Alternatifim Cafe

Erzurum Fıkraları

Discussion started on Fıkra


DEMİLLER
Teyo Kore harbindedir. Gülle, top, mermi sesleri arasında ne olup bittiğini anlamak için kafasını siperden çıkarır çıkarmaz bir kurşun "vızzz" diye kulağının dibinden geçince Teyo sinirlenir: -İtoğlitler demiller atar herifin gözüni kor ederih..!

PÎRE ÎLACI
Erzurum'da adamın birisi pire ilacı satıyorum diye tüm kahveleri geziyor. En sonunda bizim Teyo Pehlivanın olduğu kahveye geliyor. Orda başlıyor adam ilacı meth etmeye: -Bah hemşerim pireyi dutarsın ağzını acarsın onnan sorada ilacı ağzına tökersin. Pirede ölür. Ordan bizim Teyo pehlivan dayanamamış ve hemen atılmış. -dadaş pireyi duttun mu öldirirsen neye bide ağzına ilac koyasın seninkide devamsızlığ yani. Bu işe sinirlenen satıcı hemen atılmış! -Ne gızırsin ki elede olur belede..

RIDVANDAN TELEFON
Teyo pehlivan,kahvehanede otururken kahvehanenin telefonu çalar. Telefon maksatlıdır ve arayan Teyo'u işletmek ister, Telefonu açan kahvehane sahibi seslenir: -Pehlivan Fenerbahçeli Rıdvan arir,seninle görüşmek istiyor. Teyo Pehlivan hiç yer mi? Umursamaz bir edayla; -Söyleyin Rıdvan'a Pehlivan hasta yerinden galkamaz,daha sonra arasın ya da gendi buraya gelsin.

SARIKAMIŞ'taki DENÎZ
Teyo anlatiyor: Birgün gahvede oturiram,telefon çaldı. "Pehlivan seni istirler diye seslendiler.Gaktım baktım. Arıyan bizim Kars Valisi: -Pehlivan Sarıgamış'ta denize bir cip düştü! Biz uğraştık ama çıkardamadık. Buradakiler de diiler ki bu cipi denizden çıkartsa Hasan galali Teyo Pehlivan çikardir.Allahini seversen gel bize yardim et" diye yalvardi.Bunun üzerine gaktim bindim ata.Gettim Sarıgamış'a. Atladım denize, suya bir dumdum, cip suyun dibinde.Bir goluma cipi taktım, öteki golumunanda gulaç atmaya başladım ve cipi sudan çıkardım. Ama gardaş cip bene çok ağır geldi.Tikkatli baktim ne görim. Megerse cipe bir de vapur takılmış.Ben de gendi gendime ola bir cip bu Kadar ağır olmaz diyirdim.

TEMMUZ`DA BUZ
Hasankale'de her yıl Temmuz ayında Karakucak güreşleri yapılır. Teyo''ya güerşçilerden birisi yaklaşarak: - Pehlivan senin güreşeceğin adamla ben de güreşeceğim. Onu biraz yor, der. Teyo: - Sen merak etme, der ve Teyo rakibi ile güreşe başlar. Ama güreş başlar başlamaz Teyo'nn rakibi Teyo'yu kaldırdığı gibi yere vurur. Biraz önce Teyo'yu uyaran güerşçi Teyo'ya - Hani ben sana onu yor demiştim.Dedinde,Teyo; - Ne edim oğlum, ayagım buza geldi gaydım düştüm der.

BACISI DAHA ÎYÎ
Teyo Pehlivan bir gün kahvede oturur.TV de Maykıl Caksın şarkı söylemektedir.kahvede oturanlar, Teyo'nun açığını yakalamak,onu tongaya düşürmek isterler. Bu yüzden kasıtlı olarak sorarlar: - Teyo;bu Maykıl Caksın nasıl bir karıdır? -Teyo bu lafın altında kalır mi,hemen cevabı patlatır: -Vallahi bu bir şey değil de bacısı bundan daha iyidir.

#26 - Mayıs 25 2009, 15:56:58
Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mümin,kalbi şeytandan usandım. Dostum herkesin kahrı çekilirde ben davasız müslümandan usandım..

BÎR TEYO DUASI
Allah bizim garıyı melek ede, iki çift ganat vere uça bir daha geriye gelmiye!

DÜŞMAN UÇAKLARI
Teho pehlivan kahvede anlatıyor"yaw ağabeyler işte kurtuluş savaşı esnalarındaydık.O zaman Erzurum işgal altında.Erzurum zor durumda ordu ulaşamir, bir de ermeni uçakları bomba atir,Mustafa Kemal paşa kongreye geldiğinde dediki bene "teho pehlivan Erzurum sana emanet oğul,burayı ancak sen kurtarırsan ,sen o gavur uçaklarına bir care bulursan".Bende olur dedim,gettim Hasangalaya baktım ola ermeni ucakları bombardımana tutmuş heryeri .hemen aldım heybemi bağladım belime gettim iki dakkada dağlardan 5-10 tane kaya getirdim,koydum heybeme başladım savurmaya birincisi iki uçak düsürdi,ikincisi 4 tene,ücüncü kayayı atırdim bi de baktım ermeni uçaklari kacmaya başladı.İşte bele kurtardık ermeni uçaklarından"

İFTAR YEMEĞİ
Teho yine anlatıyor:"bir ramazan ayıydı tam eve geldim iftar edecem,bi telefon geldi erzurumdan, belediye reisi yemeğe çağırırmiş cok önemli konukları varmış,bene hemen gelmemi söyledi.Saate baktım 3 dk var iftara.La dedimki nasıl yetişecem (Erzurum Hasankale arası yaklaşık30 km).Hemen atladim bizim kuleyhana tırıstan başladım biraz sonra 6. vitese taktım ağabey öyle hızlı geliremki yolda ne varsa solliram bmf dir , mercedes dir soforlari hayretle bakirlar,sonra Erzuruma vardım garsona verdim atın yularını park etsin bir yere girdim içeri tam zamanında yetişmişem daha iftar olmamış,yemeğe oturdum biraz sonra garson çağırdı dediki"Yahu Teho pehlivan netmissen bu ata iki ayağıda yok bu atın" gettim baktim hakkatten yok atin iki ön ayaği ula dedimki yolda gelirken bi ara at yavaşlamıştı herhalde orda bir ayağı koptu, neyse dönüşü aliram"

#27 - Mayıs 25 2009, 15:58:08
Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mümin,kalbi şeytandan usandım. Dostum herkesin kahrı çekilirde ben davasız müslümandan usandım..

Güllebi Turam birgün kız arkadaşıyla Burhan Çaçan`ın konserine gidiyor.Burhan`a konserden önce yanına giderek:"Yav Burhan ağabey,senden bi isteğim olacak,eğer uygun görürsense". Burhan Çaçan da tamam diyor.Güllebi diyorki :"Ağabey kız arkadaşımla konserine gelmişem, konser başlayınca bir tanışlık ver de havamız olsun"Çaçan da "seni mi kıracam Güllebi ,yaparız canın sağolsun".Neyse konser başlıyo.tabi Güllebi en önde oturmuş kız arkadaşıyla,Çaçan diyorki"Ohooo.Aman Efendim saygıdeğer Güllebi Turam beyi de aramızda görüyorum,hoşgeldiniz gullebi bey, nasılsınız efendim"dedikten sonra Gullebi elini havaya kaldırarak"Ha *** sen kimsen ki la bene hatrımı sorirsen"

ERKAN YOLAC
Bir gün Erzuruma Erkan Yolaç gelmiş , Güllebi sormuş"la sen Erkan Yolaç mısan".Erkan Yolaç"evet ben Erkan yolac ım noldu?"demiş Güllebi de Erkan yolac'ın cenesine vurarak"tırtıkan vuriyim,hani evet demirdin"

BURALARA SIĞMIRDIN NEREYE KAYBOLDUN
Lalapaşa tuvaletinde aksakallı yaşlı bir amca küçük su dökmüş,taharetlenmeye çalışıyor,biraz da keskin ayazın ve bol şalvarın etkisiyle,eli temizlik mahalline bir türlü ulaşmıyor..Sinirle şöyle diyor : - İçine ettiğimin şeyi,,ola buralara sığmirdin,zabtolmirdin..nereye gayboldun,elime gelmirsen?

#28 - Mayıs 25 2009, 15:59:37
Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mümin,kalbi şeytandan usandım. Dostum herkesin kahrı çekilirde ben davasız müslümandan usandım..

Trafik lambaları şehre yeni konulmuş.Trafik polisi kırmızı ışıkta geçen Teyzeye çıkışıyor " Teyze teyze dur nerey gidiyorsun " Teyze çok kızgın cevap veriyor : " VIŞŞŞŞ devamsiz,erimden izin almişam gaynimcilden celirem cörümcemcile cidirem sene ne ??"

#29 - Mayıs 25 2009, 16:00:51
Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mümin,kalbi şeytandan usandım. Dostum herkesin kahrı çekilirde ben davasız müslümandan usandım..

Dadaş turizm otübüsü Ankara'da mola verince yaşlı bir dadaş ihtiyaç giderip otübüse biniyor. Okuma yazma bilmeyen Dadaş otübüsten başını uzatıp : Dadaşlar hele bakın ki ben bu otobüsün yolcusumuyam !

ZECÎ BU NECÎ
Erzurum'un köylerinden birisinde oturan yaşlı amca hastalanan eşini şehre doktora getirmiş.Cumhuriyet caddesinden geçerken Yakutiye medresesinin minaresini göstererek : -Zeçi -Buyur kadın -Bu neçi Adamın parası çikacak, hanımı hasta,canı sıkkın kadını terslemiş , -Erzürümün çüçi Kadın altta kalmamış -sağolana neçi ?

SENE ÎNANMIYANIN
Ak sakallı ama diri bir ihtiyar Ulu Camide yüksek sesle dua ediyor : -Ya rabbi,teksen,birsen,bizi yaratansan..Sene inanmayan kafirdir,ahmahtır,sene inamayan felcolsun,yoh olsun,gehr olsun... Sene inanmayanın anasını avradını................

ÎSLAMIN ŞARTI
1970 Yıllarda Kars'la Erzurum'un arasındaki gerginliği bilmeyen yoktur. Kars Otübüsü Hasankalede durunca. Galal?? gençler otobüse biner, ÎDEOLOJÎ VE ÎNANÇ kontrolü yaparlardı. Böyle bir kontrolde. Otübüsün içindeki aşağıdakine sormuş : -Memmet Dadaş, Karslıya islamın şartını sordum beş dedi ne edim!! Dokkuz diyene kadar yapıştır!

ATEŞÎ YÜHSELT
Erzurumda yaşlı bir nine doktora gitmiş.Bir çok hastalığı var.Doktor hemşireye "annenin ateşini ölç demiş -Hemşire doktor bey ateşi yüksek 38 deyince. Nene Dohtor oğlum gurban olim ambu ateşi 40 a çiharda birez issinim,soyuhdan doniram,ücreti möhim değil..demiş.

BÎZÎ EŞŞEK SANSINLAR
Üç tortumlu gece mezarlığın yanından geçerken birisi korkmuş: - Ula biz buradan geçerken ölüler hortlarsa ne ederik? - Digeri ,,elhemi bilirmisen ? - Ola bilirdim ama korkudan unuttum.! - Ele ise ne edek ? - En eyisi elerimizi yere koyup yürüyek,bizi eşşek sanıp bir şey etmesinler !

ÎKÎ POHLÎ YUMURTA
Vali Erzurumun köylerini ziyarete gidiyor.Bir köyde kendisine bolca yumurta kayganası ikram ederler Vali çok memnun oluyor ve nezaket icabi şöyle diyor : -Muhtar ne zahmet etmişsin,bu kayganaya gerek yoktu,ayran yeterdi.. Muhtar : - Ne zehmeti Vali beg, İçine tükürim, iki pohli yumurta,ne gıymeti var,afiyetolsun...

#30 - Mayıs 25 2009, 16:02:56
Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mümin,kalbi şeytandan usandım. Dostum herkesin kahrı çekilirde ben davasız müslümandan usandım..

ERZURUM'un KÖYÜNDENEM
-Erzurum'lunun biri berbere gider traş olmıya.Bakarki kendinden önce babayiğit iri yarı bir dadaş var ondan sonra bu traş olcak.Neyse babayiğid dadaş oturur koltuğa berbere derki usturaya vur. -Berber dadaş sabunliyimmi der, -Dadaş yok gardaş ben Erzurum'luyam sabunlamana gerek yok ben acisina dayaniram der. -Ve berber gacirt gucurt dadaşı traş eder dadaş kalkar, bu sefer diyer Erzurum'lu oturur,buda sıskamı sıska bir dadaş. -Berber buna sorar nasıl kesim dadaş ? -Usturaya vur der. -Berber sabunliyimmi der, bu da yoh istemez ben Erzurumlu'yam der. -Berberde peki der traşa başlar başlar ama adamın kafası kıpkırmızı olur.Vede müthiş acır. -Hemen berberin elini tutar sıska dadaş berber gardaş sen istersen sabunla ben Erzurum'un içinden değilem köyündenem der...!

ERZURUM'LU BERBER
Erzurumlu bir berber müsterisini traş ediyor.Bir hemşehrisi uzaktan hal hatır soruyor: -Yusuf emi neeeeeeydirsen ? -Neydim dadaş,ahşama gadar it gırhıram! ( it gırhmakın diğer bir anlamı da işsizlikten sinek avlamaktır.)

BENNAM DAĞLARI
Erzurum'un en yüksek dağları hangisidir. Yazılı sorusuna bir ögrenci "benam dağları cevabını yazmıştı. -Öğretmen sınıfta çocuğu kaldırıp sordu: -Oğlum nereden çıkardın Bennam dağını? Erzurum'lu olmayan öğrenci şöyle cevap verdi : -Öğretmenim soruyu bilemeyince yanımdakine sordum BENNAM " diye cevap verdi. ( Bennam ,ben ne bileyim anlamında bir sözcük )

SANATCININ SAYGISI
Erzurum'un yerel sanatçılarından Raci ALKIR çay bahçesinde konser verirken dengesini kaybedip havuza düşüvermiş. Elinden mikrofunu bırakmayan ALKIR ,bir yandan suda debelenirken bir yandan şu meşhur türküyü söylemeye başlar : "SUDA BALIH YAN GÎDER "

VÎEGRA MUHABBETÎ
Erzurum'un şakacı gençleri mahallelerindeki orta yaşlı bir komşularına baş ağrısı ilacı diye viegra içirip akşam pencereyi dinlemeye başlamışlar. Zavallı teyze kırk yıllık helalinden görmediği muameleyi görünce nefes nefese bağırıyormuş: - Mevlüt uzah tut ander termaşını da bir nefes alim !

DERLERKÎ HACI NÎYE ÖLMÜŞ
Nataşalar Erzurumlı bir Hacıdan alışveriş yapmışlar,ödeme esnasında da ahlaksız bir teklifte bulunmuşlar.Hacı hınzır hınzır gülmüş Sizi memnun etmek golayda,,derler ki hacı efendi hötveren hesteliğinden ölmiş!(hötveren AIDS hastalığının diyer adi)

#31 - Mayıs 25 2009, 16:04:41
Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mümin,kalbi şeytandan usandım. Dostum herkesin kahrı çekilirde ben davasız müslümandan usandım..

Üye:

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.