Alternatifim Cafe

Atatürk'ün Bilmediğiniz Gizlenen Sözleri !

Discussion started on Atatürk Köşesi

ATATÜRK'ÜN GÖRMEZDEN GELİNEN VE TÜRK İNSANINA ÖĞRETİLMEK İSTENMEYEN BAZI ÖZDEYİŞLERİ:

--"Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk'ün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek." Atatürk


TÜRK KIMDIR?

--"Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; simsek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. " Atatürk


--"Tanrı nasip eder, ömrüm vefa ederse; Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dâhil Bati Trakyayı Türkiye hudutları içine katacağım! Atatürk ( "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" sözünü saptıranlara ithaf olunur)


--"İstanbul da çıkan bir gazeteyi Kasgar'da ki Türk de anlayacaktır." Atatürk


--"Türkiye Türklerindir." Atatürk


--"Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Atatürk


--"Dünya yüzünde, Türk ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir." Atatürk


--"Bir gün, ressamlar Türk'ün simasını kaybederlerse, yıldırımı alsınlar,
yapıversinler." Atatürk


--""Milli benliğini bulamayan milletler baksa milletlerin avı olacaklardır." Atatürk


--"Türk'lerin yasadıkları her yer misak-i milli hudutları içindedir." Atatürk


--"Hayattaki yegâne üstünlüğüm, Türk doğmaktır! Muhterem milletime sunu tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek basının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin." Atatürk (Oysa Türkiye'yi, 1938'den bugüne kadar geçen 67 yıllık süreçte kan ve vicdan itibarıyla tek bir Türk yönetmemiştir!)


--"Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." Atatürk


--"Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir." Atatürk

--"Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir." Atatürk

--"Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyor, buluyorsanız bunları sadece ve yanlız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız." Atatürk


--""Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk tü bugün de Türk tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır." Atatürk


--"Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye'nin istikbaline, kendi benliğine, millî ana nelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir." Atatürk


--"Türk aydınlarının kendi kendisini bilmemesinden ve baksa milletlerde su veya bu sebeple üstünlük olduğunu sanarak, kendini onlardan aşağı görmesinden doğmaktadır. Bu yanlış görüşe son vermek için Türklüğümüzü bütün asaleti ve tarihi ile tanımak ve tanıtmak şarttır." Atatürk


--"Türkiye bir maymun değildir ve hiç bir milleti de taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir." Atatürk (Ab'ci, Abd'ci Bati özentisi aydınlara(!) duyurulur!)

--""Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İste parola budur." Atatürk

--"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük isler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır." Atatürk

--"Tas kırılır, Tunç erir, ama Türklük ebedidir" Atatürk

--"Türk âleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir." Atatürk

--"Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz." Atatürk (Bölücü etniklerin, anadilde eğitim ve yayın istemlerine çanak tutan sözde Atatürkçüler bu sözü iyi örgensin!)

--"Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. Kurtuluş Savasında benim de milletime ettiğim birtakım hizmetler olmuştur zannederim. Fakat bunlardan, hiçbirini kendime mal etmedim. Yapılanın hepsi milletin eseridir dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur. Mazide sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız lazım gelen şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok büyük islerimiz vardır. İlmi araştırmalar da bunlar arasındadır. Benim arkadaşlarıma tavsiyem sudur: Şahsiniz için değil fakat mensup olduğumuz millet için elbirliği ile çalısalım. Çalışmaların en büyüğü budur." Atatürk

--"Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur." Atatürk

--"Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır." Atatürk

--"Yeni Türk yazısı, Türk'ün yaradılıştan gelen zekâ ve kabiliyetini geliştirebileceğinden yeni yazımızı tarlalarında çalışan çiftçilerimize, sürüleri basında dağlarda dolasan çobanlarımıza kadar en az bir zamanda yaymaya çalışmak hepimizin vicdan ve milli haysiyet borcudur." Atatürk

--"Kanını taşıyandan başkasına inanma!" Atatürk (Etnikçi Atatürkçüler(!) bu sözü zaten bilmezler!)

--"Milletleri yükselten bu hususa bir amil daha ilave edelim; Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu alelade bir intikam değil, hayatına, istikbaline, refahına düşman olanların zararlarını dermeyi hedef tutan bir intikamdır." Atatürk

--"Bütün dünya bilmeli ki; karsımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır; bu insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının yok olduğunu ilan eylemektir." Atatürk

--""Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük isler yaptık. Bu islerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir." Atatürk

--"Türk Milletinin karakteri yüksektir, Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir." Atatürk

--"Su anda, büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın, en derin sevinci ve heyecanı içindeyim." Atatürk

--"Türk, Türk olduğu için asildir. Çoğumuz, büyük babamızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın içinde buluruz." Atatürk

--"Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır" Atatürk

--" Mensup olduğum Türk milletinin san ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır." Atatürk

--"Türk Milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yasamış ve istiklâli yasamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlatlarından ibarettir. Bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yasayamaz ve yaşamayacaktır." Atatürk

Onuncu Yıl Nutku'ndan


--"Az zamanda çok büyük isler yaptık. Bu islerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir." Atatürk

--""Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz." Atatürk

--"Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir." Atatürk

--"Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. " Atatürk

--"Bana, insanlar üstünde bir doğuş yüklemeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük, Türk olarak dünyaya gelmemdir." Atatürk --"Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır." Atatürk

--"Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı...'Türk'üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!' diyelim." Atatürk

--""Evvela, millete tarihini, asil bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu göstermeliyiz." Atatürk

--"TÜRK çetin isler başarmak için yaratılmıştır!" Atatürk

--"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki ASİL kanda mevcuttur!" Atatürk

--"Bir Türk, cihana bedeldir!" Atatürk [/b]
#1 - Haziran 06 2009, 01:38:00
« Son Düzenleme: Haziran 06 2009, 01:39:25 Gönderen: Zo®ßéY »

Türk âleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.

Bu el yazısı çeşitli kurumlara gönderilmiş ve Atatürk'e ait olmadığı -şüphe bırakmayacak şekilde- kanıtlanmıştır. Kaldı ki bu sözü ilk kullanan Cemal Kutay'ın verdiği tarihi bilgi de yanlış çıkmıştır. Onun da hangi akla hizmet bunları yaptığı ve yine bu sözlerin bunca yıl geçtikten -ve kanıtlandıktan- sonra çeşitli yerlere aktarılarak, gözlere sokularak neyin propagandasını yaptığı apaçık ortadır. Diğerlerinin hakikati ile ilgili en ufak bir bilgim yok, o yüzden bir şey diyemeyeceğim. Fakat bu sözü kaldır. Nedir ne değildir diye sormadan buraya koymak yanlış bir tutum.
#2 - Haziran 06 2009, 14:36:59

Yahu zorbey sen şu turkuaz değilmisin?
#3 - Haziran 06 2009, 15:21:46

Türk âleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.

Bu el yazısı çeşitli kurumlara gönderilmiş ve Atatürk'e ait olmadığı -şüphe bırakmayacak şekilde- kanıtlanmıştır. Kaldı ki bu sözü ilk kullanan Cemal Kutay'ın verdiği tarihi bilgi de yanlış çıkmıştır. Onun da hangi akla hizmet bunları yaptığı ve yine bu sözlerin bunca yıl geçtikten -ve kanıtlandıktan- sonra çeşitli yerlere aktarılarak, gözlere sokularak neyin propagandasını yaptığı apaçık ortadır. Diğerlerinin hakikati ile ilgili en ufak bir bilgim yok, o yüzden bir şey diyemeyeceğim. Fakat bu sözü kaldır. Nedir ne değildir diye sormadan buraya koymak yanlış bir tutum.

Nedir,ne değildir diye sorup araştırdıktan sonra buraya koydum.Bu sözü araştırıp gerçek olmadığını iddia eden Çetin Altan'da bir delil sunmamış,soyut söylemlerle yetinmiştir.Sözün yanlışlığı hakkında resmi bir açıklama yoktur.
Sözün söylendiği metin şu şekildedir;

''Türk milletinin içtimai nizamını ihlale müteveccih didinmeler boğulmaya mahkumdur.Türk milleti, kendisinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen müfsit, sefil, vatansız ve milliyetsiz sebükmağızların hezeyanlarındaki gizli ve kirli emelleri anlayamayacak ve onlara müsamaha edecek bir heyet değildir.
O, şimdiye kadar olduğu gibi, doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye, kahredilmeye mahkûmdur. Bunda köylü, amele ve bilhassa kahraman ordumuz candan beraberdir. Buna da kimsenin şüphesi olmasın.
Hâkim efendiler! Siz, kanun adamlarısınız. Ellerinize milletin, vatanın her türlü hak ve menfaatlerini vikaye eden kanunlar tevdi edilmiştir. işaret ettiğim noktaları işitiniz. Türk milletinin büyük haklarını müdafaa ederken, bu noktalar hatırda tutulmalıdır.
Bu memleketteki komünistler sadece bizim tevkif ve hapsettiklerimizden ibaret değildir. Bu işlerle bizzat yakından alâkadar olacağım.
Şurası unutulmamalıdır ki, Türk âleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir."

Yahu zorbey sen şu turkuaz değilmisin?

Nerden bu kanıya vardınız merak ettim doğrusu ? Bu sitede ip sistemi yok mu ? Bir şüpheniz varsa yöneticilere bildirmenizi öneririm.
#4 - Haziran 06 2009, 17:58:07
« Son Düzenleme: Haziran 07 2009, 02:21:25 Gönderen: Zo®ßéY »

Bu el yazısı İsveç Devlet Kriminoloji Enstitüsü'ne gönderiliyor ve Atatürk tarafından yazılmadığı tasdik ediliyor. Bu somut bir delildir. İşinize gelen sözleri, Atatürk kılıfıyla önümüze sunup bunu meşru bir hale getiremezsiniz. Bunun aksini ispatlayacak o çok bilimsel ve somut delillerini bekliyorum. Sen bunu kanıtlarsan, ben de bunu kanıtlarım: "Türk aleminin ve halkının en büyük dostu komünizmdir, her görüldüğü yerde sevilmelidir." - Mustafa Kemal Atatürk.

Mantıken baktığımızda da pragmatist biri olsa Atatürk'ün bunu demeyeceği gün gibi ortadadır. Atatürk, dönek değildir. Kuruluş aşamasında ve bunu takip eden süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük destekçisi sosyalist Sovyetler olmuştur.
#5 - Haziran 06 2009, 18:30:28
« Son Düzenleme: Haziran 06 2009, 18:30:54 Gönderen: vyacheslav »

Atatürk sosyal demokrasi ve sosyalizmin değil komünizmin karşısında olan bir liderdi ve fakat bu sözü söyleyecek sığlıkta bir lider değildi. Söylendiği rivayet edilen bir sözün arkasında bu kadar durman, somut delilleri gözardı ederek söylendiği konusunda bu kadar ısrar etmende bir art niyet görüyorum. Bu söz, ülkücülerin kullandığı temcit pilavı olduğundan dolayı bir başka forumda bir ülkücü tarafından tekrar ısıtılmıştı. Fakat daha sonra araştırmadığını kabul edip, bu sözün başkasına ait olduğunu öğrenmişti. Yanlış yapıldığını kabul etmek de bir erdemdir.

Atatürk'ü ne komünistler ne de ülkücüler sahiplenemezler. Tekrarlıyorum, pragmatist bir liderdi ve kurtuluş için sağda ve solda yer aldı, birçok farklı tutum gösterdi. O kafatasçı bir faşist veyahut komünist olmadı. Bu kadar uç bir noktada, partizan olmamıştır Atatürk.

Ve son olarak Atatürk'ün sözlerini ve davranışları kutsal saymak zorunda değillerdir insanlar. Farklı idoller, ideolojiler benimsenebilir. Kimse, kimsenin hayatına ve fikriyatına yön veremez.
#6 - Haziran 06 2009, 18:42:05
« Son Düzenleme: Haziran 06 2009, 18:44:56 Gönderen: vyacheslav »

Ben bir sözden,sen bir el yazısından bahsediyorsun. Olayı iyice araştırdım,araştırırsan sende görürsün...Senin ispatlandı dediğin Çetin Altan tarafından yapılan araştırma sonucudur.O da 1970 li yıllarda sağa sola asılan bir el yazısı ve üzerinde 'komünizm ezilmelidir' yazısı,altında Atatürk imzası... Çetin Altan diyor ki ; 'Bu el yazısı Atatürk'e ait değil.' Yazı kriminolojiye gönderilmiş ve ispatlanmışsa yazıyı Atatürk yazmamıştır,ki yazı 1970 yılında ortaya çıkmış.Ben de üstteki mesajda bir anlaşmazlıktan ve tam araştırmadığımdan dolayı bu sözü sadece bir yazıdan ibaret gibi düşündüğüm için o şekilde yazdım ,ancak yazı yok,söz var.Sen Atatürk bunu söylemedi diyerek bir el yazısından yola çıkıyorsun.Sonuç itibarıyla tartıştığımız konu 'Atatürk bunu söyledi mi ?' .... 'Yazı Atatürk'e mi ait' değil . El yazısı 1970 lerde çıkıyor ve Benim bahsettiğim şey bir yazı değil Atatürk'ün konuşmasındaki bölümdür,1970 veya el yazısı ile alakası olmayan bir konuşmadır.1929 yılında yapılan bir konuşma...
Atatürk 5 Ağustos 1929 tarihinde Eskişehir'de yaptığı konuşmada bahsi geçen cümleyi kurmuştur.

'Türk âleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.' (5 Ağustos 1929 Eskişehir tren garı Yargıtay üyeleri,aydın ve işçilere hitaben,Sakarya Gazetesi.7 Ağustos 1929)
Aynı sözü 1926 yılında gazetecilere verdiği bir demeçte de söylemiştir ve bu demeç gazetelerde aynen yayınlanmıştır (Faruk Şükrü Yersel, Eskişehir Gazetesi, 1926)

Sonuç itibarıyla ; böyle bir konuşma yapılmış...

Ayrıca Sovyetler'in Cumhuriyet'e olan desteğinden bahsederek ve mantığını kullanarak 'Atatürk öyle birşey demez' demişsin.Atatürk daha fazlasını söylemiş ; (Aşağıdakiler resmi belgedir)

(Bir resepsiyonda Sovyetlerin Türkiye Büyükelçisi ile Atatürk arasında geçen diyaloglar)

Atatürk,Cumhuriyet bayramı için Stalin'in niye tebrik telgrafı göndermediğine kızarak ;

'Ben sadece Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı değilim, aynı zamanda Türk halkının önderiyim.” dedi ve Karahan’a dik dik sordu: “Sizin önderiniz kimdir?”

Karahan, önderlerinin Stalin olduğunu söyledi.

“Öyle ise, neden, O bana tebrik telgrafı göndermedi? O’nun dışında herkes gönderdi. Bununla O (Stalin) beni tanımak istemediğini gösteriyor.” dedi'

'.......“Ben bunu ancak eşit şartlarda yapabilirim. Eğer beni kabul ettiklerini hissediyorsam yapabilirim. Başka türlü işlerime ‘evet’ diyemem. Sizin güçlü ve mekanize edilmiş ordunuz olduğunu biliyorum, fakat ondan korkmuyorum. Benim arkamda 18 milyon halkım var. Benim emretmem yeterlidir, halkım ardımdan nereye gidersem gelir. Ben çok zarar verebilirim, elbette bunu hiçbir zaman yapmam, çünkü benim sözüm, benim dostluğum gibi kutsaldır.”
Atatürk’ün sözleri bazen tehdit, bazen dostluk dolu ifadelerle yüklü idi.........'

(Rusya Devlet Sosyal Siyasî Tarih Arşivi, fond 558 siyahi, 11, iş 388, Varag 9-13.)

Yine Karahan'la birlikteyken başka bir olay ;

'Karahan buz gibi bir sesle cevap verdi : -Sovyet Cumhuriyetlerinin Başkanı Yoldaş Kalinin'dir, dedi.
Atatürk sinirlendi : -canım bırak şu kuklayı...Söylesene bakayım şu sizin stalin yoldaşınız ne yapar Allah aşkına? '

.......'Elçi beyefendi, dedi. Buna rakı ,Türk rakısı derler. Moskova'da Kalinin midir, Stalin midir yok ne karın ağrısı ise o herife söyleyin, biz Türk'ler asırlarca Rusya'nın göbeğinde rakı içmiş bir milletiz. İcap ederse yine de içmesini biliriz. Bu kadehi mi Türk milletinin hayrına hiç bir zaman " Rus Bölgesi "derekesine düşmeyecek olan egemenliğimizin şerefine içiyorum. Atatürk kadehinden bir yudum aldıktan sonra, sovyet birliği ile Stalin hakkında ağzına geleni söyledi.Rus tercüman bu sözleri tercüme etmeye cesaret edemiyor ve hafifletmeye çalışıyordu. Atatürk sözlerinin kafi derecede tesir etmediğini, elçinin suratından anlayınca,tercümanın vazifesini layıkı ile yapmadığına kanaat getirerek herifi kovdu. Ve su gibi Rusça bilen maiyet zabitlerinden birini çağırdı. Yeni tercüman Atatürk'ün Stalin ve Sovyetler Birliği hakkında sarfettiği tahrik edici sözleri büyük elçiye bir bir aynen tekrar etti. Atatürk dans müziği çalan Balalayka orkestrasını susturdu. Ve maiyetindeki saz takımına işaret ederek zeybek çaldırmaya başladı. Başta kendisi olmak üzere bütün Türkler zeybeğe kalktılar. Rus ihtilalinin yıl dönümünde Ankara'daki Sovyet elçiliğinin büyük salonu bir Türk şehrayinine şahit oluyor. Ertesi gün Karahan Stalin'in emri ile Türk hariciye bakanlığına sert bir nota verdi.'

Bütün bunlar T.C. BAŞBAKANLIK ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU arşivindedir.Yazının tümü buradan indirilebilir ; http://www.ataturkyuksekkurum.gov.tr/sayfa/upresimler/Stalinin_Mektubu.doc

Atatürk bilindiği üzere büyük bir devlet adamıydı.Cumhuriyet döneminde Sovyetlerden destek alması politik nedenlere dayanır.

Bende bir art niyet yok,inandığım bir şeyin,konunun takipçisiyim şu anda.Somut delil dediklerin el yazısı..Ben ise söylenen bir sözden bahsediyorum.Olayı ülkücülük,oculuk,buculuk yaparak siyasi mecraya çekmek istemiyorum.Komünizmin karşısında sadece ülkücüler yoktur,komünizm karşıtlığı ülkücülerin tekelinde değildir.Takipçisi oldugum bir konununyanlışlığından şüphe etsem o erdemi sergilerdim emin ol...Ama her şey kabak gibi ortada.
Atatürk'ü biz millet olarak sahipleniyoruz.Lütfen Atatürk'ü siyasi bir mecraya çekmeye çalışmayın.Yukarda söylediği sözler mevcuttur.Daha söylemediğini iddia ettiğin söz varsa belirt onların da arkasındayım,söylemiştir.

'Ve son olarak Atatürk'ün sözlerini ve davranışları kutsal saymak zorunda değillerdir insanlar. Farklı idoller, ideolojiler benimsenebilir. Kimse, kimsenin hayatına ve fikriyatına yön veremez.'

Bunu başka birine söyledin sanırım konumuzla hiçbir alaka göremiyorum ben.Hıı eğer ki bana söylediysen karşındaki insanın ne düşündüğü ile ilgili bu kadar önyargılı olma derim.Kimseye 'ATATÜRK BUNUN DEDİ BUNA UYMAYAN BENİMSEMEYEN ÇARPILIR AĞZI TERS DÖNER' demedim,düşünmem de...Sadece bir konu paylaştım olay bu...









#7 - Haziran 07 2009, 04:01:49
« Son Düzenleme: Haziran 07 2009, 04:04:42 Gönderen: Zo®ßéY »

Bu söz soğuk savaş yıllarında, anti-komünist hareketlerin yeşermeye başladığı zamanlarda, batının çanak yalayıcılığını üstlenen Türkiye'nin halkına sarfedilmiş bir söz. Bu sözün Atatürk'ün konuşmalarında, nutukta ve mecliste herhangi bir kaydı yok. El yazısıyla yazılmadığı iddia edilen bir sözün resmi bir kaydı olması lazım. Gazete ismi vererek yapılacak iş değildir bu. Şimdi bile kişilerin söylediği iddia edilen kurmaca demeçler gazetelerde yer alıyor. El yazısını kabul etmedin ve bana iki tane, yayım yılları arasında üç yıl olan iki gazete ismi verdin öyle mi? Uzun bir yazıya, gürültülü ve tumturaklı sözcüklere gerek yok. Bana yukarıda istediğim kayıtları ver. Bu kadar.
#8 - Haziran 07 2009, 14:07:02
« Son Düzenleme: Haziran 07 2009, 14:09:54 Gönderen: vyacheslav »

Verdiğim kaynaklar 'Resmi kurumlar tarafından' işaret edilen kaynaklardır,Atatürk'ün Eskişehir konuşmasıyla ilgili o kaynaklar işaret edilmektedir.Daha iyi anlayabilmen için uzun yazdım ancak yine anlayamamışsın.Diğer konulara hiç girmemişsin bile.Ben kaynak ismi söyledim.Hala şüphen varsa kaynağı araştırır,gerçekliğini görürsün.El yazısı Atatürk'ün olmayabilir dedim zaten.Yazı 1970 lerde birden bire çıkıyor bunu anlamayacak ne var ? Benim iddia ettiğim konuşma ise 1929 ....  Şimdi,verdiğim kaynakları bulup beni yanıltırsan sana çok güzel bir erdem sergileyebilirim..
#9 - Haziran 08 2009, 14:11:02

Türk Tarih Kurumu arşivlerinde böyle bir belge yok. Ben neye inanacağım? Ne idüğü belirsiz iki gazete ve yazar ismine mi? Tekrarlamak zorunda kalıyorum. Bu gazete ve yazar isimleri herkes tarafından uydurulup, altına da istenilen imza atılabilir. Atatürk, bunu iddialarına göre iki farklı yerde söylemişse muhakkak -ve muhakkak- konuşmalarında ya da resmi kurum arşivlerinde yer alır. Ve bu hiçbir resmi arşivde yok, gayriresmi arşivi benim gözümün önüne somut delil diye koyarken ciddi olmadığını umuyorum. Hiçbir resmi kurum işaret etmiyor bu kaynakları, dürüst ol.

Verdiğin gazete kaynaklarını araştırınca ülkücü gençliğin diline pelesenk olmuş, çeşitli forumlarda konusu açılınca ardından "bakın bakın şöyle olmuş" diye dile getirilen konular buluyor insan. Şimdi güzel bir erdem sergile.

Edit: Zorbey, söylediklerimi bir daha tekrarlamak ve konunun takipçilerini sıkmak istemiyorum. Söyleyeceklerimin üstüne fazladan bir kelime koymaya gerek görmüyorum. İstediğine inanmaya devam edebilirsin.

-Benim amacım komünizmi iblis atfedenlere cevaben Atatürk yardımıyla bu ideolojiyi "aklamak" değildir. Amacım, anti-komünist propagandalarınıza araç-koz vermemektir. Atatürk'ü idol, yaptıklarını ideoloji, söylediklerini kutsal yapmak zorunluluğu olmadığını belirtirken de bunu amaçlamıştım. Uğraşım da bu doğrultudadır. Komünizmi görüldüğü her yerde ezin dediği sanılan Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşı'ndaki yardımlarından dolayı şükranını göstermek için Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'na Kızıl Ordu'nun iki komünist generalini (General Mihail Vasilyeviç Frunze ve Kliment Yefremoviç Voroşilov) koydurması da ironik değil mi? Komünizmi ezmeye ilk önce buradan başlayın.-
#10 - Haziran 08 2009, 16:04:05
« Son Düzenleme: Haziran 08 2009, 16:23:12 Gönderen: vyacheslav »

Ne üdüğü belirsiz dediğin gazeteler tarihi bir belge niteliğindedir.Günümüz şartları seni biraz geçmişe de önyargılı bakmaya zorlamış sanırım.O zamanlar magazinel,siyasi olaylar pek yok.Senin dediğine göre tarih kavramını yok sayalım o zaman ? Nede olsa resmi bir belge yok.. Her şey kalıntılara ve izlere dayanıyor.Tarih kavramı içersinde ,ne üdüğü belirsiz dediğin kaynaklar 'Yazılı bir tarihi belge' olarak belirtiliiyor.Türk Tarih Kurumu arşivlerine baktın mı da böyle bir belgenin yokluğunu iddia ediyorsun.Ama ben senin için mail yolu ile Türk Tarih Kurumu ile iletişime geçip bu konuyu sorucam.Gelen cevabı ss alıp buraya koyucam.Sonucunda da benim dediğim çıkarsa senden çok güzel bir erdem bekleyeceğim.Eğer ki ben yanılırsam 'Haklısın' derim merak etme.
Atatürk'ün komünizm ile ilgili bu sözünü sadece ülkücü gençlik mi sahipleniyor anlamadım ? Ben olayı siyasi mecraya çekme dedikçe sen hala oraya gelmeye çalışıyorsun.Konuşulan şey 'Bu sözü Atatürk söyledi mi,söylemedi mi?'
Yapıştırmışsınız milletin üzerine bir ülkücü yaftası...Dilediğiniz ülkücü,dilediğiniz faşist.Tekrar ediyorum;komünizm karşıtlığını sadece ülkücüler mi yapar ? Hayır yani,benim siyasi kimliğim henüz oluşmamışken,yıllar önce bile ben komünizmin ne olduğunu bilirdim ve duruşumu sergilerdim.Ülkücü mü oluyordum ben bu durumda ? Komünizm çok mu iyi birşey ki,sanki bunu ülkücüler kötü gösteriyor şeklinde konuşuyorsun ?
Anti komünist propagandalara koz vermemekten bahsetmişsin.Kimsenin gözüne karşı bunları sokup 'İşte Atatürk'ün yolu budur,gitmeyen şudur budur..' diyen yok.Ama söylenen bu sözleri bu memleketteki insanların çoğu bilmez.
Atatürk'ün pragmatist bir lider olduğunu söylüyorsun ama birilerinin heykelini diktirmesini de niye olağan olarak karşılıyorsun . Ne ima ediyorsun ? Ben de Atatürk üzerinden bu şekilde komünizm propagandası yapanlara karşı durmuşumdur.Aynı Atatürk'ün Sovyetler Büyükelçisine ve Stalin'e dediklerini üst mesajımda yazdım.Aynı Atatürk ,Türk Bayrağını değiştirip üzerinde 'Bozkurt' bulunan bir bayrak yapmak istemiştir ve resmi belgeli olarak 'Türk Birliği' hakkında söyledikleri bellidir.Ama kimse 'Atatürk ülkücü' diye propaganda yapmadı çünkü ne kadar görmezden gelinirse gelinsin Bozkurt,Türklüğün simgesidir.Ne ülkücülerin nede bir başkasının tekelinde değildir,olmamalıdır,görülmemelidir.
#11 - Haziran 08 2009, 20:59:02
« Son Düzenleme: Haziran 12 2009, 02:07:18 Gönderen: Zo®ßéY »

mg

  "Bana her ilden bir ayı getirin, Kastamonu'dan da kimi tutarsanız onu getirin" demiş kendisi, kimseler bilmez..
 
#12 - Temmuz 15 2009, 18:49:24

Düz Mantık

mg öyle bi söz söylese nolur söylemese nolur :Ç çokta önemli bi söz değil :Ç
#13 - Temmuz 15 2009, 18:55:46

 "Bana her ilden bir ayı getirin, Kastamonu'dan da kimi tutarsanız onu getirin" demiş kendisi, kimseler bilmez..
  
öle bi söz yok aynı şeyi sivaslılar hatta yozgatlılar hatta ve hatta trabzonlular bile diyo
#14 - Temmuz 15 2009, 19:06:21
bip bip

29 Eylül'de [email protected] adresine "komünizmin ezilmesi" hususunda attığım elektronik postaya hala cevap alamasam da birkaç not düşmek istedim buraya. Zaten yanlış bildiğim bir konudan emin olmak için değil, birinci ağızdan söylediklerimi teyit ettirmek amacıyla atmıştım bu postayı. Zorbey'in en son aktif olduğu güne baktım, kendisinin cevap verme ve kendisini savunma olasılığı çok az. O yüzden bu mesajımı kendisine cevap niteliğinde değil, bilgi vermek için yazdığımı belirtmek isterim.

 
(Bu bilgiyi sol bir kaynaktan değil, Amerikancı Fahir Armaoğlu'dan kaynak alarak verdiğimin altını çizeyim)
 Sovyet belgelerine göre... (Dokumenti Vneşney politiki SSRR, Tom III, syf. 675) Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'ye yapılan yardımlar: -rakamla vermek daha anlaşılır olacağından düzeltiyorum mesajımı- 1920 yazında 6.000 tüfek, 5.000.000 kadar tüfek mermisi ve 17.600 top mermisi. 1921 Ocak-Şubat aylarında, 1.000 atımlık top barutu, 4.000 el bombası, şarapnel mermisi ile daha bazı askeri malzemeler. 1921 yılı içinde 33.275 tüfek, 57.986.000 tüfek mermisi, 327 makinalı tüfek, 54 top, 129.479 top mermisi, 1.500 kılıç, 20.000 gaz maskesi, 10.000.000 altın ruble ve Jivoy, Jutkiy adlı iki destroyer. Destroyere Türkçe olarak "hızlı giden küçük savaş gemisi" anlamına gelen muhrip denilmekte olduğunu not olarak düşeyim.

Atatürk bilincinin açık olduğu son güne kadar "Türk aleminin en büyük düşmanı komünizmdir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir." dememiştir. Çünkü pragmatist de olsa böyle bir söylemin etik olmayacağı, düpedüz döneklik ve nankörlük olacağı görülmekte. 32'de Milletler Cemiyeti'ne üye olmazdan önce ve sonrasında II. Dünya Savaşı'na kadar Türkiye'nin en büyük destekçisi Batılı devletlerden ziyade Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği olmuştur. Sağlıklı bir pragmatist bireyin o yıllarda bindiği dalı kesmesi trajik olur. Sadece öznel yorumlara dayandırmamak için tarihsel bir gerçek de vermek istedim. Bunu tarih bilgisi olan kimse yadsıyamaz. Sonuç olarak böyle bir söz Atatürk tarafından söylenmemiştir, bu tarihte görülen birçok yalandan biridir.
#15 - Kasım 02 2009, 23:31:04
« Son Düzenleme: Kasım 03 2009, 16:08:10 Gönderen: vyacheslav »

öle bi söz yok aynı şeyi sivaslılar hatta yozgatlılar hatta ve hatta trabzonlular bile diyo

Yozgat'ı duymuştum ama Sivas'ı ve Trabzon'u ilk defa duydum.Sivas o zamanlar konumu yüzünden kaybetmiştir başkent olmayı.Ankara'nın askeri konumu daha rahat olduğu için Ankara olmuştur başkent.Kişiselleştirmeyelim!Böyle bir söz olduğuna da inanmıyorum Atatürk ki Türklüğün önemini bize daima bastıra bastıra söylemiş,göstermiştir.İstanbul'daki İzmir'deki Samsun'daki Türk de Kastamonu'daki değil mi?Yaşadığı bir olaydan dolayı söylemişse Atamız o ayrı ama ben bu sözün bir kaç Atatürk karşıtı insanın uydurması olduğunu düşünüyorum.
#16 - Ocak 16 2011, 10:19:44
« Son Düzenleme: Ocak 16 2011, 10:21:09 Gönderen: Life_Deceive »

Üye:

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.