Alternatifim Cafe

Kızıldere Katliamı

Discussion started on Yakın Tarihimiz

Tokat’ın Niksar ilçesinin Kızıldere köyünde Mahir Çayan ve arkadaşları güvenlik güçleri tarafından katledildi. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan’ın idamlarını engellemek için NATO dinlenme üssünde görevli İngilizleri kaçırmaları üzerine jandarma Çayan ve arkadaşlarına operasyon düzenlemişti.

1972'nin ilk aylarında THKP'nin İstanbul'daki asıl örgütlenmesinin büyük ölçüde teslim alınmasının ve yoğun baskı ortamında Ankara'da da barınmanın mümkün olmadığının ortaya çıkmasının ardından, partinin merkezinden geriye kalan Mahir Çayan ve Ertuğrul Kürkçü, THKO üyeleri Cihan Alptekin ve Ömer Ayna ile birlikte, partinin Doğu Karadeniz'deki çalışma alanına geçmek üzere gizlice Fatsa'nın Yapraklı köyüne yerleştiler.

Cezaevinden kaçışın ardından, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ın idamlarının engellenmesi hedefine kilitlenen Çayan ve arkadaşları, idamları önleyecek yasal yolların tıkanması durumunda, NATO dinlenme üssünde görevli İngilizlerin rehin alınmasını kararlaştırdı.

12 Mart sonrasında Sıkıyönetim Komutanlığı Anayasa Mahkemesi üzerinde yoğun bir baskı kurmuştu ve yasal süreçlere güvenmek mümkün olmaktan çıkmıştı. Grubun kentle olan bağlantısının kopması üzerine, henüz hazırlıkların tamamlanmadığı bir sırada, 25 Mart 1972 gecesi, Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ertuğrul Kürkçü, Hüdai Arıkan ve Ertan Saruhan, İngiliz teknisyenlerin Ünye'de kaldığı apartmana keşif yapmaya gittiler. Gece İngilizleri kaçırmayı düşünseler de, koşullar yüzünden eylemden vazgeçerek geceyi Ünye'de bir tanıdıklarının evinde geçirmeye karar verdiler.

26 Mart sabahı devlet güçleri, kalabalık bir komando birliği ile Fatsa'yı kuşatarak aranmakta olan THKP-C ve THKO militanları hakkında bilgi almak için grubun Fatsa'da deşifre olan ilişkilerini işkenceye aldı.

Arkadaşlarının işkencede olduğunu öğrenen grup, İngiliz görevlileri de kaçırarak, arkadaşları Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Saffet Alp ve Ömer Ayna'nın bulunduğu Kızıldere köyüne ulaşmaya karar verdi.

Yapılan keşifin ardından eylem gerçekleştrildi, üç İngiliz görevli rehin alındı, kalanlar etkisiz hale getirildi ve Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ertuğrul Kürkçü, Hüdai Arıkan, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy ve Nihat Yılmaz, İngilizlerin aracı ile Kızıldere köyüne doğru yola çıktılar. Ertan Saruhan ve Nihat Yılmaz arabayı uygun bir yerde terk ederek Ankara ya da İstanbul'a gitmekle görevlendirildi ve grup Kızıldere köyüne giden toprak yolda aracı terk etti.

27 Mart sabahı köye ulaşan ve ağıllarda sabahlayan grup, arkadaşlarının kalmakta olduğu muhtarın evine ulaştı. Aynı sabah İngilizlerin evine gelen hizmetçinin ihbarı üzerine durumdan haberdar olan güvenlik güçleri, bölgede topçu keşif uçakları ve helikopterlerle geniş bir arama çalışması başlattı. Köye gelen ilk grubun ilişkilerinin deşifre olması ve Niksar'daki bağlantının 29 Mart'ta yakalanması üzerine güvenlik güçleri grubun köy civarında bulunduğunu ortaya çıkarttı. Aynı gün uçaklar köyün girişinde aracın izlerini tespit ettiler.

30 Mart 1972 günü sabah 05:00'te muhtarın, evine bilgi almak için gelen jandarmalara önceden hazırlanmış ihbar mektubunu teslim etmesi üzerine operasyon başlatıldı.

Evin ve köyün binlerce komando tarafından sarılması üzerine grup, taleplerine karşılık verilmez ve yaylım ateşi açılırsa rehineleri öldürüp çarpışma kararı aldı.

Evin giriş ve çıkışları hububat ve un çuvalları ile tahkim eildi ve çatıya delikler açılarak çevre gözetlendi. Güvenlik güçlerinin İngilizlerin kendileri ile konuşturulması talebine olumlu yanıt veren grup, rehineleri çatıya çıkardı. Mahir Çayan, Ertuğrul Kürkçü, Cihan Alptekin ve Saffet Alp görüşme için çatıda beklerken, gruba makineli tüfeklerle ateş açıldı. Üç kişi deliklerden eve atlamayı başarırken, Mahir Çayan başından yediği altı kurşunla can verdi.

Ardından karar gereğince teknisyenler öldürüldü ve savunmaya geçildi. Ancak hedeflerin menzil dışında olması nedeniyle etkisiz kalan grup, kerpiç evde duvarları delen ağır ateşin hedefi oldular. Ömer Ayna gözünden, Cihan Alptekin karnından vuruldu. Fiilen kurşuna dizilen devrimciler faşist güçlerle görüşmeyi redderek kendilerini savunmak üzere sahanlıkta toplandılar ve el bombalarını hazırladılar. Ancak roketatarlarla yapılan saldırıda sahanlık isabet aldı ve yıkılan bölümde hayatını yitiren kişinin elinden serbest kalan el bombası patlayarak bir dizi patlamaya neden oldu. Ertuğrul Kürkçü dışındakilerin önemli bölümü hayatını kaybederken, ateşin kesilmesi üzerine eve giren güçler can çekişen Saffet Alp'i kurşuna dizdiler. Evin girişindeki samanlığa saklanan Kürkçü, faşist güçlerin muhtarın verdiği sayı ile ölü sayısının tutması üzerine köyden ayrılması sayesinde hayatta kalabildi.

Ancak babasının cesedini tesbit edememesi üzerine yapılan aramada, saklandığı samanlıktan ayrılamamış olan Kürkçü ağır yaralı olarak yakalandı.

Bu koşullar altında teknisyenleri ve devrimcileri sağ olarak ele geçirmenin askeri olarak mümkün olduğu belirtilmiştir. Ancak birarada kıstırılmış önderliğin bir an önce temizlenmesi hedefiyle hareket eden Türkiye kapitalizmi, devrimcileri tereddüt etmeden öldürmeyi tercih etmiştir.

Tarihe "Kızıldere Katliamı" olarak geçen olay ile 68 hareketinden çıkan devrimci demokrat geleneğin ilk önder kuşağı ortadan kaldırıldı. Bu katliamın devrimci demokrasi üzerindeki etkisi ağır oldu: THKP-C ve THKO önderliğini yitirmekle kalmadı, iki örgüt de atomize olarak kısa sürede dağıldı. Düzen katliamı maniple ederek "polisye vaka" olarak sunmaya gayret ederken, operasyonun siyasi niteliği hasır altı edildi.

1974 Affının ardından THKP-C örgütünün geleneğine ilk elden sahip çıkacak tek bir kişi dahi bulunmuyordu ve bu olgu, hareketin çok sayıda türev ve varyanta kaynaklık etmesine neden olacaktı.
#1 - Mayıs 28 2008, 21:36:41

Zamanında gerekenlerin yapılmış olduğunu düşünüyorum,şimdi değerlendirmek yanlış olur.
#2 - Haziran 24 2008, 20:00:31

Zamanında gerekenlerin yapılmış olduğunu düşünüyorum,şimdi değerlendirmek yanlış olur.
Gerekenlerin yapılmış olması ha? Hangi akla zihniyet? Hiç kimsenin yaşamasını sağlamadan onları kurşuna dizmek.
"Tarihe "Kızıldere Katliamı" olarak geçen olay ile 68 hareketinden çıkan devrimci demokrat geleneğin ilk önder kuşağı ortadan kaldırıldı."
Onlar ortadan kaldırılmış olabilirler ama ideolojileri ile ortadan kalkamıcak kadar derin izler bıraktılar.. Bu haklı yolda saygıyla anıyoruz Mahir Çayan ve diğer yoldaşlarını...
#3 - Temmuz 06 2008, 23:07:36

sayın arkadaşlar bu konuya gerçekten vakıf olanlar bilirler ki bunların tartışma yeri burası değildir bu konularla ilgili yazmamamız gerktiğini bilmeniz gerek.
#4 - Temmuz 12 2008, 11:30:26

Bir tarafı savunmak için yazmıyorum bunu ama bu yazının objektif olarak yazıldığına inanmıyorum.
#5 - Temmuz 12 2008, 11:44:21
Hayat aslında basittir, zorlandığında bas ittir olmuyosa hasss.. (6)

taraflı olarak yazıldığı su götürmez bunun yanı sıra bilgilerde yanlış!
#6 - Temmuz 12 2008, 11:46:34

BöyLesine insanlık dışı bir olay için taraflı olmak gerekir mi?! Gerçekler çok açık ve net bu insanlık dışı bir hareket!
#7 - Temmuz 13 2008, 22:28:52

taraflı olarak yazıldığı su götürmez bunun yanı sıra bilgilerde yanlış!
Yeah baby, askerler haklıydı orda. Cesetler öldü mü diye bakıp bir daha öldürmeleri evet ya haklılar valla. Tarafsız yazın şöyle olayları yahu. O insanlar öldürülmeseydi ülkenin gidişatı daha da değişecekti. Düzen niye değişsin ki kusursuz vallahi. Askerler düzenin değişeceğinin korkusundan katliam yaptılar, katliam,katliam,katliam !!!
#8 - Temmuz 13 2008, 22:44:54


http://www.youtube.com/watch?v=RIJ3K-WklJg
(müzik: sevinç eratalay - kızıldere adın ahire kalsın)
#10 - Aralık 13 2008, 20:35:19

Şu komünistlere oldum olası propaganda konusunda imrenmişimdir.Sovyet mirası olsa gerek bu da...2 ceset fotosu koyarak dünyada onmilyonlarca insanın canına kıyan komünistleri burada ''çaresiz ama delikanlı'' gibi göstermek çok ucuz bir propagandadır.Vazgeçin bundan ya :) Sadece Lenin'in kestiği insanların fotosunu koysak herhalde sitenin serverı çökerdi :) Kaldı ki adına ister komünizm ister sosyalizm diyin,ben bu ideolojiyi icraatlerinden çok fikri yapısı itibariyle eleştirme taraftarıyım :) Bakınız,en basitinden komünizm daha Fransa'da,İngiltere'de palazlanırken dahi savunduğu fikirler ile,Rusya'da ''devrim'' esnasında yapılanlar hatta ''devrim'' lerin yapılış şekilleri dahi büyük bir çelişki içermekte idi.Detaya girmicem ama şunu da söylemek istiyorum; 68'li yıllarda sovyet malı silahlarla sokaklarda terör estirenler,''kurtarılmış bölge''lerde kızıl sovyet bayrakları dalgalandıranlar şimdi bizim başımıza vatansever,yurtsever fln kesilmesin :) Bozuk sütten düzgün maya çıkmazzzzz...
#11 - Aralık 17 2008, 00:51:10
« Son Düzenleme: Aralık 17 2008, 00:53:13 Gönderen: tolga0101 »
Yaşamak rüyasında gerçeği görmek...

Şu komünistlere oldum olası propaganda konusunda imrenmişimdir.Sovyet mirası olsa gerek bu da...2 ceset fotosu koyarak dünyada onmilyonlarca insanın canına kıyan komünistleri burada ''çaresiz ama delikanlı'' gibi göstermek çok ucuz bir propagandadır.Vazgeçin bundan ya :) Sadece Lenin'in kestiği insanların fotosunu koysak herhalde sitenin serverı çökerdi :) Kaldı ki adına ister komünizm ister sosyalizm diyin,ben bu ideolojiyi icraatlerinden çok fikri yapısı itibariyle eleştirme taraftarıyım :) Bakınız,en basitinden komünizm daha Fransa'da,İngiltere'de palazlanırken dahi savunduğu fikirler ile,Rusya'da ''devrim'' esnasında yapılanlar hatta ''devrim'' lerin yapılış şekilleri dahi büyük bir çelişki içermekte idi.Detaya girmicem ama şunu da söylemek istiyorum; 68'li yıllarda sovyet malı silahlarla sokaklarda terör estirenler,''kurtarılmış bölge''lerde kızıl sovyet bayrakları dalgalandıranlar şimdi bizim başımıza vatansever,yurtsever fln kesilmesin :) Bozuk sütten düzgün maya çıkmazzzzz...

Komünistler ne yaparsa yapsın, senin anti-komünist propagandayı yaptığın gibi başarılı propaganda yapamazlar. Ucuz bir yazı bu güzel dostum, ideolojinin icraatlerinden çok fikri yapısını eleştirme taraftarı olduğunu söylüyorsun ama Harun Yahya tarzı kıçıkırık cümlelerle "komünizmin katliamları"nı yazıyorsun. Lenin elbette "insan kesmiştir", ama bu devrimin şartlarında, devrimin olması gerektiği için olmuştur. Mustafa Kemal nasıl yapmışsa. Sovyet bayrakları değildir o, "orak-çekiç" komünizmin simgesidir. Bu insanlar, inandıkları dava uğruna hayatlarını ortaya koymuşlardır, saygı göstermelisin. Ve bu insanlar; insanca, onurlu bir hayatı, düzeni savunmuşlardır. Bu düzenin adı ne olursa olsun.
#12 - Aralık 17 2008, 17:30:00
« Son Düzenleme: Aralık 17 2008, 17:32:12 Gönderen: vyacheslav »

İnsan için,insana göre olduğunu söyleyen bir ideolojinin insan kesmesini ''elbette kesicekti,o devrin şartları bunu gerektiriyordu'' tarzında uyduruk cümlelerle savunmak herşeyden önce bir çelişkidir.Evet,komünizmin icraatlerini zaten tartışmam çünkü tartışılacak bi yönü yoktur :) Milyonlarca insanı aç bırakmanın,milyonlarca insanı hangi sebeple olursa olsun kesmenin hiçbir açıklaması olamaz.Bunun adına resmen ''faşizm'' denir,diktatörlük denir,vahşet denir.Sende biliyorsun ki Sovyet bayrağı da kızıldı ve Sovyet bayrağı da oraklı-çekiçliydi. :) Herneyse...
Komünizm yayılırken,genişlerken farklı ülkelerde farklı yöntemler kullanmıştır.Temelinde işçi sınıfının kapitalist işverene ayaklanması hayalini konu alan komünizm,bi bakıyorsun mesela Afganistan'da darbeyle başa gelmiştir,farklı ülkelerde daha değişik grupların mücadelesiyle yayılmıştır.Bir nevi komünizm yayılacağı ülkenin milli sathına göre terbiye edilmiştir.E zaten teorikte millet kavramına temelinden karşı olan komünizmin pratikte milli kültür-milli satıh tarafından bir şekle sokulması çelişkiden de öte komik bi durumdur.Bu bir gerçektir ki,her ideoloji yayılacağı-yayılmak istediği taban tarafından daha kağıt üstündeyken dahi bir kalıba sokulur!Bu sosyalojik gerçeği inkar edersen pratikte böyle afallarsın işte :) Aslında birçok kimsenin ''Büyük Ekim Devrimi'' diye yere göğe sığdıramadığı Bolşevik ihtilali aslında Marksist teoriye göre büyük bir çelişkiydi.Marksizm daha ilk yayıldığı ülkede dahi pratikte doğmadan bitmiş,çökmüştü.Sonra içi zamanın diktatörünün zihin yapısına göre dolduruldu ve karşımıza da Lenin'i sevip Stalin'e küfür eden,Mao'yu sevip Lenin'i tasvip etmeyen veyahutta Enver Hoca'cı olup Sovyet karışıtı olan birçok değişik ve komik insan tipi çıkmıştır:) Şimdi anlatabildim mi kardeşim? :)
Milyonlarca insanı katleden komünist ideoloji sayesinde beyni afyonlanmış insanlara kimse benden saygı beklemesin,çarpık davaları uğruna telef olan bu insanlara karşı ne saygım ne de sevgim vardır!
#13 - Aralık 17 2008, 17:53:12
Yaşamak rüyasında gerçeği görmek...

Sende biliyorsun ki Sovyet bayrağı da kızıldı ve Sovyet bayrağı da oraklı-çekiçliydi. :) Herneyse...

Ya ne olacağıdı?

Devrim, silahlı propaganda olmadan başarıya ulaşamaz. Bu dünyanın her yerinde böyle olmuştur. Kanla gelmeyen devrimi söyle bana? Komünistler, "insanca bir düzeni" kurulması gerektiğini savunurlar ve kapitalist sistemin "insanca düzen" olamayacağına inanırlar. O yüzden kapitalist sistemle taban tabana zıt olan bir sistem savunurlar. Elbette ki kapitalist sistemin savunucuları elindeki silahları kendilerini yok etmek isteyenlere karşı kullanacaktır. Ve komünistler, devrimlerinin başarıyla sonuçlanması için elbette ki bu silaha karşılık silah çekecektir. Silahsız, burjuva parlamentosuyla devrimin yapılabileceğine inanmak hayaldir. Çünkü artık her ülkenin militarizmi ve bürokrasisi gelişmiştir. Güzel dostum, "ideolojinin fikri yapısını eleştiririm" sözün bir yalandır. Bunu yazdıklarınla ortaya koyuyorsun. Dürüstsen bu fikrinin arkasında dur ve bu fikrin doğrultusunda savunduklarını yaz. Pratiğe b*k atmak, teoriye bir zarar vermez. Ve pratiğin doğru ya da yanlış oluşu, teori hakkında bize bir bilgi veremez.
#14 - Aralık 17 2008, 18:08:36
« Son Düzenleme: Aralık 17 2008, 18:12:13 Gönderen: vyacheslav »

Bay Cingılbört

     O değil de hacı, ben de şu anti- komünistlere hastayım. İki Harun Yahya(Adnan Oktar, diğer niklerini yazamıyacam şimdi) okuyup "ulan aşağılık komünistler şimdi çökerttim ideolojinizi" tavrına hastayım. Ne bileyim "komünizm iyi bir şeyse Sovyetler neden çöktü" gibi yüzlerce deva cevaplanmış soruları bir tek kendisinin düşünebilmiş olduğunu, kısacası  kendilerinin aklına gelen şeylerin zilyon yılldır tartışıla gelmiş bir ideolojide daha önce hiç konuşulmamış sanmalarına hastayım, ne bileyim Cumhuriyet'in kansız olduğunu düşünmelerine, kendi tarihlerinden bi haber oluşlarına hastayım, bayılıyorum onlara..
#15 - Aralık 17 2008, 22:10:14

Silahlı propaganda mı yoksa silahlı katliam mı? :) Hangi silahın hangi propagandasından bahsediyorsun sen? İnsanca düzeni milyonlarca insanı katlederek mi kuracaktın?Kan,gözyaşı,sürgün üstüne kurulan düzene insancıl mı diyosun sen? Kaldı ki hangi düzen?Kapitalizme reaksiyon olarak çıkan komünizmden bahsediyorsan eğer,komünizm seninde belirttiğin gibi kapitalizmin antitezidir,yani asla bir ''sistem'' veya ''tez'' olarak kabul edilemez.Sadece bir tepkidir,o kadar! Kapitaliste silah çekersin anlarım,amma velakin kendi ülkenin insanını dahi katledersen,Sibirya'ya sürersen buna ''silahla karşılık'' diyemezsin zira sen doğrudan kendi halkına silah doğrultuyorsun:) Fakat bu da sırf zalimane duygularla yapılmamıştır,aksine sistematik olarak Lenin tarafından öğütlenen ve uygulanan bir vahşettir.Lenin,cahil halk yığını olarak gördüğü Rus milletini sindirmenin ve komünizmin daha iyi yayılmasını sağlamak için toplu katliamları,açlığı (özellikle bunu Stalin yapmıştır),sürgünleri vs.. yaptırmıştır.Şimdi,sen bana bu komünizmi mi insancıl olarak gösteriyorsun? :)
Madem işçi devrimi yaparak yayılacaktı,neden bazı ülkelerde askeri darbeyle,bazılarında ''kültür'' ihracıyla,bazılarında ise devlet kademelerini ele geçirerek ''bürokratik darbe'' şeklinde yayıldı komünizm?Neden işçi devrimi idealinden şaştı? Yoksa o kabul etmediğiniz milli kültür-milli doku sizi istemeyerekte olsa hizaya mı getirdi? :)
Marksist ideolojinin fikri yapısının pratikle uyuşmasının bazı sosyolojik gerçeklere aykırı olduğunu az önce kısaca anlatmıştım ama:) Bu konuda söyleyeceğim çok şey var merak etme,hepsini sırası geldikçe belirticem sana.Ekonomide,sosyal-kültürel hayatta,üretimde,felsefede komünizmin nasıl çarpıklıklar oluşturduğundan elbette bahsedeceğim:)
He bu arada,Harun Yahya'yı nerden çıkardınız yahu? :) :) :) Ben Harun Yahya'dan bahsettim mi şimdi? Hey Allah'ım ya :)
#16 - Aralık 17 2008, 23:19:41
Yaşamak rüyasında gerçeği görmek...

Edit, bu mesajım silinsin lütfen.
#17 - Aralık 18 2008, 17:42:09
« Son Düzenleme: Aralık 18 2008, 18:13:19 Gönderen: vyacheslav »

Marksist ideolojinin fikri yapısının pratikle uyuşmasının bazı sosyolojik gerçeklere aykırı olduğunu az önce kısaca anlatmıştım ama:) Bu konuda söyleyeceğim çok şey var merak etme,hepsini sırası geldikçe belirticem sana.Ekonomide,sosyal-kültürel hayatta,üretimde,felsefede komünizmin nasıl çarpıklıklar oluşturduğundan elbette bahsedeceğim:)

Bundan bahsediyorum ve senden istediğim bu. Uydurma rakamlarla aslında bu ideolojinin şeytan icadı olduğunu söylemen, ideoloji adı altında yapılmış zulümleri, darbeleri bana sunman değil senden istediğim. Ayrıca pratikle uyuşmada ne gibi "sosyolojik gerçekler"e aykırı olduğunu yaz. "Bunu kısaca anlatmıştım ama : ))))" değil, anlat.

"sadece bir tepki" dediğin bakkaldan ekmek alırken para üstünün az gelmesine sinirlenip verdiğin tepki gibi basit değildir. Kendi ülkemin insanı melek mi de karşıma geçmeyecek, elbette ki geçecek. Sen evrim aşamasında politik bilinci götürüp halkı yanına çekmelisin, bu olmazsa hiçbir şey yapamazsın. Senin karşına gavur robotu geçmeyecek zaten, kendi insanın, kendi parababaların geçecek. Kendi halkına silah doğrultan da kimmiş? Bir şeylerden haberin varmış gibi, kesin kesin, bilimsel niteliği olan bir haber sunumuyormuşsun gibi yazıp dellendirme beni. Bak yukarıda ne dedik, bu söylediklerin teoriyi alçaltmaz. Bir fikir senin elinde de şekillenebilir, benim elimde de, şekil veren kişi yeteneksiz olabilir, bu şekle giren fikrin kötü oluşuna işaret değildir. Üç mesaj attın, üçünde de aynı şeyleri yazdın. Bu kadar yorulmana gerek yok.
#18 - Aralık 18 2008, 18:14:32
« Son Düzenleme: Aralık 18 2008, 18:33:11 Gönderen: vyacheslav »

Komünizm herşeyden önce tüm insanların eşit olduğunu savunmaktadır.Bu saçmadır.İnsanlar sadece ve sadece adalet önünde eşittir,bunun dışında eşitlik söz konusu olamaz.Kimi akıllıdır,kimi daha az akıllıdır,kimi çalışkandır,kimi tembeldir vs..Herkes o veya bu sebepten dolayı farklı dünya görüşüne sahiptir,farklı eğitim görmüştür,farklı kültürden beslenmiştir.Bunun sonucu olarak karşımıza gerek iç dünyası olarak,gerek davranışları olarak gerekse de dünya görüşü olarak birbirinden farklı 6 milyar insan çıkmaktadır.Bunu da geçtim,insan yaratılışı itibariyle farklı meziyetlere farklı yeteneklere sahiptir.Sen çok akıllı birisi ile normal zekadaki birisini aynı kefeye koyamazsın.Buna benzer olarak bilenle bilmeyen de eşit olamaz,cahille alim eşit olamaz,zalimle masum eşit olamaz.İnsanları eşit göreceksen sadece adalet önünde eşit görebilirsin.Öbür türlü bu bir haksızlıktır,zulümdür.
Komunüzm insanlar arasındaki millet farkını görmezden gelir,bunu inkar eder.Her insan mensup olduğu kavmin veya milletin bir ürünüdür aslında.O milletin kültürü ile beslenir,mensup olduğu milletin iç dünyasına,vicdanına sahiptir.Sen bunu görmezden gelerek tüm insanları robot gibi tekdüze indirgeyemezsin arkadaşım!Kaldı ki bir insanın yetişmesindeki en büyük pay ailesidir.Aile dediğimiz kurum ise o milletin birçok özelliğini içinde barındırır.Böyle bir ortamda doğan,büyüyen bir insan ile farklı bir millete ait insanı bir tutmak saçmalığın daniskasıdır.Ylanız burada dikkat edilmesi gereken şey şudur;herhangi bir millet başka bir milletten mevcudiyeti itibariyle üstün değildir.Zaten üstün tutmanın adı da ırkçılıktır,kafatasçılıktır.
Komünizmde insanlar herşeyleri ile devletin malıdır.İşgücüyle,alınteriyle,emeğiyle birlikte herşey devlete aittir.Sen,ancak devletin verdiği kadarıyla yetinirsin.Kişisel malvarlığı diye birşey yoktur komünizmde.(Her ne hikmetse 80'li yıllarda Karadeniz kıyılarındaki Sovyet yöneticilerinin malikaneleri bunu çürütmektedir :) Geçelim... :) ) Her insanın kendine ait bir malı,mülkü olmalıdır.Bu bir evrensel gerçekdir artık,bunu yok sayamazsın.Haksız kazanç varsa burada işin içine adalet girer fakat bu başka bir mevzudur...Sen kapitalistlerin haksız mal kazançlarını örnek göstererek insanların mal-mülk edinme haklarını elinden alamazsın.Mars'ta yaşamıyorsun sen,dünya gezegeninde ikamet etmektesin :) Bu gibi temel hak ve hürriyetlere artık yaşadığımız çağda karşı çıkamazsın :) Adama bir taraflarıyla gülerler :)
Bir başka konu ise materyalist dünya görüşüdür.Tüm varlığı maddeye indirgeyip insan ile hayvan arasındaki tek farkın ''akıl'' olduğunu veya insanların atasının ''maymun'' olduğunu söyleyerek atalarının ''hayvan'' olduğuna inanırsan büyük bir yanılgı içindesindir.İvan Pavlov gibi,insanoğlunun tüm hareketlerini,düşüncelerini,vicdanını,gönlünü kısacası ''iç dünyasını'' şartlı reflekslerle açıklayazsın.İnsanın tüm bu meziyetlerini sadece refleks diyerek kestirip atamazsın.Aynı şekilde,ruhu inkar ederek psikolojik gerçeklerle çelişemezsin.Bunları yok sayıp kendi hayal alemine ait bir ideolojiyi ''insancıl,ilerici,devrimci'' vs.. diyerek insanlara artık kakalayamazsın :) Zaten günümüzde ne kadar komünist kaldı ki? :)
2. Dünya savaşında Stalin 20 milyon insanı işbirlikçi oldukları için mi aç bırakıp öldürttü? Milyonlarca insanı sapık komünist idealler uğruna mı yoksa ''işbirlikçi'' oldukları için mi katlettiniz,sürgün ettiniz? Bunların hesabını ''parabaları'' diyerek tek cümleyle veremezsin! Bu en basitinden komünist ideolojinin vahşet üstüne kurulduğunu gösterir! Bana liste yaptırtma,astığınız,kestiğiniz,katlettiğiniz,sürgüne yolladığınız insanların kaç milyon olduğunu biliyormusun acaba? Üstelik bütün bunları ''işbirlikçilere karşı'' yapıldığını hala söyleyebiliyorsun :) Masum köylülerde para babası olduğu için katledildi dimi? :) Geç bu ayakları dostum gerçekçi ol biraz,Rus afyonuna kendini bu kadar kaptırma.Fazla dellenipte kendine zarar verme,üzme beni :) :)
#19 - Aralık 18 2008, 21:02:54
Yaşamak rüyasında gerçeği görmek...

Tüm insanlar adalet önünde eşit olmalıdır. Elbette ki masum ile zalim, kültürlü ile kültürsüz eşit olamaz. Böyle bir düşüncen varsa dahi bunu gerçekleştiremezsin. Ari ırkı kurmaya kalkışmak gibi, bu konuda farklı bir şey söyleyen yok.
Milletlerin elinden müziklerini, giysilerini, lisanlarını alamazsın. Sen kendi kültürünü çocuğuna aktarmaya devam etmelisindir. Bunun önünde olan bir görüş de yok. Halkı savunurken, halkın kültürlerini, dolayısıyla halkı karşına almak mantıklı olamaz.

Alıntı
Halklar arasındaki ulusal farklılıklar ve karşıtlıklar, burjuvazinin gelişmesi ile, ticaret özgürlüğü ile, dünya pazarı ile, üretim biçimindeki ve buna tekabül eden yaşam koşullarındaki tekdüzelik ile her geçen gün biraz daha yok oluyor.
Proletaryanın egemenliği, bunları daha da çabuk yokedecektir. Eylem birliği, en azından önde gelen uygar ülkelerinki, proletaryanın kurtuluşunun ilk koşullarından biridir.
Kişinin bir başkası tarafından sömürülmesine son verildiği ölçüde, bir ulusun bir başkası tarafından sömürülmesine de son verilmiş olacaktır. Ulus içindeki sınıflar arası karşıtlığın kalkması ölçüsünde bir ulusun bir başkasına düşmanlığı da son bulacaktır.

Komünist Manifesto

Yine aynı cümleleri -bitiş vurucu olsun diye sona bırakarak- söylemeyi ihmal etmemişsin. Fikri yapıyı eleştireyim derken kendini tutamayıp pratikten söz açtığın, tüm bunları defalarca söylediğin zaman, bu ideolojiyi, bu ideolojiyi savunan karşındaki insanı alt ettiğine inanıyorsan yanılıyorsun. Ey insanlık, ne olursunuz "stalin, açlık, katliam" demeden önce ne olursunuz bunu duyun da bizden sonrakilere bu eziyeti etmeyin. Stalinist politikalar bana göre de yanlıştır. Tüm bu sürgünler, katliam, açlık, haklısın. Ama bunu sosyalizmle, komünizmle ilişkilendiremezsin. Sürekli olarak bu politikalarla bu ideolojiye saldırmak dürüst değildir. Aynı zamanda dillere pelesenk olan, artık hiçbir etki etmeyen basit bir anti-komünist propagandadır.
Evrim teorisi hakkında detaylı bilgilere sahip olmadığımdan dolayı ideolojiyle bu teorinin arasında ne gibi bağlantılar olduğu konusunda sana cevap veremeyeceğim. Ama sosyalist iktidarın dine bakış açısını Lenin'in "sosyalizm ve din" adlı yazısından küçük bir bölüm koyarak aktaracağım.

Alıntı

Din, kişinin özel sorunu olarak kabul edilmelidir. Sosyalistler, din konusundaki tavırlarını genellikle bu sözlerle belirtirler. Oysa herhangi bir yanlış anlamaya yol açmamak için bu sözlerin anlamı kesinlikle açıklanmalıdır. Devlet açısından ele alındığı sürece, dinin kişisel bir sorun olarak kalmasını isteriz. Herkes istediği dini izlemek ya da dinsiz olmakta tamamen özgür olmalıdır. Vatandaşlar arasında dinsel inançları nedeniyle ayrım yapılmasına kesinlikle göz yumulamaz. Resmi belgelerde bir vatandaşın dininden söz edilmesine de son verilmelidir. Kiliseye ve dinsel kurumlara hiçbir devlet yardımı yapılmamalı, hiçbir ödenek verilmemelidir. Bunlar, devletten tamamen bağımsız, aynı düşüncedeki kişilerin oluşturduğu kurumlar niteliğinde olmalıdır.

Şimdi bunu buraya koyma amacım Marks'ın dini afyona benzeten sözünü kapatmak ya da bir dine bağlı sana/sizlere hoş gözükmek değildir. Komünistlerin, dine karşı bakış açısı ortadadır. Bunu buraya koyma amacım, sosyalist bir iktidarda vatandaşların ibadetlerini özgürce yapmalarına olanak sağlanacağını göstermektir.

Yapılan hatalardan biri "komünist devlet" anlayışı. Mesajında sen de bunu yaptın. Basit gibi gözükse de aslında bu ideoloji hakkında ne kadar bilgisiz olduğunu gösterir bu. Komünist devlet olamaz, komünizmde "devlet" diye "bir şey" yoktur çünkü. -sırası gelmişken belirtelim, geçmiş zamanlardaki sovyet deneyimi, hâlâ sürmekte olan küba deneyimi ve birçokları sosyalist deneyimlerdir- Komünizmden bahsetmek için, her ulusun kendi topraklarında kendi işçi iktidarlarını kurmaları, toplumların "yeni insan" bilinci kazanmaları lazımdır ki bize çok lazım olan devlet artık kendi kendini yok etsin. Bu yöntem anarşizmle benzeşmez, bizim nihai hedefimizdir devleti, sınırları kaldırmak. İlk hedefimiz kendi topraklarımızda kendi işçi devletimizi kurmaktır. Ve ayrıca son ve en önemli konu olarak; amacım seni burada rencide etmek değildir, amacım bu ideoloji hakkında bu kadar atıp tutarken, savunucularını rencide ederken ve geçmişte bu dava uğrunda hayatlarını feda etmiş insanların anısına bile saygısızlık ederken ne kadar bilgisiz olduğunu, amacının sadece karalamak olduğunu herkese göstermektir.
#20 - Aralık 19 2008, 16:34:57
« Son Düzenleme: Aralık 19 2008, 16:37:14 Gönderen: vyacheslav »

Bak arkadaşım,sen daha savunduğun ideolojinin gerçeklerini bile bilmiyorsun.Senin savunduğun ideoloji dini,ahlakı ve devleti ortadan kaldırmayı hedefler.Bunların,insanların ''özgürlüğüne'' büyük bir darbe vurduğuna inanır.Marks,Engels ve Lenin katıksız birer materyalistti ve din düşmanıydı.Mesela,Marks din konusunda şöyle der : Din halkın afyonudur. Halkın aldatıcı mutluluğu olarak, dinin ortadan kaldırılması halkın gerçek mutluluğunun beyan ettiği taleptir. Aynı şekilde,Lenin Bir Marxist materyalist olmalıdır, yani din düşmanı demektedir.Materyalizm zaten dine inanmamaktır.Marksizm-komünizm ise bunu ''bir adım'' daha ileri taşıyarak sırf dine karşı olmakla ''yetinilmemesi'' gerektiğini ve dinin tamamen ortadan kaldırılmasını söyler.Yani Marksizmin beslendiği en önemli kaynak materyalizmdir.Marks işte tam bu konuda şöyle der : Dine karşı savaşmayı bilmek gerek; bunun için de yığınların inancını ve dinlerin kaynağını materyalist bir biçimde açıklamak gerek Komünist ideolojinin temellerini atan Marks,Engels ve Lenin böyle derken,sen bana kalkıpta Lenin'in Rus milletine ilk başta sevimli görünmek amacıyla söylediği uyduruk cümleleri örnek gösteremezsin.Eğer bu konuda çelişki içindeysen bu sefer de icraate bakmak lazım :) Fiiliyattan hiç bahsetmiyorum bile,sen bir komünist olarak Sovyetlerin dine karşı olan politikasını ve bu politikalarının sonuçlarını en az benim kadar iyi bilirsin...
''Komünist devlet'' sözünü söylemiş olmamı dil sürçmesi olarak kabul et :) Komünizmin bir devletle sınırlı kalmayıp dünya hakimiyetini amaçladığını,aslında ''devlet'' kavramına karşı olduğunu bende biliyorum...Hatta günümüzde dahi birçok komünistin(belki buna sende dahilsindir) sırf bu yüzden Stalin'i sevmediği çünkü Stalin'in komünizmi Sovyetler'in içine sıkıştırdığını,hapsettiğini ve sıkı bir devletçi politika uyguladığını biliyorum.
İşçi devletinden bahsetmişsin ve bunun anarşizmle benzeşmeyeceğini belirtmişsin.Anarşist komünizmin kurucularından olan Proudhon,anarşiyi tanımlarken şöyle der : Anarşizm,bugünkü toplumların hatta hiyerarşik ilkel toplumların var olma şartır. Yani toplumların var olma nedenini anarşizme bağlamaktadır. :) Varmı bundan ötesi? :) Toplumların ''yeni insan''bilinci kazanmalarının devamlı bir ''devrim'' ile ''çatışma'' ile ''güçlü olanın hayatta kalacağı'' bu yüzden de ''belli kesimler'' ile devamlı bir kavga halinde olunması gerektiğini bizzat komünist önderleri söylemektedir...Toplumun var oluş nedenini dahi anarşizme bağlayan komünist ideoloji nasıl olurda yeni bir ''işçi toplumu'' oluşturmaya çalışırken anarşizme sırt çevirebilir?Böyle bişey olabilirmi? :) Burada da işin içine materyalizm ve doğa kanunları girmektedir.Çünkü ancak güçlü olanlar ve devamlı kavga halinde olanlar doğada yaşam hakkı elde edebilmektedir materyalizme göre...Bilmem anlatabildim mi?
İşte komünizm kısaca budur arkadaşım...Hemde komünist önderlerin tarifi ile...Bu durumda benim yaptığım karalamak değil sadece komünizmi komünist liderlerin ağzıyla anlatmaktır.Burada komünizmi sevimli göstermeye çalışma :) Ayrıca,bu ideoloji uğruna can verenleri de ne severim ne de sayarım! Komünizmi karalamaya çalışmam dahi :) Buna gerek bile yok...
#21 - Aralık 19 2008, 20:50:37
« Son Düzenleme: Aralık 19 2008, 20:52:36 Gönderen: tolga0101 »
Yaşamak rüyasında gerçeği görmek...

Alıntı
Şimdi bunu buraya koyma amacım Marks'ın dini afyona benzeten sözünü kapatmak ya da bir dine bağlı sana/sizlere hoş gözükmek değildir. Komünistlerin, dine karşı bakış açısı ortadadır. Bunu buraya koyma amacım, sosyalist bir iktidarda vatandaşların ibadetlerini özgürce yapmalarına olanak sağlanacağını göstermektir.

Bunu yazarak amacımı söylemiştim, savunduğum ideolojinin gerçeklerini tolga0101 nickli birine bu ideolojiyi sevimli göstereyim diye neden bilmemezlikten geleyim. Sense bu yukarıda alıntıladığım mesajı görmezlikten gelip yapmadığım bir şeyi yapmışım gibi gösteriyorsun. Komünizmi sevimli göstereyim diye ne diye bin taklalar atayım, bir şeyleri sana anlatmaya çalışırken neden şerbet içer gibi olayım. Evet, komünizm dinin olmayacağı toplumu da amaçlar. Komünist düzen de ortada ibadethane kalmayacak, zira ortada bir din olmayacak. Ama, benim anlatmaya çalıştığım konu, sosyalizmde bunun olmayacağıdır. O yüzden Lenin'in bu yazısını örnek verdim. Önümüzde görüp görebileceğimiz, kendi topraklarımızda, sosyalist bir iktidar olduğunda ibadethanelerin sağlam kalacağını, herkesin istediği dini seçmekte ve onu kendi hayatında yaşatabileceğini anlattım. Gülen smiley kullanmadan önce iyice oku. -Stalin'i enternasyonalizme ihanet edişinden dolayı sevmem, ama Troçkist de değilimdir. Sovyetlerdeki sosyalist iktidarın yavaş yavaş yozlaştığını, revizyonist, bürokratik bir iktidar olduğunu not olarak düşeyim.- Ayrıca bizler anarşistlerin teorileriyle hareket etmeyiz, nihai hedefimiz anarşistlerle aynıdır fakat ikinci kez söylüyorum ilk olarak işçi iktidarını hedefleriz. İşçilerin, kendi öz partisiyle kendi iktidarlarını kurduğu sosyalist bir devlet, toplumuna "yeni insan" bilinci kazandırmalı ve marksist-leninist teori doğrultusunda adımlarını sınırsız bir dünyaya kadar atmalıdır. Bizim hedefimiz anarşinin hüküm sürdüğü bir toplum değil, bu düzenin alternatifi olan bir düzende insanca yaşamanın olanaklı olduğunu gösterip, "insan doğasının buna uymayacağı" gibi saçmalıkların tersine kazandırılan bilinçle halkın kendi kendini yöneteceği bir toplumdur.
#22 - Aralık 19 2008, 21:15:08
« Son Düzenleme: Aralık 19 2008, 21:16:22 Gönderen: vyacheslav »

Dün 30 Mart'ın 37. yılında katledilen devrimciler anısına birçok ilde eylemler düzenlendi. Video ve resimler:

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=23041
#23 - Mart 31 2009, 17:04:45

Üye:

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.