve münâfik kadinlara, Allah'a ortak kosan erkeklere ve ortak kosan kadinlara azap etmesi içindir. Kötülük onlarin baslarina gelmistir. Allah onlara gazap etmis, lânetlemis ve cehennemi kendilerine hazirlamistir. Orasi ne kötü bir yerdir!

7- Göklerin ve yerin ordulari Allah'indir. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

8- Süphesiz biz seni, sâhit, müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik.

9- Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygi gösteresiniz ve sabah aksam O'nu tesbih edesiniz.

10- Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'in eli onlarin ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmus olur. Kim de Allah'a verdigi ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

11- yakinda a'râbilerden geri kalmis olanlar sana diyecekler ki, "Mallarimiz ve ailelerimiz bizi alikoydu. Allah'tan bizim bagislanmamizi dile." Onlar kalplerinde olmayani dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karsi kimin bir seye gücü yetebilir? Hayir! Allah yaptiklarinizdan haberdardir.

12- Aslinda siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmistiniz. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmis bir topluluk oldunuz.

13- Kim Allah'a ve Rasulüne iman etmezse süphesiz biz, kâfirler için çilgin bir ates hazirlamisizdir.

14- Göklerin ve yerin mülkü Allah'indir. O, diledigini bagislar diledigini azaplandirir. Allah çok bagislayan çok merhamet edendir.

15- Siz ganimetleri almak için gittiginizde geri kalanlar: "Birakin biz de arkaniza düselim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'in sözünü degistirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmustur. Onlar size: "Bizi kiskaniyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

16- A'rabilerin geri birakilmis olanlarina de ki: Siz yakinda çok kuvvetli bir kavme karsi savasmaya çagirilacaksiniz. Onlarla savasirsiniz veya müslüman olurlar. Eger itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndügünüz gibi yine dönecek olursaniz sizi acikli bir azaba ugratir.

17- Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altindan irmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalirsa, onu aci bir azaba ugratir.

18- Andolsun o agacin altinda (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razi olmustur. Kalplerinde olani bilmis onlara güven indirmis ve onlari pek yakin bir fetih ile mükâfatlandirmistir.

19- Allah onlari elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandirdi. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

20- Allah size, elde edeceginiz birçok ganimetler vaad etmistir. Bunu size hemen vermis ve insanlarin ellerini sizden çekmistir ki bu, müminlere bir isaret olsun ve Allah sizi dogru yola iletsin.

21- Bundan baska sizin güç yetiremediginiz, ama Allah'in sizin için kusattigi ganimetler de vardir. Allah herseye kâdirdir.

22- Eger kâfirler sizinle savassalardi arkalarina dönüp kaçarlardi. Sonra bir dost ve yardimci da bulamazlardi.

23- Allah'in öteden beri gelen kanunu budur. Allah'in kanununda asla bir degisiklik bulamazsin.

24- O sizi onlara karsi muzaffer kildiktan sonra Mekke'nin göbeginde onlarin ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, yaptiklarinizi görendir.

25- Onlar inkâr eden ve sizin Mescid-i Haram'i ziyaretinizi ve bekletilen kurbanlarin yerlerine ulasmasini men edenlerdir. Eger kendilerini henüz tanimadiginiz mümin erkeklerle, mümin kadinlari bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin altinda kalmaniz ihtimali olmasaydi, Allah savasi önlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmistir. Eger onlar birbirinden ayrilmis olsalardi elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptirirdik.

26- O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhiliyet taassubunu yerlestirmislerdi.

Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onlari takva sözü üzerinde durdurdu. Zaten onlar buna pek layik ve ehil kimselerdi. Allah herseyi bilendir.

27- Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasini dogru çikardi. Allah dilerse siz güven içinde baslarinizi tiras etmis ve saçlarinizi kisaltmis olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediginzi bilir. Iste bundan önce size yakin bir fetih verdi.

28- Bütün dinlerden üstün kilmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Sahit olarak Allah yeter.

29-Muhammed Allah'in elçisidir. Onun yaninda bulunanlar da kâfirlere karsi çetin, kendi aralarinda merhametlidirler. Onlari rükûa varirken secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve riza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nisanlari vardir. Bu, onlarin Tevrat'taki vasiflaridir. Incil'deki vasiflari da söyledir: Onlar filizini yarip çikarmis, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalinlasmis, gövdesi üzerine dikilmis bir ekine benzerler ki bu, ziraatçilarin da hosuna gider. Allah böylece onlari çogaltip kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanip iyi isler yapanlara magfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmistir.
#20 - Temmuz 12 2008, 19:17:38
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FİL

Bismillahirrahmanirrahim

1- Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yapti?

2- Onlarin tuzaklarini bosa çikarmadi mi?

3- Üzerlerine sürü sürü kuslar gönderdi.

4- Onlara çamurdan sertlesmis taslar atiyorlardi.

5-Ve onlari, yenilmis ekin yapragi gibi yapti.
#21 - Temmuz 12 2008, 19:18:12
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FURKAN

Bismillahirrahmanirrahim

1- "Tebareke" ne yüce feyyazdir o ki, dünyalari uyarmak üzere kulu Muhammed'e, hakki batildan ayirdeden Kur'ân'i indirdi.

2- O öyle bir ilâhtir ki, göklerin ve yerin hükümranligi kendisinindir. O hiç çocuk edinmedi, hükümranlikta ortagi yoktur. O, her seyi yaratip bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmistir.

3- Kâfirler, O'nu birakip bir sey yaratamayan, bilakis kendileri yaratilmis olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar canlandirmaya güçleri yetmeyen tanrilar edindiler.

4- Inkâr edenler: "Bu Kur'ân Muhammed'in uydurmasidir, ona baska bir topluluk yardim etmistir" diyerek haksiz ve asilsiz bir söz uydurdular.

5- "Kur'ân öncekilerin masallaridir; baskalarina yazdirmis da sabah aksam kendisine okunmaktadir" dediler.

6- Ey Muhammed! De ki: "Onu, göklerin ve yerin sirrini bilen indirmistir. Süphesiz O, bagislayandir, merhamet edendir."

7- Söyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya!"

8- "Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya beslenecegi bir bahçe olsaydi ya!" Bu zalimler, inananlara "Siz sadece büyülenmis bir adama uyuyorsunuz" dediler.

9- Ey Muhammed! sana nasil misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmislardir, yol bulamazlar.

10- Öyle yücedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altindan irmaklar akan cennetler verir, sana köskler de yapar.

11- Fakat onlar o saati (kiyameti) de yalanladilar. Biz ise o saati yalanlayanlara çilgin alevli bir ates hazirladik.

12- Ki, cehennem atesi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun bir hisimlanmasini (kaynamasini) ve ugultusunu isitirler.

13- Elleri boyunlarina bagli olarak onun dar bir yerine atildiklari zaman da, oracikta yok olmayi isterler.

14- (Onlara söyle denilir) Bu gün bir yok olmayi degil, nice yok olmalari isteyin!

15- De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? Çünkü orasi, onlar için bir mükafattir ve bir varis yeridir.

16- Onlar için orada ne isterlerse var, hem orada ebedî kalacaklar. Çünkü bu Rabbinden yerine getirilmesi istenen bir vaaddir.

17- Hele o gün Rabbin onlari Allah'tan baska taptiklari seylerle toplar da, der ki: "Siz mi saptirdiniz su kullarimi, yoksa kendileri mi yolu kaybettiler?"

18- Onlar: "Sübhansin seni tenzih ederiz. Seni birakip da senden baska dostlar edinmek bize yarasmaz; fakat sen onlara ve atalarina o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayi unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular." derler.

19- (Bunun üzerine ötekilere hitaben söyle denilir.) Iste (taptiklariniz)

sizi söylediklerinizde yalanci çikardilar. Artik ne (azabinizi) geri çevirebilir, ne de bir yardima çare bulabilirsiniz ve içinizden kim zulmederse, ona büyük bir azab tattiracagiz.

20- (Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri baska türlü göndermedik. Süphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarsilarda geziyorlardi (sokaklarda yürüyorlardi). Sizin bir kisminizi bir digerine fitne (imtihan sebebi) kilmisizdir ki, bakalim sabredecek misiniz? Zira Rabbin her seyi hakkiyla görmektedir.

21- Bununla beraber, bize kavusmayi ummayanlar "Bize ya melekler indirilmeliydi, ya da Rabbimizi görmeliydik" dediler. Andolsun ki, dogrusu nefislerinde kendilerini büyük gördüler ve büyük azginlik ettiler.

22- Melekleri görecekleri gün, iste o gün, günahkarlara hiçbir sevinç haberi yoktur. Ve yasak yasak, diyeceklerdir.

23- Onlarin yaptiklari her bir iyi isi dikkate aliriz, fakat onu saçilmis zerreler haline getiririz.

24- O gün cennetliklerin kalacaklari yer çok iyi, dinlenecekleri yer pek güzeldir.

25- O gün gökyüzü beyaz bulutlar halinde yarilacak ve melekler bölük bölük indirileceklerdir.

26- Iste o gün gerçek hükümranlik, çok merhametli olan Allah'indir. Kâfirler için ise o, pek çetin bir gündür.

27- O gün zalim kimse ellerini isiracak: "Eyvah!" diyecek, "keske Peygamberin yaninda bir yol tutsaydim!"

28- "Eyvah!" diyecek, "keske falancayi dost edinmeseydim.

29- Çünkü zikir (Kur'ân) bana gelmisken o, hakikaten beni ondan saptirdi. Seytan insani (uçuruma sürükleyip sonra) yapayalniz ve yardimcisiz birakmaktadir.

30- Peygamber dedi ki: "Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'ân'i terkedilmis (bir sey yerinde) tuttular."

31- (Resulüm!) Ve iste biz böyle her peygamber için günahkarlardan bir düsman yapmisizdir. Bununla beraber hidayet verici ve yardimci olarak Rabbin yeter.

32- Yine o inkâr edenler dediler ki: "O Kur'ân ona, hepsi birden indirilseydi ya"! Biz onu senin kalbine iyice yerlestirmek için böyle (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayirarak) okuduk.

33- Hem onlar sana karsi herhangi bir mesel ile gelmezler ki, biz sana (onun karsiliginda) dogrusunu ve tefsirin daha güzelini getirmis olmayalim.

34- O yüzleri üstü cehenneme toplanacaklar var ya! iste onlar, yerleri en kötü, yollari en sapik olanlardir.

35- Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardesi Harun'u da ona yardimci yaptik.

36- "Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onlari yerle bir ettik.

37- Nuh kavmine gelince, Peygamberleri yalancilikla itham ettiklerinde, onlari suda bogduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptik. Biz zalimler için acikli bir azab hazirlamisizdir.

38- Ad'i, Semud'u, Ress halkini ve bunlar arasinda daha bir çok nesilleri de (inkârciliklari yüzünden helak ettik)

39- Onlarin herbirine misaller getirdik; (ama ögüt almadiklari için) hepsini kirdik geçirdik.

40- (Resulüm!) Andolsun ki, (bu Mekke'li putperestler), bela ve fenalik yagmuruna tutulmus olan beldeye ugramislardir. Peki onu da görmüyorlar miydi? Hayir! Onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadirlar.

41- Seni gördükleri zaman "Bu mu Allah'in Peygamber olarak gönderdigi?" diye hep seni alaya aliyorlar.

42- "Sayet tanrilarimiza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten de bizi neredeyse tanrilarimizdan saptiracakti" diyorlar. Azabi gördükleri zaman, kimin yolunun sapik oldugunu bilecekler!

43- Kötü duygularini kendisine tanri edinen kimseyi gördün mü? Simdi ona sen mi vekil olacaksin?

44- Yoksa sen, onlarin çogunun gerçekten söz dinleyecegini yahut akillanacagini mi saniyorsun? Gerçekte onlar hayvanlar gibidir, hatta gidisçe daha sapiktirlar.

45- Rabbinin gölgeyi nasil uzatmakta oldugunu görmedin mi? Dileseydi onu elbet hareketsiz de kilardi. Sonra biz günesi, ona (gölgeye) delil kilmisizdir.

46- Sonra da onu yavas yavas kendimize (baska yöne) çekmekteyiz.

47- Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kilan, gündüzü yayilip çalisma (zamani) yapan O'dur.

48- Rüzgarlari rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen ve gökten tertemiz bir su indiren O'dur.

49- Ki biz (o suyla) ölü topraga can verelim, yarattigimiz nice hayvanlara ve insanlara su saglayalim, diye.

50- Andolsun bunu, insanlarin ögüt almalari için, aralarinda çesit çesit sekillerde anlatmisizdir; ama insanlarin çogu ille nankörlük edip diretmistir.

51- (Habibim!) Sayet dileseydik elbette her köye bir uyarici (peygamber) gönderirdik.

52- (Madem ki yalniz seni gönderdik) Öyleyse kâfirlere boyun egme ve bununla (Kur'ân ile) onlara karsi olanca gücünle büyük bir savas ver!

53- Birinin suyu tatli ve susuzlugu giderici, digerininki tuzlu ve aci iki denizi saliveren ve aralarina bir engel, asilmaz bir serhat koyan O'dur.

54- O (hakir) sudan, bir insan yaratip ona bir neseb bahseden ve sihriyet bagi ile akraba yapan O'dur. Rabbinin her seye gücü yeter.

55- (Böyle iken inkârcilar) Allah'i birakip kendilerine ne fayda, ne zarar veremeyen seylere kulluk ediyorlar. Inkârci olan kimse Rabbine karsi ugrasip durmaktadir.

56- (Halbuki) biz seni ancak müjdeci ve uyarici olarak gönderdik.

57- De ki: "Ben, buna karsi sizden bir ücret degil, ancak Rabbine dogru bir yol tutmayi dileyen kimseler (olmanizi) istiyorum."

58- Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarinin günahlarindan haberdar olarak O yeter.

59- Gökleri yeri ve ikisinin arasindakileri alti günde yaratan, sonra Ars'a hükmeden Rahmân'dir. Haydi ne dileyeceksen o her seyden haberdar olan (Rahmân)dan dile.

60- Onlara "Rahmân'a secde edin" dendigi zaman, "Rahmân da neymis? Senin bize emrettigine secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onlarin nefretini artirir.

61- Gökte burçlari var eden, onlarin içinde bir kandil (günes) ve nurlu bir ay barindiran Allah, yüceler yücesidir.

62- Ibret almak veya sükretmek dileyen kimseler için gece ile gündüzü birbiri ardinca getiren O'dur.

63- O çok merhametli Allah'in (has) kullari onlardir ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attigi zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler).

64- Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kiyamlar ederek yatarlar.

65- Onlar ki, söyle derler: Cehennem azabini üzerimizden sav! Dogrusu onun azabi geçici bir sey degildir.

66- Orasi cidden ne kötü bir ugrak, ne kötü bir konaktir.

67- Ve onlar ki, harcadiklarinda ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasinda orta bir yol tutarlar.

68- Yine onlar ki, Allah ile beraber baska bir tanriya yalvarmazlar, Allah'in haram kildigi cana haksiz yere kiymazlar ve zina etmezler. Bunlari yapan günahi(nin cezasini) bulur.

69- Kiyamet günü azabi kat kat olur ve orada alçaltilmis olarak temelli kalir.

70- Ancak tevbe ve iman edip iyi davranislarda bulunanlar baska; Allah onlarin kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bagislayicidir, engin merhamet sahibidir.

71- Ve her kim tevbe edip iyi davranis gösterirse, süphesiz o, tevbesi kabul edilmis olarak Allah'a döner.

72- Ve onlar ki, yalan sahitlik etmezler, bos bir seye rastladiklari zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.

73- Kendilerine Rablerinin âyetleri hatirlatildiginda ise, onlara karsi sagir ve kör davranmazlar.

74- Ve onlar ki: "Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydinlatacak esler ve zürriyetler bagisla ve bizi takva sahiplerine önder kil" derler.

75- Iste onlar, sabretmelerine karsilik cennetin en yüksek makamlari ile mükafatlandirilacaklar, orada hürmet ve selamla karsilanacaklardir.

76- Orada ebedî kalacaklar, orasi ne güzel bir konak ve ne güzel bir makamdir.

77- (Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kiymet verir duaniz olmasa? (Ey inkârcilar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydiniz; o halde azab yakanizi birakmayacaktir!
#22 - Temmuz 12 2008, 19:18:49
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


FUSSİLET

Bismillahirrahmanirrahim

1- Hâ Mîm.

2- Bu Kur'ân Rahmân ve Rahîm olan Allah tarafindan indirilmistir.

3- Bu, Arapça bir Kur'an olarak, âyetleri bilen bir kavim için ayirt edilip açiklanmis bir kitaptir.

4- O, müjdeleyici ve uyarici olarak gönderilmistir. Fakat insanlarin çogu yüz çevirmislerdir. Artik onlar gerçegi isitmezler.

5- Onlar: "Ey Muhammed! Senin bizi davet ettigin seye karsi kalplerimiz kapalidir. Kulaklarimizda da bir agirlik vardir. Seninle bizim aramizda anlasmamiza engel bir de perde vardir. Sen istedigini yap, çünkü biz yapiyoruz" dediler.

6- Ey Muhammed! De ki: "Ben sadece sizin gibi bir insanim, ancak bana ilâhinizin bir tek ilâh oldugu vahyediliyor. Artik hep O'na yönelin ve

O'ndan bagislanma dileyin. Vay O'na ortak kosanlarin haline!

7- Onlar, zekati vermezler, ahireti de inkâr ederler.

8- Süphesiz ki, iman edip, salih amel isleyenler için de bitmez tükenmez bir mükafat vardir.

9- De ki: "Siz yeri iki günde yaratani gerçekten inkâr edip duracak misiniz? Bir de O'na esler kosuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."

10- O, yerin üstünde sabit daglar yaratti. Orada bereketler meydana getirdi. Orada arastirip soranlar için riziklari tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.

11- Sonra duman halinde bulunan göge yöneldi. Ona ve yerküreye: "Isteyerek veya istemeyerek buyruguma gelin." dedi. Her ikisi de: "Isteyerek geldik" dediler.

12- Böylece Allah onlari iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göge kendi isini bildirdi. Biz en yakin gögü kandillerle süsledik ve koruduk. Iste bu çok güçlü ve her seyi bilen Allah'in takdiridir.

3- Eger onlar, yine yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizi Âd ve Semud'un basina gelen yildirima benzer bir yildirima karsi uyardim."

14- Onlara Allah'tan baskasina kulluk etmeyin diye önlerinden ve arkalarindan peygamberler geldigi zaman: "Eger Rabbimiz dileseydi mutlaka melekler indirirdi. Biz sizin teblig için gönderildiginiz seylere inanmayiz." dediler.

15- Âd kavmine gelince onlar yeryüzünde büyüklük tasladilar ve: "Bizden daha kuvvetli kim vardir?" dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah'in kendilerinden daha kuvvetli oldugunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardi.

16- Bu yüzden biz de onlara dünya hayatinda rezillik azabini tattirmak için o ugursuz günlerde dondurucu bir kasirga gönderdik. Ahiret azabi ise elbette daha çok rezil edicidir. Onlara yardim da edilmeyecektir.

17- Semûd kavmine gelince, biz onlara dogru yolu gösterdik. Fakat onlar körlügü dogru yola tercih ettiler. Bunun üzerine kazandiklari kötülük yüzünden alçaltici azabin yildirimi onlari çarpiverdi.

18- Biz iman edenleri ve kötülükten sakinanlari ise kurtardik.

19- O gün Allah'in düsmanlari cehennem atesine sürülmek üzere hep bir araya toplanirlar.

20- Nihayet oraya vardiklari zaman kulaklari, gözleri ve derileri yaptiklari seyler hakkinda onlarin aleyhinde sahitlik ederler.

21- Onlar derilerine: "Niçin aleyhimize sahitlik ettiniz?" derler. Derileri de: "Bizi her seyi konusturan Allah konusturdu, sizi ilk defa yaratan O'dur ve siz yine O'na döndürülüyorsunuz" derler.

22- Siz kulaklarinizin, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde sahitlik edeceginden korkarak kötülükten sakinmiyordunuz. Fakat yaptiklarinizdan birçogunu Allah'in bilmeyecegini zannediyordunuz.

23- Iste Rabbiniz hakkinda beslediginiz bu zanniniz sizi helak etti de zarara ugrayanlardan oldunuz.

24- Simdi eger dayanabilirlerse onlarin yeri atestir. Yok eger hosnutluga dönmek isterlerse bile artik onlar hosnut edileceklerden degildirler.

25- Biz onlara birtakim arkadaslar musallat ettik de onlar kendilerine önlerinde ve arkalarinda ne varsa hepsini güzel gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip, geçmis olan cin ve insan topluluklari hakkindaki, azab sözü onlar için de hak oldu. Dogrusu onlarin hepsi de kendilerine yazik etmislerdir.

26- Inkâr edenler: "Bu Kur'ân-i dinlemeyin, okunurken gürültü yapin, belki üstün gelirsiniz" dediler.

27- Biz mutlaka inkâr edenlere siddetli bir azab tattiracagiz. Ve onlara yaptiklari amellerin en kötüsünün cezasini verecegiz.

28- Iste Allah'in düsmanlarinin cezasi atestir. Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezasi olarak, onlar için orada ebedî olarak kalacaklari cehennem yurdu vardir.

29- Inkâr edenler: "Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi dogru yoldan saptiranlari bize göster de onlari ayaklarimizin altina alalim, böylece cehennemin en altinda kalanlardan olsunlar." diyeceklerdir.

30- "Rabbimiz Allah'tir" deyip, sonra da dogrulukta devam edenlere gelince, onlarin üzerine melekler iner ve derler ki: "Korkmayin, üzülmeyin, size vaad edilen cennetle sevinin."

31- "Biz dünya hayatinda da, ahirette de sizin dostlariniziz. Cennette sizin için caninizin çektigi ve istediginiz her sey vardir."

32- Bunlar çok bagislayici ve çok merhametli olan Allah tarafindan bir agirlamadir.

33- Allah'a davet eden, salih amel isleyen ve: "Ben gerçekten müslümanlardanim" diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?

34- Hem iyilik de bir degildir, kötülük de. Kötülügü en güzel bir sekilde sav. O zaman seninle kendi arasinda bir düsmanlik olan kisinin, sanki samimi bir dost gibi oldugunu görürsün.

35- Bu olgunluga ancak sabredenler kavusturulur, buna ancak hayirdan büyük bir pay sahibi olan kavusturulur.

36- Eger seytandan gelen kötü bir düsünce seni dürtecek olursa hemen Allah'a sigin. Çünkü O her seyi isitir ve bilir.

37- Gece ile gündüz ve günes ile ay Allah'in kudretinin delillerindendir. Günese ve aya secde etmeyin. Eger sadece Allah'a kulluk yapmak istiyorsaniz, onlari yaratan Allah'a secde edin.

38- Eger onlar büyüklük taslarlarsa bilsinler ki, Rabbinin yanindaki melekler gece gündüz O'nu tesbih ederler ve hiç usanmazlar.

39- Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'in kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdigimiz zaman titresir ve kabarir. Süphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Dogrusu O'nun her seye gücü yeter.

40- Âyetlerimiz hakkinda dogruluktan ayrilip inkâra sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde atese atilacak olan mi daha hayirlidir, yoksa kiyamet günü güven içinde gelecek olan mi? Istediginizi yapin. Süphesiz ki Allah, yaptiginiz seyleri hakkiyla görür.

41- Kur'ân kendilerine geldiginde onu inkâr edenler, mutlaka cezalarini çekceklerdir. O gerçekten çok degerli bir kitaptir.

42- Ona ne önünden, ne de ardindan batil gelemez. O hüküm ve hikmet sahibi, ögülmeye layik olan Allah tarafindan indirilmistir.

43- Ey Muhammed! Sana senden önceki peygamberlere söylenenden baska bir sey söylenmiyor. Süphesiz ki senin Rabbin hem magfiret sahibidir hem de aci verecek bir azap sahibidir.

44- Eger biz onu yabanci dilden bir Kur'ân yapsaydik onlar mutlaka: "Bu kitabin âyetleri genisçe açiklanmali degil miydi? Arap bir peygambere yabanci dil, öyle mi?" derlerdi. Sen de ki: "O, iman edenler için bir hidayet ve sifadir." Iman etmeyenlerin kulaklarinda ise bir agirlik vardir. Kur'ân onlara göre bir körlüktür. Sanki onlar uzak bir yerden çagriliyorlar (da duymuyorlar).

45- Andolsun ki biz Musa'ya Tevrat'i vermistik de onda ihtilafa düsmüslerdi. Eger Rabbin tarafindan azabin ertelenmesine dair bir söz geçmeseydi mutlaka aralarinda hüküm verilirdi. Gerçekten onlar Kur'ân hakkinda bir süphe ve tereddüt içindedirler.

46- Her kim iyi bir is yaparsa, kendi lehine yapmis olur. Kim de bir kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmis olur. Rabbin kullara zulmedecek degildir.

47- Kiyamet zamanini bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi disinda hiçbir meyve kabugundan çikmaz, hiçbir disi gebe kalmaz ve dogurmaz. Allah onlara: "Bana kostugunuz ortaklarim nerede?" diye seslendigi gün, onlar: "Senin ortagin olduguna dair bizden hiçbir sahit olmadigini sana arz ederiz." derler.

48- Önceden tapmakta olduklari seyler, kendilerinden uzaklasip kaybolmustur. Onlar da kendileri için kaçacak bir yer olmadigini anlamislardir.

49- Insan hayir istemekten usanmaz, fakat kendisine bir kötülük dokununca üzülür ve ümitsizlige düser.

50- Andolsun ki kendisine dokunan bir zarardan sonra, biz ona tarafimizdan bir rahmet tattirsak, O: "Bu benim hakkimdir, kiyametin kopacagini da sanmiyorum, Rabbime döndürülmüs olsam bile mutlaka O'nun yaninda benim için daha güzel seyler vardir" der. Biz o inkâr edenlere yaptiklari seyleri mutlaka haber verecegiz ve onlara agir bir azap tattiracagiz.

51- Biz insana bir nimet verdigimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. Ona bir kötülük dokundugu zaman da uzun uzun yalvarir.

52- Ey Muhammed! De ki: "Ne dersiniz? O Kur'ân Allah tarafindan gelmis olup da sonra siz onu inkâr etmisseniz, o takdirde Hak'tan uzak bir ayriliga düsenden daha sapik kim olabilir?"

53- Biz onlara hem ufuklarda ve hem kendi nefislerinde delillerimizi gösterecegiz ki, Kur'ân'in hak oldugu kendilerine açikça belli olsun. Senin Rabbinin her seye sahit olmasi kafi degil mi?

54-Iyi bilin ki onlar Rablerine kavusmaktan bir süphe içindedirler, yine iyi bilin ki, Allah her seyi ilmiyle kusatmistir.
#23 - Temmuz 12 2008, 19:19:35
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


GASİYE

Bismillahirrahmanirrahim

1- O her seyi kusatacak olan Kiyamet'in haberi sana geldi mi?

2- Yüzler var ki, o gün egilmis, zillete düsmüstür.

3- Çalismis, yorulmustur.

4- Kizismis bir atese girer.

5- Onlara kizgin bir kaynaktan su verilir.

6- Onlar için kuru bir dikenden baska yiyecek de yoktur.

7- O da ne besler, ne de açligi giderir.

8- Yüzler de var ki, o gün nimetle mutludur.

9- Yaptigindan hosnuttur.

10- Yüksek bir cennettedir.

11- Orada bos bir söz isitmez.

12- Orada akan bir kaynak,

13- Yükseltilmis divanlar,

14- Konulmus kadehler,

15- Dizilmis koltuklar, yastiklar,

16- Serilmis halilar vardir.

17- Bakmiyorlar mi o develere, nasil yaratilmis?

18- Göge bakmiyorlar mi, nasil yükseltilmis?

19- Bakmiyorlar mi daglara, nasil dikilmis?

20- Yere bakmiyorlar mi, nasil yayilmis?

21- Haydi ögüt ver; sen simdi sirf bir ögütçüsün.

22- Onlarin üzerinde bir zorba degilsin.

23- Ancak kim yüz çevirir ve kâfir olursa,

24- Allah ona en büyük azap ile azap edecek.

25- Kuskusuz onlar döne dolasa bize gelecekler.

26-Sonra da bize hesap verecekler.
#24 - Temmuz 12 2008, 19:20:22
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


HACC

Bismillahirrahmanirrahim

1- Ey Insanlar! Rabbinizden sakinin; süphesiz o kiyamet gününün sarsintisi çok büyük bir seydir.

2- Onu göreceginiz gün, her emzikli kadin emzirdiginden geçer. Ve her hamile kadin çocugunu düsürür. Insanlari hep sarhos görürsün, halbuki sarhos degillerdir. Fakat Allah'in azabi çok siddetlidir.

3- Insanlardan bazilari Allah hakkinda bir bilgisi olmadigi halde tartisir da her azili seytanin ardina düser.

4- (O seytanki) hakkinda söyle hüküm verilmistir: Süphesiz kim onu

dost edinirse, o muhakkak onu saptirir ve dogruca cehennem azabina götürür.

5- Ey insanlar ! Eger öldükten sonra dirilmekten süphede iseniz, (bilin ki) ne oldugunuzu size açiklamak için süphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden (spermadan) sonra bir alekadan (embriodan) sonra yapisi belli belirsiz bir et parçasindan yaratmisizdir. Diledigimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutariz. Sonra sizi bir çocuk olarak çikartiriz, sonra sizi, olgunluk çagina erismeniz için birakiriz. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir sey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanina ulastirilir. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun

üzerine su indirdigimiz zaman, harekete geçer, kabarir ve her güzel çiftten bitkiler bitirir.

6- Iste bunlar gösteriyor ki, Allah süphesiz haktir. Süphesiz ölüleri o diriltir ve o her seye kadirdir.

7- Kiyamet ise süphesiz gelecek ve muhakkak ki Allah bütün kabirlerde olan kimseleri tekrar diriltecektir.

8- Insanlardan kimi de vardir ki ne bir bilgiye, ne bir delile, ne de aydinlatici bir kitaba dayanmaksizin Allah hakkinda tartisir.

9- Allah yolundan sasirtmak (saptirmak) için büyüklük taslayarak (tartisir). Dünyada ona bir rezillik vardir. Kiyamet gününde ise ona cehennem azabini tattiracagiz

10 -Ona "Bunlar, senin ellerinle kazandigin günahlar sebebiyledir" denir. Süphesiz Allah kullarina zulmeden degildir.

11- Insanlardan kimi de Allah'a bir yar kenarindaymis gibi ibadet eder, eger kendisine bir iyilik gelirse ona gönlü yatisir ve eger basina bir bela gelirse yüzüstü dönüverir. Dünyayi da ahireti de kaybeder. Iste apaçik kayip budur.

12- Allah'i birakir da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek seylere yalvarir. Iste derin sapiklik budur.

13- Herhalde o, zarari faydasindan daha yakin olana yalvariyor. Yalvardigi sey ne kötü yardimci ve ne kötü yoldastir.

14- Süphe yok ki Allah, iman edip salih amelleri isleyenleri altindan irmaklar akan cennetlere koyacak. Süphesiz Allah diledigini yapar.

15- Allah'in ona (peygambere) dünyada ve ahirette yardim etmeyecegini sanan kimse hemen yukariya bir ip uzatsin, sonra (kendini intihar edip) bogsun da baksin bu hilesi kendisini öfkelendiren seyi giderecek mi?

16- Iste biz onu (Kur'ân'i) böylece, apaçik âyetler olarak indirdik. Süphesiz Allah diledigini dogru yola eristirir.

17- Süphesiz o iman edenler, yahudi olanlar, sabiîler (yildiza tapanlar), hiristiyanlar, atese tapanlar ve (Allah'a) es kosanlar (yok mu?) Allah, kiyamet günü bunlarin arasini süphesiz ayiracaktir. Çünkü Allah her seyi hakkiyla görüp bilendir.

18- Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, günes, ay ve yildizlar, daglar, agaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçogu hep Allah'a secde ediyor. Birçogunun üzerine de azab hak olmustur. Allah kimi hor ve hakir kilarsa artik ona ikram edecek yoktur. Süphesiz Allah diledigi seyi yapar.

19- Su ikisi Rableri hakkinda tartismaya girmis iki hasimdir. O'nu inkar edenler için atesten elbiseleri biçilmistir. Baslarinin üstünden kaynar su dökülür.

20- Bununla karinlarindaki ve derileri eritilir.

21- Bir de bunlara demirden kamçilar vardir.

22- Ugradiklari gamdan (dolayi) oradan ne zaman çikmak isteseler, her defasinda oraya geri çevrilirler: "Yakici azabi tadin" denir.

23- Süphesiz Allah iman edip yararli is isleyenleri, altindan irmaklar akan cennetlere koyacak, orada altin bilezikler ve inciler takinacaklar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.

24- Hem sözün güzelini isitecek duruma ulastirilmislar, hem de övülmeye layik (olan Allah'in) yoluna eristirilmislerdir.

25- Süphesiz inkâr edenlere, Allah'in yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için esit kilinan Mescid-i Haram'dan alikoyanlara ve orada zulümle yanlis yola saptirmak isteyene can yakici bir azab tattiririz.

26- Bir zamanlar Kâbe'nin yerini Ibrahim'e su sekilde hazirlamistik: Sakin bana hiçbir seyi ortak kosma; tavaf edenler, orada (kiyama) duranlar, ruku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et.

27. Insanlari hacca çagir; yürüyerek veya incelmis binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vadiyi asarak sana gelsinler.

28- Ta ki kendilerine ait birtakim menfaatlere sahid olsunlar; Allah'in kendilerine rizik olarak verdigi hayvanlari belli günlerde kurban ederken O'nun adini ansinlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.

29- Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarini yerine getirsinler. Kâbeyi tavaf etsinler.

30- Emir budur, Allah'in yasaklarina kim saygi gösterirse, bu, kendisi için Rabbinin katinda süphesiz hayirdir. Size bildirilegelenden baska bütün hayvanlar helal kilinmistir. O halde o pis putlardan kaçinin ve yalan sözden sakinin.

31- Allah için, O'na es kosmayan, O'nun birligine inanmis kimseler olun. Allah'a ortak kosan kimse, gökten düsüp de kuslarin kaptigi veya rüzgarin bir uçuruma sürükledigi seye benzer.

32- Bu böyledir; kim Allah'in nisanelerine, kurbanliklarina saygi gösterirse, süphesiz o kalblerin takvasindandir.

33- Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takim faydalar vardir. Sonra bunlar Beyt-i atik (kâbe) de son bulurlar.

34- Her ümmet için Allah'in kendilerine rizik olarak verdigi kurbanlik hayvanlarin üzerine O'nun adini ansinlar diye bir mabed yapmisizdir. Hepinizin ilâhi bir tek ilâhtir. Onun için yalniz O'na teslim olan müslümanlar olun. (Ey Muhammed!) Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.

35- Ki Allah anildigi vakit onlarin kalpleri titrer. Onlar baslarina gelene sabreden, namaz kilan kimselerdir. Kendilerine verdigimiz riziktan Allah yolunda harcarlar.

36- Kurbanlik deve ve sigirlari Allah'in size olan nisanelerinden kildik. Sizin için onlarda hayir vardir. Ön ayaklarinin biri bagli halde keserken üzerlerine Allah'in adini anin. Yanlari yere yaslandigi vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onlari sizin buyrugunuza verdik ki, sükredesiniz.

37- Elbette onlarin etleri ve kanlari Allah'a ulasmayacaktir. Ancak

O'na sizin takvaniz erecektir. Onlari bu sekilde sizin buyrugunuza verdi ki, size yolunu gösterdiginden dolayi, Allah'i tekbir ile yüceltesiniz. (Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.

38- Süphesiz Allah inananlari savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.

39- Kendilerine savas açilan kimselere (kâfirlere karsi koymak için) izin verildi. Çünkü onlar zulme ugradilar. Süphesiz Allah onlari zafere ulastirmaya kadirdir.

40- Onlar "Rabbimiz Allah'tir" demelerinden baska bir sebep olmaksizin haksiz yere yurtlarindan çikarildilar. Eger Allah insanlarin bir kismini bir kismi ile defetmeseydi manastirlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'in adi çok anilan mescidler elbette yikilirdi. Süphesiz Allah kendi (dini) ne yardim edene yardim edecektir. Süphesiz Allah çok güçlüdür, çok izetlidir (her seye galiptir).

41- Onlar (o müminlerdir) ki, eger kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirirsek namazi kilarlar, zekati verirler, iyiligi emrederler ve fenaligi yasak ederler. Bütün islerin sonu sirf Allah'a âittir.

42- (Ey Muhammed!) Eger seni (müsrikler) yalanliyorlarsa bil ki onlardan önce Nûh kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri de kendi peygamberlerini) yalanci saydilar.

43- Ibrahim'in kavmi de, Lût'un kavmi de (peygamberlerini) yalanci saydilar.

44- (Suayb'in kavmi olan) Medyen halki da (Sûayb'i) yalanladi. Musa da (Firavun tarafindan) yalanlandi. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onlari yakalayiverdim. Beni tanimamak nasilmis görsünler.

45- Nice memleketler vardi ki, zulüm yaparlarken biz onlari yok ettik. Artik damlari çökmüs, duvarlari üzerine yikilmistir. (Geride) Nice terkedilmis kuyularla bombos kalmis yüksek saraylar (birakilmistir.)

46- Yeryüzünde dolasmiyorlar mi ki olanlari akledecek kalbleri, isitecek kulaklari olsun. Gerçek sudur ki, gözler kör olmaz, fakat asil gögüslerin içindeki kalpler kör olur.

47- Bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katinda birgün, sizin sayacaklarinizdan bin sene gibidir.

48- Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdigim nice memleket halki vardi ki, sonunda onlari yakalayivermistim. Dönüs ancak banadir.

49- (Habîbim!) De ki: "Ey insanlar! Ben size ancak apaçik anlatan bir uyariciyim."

50- Iste iman edip salih amel isleyenler için hem bir magfiret, hem de (cennette) tükenmez bir rizik vardir.

51- Âyetlerimizi tartisarak bozmaya ugrasanlara gelince, iste onlar cehennemliktirler.

Böyle de ve temennilere uyma. Çünkü:

52- (Ey Muhammed!) Biz senden önce hiçbir elçi ve hiçbir peygamber göndermedik ki o bir sey temenni ettigi zaman, seytan onun arzusuna süpheler karistirmasin. Bunun üzerine Allah seytanin karistirdigi süpheyi giderir. Sonra da Allah, âyetlerini tahkim eder (güçlendirir). Allah Alîm'dir (herseyi bilir), Hakîmdir (Hikmet sahibidir)

53- Allah, seytanin karistirdigini, kalblerinde hastalik bulunan ve kalpleri kaskati olan kimseleri sinamaya vesile kilar. Zalimler süphesiz (haktan uzak) derin bir ayrilik içindedirler.

54- Bir de kendilerine ilim verilmis olanlar, Kur'ân'in süphesiz Rabbinden gelen bir gerçek oldugunu bilsinler ve ona iman etsinler de kalpleri ona saygi duysun. Çünkü Allah, iman edenleri dogru yola eristirir.

55- Inkâr edenler de, kendilerine ansizin kiyamet gelinceye veya akîm (kisir) bir günün azabi gelinceye kadar, Kur'ân'dan süphe etmekte devam edip giderler.

56- O gün hükümranlik yalniz Allah'indir, O aralarinda hükmünü verir. Artik iman edip yararli is isleyenler nimet cennetlerindedirler.

57- Inkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise, iste bunlar için hakîr düsüren bir azab vardir.

58- Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüs veya ölmüs olanlara gelince, elbette Allah, onlari güzel bir rizikla riziklandiracaktir. Çünkü Allah rizik verenlerin en hayirlisidir.

59- Allah onlari hosnud olacaklari bir yere (cennete) elbette koyacaktir. Süphesiz Allah Alîmdir (herseyi bilir) Halîmdir, (Kullarina yumusak davranir.).

60- Bu böyledir, kim kendisine yapilan cezaya ayni ile karsilik verir de, sonra yine kendisine zulüm yapilirsa, muhakkak ki, Allah ona yardim eder. Allah süphesiz çok af edicidir, çok bagislayicidir.

61- Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Süphesiz Allah, Semîdir (herseyi isitir) Basîrdir (herseyi gö-rür).

62- (Bu sonsuz güç sundandir) Çünkü Allah, varligi kendinden olan Hak'tir. Müsriklerin O'nu birakip da tapindiklari putlar ise hep bâtildir. Süphesiz Allah, yücedir, büyüktür.

63- Görmedin mi Allah'in gökten indirdigi su ile yeryüzü (nasil) yem-yesil oluyor? Gerçekten Allah çok lütufkârdir, her seyden haberdardir.

64- Göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur. Dogrusu Allah müstagnîdir, övülmege layiktir.

65- Görmedin mi ki, Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akip giden gemileri hep sizin buyrugunuz altina verdi. Gögü de izni olmaksizin yere düsmekten o (koruyup havada) tutuyor. Süphesiz Allah insanlara çok sefkatlidir, çok merhametlidir.

66- Size (ilk defa) hayat veren, sonra öldürecek olan, sonra da yeniden diriltecek olan O'dur. Insan gerçekten pek nankördür.

67- Biz her ümmet için bir seriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler. Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekismesinler. (Insanlari) Rabbine (ibadet etmeye) çagir. Süphesiz sen gerçekten hidayete götüren dogru bir yol üzerindesin.

68- Eger seninle tartisirlarsa, de ki: "Allah yaptiklarinizi çok iyi bilir."

69- Ayriliga düstügünüz seyler hakkinda kiyamet günü Allah aranizda hükmünü verecektir.

70- Bilmez misin ki, Allah, gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Süphesiz bunlar bir kitabtadir. Hiç süphe yok ki bunlar Allah'a pek kolaydir.

71- Onlar Allah'i birakip da O'nun, haklarinda hiçbir delil indirmedigi ve kendilerinde de bir bilgi bulunmayan seylere taparlar. Zalimler için hiçbir yardimci yoktur.

72- Âyetlerimiz kendilerine apaçik olarak okundugu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarini anlarsin. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldiracaklar. De ki: "Simdi size ondan daha kötü olanini haber vereyim mi? O, atestir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir dönüs yeridir."

73- Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, simdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'i birakip taptiklariniz bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamayacaklardir.

Sinek onlardan bir sey kapsa onu kurtaramazlar. Isteyen de, istenen de âcizdir.

74- Allah'in büyüklügünü geregi gibi degerlendirip bilemediler. Süphesiz ki Allah çok kuvvetlidir, her seye üstündür.

75- Allah hem meleklerden, hem de insanlardan elçiler seçer. Süphesiz Allah her seyi isitir, her seyi görür.

76- O geçmislerini ve geleceklerini bilir. Bütün isler Allah'a döndürülür.

77- Ey iman edenler! rükû edin, secdeye varin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapin ki kurtulabilesiniz.

78- Allah ugrunda gerektigi gibi cihad edin. Sizi o seçmis, babaniz Ibrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kilmamistir. Daha önce ve Kur'ân'da, Peygamberin size sahid olmasi, sizin de insanlara sahid olmaniz için, size müslüman adini veren O'dur. Artik namaz kilin, zekat verin, Allah'a sarilin. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardimcidir!
#25 - Temmuz 12 2008, 19:21:06
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


Üye:

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.