Alternatifim Cafe

Dünya Dönüyor => Tarih => Yakın Tarihimiz => Konuyu başlatan: VeLeD-i ZiNa - Haziran 12 2008, 13:20:32

Başlık: Gün Sazak
Gönderen: VeLeD-i ZiNa - Haziran 12 2008, 13:20:32
Gün SAZAK

Devlet ve siyaset adamı. 26 Mart 1932'de Ankara'da doğdu.

Babası Eskişehir'in Mıhalıççık ilçesinin Sazak köyünden Emin Sazak bey, annesi Kayı köyünden Ayşe Hanımdır.

İlk, orta ve lise tahsilini Ankara'da yaptı. Ankara Maarif Koleji'nden mezun oldu.

California State Polytekhnic'de eğitim gördü.

1971'de Milliyetçi Hareket Partisi'nde görev aldı. 1977 seçimlerinden sonra kurulan üçlü koalisyon hükümetinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu.

Kaçakçılıkla mücadele etti. 27 Mayıs 1980'de şehit edildi.

HAKKINDA YAZILANLAR

Gün Sazak Vurulduğunda Hergün Gazetesinin Manşeti
Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) merhum Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 12 Eylül mahkemelerinde o dönemlerin Hergün Gazetesi'nin misyonunu anlatırken Gün Sazak hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: "Partimizin Genel Başkan Yardımcısı merhum Gün Sazak, Hergün Gazetecilik A.Ş.'nin de idare meclisi başkanlığını yapmaktaydı. Gümrük ve Tekel Bakanı bulunduğu sırada, yolsuzluklara ve kaçakçılığa karşı geniş tedbirler almış ve sıkı bir mücadele açmıştı.

Rahmetli Gün Sazak, Hergün Gazetesi A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile gazeteyi geliştirmeye çalışıyordu. Bu maksatla gazete için Türkiye sathında muhabirlikler kurmaya girişti. Kontrolör olarak olarak hazırlamış olduğu kadroyu bu iş için görevlendirmeyi teklif etti. Adı geçen kontrolörler, bulundukları bölgelerde hem Hergün Gazetesi'nin muhabirliğini yapacaklar hem de partiye yardımcı olacaklardı. MHP'lilerin, kışkırtıcı ajanların telkini ile anarşik olaylara karışmalarını önlemeye çalışacaklardı..

Bu maksatla bulundukları yerde konferanslar, seminerler vererek parti program ve tüzüğü hakkında aydınlatıcı bilgiler sunarak, daima kanun yolundan hukuk yolundan gidilmesi için telkinde ve tavsiyelerde bulunacaklardı. Yani eğitimci diye isimlendirilen bu gurubun iki görevi vardı. Birisi Hergün Gazetesi'ne muhabirlik yapmak ve gazete işleriyle meşgul olmak, diğeri ise parti gruplarının anarşik olaylara sürüklenmemesi için onlara telkin ve tavsiyelerde bulunmaktı. Bunlardan hiç birinin gayrimeşru faaliyetler 1977 seçimlerinden sonra kurulan koalisyon hükümetinde Gümrük ve Tekel Bakanı olan Gün Sazak, 27 Mayıs 1980'de şehit edildi. Sazak'ın vurulması ülkücü camiada şok etkisi yapmıştı.

Türk İslam ülküsünün abide şahsiyetlerinden Seyyit Ahmet Arvasi de bu etkiden nasibini almış ve merhum Sazak hakkında şöyle yazmıştı:

  Gün Sazak'ın Cenaze Töreni
"Evet, 'Mavi Gömlekli Şeytan', istediğin oldu. Aziz Gün Sazak da şehit edildi... Kulislerde bir Babrak Karmal kahpeliği ile Türk milliyetçilerine öfke kusarken, şimdi sahnede sahte üzüntü mesajları yazıyorsun.

Seni iki yüzlü kahpe dölü Akıttığın bunca milliyetçi ve ülkücü kanına rağmen hala doymadın mı? Nedir? Nedendir bu bitmez tükenmez kinin?

Sen kanlı parmağınla bizi işaret ettikçe, karanlık köşelerden üzerimize kızıl mermiler boşalıyor. Kimsin, nesin sen? Seni hala teşhis edemiyecekler mi? Sen. Gün Sazak kimdi biliyor musun? O Türk'tü, müslümandı, yiğitti, mertti, namuslu bir devlet adamı idi. Onu vurmakla veya vurdurtmakla bağrımızı delik deşik ettiğinin farkında mısın? Bunun ne demek olduğunu biliyor musun? Bu işin hesabını, kitabını yaptın mı? Şimdi rahat mısın? Acaba bundan sonra rahat edecek misin? Bunları hiç düşündün mü?

Demek, 'barıştan yanasın ha' onun için kahrediyorsun bizi; onun için bizi kahredenleri alkışlıyorsun.

En aziz ülküdaşı ve en yakın arkadaşı Gün Sazak'ın şehadet haberini işitir işitmez göz yaşlarını tutamayan Alparslan Türkeş, hiç bir yüreğin tahammül edemiyeceği bir soğukkanlılıkla, 'Türk milliyetçilerinin iç savaş tahrikçilerinin oyununa gelmemelerini, sabırlı olmalarını, kanunlar içinde kalmalarını" içi kan ağlayarak emrediyordu. Vatanını, Milletini bu ölçüde seven bir devlet adamı karşısında acaba yüzün biraz kızardı mı? Acaba, barış ve insanlık nedir, biraz sezebildin mi? Yoksa, bu sözler, yüreğindeki korkuyu bastırmaya mı yaradı? Yoksa, yeni cinayetler için müsait bir fırsat mı kollayacaksın? Evet, 'Mavi Gömlekli Şeytan', sen de, senin kızıl manyakların da, dayandığın kızıl imparatorlukta Allah'ın izni ile kahrolup gideceksiniz. Biz, meşru zeminlerde ve sabırla devletimizin, size gereken cevabı vermesini ümit edecek ve Allah'ın 'kahhar' sıfatı ile tecelli etmesini bekleyeceğiz.
__________________________________
ABDİ İPEKÇİ'DE SAZAK'IN BAKANLIĞINI TAKDİR EDİYORDU

1 Şubat 1979 yılında öldürülen Milliyet gazetesi Başyazarı, CHP yanlısı, sosyal demokrat dünya görüşüne sahip olan deneyimli gazeteci Abdi İpekçi bile, ölümünden evvel, Gün Sazak'la ilgili onun icraatlarını ve çalışmalarını talcdir eden yazılar yazmıştı.

İpekçi, 2. MC Hükümeti'nin yıkılıp yerine CHP'nin hükümet olmasıyla gerçekleşen ilctidar değişiminde, "Güneş Motel" hadiseleriyle AP'den istifa edip CHP'ye geçen 11 milletvekilinden biri olan, Gün Sazak'tan boşalan Gümrük ve Telcel Bakanlığı'na getirilen Tuncay Mataracı ile ilgili, hem CHP'yi hem de Mataracı'yı yerden yere vııran sert yazılar yazacaktı. Ipekçi, Tuncay Mataracı ile ilgili, olarak onıın bakanlığa gelmesiyle birlikte kaçakçılığın tekrar hız kazandığını, rüşvetin, suistimalin ve yolsuzlukların zirveye çıktığını belirterek, bu işe dur denilmesini ve çare bulunmasını istiyordu.

İpekçi, Tııncay Mataracı dönemiyle, Sazak dönemi arasında, hem mafyaya karşı verilen nıücadele hem de bakanlığın işlevi açısından büyük farklar fark olduğunıı görüyordu. 12 Elcinı 1978 tarihli Milliyet gazetesinde yayınlanan "Kaçalcçılık" adlı makalesinde bu konuya değinerek, şunları söylüyordu: "Sazalc'ın döneminde kaçakçılığın azaldığını, yeni hülcümet döneminde ise her türlü kaçak malların yurda sokulduğunu görmelcteyiz".

İpelcçi, günırülclerdeki lcaçakçılık olaylarıyla ilgili zaman zaman Sazak'la görüşüp bilgisine başvtırarak, ondan aldığı doküman ve belgelerle, HEM Mataracı'yı hem de destelclediği CHP'yi köşeye sıkıştırıyordu.

1993 yılınııı 24 Ocak'ında faili meçhul bir bombalı saldırı sonucu öldürülen Cumlıııriyet Gazetesi yazarı Uğur Mumcu; «İpekçi kaçakçılık konusunda açıkça MHP'li Gün Sazak'ı desteklemektedir. Oysa siyasal görüşleri Gün Sazak'ınkiyle taban tabana zıttır. Fakat İpekçi Mataracı'nın kaçakçılık konusundaki tutumunu saptamış ve bu yüzden siyasal görüşüne katılmadığı Sazak'ı, desteklemeyi uygun görmüştür" (5) diyerek, İpekçi'nin Sazak'la ilgili düşüncelerini doğruluyordu.

5 Ocak 1978 tarihinde bakanlığı sona eren Gün Sazak'ın icraatları herkesçe başarılı bulunur. 12 Ocak 1978 tarihli Milliyet "Başarılı olmuş bakan" ifadesini yazarken, 28 Mayıs 1980 tarihli Hürriyet "Sazak, başkent siyasai çevrelerine göre, bakanlık görevlerinde başarılı oldu" dıyordu. 1978 bütçe müzakerelerinde CHP'nin sol kanadından İzmir Milletvekili Süleyman Genç "Ben inceledim, cumhuriyet kurulduktan bu yana gümrüklerdeki soygunu fikri ve felsefesi benimle yüzde yüz ters olan Gün Sazak önlemiştir" diye konuşur (6)

Yıne Gün Sazak'ın mafyaya karşı yürütmüş olduğu mücadelede en önemli belgelerden bir diğeri de, Sazak'ın şehadetinden bir yıl sonra Yüce Divan'da yargılanan ve "yolsuzluk ve rüşvet" iddiasıyla mahkum edilen Mataracı'yla ilgili dosyada Süleyman Necati Topuz adlı kaçakçının verdiği ifadelerdir.

Süleyman Necati Topuz adlı kaçakçı, 1981 yılında tutuklu bulunduğu Almanya'da Mataracı Dosyası'yla ilgili olarak Nürnberg Başkonsolosluğu vasıtasıyla alınan ifadesinde;

"Türkiye'de çok güçlü bir MAFYA teşkilatı vardır. Bıı mafya teşkilatı Türk politik hayatında etkili bir rol oynamaktadır. Birçok politikacılar şahsi menfaat veya politik kariyer temin etmek için bu mafya teşkilatı ile işbirliği yapmaktadırlar. Ben UĞURLU ailesi ile birlikte ve onların hesabına kaçakçılık işlerinde çalışmakta iken, 1978 Ştıbat ayı ortalarında İstanbul'a gitmiştim. Son altı ayda Gün Sazak'ın Gümrük ve Tekel Bakanı olması dolayısıyla Türk Mafyası istediği görevlileri istediği mevkilere getirmekte güçlük çekmekte idi. Bu sebepten kaçakçılık işleri bir hayli bozuktu. Birkaç namuslu kişinin Gün Sazak tarafından göreve getirilmesi dolayısıyla mafya ile çalışan diğer Gümrük Bakanlığı mensupları etkisiz hale gelmiştir." (7)

5. Uğur Mumcu, Ağca, Mafya, Papa, Tekin Yay., Ist. 1992, s.l 55.
6. Aksiyon, "Bir bakan, bir cinayet, bir  ihtilal", 23-29 Mayıs 1998, s. 181.
7. Yeni Sözcü Dergisi, Mataracası dosyası, 3 Mayıs 1981, s. 22