Alternatifim Cafe

Çünkü o Sen' din...

Discussion started on Sizden Gelenler

Susmuşluklara, susmuşlara, susturanlara inat,
Sen, sana yeniden şarkılar söyletene inandın...
Yolunu, yönünü ona, onlara adadın,
Gel zaman git zaman;
Yanıldın, sarardın ve kendini dünyanın en büyük boşluğuna saldın...
Loştu düştüğün boşluk,
Yerini, yönünü bulamasanda, gölgeni görecek kadar büyüktün...
Elindekiler balıkların çıkardığı baloncuklar kadar,
Gözlerinde ki ışığımsı şey pili bitmiş bir fener kadar,
Ayaklarında ki mecal karıncanın yenmemiş çekirdeği kaldırması kadar küçük dursa da;,
Tüm yok gibi görünenlerin ardındaydın,
Çünkü o Sen' din, görünmesende hep vardın...

Gözlerin karalarla bağlandı,
Dilin zorla tutuldu,
Ruhunu zabdetmek istediler işte onu başaramadılar...
Sen naralarını atmaya inatla devam ettin,
Sıkıntıları kendine eş görüp,
Bıraktın kendini onların eşsiz-liğine...
Bir yol bulup kendine,
Bir dümen yapmak istedin en maharetli ellerden çıkmış olanından,
Kaptan koltuğuna oturtmak için en büyülü insanı aramaya çıktın o dümenle...
Evet, dalgalar kesecek belki yolunu,
Köpekbalıkları yem gibi görecek seni, kim bilir...
Kara bulutlar denize emir verecek ve sallandıracak tekneni,
Bir o yana bir bu yana çarpacaksın,
Belki inciteceksin, acıtacaksın sağını-solunu,
Ve duracak elbet o dalgalar,
Kara bulutlar senin gücüne yenik düşüp,
Emir vermeyi kesecek çarşaf denize...

Düşmüşken;
Yerden destek alacak ellerin,
Dizlerin en güçlü şekilde ayaklanmayı isteyecek,
Belin hiç olmadığı kadar yüksek doğrulacak,
Ve ayaklanacaksın...
Çünkü o Sen' sin ve hep var olacaksın...

Burcu Oğuz - Yirmisekizmayısikibindokuz - Saat: 16:46
#1 - Haziran 17 2009, 11:26:19
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Siren sesleri gibi bağırıyordu, haber veriyordu tuhaflıklar,
Bir yerden tamamlarken bir yerden eksiltiyordu hayat,
Ben, tüm tazeliğiyle yaşamak isterken her şeyi,
Tamamen saflığına güvenirken tüm katılıkların,
Ve tam da içimi sererken o rahatlığın en geniş bahçesine,
Biri, herhangi; var ile yok arası bir şey,
Dur! diyor, bekle, git-me...

Kışın ortasında, sicim gibi yağmurların altında,
Elim cebinde, başı önüne eğik,
Kulağımda en iyi bildiğim şarkıyla yürüyen,
Her adımda efkârımı küçültmek isteyipte aksine kar topu gibi git gide büyüten,
Kurtulmak istediklerimi ne kadar uzaklaşsam da peşinde sürüten,
Diline afilli kelimeleri süremeyen,
İçinde bir bebek gibi,
Gün gün başlayıp dokuz, doksandokuz hatta dokuzyüzdoksandokuz ay,
İçinde koparamazcasına en büyük 'kahretsin' leri güldürüp, şevklendiren,
Kendi ' ah-vah'larını kendi çeken,
Vitaminlerini içinde ki en büyük zehire gümüş tepsilerde sunan,
Derinlerinde ki o tuhaf sızıyı bir türlü durduramayan,
Elini kolunu; dişleriyle, kalınca iplerle göz göre göre,
İç bile bile,
Kulak duya duya,
Dil söyleye söyleye bağlayan bir ben; almış başını gidiyorum...

Ben' ler de yorulurmuş,
Aslında her ben' in sonu buymuş,
Duymuş, görmüş, susmuş, pusmuş, kusmuş,
Dönüp dolaşmış,
Yine aynı yerde durmuş-um...

Salınınkendiniçarşambayabıraktığıgecemayısınyirmiyedisi / Burcu Oğuz



#2 - Haziran 17 2009, 11:26:57
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Dünyanın rüzgarı büyük esti sana, hayatına...
Avuçlarında biriktirdiklerin yanına kârlarını da alıp marifetmiş gibi yok oldu,
Sesini suskunluğunda boğdu o rüzgar,
Gözlerinde boğazın en ruhani ışıklarını andıran ışıklar vardı,
Belki de onu kıskandı rüzgar...
Saçlarını çekemedi belki de, teslim oluşuna göz yumamadı ya da...
Ellerini kullanışını sevmedi kim bilir,
Farkına varamadan dans ettirirdin ya onlara dilindeki tınılarla,
Gönülleri her bir nota da şahlandırırdın ya,
Sesimizi sesininde harmanlayıp bize döndürürdün ya,
İşte lütfun büyüktü bize böylesine, öylesine, derincesine, bitmezcesine...
' Koyverdun gittun beni ' diye isyan ederken en nazlı gönül eşine,
Sen dilindeki cümleyle elveda dedin gönlünün eşsizliğine,
' Kimse almasın seni ' diye ah mı isyan mı her neyse işte onu dillendirirken,
Seni almalarına göz yumdun en sessizinden...
Özlemlerin en şehvetlisini bıraktın bize.
Şair Ceketli Çocuk' tun ya sen,
Kokunu ceketinle götürememişsin,
Tadını taşıyamamışsın yanında,
Öyle olsaydı seni yaşar gibi taşıyamazdık en derinde...
Giderken, her zaman olduğu gibi yine unutmamışsın adsız tüm gönül eşlerini!
Hep vefakâr, hep yürekli olmuşsun,
Dönmeyeceğini bildiğin bir yola girerken bile...
Hayatının her deminde cürretkâr olmayı becerebilmişsin en kıskandıranından,
Gözlerini yumamamış, biri sanki elleriyle onları zorla kapatmış gibi iştahsız yol almışsın,
Üstünü örtenlere isyan eder gibi yakıştıramamışsın kendine pak elbiseyi,
Daha söyleyecek çok sözün varmış gibi tadınıda alamadan göçmüşsün şu dünyadan....
Tadını, ruhunu, şarkılarını emanet etmişsin bize güveninin hepsini göklerden dağıtarak,
Her yerden gözlüyorsun bizi,
Gülümsüyorsun galiba şu anda,
Gülüşünü eksiltme o suretinden,
Geleceğiz elbet ve yine şarkılar söylenecek hep bir ağızdan...
' Haydeee ' diyeceksin, ' hep bir ağızdan '...
Ve bizde ' İşte gidiyorum... ' diyerek katılacağız rüzgarına.


Yirmiüçmayısikibindokuz / Saat: tamda geçmezken...

Kazım Koyuncu' ya ithafen...
Burcu Oğuz
#3 - Haziran 17 2009, 11:27:41
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Ses gider -sizlik kalır,
El gider izi kalır,
Ayak gider yeri kalır,
Ruh gider bedeni bırakır,
O gider ben sararır,
O gelir ben aklanırım...

Onaltımayısikibindokuz / Saat: onaltısıfıryedi
Burcu Oğuz
Kısaca FD Uzun Uzun Feridun Düzağaç' a ...
#4 - Haziran 17 2009, 11:31:09
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Çok büyük beklentilerim yokken hayattan,
Hayat denen faili meçhul durum hep sakındı beni içine almaktan.
Sesimi yükseltmekten çekinirken ben ona,
O bana en sessiz çığlıklarıyla sövdü.
Kulaklarıma sarı oklarını salan hayat,
Yüzüme kocaman bir sille indirdi hiç olmadık bir anda.
Elim kolum en kalınından bir iple sarılmış,
Gözlerim en karasından bir bez ile bağlanmış,
Dilim hiç açılmamak üzere lâl olmuş,
Parmak izlerim, hayatın kabartmalı kara yazılarını okumaktan kesilmiş gibi...
Tamda bunların üstüne;
Dik durmaya mecalsiz bir bünyeyi taşımaya çalışıyorum.
Üzülmeyi adet edinmiş en saf karakterleri besliyorum derinlerimde,
Ağlamayı gözlerime şevkle yerleştirmiş, hasretle besler olmuşum...
Ömrümün her seansında sonlarımı kendi elimle yazıp,
En şaşaalısından, belgelercesine imzamı atmışım altına.
Şimdi kalemim tükendi, ellerimse zaten onu tutmaya meraksız...
Ne demeli ki durum böyleyken;
Dünya ayarsız,
Hayat arsız,
Ben kararsız...

Burcu OĞUZ / 04.06.2009

Kardeşine ithafen... :)
#5 - Haziran 21 2009, 19:01:34
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Şimdi beni iyi dinle;
Bak güldüm istemeden şaşırdım biliyor musun?
Yanaklarıma en koyusundan allık sürmüş gibi oldum aniden.
Ellerimde buz oldu her zamanki gibi,
Gözlerimi içine içine çeken bir kaç minik el var sanırım göz çukurlarımda,
Karnımda binlerce rüzgar gülü, iç organlarımı yapraklarına dolayan,
Ayaklarımın altında onlarca, yüzlerce, binlerce tren rayı,
Avuçlarımda sayamadığım hayat çizgileri,
Kulaklarımda anonim bir sürü melodi,
Dilimde sokaklarda bulunan türden bir kaç cümle,
Şakaklarımda sinüzitimden kalma bir ağrı,
Çenemde ağlamaklı bir titreme,
Kirpiklerimde sahildeki dalgalardan kalma nem,
Tırnak içlerimde kazıyarak geldiğim son yıllarımın kalıntıları,
Kalbimde yol geçen hanını andıran bir manzara kimsenin göremediği,
Boynumda başımın öne düşmemesi için gösterdiğim çabanın ağrısı,
Bileklerimde mesajlaşmaların, kola şişesinin kapağını açmanın argınlığı,
İçimde bunların depo edilmesi,
Beynimin içinde harmanlaşmış duygu kokteyli,
Gözlerimde voltajı düşük ampulün ışığını andıran bir loşluk,
Ve daha niceleri...
...
Hey! duydun mu sen beni? Sesin kesildi sanki...
Oturduğun yer soğumuş bile,
Ben sana ' beni iyi dinle ' demedim mi?
Tamam tamam ben yazdıklarımı okur yinelerim kendimi.

Burcu OĞUZ
#6 - Haziran 21 2009, 19:02:09
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kesssss...

Kesintisiz,
Kesinlikle,
Kestirip atmadan,
Keskin,
Kesmeşeker tadında,
Kese kağıdı gibi buruşmayanından...
Tırnaklarımın rengini attırabilen,
İçimi bir yumruk bükermişçesine,
Beynimi bir ip gibi boynuma geçirebilecek cinsten,
Beni hayatla haşır neşir edebilecek o şeyi gözlerimi kısmış arıyorum...

Burcu OĞUZ
#7 - Haziran 21 2009, 19:02:26
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Şöyle bir aklımı kolaçan ettim de bugün; güzel şey-miş yaşamak. Yeni günle nefes almak, sesimi duymak, dostun kötü anına koşmak, iyi gününe kahkahalarla katılmak. Yaşamak...
Hayatın eline koz vermeyeceksin arkadaş. O sana yürü diyorsa sen duracaksın, " biraz sen sus " diyeceksin, demeyi bileceksin; haddini bildireceksin arkadaş. O yönetmen oldu sen baş rol oyuncusu kimi zamanda figüran, rolleri değişmenin vakti geldi diyeceksin. Kalemini kıramazsın belki ama bir süreliğine soluğunu teslim alacaksın. Biletini keseceksin en ön koltuktan, " sen geç şöyle" diyeceksin, emir kipi ile. İçinden hafif bir gülümseme fırlatacaksın suratının tam ortasına. Hiç olmadığın kadar hayat olacaksın arkadaş. Hayata bakacaksın, ellerinde onun solgun soluğunu göreceksin. İşte tam orda başlayacaksın arkadaş, " hazıııır, kayıt " diyeceksin. Bir bir anlatacaksın anlattığını anlayarak. Yumruğunu rolüne kaptırmış şekilde sıkacaksın, hayatın soluğunu kıstıracaksın tam da hayat çizgilerinin ortasında. En ön koltukta bir şeyler " imdat!" diyecek, aldırmayacaksın. " Ben dedim de sen aldırdın mı " gibisinden. Ona söyleyecek laf bırakmayacaksın arkadaş, hiç olmadığın kadar sen olacaksın. Başından ayağına baştan yapacaksın tüm temelleri.
Sana yeni bir sen inşa edeceksin arkadaş. Ardına alacağın en sağlam kalen olan sen' in temellerini atacaksın. Kabataslak bir çiz, otur hele aklının baş köşesine. Çizdiysen hadi başla-yacaksın. Malzemeleri hazırlayacaksın önce, sevmelerin en güzelini, en içlisini alacaksın. Giydireceksin kalbine arkadaş, istediğin renkle al, mühim değil. Ama en çok kırmızısı alınır, giydirilir; bu böyledir kalp zevkinde. Sen yine de hangi renk istiyorsan o renk giydir kalbini, gökkuşağı halinde olanı da olur rengarenk dilinde... Sen bileceksin, en önemliside. Boyadınmı pürüzsüz biçimde kurutacaksın, acele etmeyeceksin; bekleyeceksin. Sonra güven bulacaksın derinlerde, buldunmu cilâsını atacaksın güzelce. Parlayacak kamaştırırcasına, bakamayacak kadar. İnat edeceksin bakmak için, tek inadın bu olacak...
Gördün mü arkadaş, sen' sin bunları becerecek, hayata haddini bildirecek. İzlemeyeceksin, umudunu hiç kesmeyeceksin. Umudun olacak en büyük umudun. En zor yolculuğun biletini kesti sana hayat, çoktaaan. Belini bükmeyeceksin, oturup koltuğuna hükmedeceksin, "yaşayacaksın" arkadaş. Günü gelecek bağlanmayacaksın birine, ille de yoldaşım olsun demeyeceksin. Kendi kalen olacaksın, zor günlerde sen sana yaslanacaksın, körü körüne bağlanmayacaksın arkadaş, açıklarıda kör etmeyeceksin. Zaman gelecek çatacak atacaksın içerinden. Bu kadar şeyi aştın, onu da atacaksın. Doğduğunda tektin arkadaş, elinden tutan yoktu, bir doktor vardı elinden tutan o da popona vurup seni ağlatmak için, yaşamının startını vermek için. Sen yaşamak için doğdun arkadaş, söndürme mumunu.

Unutma; Üryan geldin yine üryan gideceksin arkadaş!


Burcu Oğuz- 7eylül2bin9
#8 - Ekim 04 2009, 16:14:28
« Son Düzenleme: Ekim 04 2009, 16:15:05 Gönderen: Goldilock »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Tek kelimeyle harika canım kalemine sağlık hepsini soluksuz okudum. *Hepsinde ayrı bi tad ayrı bi telaş.
#9 - Ekim 04 2009, 23:41:44

Köpek ürür,
Kervan yürür.

Tek kelimeyle harika canım kalemine sağlık hepsini soluksuz okudum. *Hepsinde ayrı bi tad ayrı bi telaş.
Canım çok mutlu ettin beni, sonsuz teşekkürler.
#10 - Ekim 05 2009, 19:08:09
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Sesler vardı kulaklarımda çınlayan,
Sisler vardı gözlerimin tam önünde, perde misali
Hani olur ya fallarda, tam da fincanın ortasında
Gizler vardı, kabartan yüreğimi.

Gidişatın belirsizliğinde esaretim,
Gelişlerde ki yaşanmışlıkların sırtındayım,
Kabahat var, yanımda yoramda
Sezemedim işte, ben körelmişim göremedim.

Sisli, gözlerimin içinde ki yollar,
Ayaklarımın altı şaşıyor kendini
Anlamıyorum ben neredeyim
Yanlış konulmuş yüreğime tüm tabelalar.

Şiiiişşşt, lâl edeceğim dilimi
Kelimeleri rafa kaldıracağım artık,
Yüreğimin kantarı hafiflesin
Bitsin artık bu yarım yamalak hayat filmi.

Ayak diretecek yine de ben halim,
Çıkacağım bu kasvetten,
Tebessüm terketmeden dudaklarımı
Biliyorum, artık bir yerden başlamak zamanı.


Burcu Oğuz // 10ekimikibin9
#11 - Ekim 11 2009, 13:41:09
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Çok güzel,satırları okurken her birini hissettim sanki.
Tebrikler.
#12 - Ekim 18 2009, 14:33:02

Yalnızca bir anlıktır mutluluk.
Sevdalar, heyecanlar; Hepsi bir anlık.
Kalansa, tortusudur hayatın,
Yalanlar ve acılar; Bir de yalnızlık.

Teşekkür ederim Lobelia, nice nice hislere.
#13 - Ekim 18 2009, 19:01:21
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Atlayacak mısın?
Ya atla ya da geri çek adımını.
Atlamayacaksan atlama,
Atlayacaksanda yalnızca kendini düşün,
Ardına, sağına, soluna bakma
Atlarken aklında yalnızca "sen" olsun
Kimseyi görme, düşünme
Çünkü onlar zaten aşağıda olacaklar.
Sen olmasan da onlar o havayı soluyacaklar...

BurcuOğuz-19ekim2bin9
#14 - Ekim 19 2009, 19:00:22
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

I
Ruhum iki duvar arasında,
Bir o yana bir bu yana çarpıp duruyor.
Yaşamak mesaisinde yorgun düşüp,
Hem halsiz hem de bi çare kalıyor.

II
Zaman tik tak tik tak atarken,
Çat pat diye kırılıyor kalbim.
Ses yok, -sizlik çok
Buğulanıyor her yer,
Aydınlığın göz kamaştırıcılığında
Kararıyor gözler.

III
Gel zaman git zaman,
Değişiyor her şey
Dönüşüyor insan
Karışıyor düzen.
Sevişiyor zaman ile hayat
Bir sürü ne idüğü belirsiz
Hayatlar doğuyor.
Başlıyor ve ölüyor.

IV
Genel geçer bir hal alıyor yaşam,
Göz açıp kapamak kadar ani,
Bir esneyiş kadar yaygan
Koku almak kadar karışık bir biçim.
Soluyor içim,
Kuruyor göz pınarlarım
İçimdeki okyanusu çekiyor toprağım
Yine de doymuyor.
İşte böyle yaşanmıyor...


BurcuOğuz - yirmi2ekim2bin9



#15 - Ekim 22 2009, 21:49:50
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Elime yüzüme bulaştı her şey,
Elime yüzüme ulaştı tüm sisler.
Neye dokunsam dağılıyor,
Neyi sürsem ömrümün ekmeğine
Eriyip gidiyor, dökülüyordu üzerinden.
Dikiş tutturmayı geç,
İğnemden ipimi geçiremezken
Sökükler, dikilmeyi hazır ol da bekliyor
İğnenin nazı, ipe çokta rahat geçiyordu.


Burcu Oğuz - Yirmi6ekim2bin9
#16 - Ekim 26 2009, 18:50:16
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Proculianus

Hepsini okumadım malesef ama; şu sondaki gayet güzel.Çok beğendim ben. (=
#17 - Ekim 26 2009, 20:46:26

Çok teşekkürler Mélanie. :)
#18 - Ekim 27 2009, 18:32:03
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Her kafada bir ağız,
Her ağızdan bir ses...
Es vermeyi bilemiyor diller,
Ses vermekten öteye gidemediler.
İki elin sesi vardı amma,
Elin birini bile göremediler...
Narsisti, ego delisi,
Nerede şimdi bundan iyisi?
Dağdan geldik,
Bağdakine yâr olduk,
Dağdaki yeşili, bağda kuruttuk.
Komşu komşunun külüne,
Aşık, Veysel' in sözüne,
Anne başımıza taç
Ve biz ona muhtaç...


Burcu Oğuz - Yirmiyediekimikibindokuz
#19 - Ekim 28 2009, 19:02:48
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

xX_NightmarE_Xx

İçtenlikten kaynaklanacak cevabım...
Beklemiyordum okuduktan sonra geçmişime dönmeyi...
Herşey mazi gibi...
Ellerine, yüreğine sağlık..
Çok güzel hepsi. (=
#20 - Ekim 28 2009, 19:22:39

Fade

Es vermeyi bilemiyor diller,
Ses vermekten öteye gidemediler.

Güzeldi, Burcu.
#21 - Ekim 28 2009, 20:03:18

Gamze; sana yaşadıklarını anımsatmak iyi mi kötü mü kestiremedim. Fakat anılar hatırlanmalıdır, zihnindeyse hala anımsanmaya değiyordur muhakkak.
Teşekkür ederim. : ))

-
Kübra; teşekkür ederim. : ))
#22 - Ekim 28 2009, 20:56:45
« Son Düzenleme: Ekim 28 2009, 22:17:54 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

sayısızca kitabı olan bi yazar gibi..hepsi çokça beğenildi. :))
#23 - Ekim 29 2009, 23:25:58

modern zamanlarda ask dipdudududududu

Lilith-e, teşekkür ederim. :))
#24 - Ekim 30 2009, 01:33:03
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kendi kara kalem defterime not aldım izinsizce Eğri Büğrü yazını .
özellikle

Dağdan geldik,
Bağdakine yâr olduk,
Dağdaki yeşili, bağda kuruttuk.
Komşu komşunun külüne,
Aşık, Veysel' in sözüne,
Anne başımıza taç
Ve biz ona muhtaç...

buradaki cümlelerin diğer cümle ile anlatmayı o kadar iyi yapmışsın ki .
Her yazında bana Edebiyat dersi veriyorsun.
#25 - Ekim 30 2009, 02:07:49
Kimseyi tanıyamıyorum. Daha doğrusu kendimi tanıyamıyorum . Ben kimimki sizleri tanıyayım.

SpecialBlood, Estağfurullah, ders vermek ne haddime. Şiirler, bir şeyler hatırlatıyor ve bir şeyler uyandırıyorsa içinde ne mutlu bana. Teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca elbette not edebilirsin, sevindirir bu beni.
Sevgiler.
#26 - Ekim 30 2009, 16:48:22
« Son Düzenleme: Ekim 30 2009, 16:49:38 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Bir ip yumağıyım, karman çorman.
Rengarenk desenleri olan,
Ama bi o kadar da solgun halı üzerinde
Oradan oraya savrulan.
Ucumu salıveriyorum ardıma,
Bir kedi beliriyor ardımda,
Naralar atıyor pati seslerine tempo tutarak.
Önce can havliyle saçlarımı andıran yumağın uç kısmını
Ardından da aciz bir bedeni andıran yumağın kendisini,
Yani beni buluyor.
Dişlerini en usta bileyciye biletmiş sanki
Hayattan da en kalifiyeli elemanlar eşliğinde ders almış gibi
Bir hışım, bir hırs ile savuruyor beni
Gözlerinin çizgisinde kavuruyor.
Renklerimi tükrüğüne boğuyor,
Matlaşıyor tonlarım,
Tonlarca ağırlık çöküyor
Karışıyor ahengim, bulanıyorum.
Bir ip yumağıydım işte,
Kedi gelmeden,
Beni sesiyle yoğurmadan
Tükrüğüyle terbiye etmeden önce...
Bir ip yumağıydım ben,
Hayatın kırmızı halısında açıldıkça küçülen
Küçüldükçe tükenen.
Bir ip yumağı işte,
Şimdi hayatın elinde bir çift eldiven...

Burcu Oğuz - Otuzekim2bin9
#27 - Ekim 30 2009, 17:00:28
« Son Düzenleme: Ekim 30 2009, 17:10:34 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Burcu artık beni şaşırtamazsın alıştım artık senden bu kdr güzel şeyler görmeye. Tebrik ederim . Bişeyler bu kdr güzel sözcüklere dökülebilirdi. =)
#28 - Ekim 30 2009, 17:06:24
Gölgeye çarpan kan gibiyim

Aynaya diyorum bu yalan mı

Kendime diyorum: "Uyan artık"!

Tutku'm, teşekkür ederim balım. Beğenmene gerçekten seviniyorum. Öpüyorum seni.
#29 - Ekim 30 2009, 17:12:15
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Fade

Döktürmüşsün yine.
#30 - Ekim 30 2009, 17:14:03

Kübra, teşekkürler canım.
#31 - Ekim 30 2009, 17:18:06
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Hepsi ayrı ayrı güzel Burcu. Ama İğne İplik ve de Eğri Büğrü öyle farklı, öyle güzel ki.. Harikalar tatlım.
#32 - Ekim 30 2009, 17:33:48
Destiny is for losers.
It's just a stupid excuse to wait for things to happen instead of making them happen.
-B.

Teşekkürler canımcım. =))
#33 - Ekim 30 2009, 17:36:10
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

SpecialBlood, Estağfurullah, ders vermek ne haddime. Şiirler, bir şeyler hatırlatıyor ve bir şeyler uyandırıyorsa içinde ne mutlu bana. Teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca elbette not edebilirsin, sevindirir bu beni.
Sevgiler.


Edebiyat konusunda başarısızlığımdan dolayı. Kelimeler hem sade hemde anlayaşılır.
Devam et yazmaya şiirli teklonoji...
#34 - Ekim 30 2009, 18:45:17
Kimseyi tanıyamıyorum. Daha doğrusu kendimi tanıyamıyorum . Ben kimimki sizleri tanıyayım.

Bitti sandıklarımız daha yeni başlıyor
Her yeni günle birlikte startını veriyoruz
Kederin, efkârın, iyi şey adı altında her şeyin.
Genel geçer olamıyorlar,
Genel olmayı iyi beceriyorlar
Fakat hiçbirinin geçmeye niyeti yok,
Geçmek kelimesinin yanından dahi geçmiyorlar.
Hayatımıza ikâmet etmeye gelmişçesine,
Boş kağıt koyuyorlar önüme,
Kandırıyorlar beni, imzalıyorum kendimi.
Tapumu veriyorum ellerine,
Restore ediliyorum en kasvetli şekilde.
Rengim, tadım, suyum, aşım
Hepsi değişiyor, değiştiriliyor.
Bir bakışlarım kalıyor bana,
Derinlemesine, gidipte gelmeyecekmişçesine
Uzaklara takılıp kalırmışçasına, tutulurcasına...
-sına' larım ve dahası ekmek kuyruğuna girmiş bi hal içinde
Coşmuş ve sabırsız.
Kal diyen yok, git diyen çok
Kalmaya niyetim yok gitmek içinse mecalim yok.
Gidiş gelişlerdeyim,
Ortası yok,
Başın, sonun neresindeyim?

Burcu Oğuz - otuz1ekim2bin9
#35 - Ekim 31 2009, 19:03:10
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

İç çekişlerle dolu ağzım,
Kulaklarım duyamadıklarına meraklı
Ellerimse tutamadıklarına gözü yaşlı.
Ayaklarım gidemediği yollara inatçı,
Dizlerim üzerine düştüğü dikenlerle kanlı bıçaklı
Seslenişlerim kulak kapayışlara teşne.
Aklım, alamadıklarına şaşkın,
Dilim söyleyemediklerine lâl
Gözlerim göremediklerine kör.
Parmak aralarımdan sızan özlemler
Ayak uçlarımdan dökülüyor,
Ve tüm gidişlerim,
Dönüş sokak' ta kesişiyor.
Gidiş ile Dönüş çarpışıyor
Düşen özlemleri topluyorlar birlikte.
Ortak karar,
Özlemin idamı.
Kalınca ipin şekli veriliyor,
Özlem, gözü yaşlı sonunu izliyor...
İp asılıyor, özlem sandalyeye çıkarılıyor,
O mağrur kafası ipe geçiriliyor,
Sandalyenin ayaklarının altından itilmesi an meselesi
Ve ortada acılar silsilesi.
An geliyor, kanı çekilmiş ayaklarıyla basıyor sandaliyeye
Gidiş ve Dönüş ellerini birleştirip,
Çekiyorlar sandalyeyi,
Özlem titriyor, garip sesler çıkartıyor
Özlemin acısına mı yoksa Gidiş ve Dönüşün sinsiliğine mi bilinmez
İp, koparıyor kendini,
Yarı ölü özlemi, azad ediyor.
Özlem yere düşüyor,
Kesik kesik öksürüyor, ağır aksak hareket ediyor,
Gidiş ve Dönüş boyun büküyor.
Aynı kısır döngü, hayat özlemle devam ediyor.
Özünde özensiz bir yapıdır özlem,
Gözlenen ise her daim özlenen.
Hepsi bu, dahası daha göremediklerim
Herkesin bildiği ise benim bilemediklerim!
...

Burcu Oğuz - 01Kasım2bin9
#36 - Kasım 01 2009, 14:01:22
« Son Düzenleme: Kasım 01 2009, 14:10:05 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

- Aşk ile Meşk etmek ister gönül! Gönüldeki yareye tek tanıklık edecek olandır Meşk. Aşk merhem olmalı yareme, Meşk ise yanan yaremi üflemeli; budur gönüldeki medeniyet. Geçmeli acı, geçmeli kendinden ruhaniyet...

- Aşk ile meşki bir etmeyi bırak. Meşkte aşk olmaz, aşkta meşk olur. Meşkin de bir aşkı vardır elbet, aşkın meşkine gönül vermekten öte değildir muhakkak.

- Aşksızlık, yoksulluğun dik alâsıymış.

- Aşksızlık, hiçlik ile meşk etmekmiş.

- Aşksızlık, sessizlik ile şarkılar söylemekmiş.
#37 - Kasım 04 2009, 20:52:47
« Son Düzenleme: Kasım 04 2009, 20:54:10 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

İçimde bambaşka bir sızı,
Dışımda hep aynı kırık dökük tebessüm
Hani nerede, tamamlanmak?
Gelip çatacak birgün kapıma gönül hır-sızı.

Hüzün buğusu kadar flu,
Gönül kuşu gibi kırmızı,
Ateş böceği gibi parlak,
Ve kelebek kadar yok.

Not: Hüznümün çatısı su akıtıyor, gözlerimin penceresi kırık, rutubetli bir avuç yürek. Adı: Gecekondu. Tasviri olmayan kelimeme hecekondu. Gül-me...

Sezen Aksu-Hazan psikolojisi ile...

Brc Oğz // Sıfır5kasım2bin9
#38 - Kasım 05 2009, 16:38:52
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Hey çocuk!
Neden tatlı gelir sana şeker,
Bir şeker gelir,
Afiyetle hayatına tükürür gider.
Dön de bir bak, hayatının her köşesinde şeker yalanları
Alnının her çizgisinde senden uzunlara bakabilme telaşı...
Hey çocuk!
Gelmeyeceksin, gitmeyeceksin
Her verilen şekeri yemeyeceksin.
Baksana şekere bile şırıngayla acı vermişler
Sen acıyı kendi elinle midene sunmayacaksın.
Hey çocuk!
Akıllanacaksın, akıl dağıtmayacaksın.
Sen de olanı yiyecek, artanı cebine atacaksın.
Sen çocuksun, çocukluğunu bilecek
Çocukluğuna acı sürmeyeceksin,
Çocuk gibi yaşayıp çocuk gibi öleceksin.
E tabii, başarabilirsen...
Hey çocuk!
İnanma, başaramayacaksın.
Ne çocuk olacaksın, ne de çocuk kalacaksın
Hayat gibi bu da bir şaka.
Anlayacaksın...


Brcoğz - sıfırbeşkasımikibindokuz
#39 - Kasım 05 2009, 16:52:59
« Son Düzenleme: Kasım 05 2009, 16:56:33 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Adı: Gecekondu.
Felaket: Tasviri olmayan kelimeme hecekondu.
Mağdur Kelâm: Gel-me...
Notun Dibi: Hüznümün çatısı su akıtıyor, gözlerimin penceresi kırık, rutubetli bir avuç yürek, aciz yüreğe plastik boya, boyaya ise incelmesi için en saf su gerek.

Brcoğz
#40 - Kasım 06 2009, 13:38:35
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

xX_NightmarE_Xx

Ruhun aslında bir başına olduğunu anlatan mısralar.
O kadar yürekten, o kadar ince anlatım ki hepsi.
Ayrım yapmayı beceremedi zihnim...
İçimden koparıp götürdü birşeyleri dizelerin.
İçten, gönülden gelen heceler, hecelerin.
Durma, düşmesin yere kelimelerin...
Varlığın güç veriyor bana. Bilesin... 
#41 - Kasım 06 2009, 15:33:39

Aşk' ın adının var olduğu bi güne uyandım yine, şöyle bir kahvaltı hazırladım kendime, kalbimce, kalbimin elinden geldiğince;

Önce kalp şeklinde bir tepsi çıkardım kahve tonunda ki dolaptan,
Kırmızı masaya koydum tepsiyi,
Buzdolabım soğuk değil, Aşk' ın en yüksek derecesinde, sıcacıktı
Şöyle bir göz gezdirdim,
Aşk reçelini, balını, peynirini, aşk rengi domatesi, salatalığı çıkardım.
Kalp şeklinde kestim ekmeğimi, tepsiye iliştirdim
Karnımı dinledim, Aşk' a acıkmıştı, susamıştıda.
Çayımı demledim kırmızı demliğimde,
Tavşan kanı değil kan kırmızısı, Aşk kırmızı demledim.
Gel, geel Aşk kanı çaya geeel! diyesim geldi, geri gönderdim.
Kırmızı örtümü serdim koltuğuma,
Oturdum bağdaş kurarak, bastım kumandanın tuşuna.
Açtım bir kanal, dinledim Aşk şarkılarını doyamaya doyamaya.
Ekmeğimi aldım elime bir yandan,
Sürdüm Aşk' lı reçelimi kalp ekmeğime,
İndirdim kalbime, afiyetle.
Senkronsuz atışlara merak saldı kalbim,
Kanım hızla akıyordu, hissediyordum
Var ile yok arası bile değil
Olmayan Aşk' ın kıvamı bile cozutmama yetiyordu
Yetiyordu her haliyle Aşk bana.
Adı var kendi yok olan her şeyden bıkmışken
Adı var ama kendi yok olan Aşk yokluğu silip götürüyordu
Hünerliydi, bunu en şehvetli şekilde gösteriyordu.
Karnımı doyurdu, kalbimi de
Sildi dudaklarımı kırmızı peçeteyle
Kırmızıya, Aşk' ın yokluğunda ki intiharına bulandı sessizlik
Gelişi yoktu, gidişte bile sezemedim ben'lik...
Olamayacak gibi,
Kalbim rengine kavuşamayacak sanki
Yokluk kötüymüş yahu,
O beni bulamayacak gibi.

BurcuOğuz-06kasımikibindokuz
#42 - Kasım 06 2009, 20:57:35
« Son Düzenleme: Kasım 06 2009, 20:58:12 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Ağlayabilmektir tebessümle,
Şükür duygusudur şehvetle,
Kalabilmektir gönlünün yettiğince.

Brcoğz - sıfır7kasım2bin9
#43 - Kasım 07 2009, 20:26:15
« Son Düzenleme: Kasım 07 2009, 20:27:24 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Fade

Uzuun bi süre okuyamıycam sanırım yazılarını. :) Şimdiden birikmiş ztn. Gecekondu ile başlayanı okudum sadece, itiraf ediyim. Nutkum tutuldu. Kalemine sağlık.
#44 - Kasım 08 2009, 17:29:44

Ayak bastığın taş dahi eritir içimi,
Geçtiğin kapı bile varoluşumun bambaşka biçimi,
Cumhuriyet dedin, değişmişti insanlık,
Sen Ulusun, sen Ata' sın görmem başka çehreyi.

Mecliste ki asaletin görülmeye değerdi,
Mavi gözlerinle baksan, gök boynunu eğerdi,
Saçlarının sarısında başaklar secde ederdi,
Sen Ulusun, sen Ata' sın bilmem başka çehreyi.

Ne mutlu Türksün sen, için dışın beslemiş
Ne kutlu Ata' sın sen milyon seni yüceltmiş,
Ne asil duruşsun sen herkes model edinmiş,
Sen Ulusun, sen Ata' sın sevmem başka çehreyi.

Takdir dedik boyun eğdik,
Gözyaşını göl ettik, gözümüzden gönderdik
Sızladık, yandık, büküldü belimiz,
Sen Uluydun, sen Ata' ydın almaz içim başka lider.

Özledik Ata' m sızlar yürek, ateş har har
Feda sana nice canlar,
Uğruna dökülsün, helal olsun tüm kanlar,
Vatan candır, Vatan aşktır görmem başka
Basmaz ayağım başka toprağa.


Burcu Oğuz - 12Kasımikibin9
#45 - Kasım 12 2009, 13:35:16
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Loşlukta ki uykunun tadı doyumsuz,
Uykuda ki boşluk ise uçsuuuz bucaksız.
Kör, derin
Ama mum ışığı tadında ki aydınlıkla dolu,
Bir altın kafeste gibiyim.
Orası benim diyarım,
Gönüldedir benim yarim,
Kâh ağlarım, kâh gülerim...
Gelen gelir, giden gider
Mukadderattır ki,
Ben yine kendime dönerim...

B.Oğuz
#46 - Kasım 15 2009, 21:23:54
« Son Düzenleme: Kasım 15 2009, 21:24:18 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kırmızımsı bir hayattı benimkisi
Vakti geldi, kır-dı geçti
Günü geldi, kızdı geçti.
Öylesine tonlu bir hayattı benimkisi
Günü geldi, ezdi geçti
Günü geldi, sevdi geçti.
İşte böylesine bir renkti benimkisi
Kimi zaman gözümü boyadı
Çoğu zaman gönlümü boyayamadı.

burcuoğuzondokuzkasımikibindokuz
#47 - Kasım 19 2009, 18:42:03
« Son Düzenleme: Kasım 19 2009, 18:43:29 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Bir ip, yumaktan koparılmış
Bir parça.
Bir uçta sen bir uçta ben
Ortalar ise yıpranmış,
Yırtılmaya yüz tutmuş.
Çok çekersen kopacağız,
Aksi halde olduğumuz yerde duracağız.
Ya göze almalı kopmayı,
Bağlamayı da sırtımıza yükleyerek
Ya da uçlarda kalmayı seçmeli.

Burcuoguz / Yirmiaralıkikibindokuz
#48 - Kasım 20 2009, 18:51:25
« Son Düzenleme: Kasım 20 2009, 23:29:45 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Koparmalı mı, Koparmamalı mı?

Çok güzel olmuş bu balım, kaldım. o.O
#49 - Kasım 20 2009, 22:40:08
Destiny is for losers.
It's just a stupid excuse to wait for things to happen instead of making them happen.
-B.

Öperim seni, sağol peteğim. ^^
#50 - Kasım 20 2009, 23:30:23
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kedi gibi mağrur ve içten
Onun sokuluşu gibi pamuk
Onun bakışı kadar ürkek
Ve sessizlik kadar dokunulası.
Kedi gibi mır mır,
Sesi tül gibi
Üzerine örtülür
Sonsuza dalarsın,
Nefeslerin alâsını alırsın.
Huzur vardır nefesinde,
Bakışlarında şeffaflık
Sezemezsin bir hilebazlık
Hiç durmadan eder yaramazlık.
Sırnaşık Kedi' dir onun adı
Onun kadar sevgi-li
Onun kadar ben-li.

Burcu Oğuz // Yirmi3Kasım2Bin9
#51 - Kasım 23 2009, 23:17:12
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Yürüyordum hayat bahçesinde
Çalılara takıla düşe, düşe kalka yürüyordum.
Sağa bakınıyor, sola bakınıyor gülüyordum
Bazen gülüyor ama bazen de suretimi büzüyordum.
Gel git derken, tam da yol biterken
Bir ses duydum, irkildim
Bir kedi gördüm sanki,
Sakindim.
Geldi kedi,
Kedi, geldi pati pati
Eğil dedi, eğildim
Otur dedi, oturdum
Gözünü kapat dedi, kapattım
Kedi, kalbimi yedi
Afiyetle miğdeye indirdi.
Boş hissetmek yerine daha da doldum
Belki de daha ben oldum
Bir gün gelecek dedi bana biri
Kim bilir belki de geldi...
Evet evet, geldi
İçim, afiyet şeker olsun dedi
Ses etmedi,
Gülümsedi kedi
Gülümsedi kedinin silueti.

Burcu Oğuz -yirmi4kasımikibin9
#52 - Kasım 24 2009, 23:04:25
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Eskimiş gibi, yormuş gibi
Derinden vurmuşta, inatla derinde bırakmış
Sesin, sessizliğin olmuşta
Delirircesine bağırıyormuşsun sanki
Duymuyor-lar....
Gafletten uyanmaya hacet yok şimdilerde,
Esaretin bedelleri hep bizler oluyoruz
Cesaretin yokluğunda ise
Yine bizler bileniyoruz.
Yol boş görünür, temiz ve pak
Yürüsen minimum seker
Maksimum düşersin
Gönüllerde boş görünür
Kapılırsın,
Minimum kalp senkronunu kaybeder
Maksimum ötenazi vaktidir.
Adil değil hayat
Yolu yokuş
Ekmeği bayat
Yesen yenilmez, yutsan yutulmaz
Düşünmeye hacet yok
Çünkü onun adı: Hayat!

Merve ONGÜL ' ün (Tari) fotoğrafı esin kaynağı olmuştur.
En bereketli sevgilerimle...

Burcu Oğuz - Sıfır4aralık2bin9
#53 - Aralık 04 2009, 22:01:04
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kurtlar sofrasında en iştah açıcı aş,
Rakı sofrasında aslan sütüne yaraşır meze,
Bir şairin kalemine yakışacak kelimelerdenim.
Silinmeye teşne, devrik bir cümle,
Okunması kolay, yalın, sade bir yazı,
Gazetenin en uğrak sayfalarından birinde sükse yaratan haberim.
En acıklı telefon sesiyim eski mi eski bir ahizede,
En keskin dikenim kan kırmızı gül de,
Ben her halim, halsizlikler içinde.
Bir filmim ben hem güldüren hem ağlatan,
Bir fili bitişim yüreklerde; acıtan ve de sancıtan,
Çıkmaz bir yolum apaçık şehirlerin birinde,
Yollarda ezilmiş bir kedi yahut serçeyim kanadından yoksun.
Pembe bir Vosvos' un sileceğiyim, yağmur damlalarıyla öpüşmeye meraklı
Jantları eskimiş bir tekerleğim, yol almaktan yorgun.
Her şeyim ben, her şeyin içinde bir şey işte,

Burcu Oğuz-10altıaralık2bin9 - 12:26
#54 - Aralık 16 2009, 15:58:40
« Son Düzenleme: Aralık 16 2009, 15:59:06 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Her şiir bir sancıdır,
Cümleler kovalar birbirini...
Kelimeler çoğu zaman bir savaşçı,
Çoğu zamansa dertli çalan bir hancıdır.

Şiir aslında hep doğru söyleyen yalancıdır.

Her şiir bir selamdır,
Ya sevgiliye
Ya sevdaya
Ya da sevda için yanana...

Şiir aslında selamı nankör kelâmdır.

Her şiir bir yolcudur,
Asfaltı hasretten bozma
Kalbi al bir yazma
Otobüsü aşktan salma...

Şiir aslında yakıpta küle döndürmeyen yangındır.

Her şiir bir esarettir
Bulamadığın kadar ömür
Veremediğin kadar can
Bedeninde göremediğin takâttir.

Şiir aslında ömrü billah gösteremediğin cesarettir.

-
BrcOğz-Onşubat2bin10
#55 - Şubat 11 2010, 11:46:17
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Aşk ile külahları kaç defa değiştim,
Sayısını unuttum sayın gönül seyircileri.
Saymak istedim lâkin olmadı
Belki saysam dökülürdü gönül incileri.
Olmadı sayın seyirciler yapamadım,
Sevdanın hiçbir karakterine toz konduramadım.
Kondularsa da kovdum,
Kovdumsa da kondurdum..
Bilemedim sayın gönül seyircileri,
Çözemedim ben Aşk bilmecesini.

BrcOğz-8şubatikibin10
#56 - Şubat 11 2010, 11:47:52
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kokusu nasıl olmalı bilmem,
Tadı ne hissi uyandırmalı fikir yürütemem,
Dokunmak mı olmalı adı
Yoksa dokunmadan hissetmek mi düşünemem...
Çözülmeli mi kalbim yoksa düğüm üstüne düğüm mü,
Ayaklarım yerden kesilmeli mi yoksa çakılmalı mı,
Gözlerim dolmalı mı suretini izlerken yoks kapanmalı mı,
Sevdaya yanmalı mı gönül yoksa kor olup tutuşmamalı, öylece durmalı mı?
Sezemem, düşleyemem...
Düştüğümde kalkamam belki,
Zira yollar dar,
İki kişi yürüyemeyiz sanki.
Ne önde olmak isterim ne arkada,
Yanyana da değil aslında,
İçiçe sevmelisin,
İçiçe görmelisin,
İçe içe bitirmemelisin,
İç çeke çeke büyütmelisin adı her ne ise' yi.
Silüetini görmek kâfi dersen inanırım sanki
Benden bekleme Sen'lik sahanı keşfe çıkmalıyım,
Bilirim ki orasıdır bâki.
Ellerim uzandı, gölgeleriyle sevişir olmuş
Ayaklarım olduğun yerde,
Gidişinle kesişir, sarhoş...
Gözlerim aslen karanlıkta,
Doğrulup bakar, içim akar
Suretin, saflığın loş oğlu loş.
Fikret Kızılok der ki; Bir sevda çekerdi kalbim...
İşte tam da ondan, ah ne kadar hoş.

Burcu Oğuz-sekizşubat2bin10
#57 - Şubat 11 2010, 11:48:20
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Sessizlik, el emeği bir ağ gibi
Kıpırdadıkça dolanıyor
Dolandıkça kısıyordu sesimi.
Taze sıkılmış yüreğim,
İçine damlattığim iki damla gözyaşımla
Daha da acı bir hâl alıyordu.
El yakan cinsten sıcacık ellerim
Fırının alevini almışta gelmiş gibi
Hararetlendiriyordu nice tenleri.
Sesim suskunluğumda bir nara olup
Düşüveriyordu kulaklara
Hiç olmadığı kadar sağır ediyordu gönülleri.
Mimoza çiçeği gibi sarımtıraktı dünyanın gözü,
Hayatın çarkı hep tersine dönüyordu,
Ve eski bir gramafondaki plâktan çıkan cızırtı halini alıyordu hayat.
Altı delik deşik olmuş bir plastik ayakkabı oluyordum
Kimi zaman çilli, elleri pis bir çocuğun ayağında
Kimi zaman saçları uzun, paspal bir çöpçünün tabanında.
Belki de bir ceket oluyordum
Bazen kalemi kırık bir şairin çantasının koluna sıkıştırılmış
Bazen de Notre Dame' ın sırtında.
Her şey oluyordum ben aslında,
Yerde, elde, ayakta, gökte
Ama bir yer varki değişmeyen
İkâmet ettiğim sürrealist yürekte.

BrcOğz-sıfır2martikibin9
#58 - Mart 06 2010, 13:25:30
« Son Düzenleme: Mart 06 2010, 13:28:00 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Her şiir bir sancıdır,
Cümleler kovalar birbirini...
Kelimeler çoğu zaman bir savaşçı,
Çoğu zamansa dertli çalan bir hancıdır.

Şiir aslında hep doğru söyleyen yalancıdır.

Her şiir bir selamdır,
Ya sevgiliye
Ya sevdaya
Ya da sevda için yanana...

Şiir aslında selamı nankör kelâmdır.

Her şiir bir yolcudur,
Asfaltı hasretten bozma
Kalbi al bir yazma
Otobüsü aşktan salma...

Şiir aslında yakıpta küle döndürmeyen yangındır.

Her şiir bir esarettir
Bulamadığın kadar ömür
Veremediğin kadar can
Bedeninde göremediğin takâttir.

Şiir aslında ömrü billah gösteremediğin cesarettir.

-
BrcOğz-Onşubat2bin10
#59 - Mart 06 2010, 13:28:35
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Can kırmızı,
Kan kırmızı,
Kalp kırmızı,
Hani nerede gönül hırsızı?
Aşk kırmızı,
Meşk kırmızı,
Dudak kırmızı,
Hani nerede Peri Padişahının kızı?
Al kırmızı,
Sen kırmızı,
Adın kırmızı,
Nerede o son sızı?

BrcOğz-1nisanikibin10
#60 - Nisan 02 2010, 20:27:50
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Başka rüzgarda uçmaya hasret saçlarım,
Başka tozları yutmaya cesaretli boğazım,
Ve derinleri görmeye teşne gözlerim.
Yollarımın şeritleri silik,
Ayaklarımın mecali yitik...
"Yine yarın benimlesin bekleyiş,
Gelmedi posta treni! "
Demiş, Behçet
Eh başka söz ne hacet!

BrcOğz-1nisan2bin10
#61 - Nisan 02 2010, 20:28:33
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Bir çoğumuz yaşamıyoruz,
Yalnızca günler geçiyor.
Göz açıp kapamaya özenmiş günler,
Işık hızı eşliğinde geliyor ve ardına bakmadan gidiyor.
Yaşadığımız zamanda, günler duruyor,
Bizi ertesi gününe hasret bırakıyor.
Anlasana,
Hayat bize uzaktan -nanik! yapıyor.
Kolaçan ediyorum etrafı,
Tam dönüp ıssızlığıma
-Aşayiş berkemal! diye seslenecekken
Çığlıklar koşup olduğum yerde bitiveriyor.
Anlasana,
Hayat bize Üstad deyimi ile
-Hadi ordan çekil! yapıyor.
Ruhaniyet kıvamına erdiğinde,
Tam da besleyecekken ellerimle
Gönlümün aşını çalıyor birisi.
Anlasana,
Hayat ensene vurup -tak! lokmanı alıyor.

BrcOğz-1nisan2bin10
#62 - Nisan 02 2010, 20:29:02
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Hepsini beğenerek okuyorum takipçinim :Ç Çok güzeller..
#63 - Nisan 07 2010, 20:03:23


Asal sayıdır yalnız insan bir'den ve kendisinden başka kimselere bölünmez..

Ah çok teşekkür ederim canııımmmm.  :Ç
#64 - Nisan 08 2010, 07:36:40
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Ne demek şekerim :Ç
#65 - Nisan 08 2010, 23:13:01


Asal sayıdır yalnız insan bir'den ve kendisinden başka kimselere bölünmez..

Hızlandırılmış kurs tadında hayatlar,
Çoktan seçmeli şansımızın kalmadığı zamanlar.
Gel gitler eşliğinde tempo tuttuğumuz anılar
Ve ellerimize zar zor geçirdiğimiz,
Sonsuz mahkumiyettir aşktan halkalar.
Yağmurda ıslanan saçlar gibi ağır gözlerimiz,
Ve ayazda bile üşümeyen tenlerimiz.
Dolu dolu bakan, dilinde tüy bitmemiş sessizlik eşliğinde
Kadir kıymet bilme çabasıyla yanıp tutuşan misal yeni yetme.
Ömürler en sevdiğimiz şarkılar kadar uzun,
Diller yazmaktan çekindiğimiz yazılar kadar mahçup olsa keşke...
Ve bıraktığımız yarım yamalak eller,
Çat kapı gelip tutsalar gönül telinden.

BrcOğz - 9nisan2bin10
#66 - Nisan 09 2010, 13:49:53
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Bir karın ağrısı,
Bilemedim heyecana mı, korkuya mı delalet?
Bir gönül ağrısı,
Bilemedim Hayata mı, birine mi hasret?
Bir beden sızısı,
Bilemedim güç var mı, var mı cesaret?
Bir var-ım bir yok-um
Bilemedim görür mü beni
Ve bilemedim alır mı beni
İstediğim esaret?

BrcOğz-on3nisan2bin10
#67 - Nisan 13 2010, 17:48:37
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Sana dayanmışken,
Falım fallanmışken,
Umut bedeni sarmışken,
Tam da inanmışken,
Gel!

Dilde tüy bitmeden,
Gücüm tükenmeden,
Boynum bükülmeden,
Gönül süzülmeden,
Gel!

Toprağım kurumadan,
Hasat solmadan,
Ekinim kararmadan,
Köklerim kaybolmadan,
Gel!

Yaram kabuk iken,
Sözüm söz iken,
Gelmelere teşne iken,
Daha vakit var iken,
Gel!

Zaman dolmadan,
Saatler durmadan,
Yolum sonu bulmadan,
Ayaklarım yorulmadan,
Gel!

Anılarım peşime düşmeden,
Geceler gündüze koşmadan,
Sevinç hüzne sarılmadan,
Gözlerim yaşa susamadan,
Gel!

Ruhum kıyafetini bulamamışken,
Gözlere nem düşmemişken,
Ayaklarım yolunu çizememişken,
Ellerim rüzgârı yememişken,
Gel!

Gönül kuşu uçmadan,
Dalları mesken tutmadan,
Adın dilimde dolaşırken,
Sesin kulağımda çınlarken,
Gel!

Saman olup yanmadan,
Yanmaya merak salmadan,
Ateşe gönül vermeden,
Küllere hasret kalmadan,
Gel!

Gel! dememi beklemeden,
Git! diyeceğimi düşünmeden,
Gel-git' leri soy üzerinden,
Ruhunu bana soyda gel.
Gel be huzur-u aşk!
Gel!

Gel Ey Seher! diye başlayan şarkılar gibi değil bende ki çağırış,
Biraz sesini yükseltir gönül,
Haddini aşar, yaptığı en fazla şey haykırış!

Burcu Oğuz- 103nisan2bin10
#68 - Nisan 13 2010, 21:52:19
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Elde var hüzün,
Ve aklımdan çıkaramadığım en güzel resim; yüzün.
Elde var eskiler,
Sessizce kapıyı açıp, yavaşça kapatıp gitmişler.
Elde var hatıralar,
Gönül onları andıkça, gitmezler üç beş gün, günlere çakılırcasına.
Elde var sensizlik,
Görüp görebileceğim,duyup duyabileceğim en yüksek sessizlik.
Elde var hissizlik,
Gelmiş geçmiş, -gelmişini geçmişini! dercesine çirkeflik.
Elde var onlarca söz,
Ve ben susuyorum, oku-hisset-çöz!

BrcOğz-13nisan2binon
#69 - Nisan 13 2010, 22:09:36
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

bu şiirler çok güzel bu yönünü bilmiyordum ellerine sağlık su perisi... :blush
#70 - Nisan 15 2010, 19:13:04
♥ BENİMLE NE YAŞADIYSANIZ NE HATIR, NE SAYGI, NE HÜRMET, NE EKSİK GÖRDÜYSENİZ BANA GÖSTERDİĞİNİZİN KARŞILIĞIDIR... SENİ SANA EKSİK YAŞATMAM...!!!
☻/
/▌
/ \ Taner !! ..♥

Tam da şimdi şiir olasım var,
Selamsıııız sabahsıııız...
Bir dörtlük olasım var mesela,
Beşi sevmeyen, dörtte ayak direten.
Beşi sevmiyorum diye seni de sevmeyeceğim sanma sakın,
Şiir olasım var işte,
Kafiyeden uzak ama "sana" çok yakın.

Burcu Oğuz-yirminisan2bin9
#71 - Nisan 20 2010, 15:46:49
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Tütün misali tükenen zamandan,
Geriye kalan biraz kül biraz duman.
Boğulmakla birlikte senkronize çıkan öksürükler,
Ve dumanın dansıyla kör olan gözler.
En güzel cigaradır zamanment,
Ve en iştahlı bitiştir izmaritin son fırtındaki hayat.
Baş parmak ve işaret parmağının kardeşliğiyle,
Yere attığın izmarit
Nice ayak izlerine maruz kalacak
Ve nice numaralara göz yumacak.
Günü gelecek o izmarit,
Senden hakkını -ciğerlerini- söke söke alacak!

BurcuOğuz
#72 - Nisan 20 2010, 15:47:49
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Ve;
Batarken kalbimin kırıkları her yanıma,
Kanar ve kanatırken her bir zerremi
Gözlerim kapalı kanardım sebebi varlığına.

Ve seni;
Derman bilmek isterdim ellerini kanayan yaralarıma
Ve ellerin durmalıydı;
Değmemeliydi başka tene, değmemeliydi harama.

Ve senin;
Suskunluğunda sağır kalmaksa mutluluğun bedeli
Tüm kainat sussacak olsa da ey sevgili!
Kesilsin ağzımın, gönlümün, ruhumun büyük-küçük dili.

Ve artık;
Konuşamayan dilde ne gerek var tükrüğe
Tükrüğün olmadığı ağızda ve dilde ne işe yarar cümle.

Ve SEN;
Ey lûgatımın en şehvetli kelimesi,
Tüm yazanlar çizenler binbir cümleyle gelse de önüme,
Ben, senin ile (kelimem ile) geçerim onları,
Dehşetine kapılıp inanırlar sözüm(n)e.

Burcu Oğuz-10dokuznisan2bin10
#73 - Nisan 20 2010, 15:48:42
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Adının tadı kaldı gönül dilimde
Ve nihavent oldum sen her aklıma düştüğünde.
Ötesi olmayan sen'in
Berisi de yoktu ne yazık.
Adın vardı, sen yoktun,
Sen vardın, adın köşe bucak kaçıyordu..
Elim sende oynamak ruhunun tam da eşiydi,
Günü gelir iştahla dokunur,
Günü gelmez hiç dokunmazdı.
Sonra gelip hesap soran parmak izlerine,
Hesap veremez hale geliyordu dilim.
Delil arıyordum deli gibi
İzlerinin hepsini öyle iyi eğitmişsin ki
Hepsi köşe bucak kaçmakta işinin piri.
Hesap biter, korku çöker, özüme döner;
Dokunduklarına dokunur,
Sessizliğindeki tınılara sokulur,
Göremediklerine yol olur,
Kendimce yol bulurdum kendime, avunurdum.
Avunurdumda sevgili,
Dokunurdu bana
Sarılmayınca o geniş omuzlarına.
Ammaaaaa sarıldığımda;
Omuzlarından aşşağı indirirken ellerimi,
Buz pistindeki jilet gibi keskin patenlerde olduğu gibi,
Kollarının pistinde o paten misali
Ellerim hemen avuçlarına düşerdi.
Orada öylesine ehli,
Öylesine senli oluyorlardı ki
Tüm artistik hareketlerimi,
Patenlerimin keskinliğini,
Senin sahnende köreltebilirdim
Bunların hepsi,
Kazanmak için(di) gözlerinde ki sahneyi.
İşte böyle sevgili,
Sende ki pist işte böyle.
Acemi olsa insan
Ayak bastığı anda şahlanır
Ve usta olsa insan
Heyecandan tepetaklak sallanır.
Dedim ya sevgili
Taaa içimden kulağına eğilip
Ve bedenim tamamen sana eğimli
-Ben usta olayım,
Şahlandığımı gör.
Ödülümü ver tepetaklak sallanayım
Ben senin pistinde yerle bir kalayım.

Burcu Oğuz - yirmi2nisan2bin10
#74 - Nisan 22 2010, 17:53:31
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

İşim yaş değil,
İşim ıpıslak
İşim sırılsıklam benim,
Uyumayı özlediğim yer ise gözlerindeki cennetim...

Ve acıyım ben kapkarayım,
Soğuktan üşüyen patlıcan moru tırnaklarımla
Kırağım çalmaz benim,
Kapımdaki unutulmuş çanım.

Öyle bir sebebiyetti ki içimdeki
Akılsız olan, başım değil
Karnımı doyuran aşım değildi.
Ve akılsız gönlümün cezasını,
Ayaklarım çekmedi,
Yürek yürüdü yolunda, cefayı onlar sürüdü.

Aşkımın, kıyametimin aslanı yattığı yerden değil,
Baktığı yerdende değil,
Durduğu yerden kati suretle değil ,
Benim dilimde beniiiiim bağrımda bellidir.

Ben de ki ebediyet sürdükçe bedende
Aşk'ı, Meşk'e hasret bırakır,
Gecelerinde kasvet yaratır,
Sevişmelerinde ayırıcı rol oynar
Aşk ile bir olur tek kazanda "ben" kaynarım!

Dağın dağa kavuştuğu sürreal dünyamda
İnsan insana'yı geçtim gönlümün yareni
Ben sana kavuşamadım,
Eeeh! deşmeyin yaremi.

Neticede aşık olunan değil miydi Hatice!
O sana varmazsa sen kendini Aşk'tan sıyır
Dinle bak ne demiş Atalar;
Âşık âlemi kör, dört yanını duvar sanır.

Burcu Oğuz-Yirmisekiznisanikibinon
#75 - Nisan 28 2010, 21:11:58
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Tüm şehvetimi al,
Dehşetimle geleyim sana,
Ürkekliğime dizdize paha biçelim,
Korkularımı al,
Ehlileştir ayak diretmelerimi
Bir dokun , yok bin ah işitmek
Sana söz olsun sevgili.

Gardımı al,
Tüm kurşun geçirmezliğimi yerle bir et,
Senden gelenlere yürektir gard
Senden gidenlere 'dur yolcu' diyecek olandır tükenmiş hâd!
Bir dön bak, sana söz olsun sevgili,
Her bir bakışın gönül kilerimde saklanacak.

Hazır meydan okuyuşlarımında boynu bükülmüşken,
Gelde tüm hainliğimi al,
Sevgimi tüm haşmetinle ters düz et.
Gel sevgili ince bel gibi olsun sevgimiz,
Öylesine narin, öylesine tutulası.
Bir seslen bak, sana söz olsun sevgili
Tüm tınıların kulak paslarımı silecek.

Söz çokta sevgi-li derman yok,
Ama,
Tüm varlığın her daim bir poyraza delâlet edecek.
Sana sözüm olsun sevgili
Tüm sözlerim her zerrende şahlanıp,
Gözlerinde secde edecek.

Burcu Oğuz-yirmiyedinisanikibinon
#76 - Nisan 28 2010, 21:12:31
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Saçlarını soldan toplayıp çiçeğini iliştirmişti güzel kız. Zillerini takmıştı parmaklarına, öylesine kıvrak öylesine can alıcıydı ki döktürüyordu adeta, tüm yaşamını unutmuşçasına. Efeler gibi hey! dedirtecek bir yağız delikanlı oturuyordu karşı masada. Kocaman ve tüm dünyayı kavrayacakmış hissi veren ellerini şaklatıyordu. Her birbirine vurduğunda elleri sanki büyük bir hasretle sevişiyordu beraberinde güzel kızın saçlarının rüzgârınıda içine alarak.
Masalara meze olacak cinsten görünsede güzel kız olmayacaktı hiçbir şekilde. İnattı, katır gibi hemde. Güzel kıvırıyordu belini ve çokta çekiciydi. Saçlarının rüzgârı tüm salonu sürükleyip başka dünyaya götürebiliyordu. Kulaklar parmaklarında ki zillerin ahengine çoktan kapılmış ve gözler güzel kızın bütününde kör olmaya çoktan teslim olmuştu. Hiçbir ilgi hiçbir bakış ilgisini çekmiyordu güzel kızın yalnız bir kişi hariç. Dünyayı kavrayacak cinsten elleri olan, oturuşu efelerden farksız duran ve ben burdayım! diye bağırmaktan çekinmeyen gözleriyle çoktan sessizliğini, ilgisizliğini alt üst etmişti yağız delikanlı.

Ellerini her birbirine vuruşta güzel kızı onurlandırır hâl alıyordu o alkış. Daha büyüleyici daha insanı kendisinden alan cinsten oynamaya başlıyordu. Gözlerinde ki ağıt yakan yakarışlarıda görmemiş değildi adam. Kurtar! diyordu bir nevi, götür beni!
Onu öylesine güzel kılan ve yalnızca insanları eğlendirmek için çalan müzik belkide o anda onu hayatının sahnesine götürmüştü ve belki de böylesine güzelken hiç bu kadar düşünmemişti ya da fırsat bulamamıştı. Gözleri ondan başkasını görmüyor dünya gözünden siliniyordu. Alıp götürse onu, kim bilir zil takıp oynadığı parmaklarını, varlığı darma duman eden fal taşı gözlerini ve afet-i devran olan güzelliğini feda edebilirdi. Gözlerde ki çağrıyı bekliyordu. Yalvarır gibi yakarır gibi.

Yağız delikanlı çoktan güzel kızın içine girmiş onun düşündüklerini söküp almıştı kendisinin saymıştı. Baş döndürücü tavrına bir de fırtınaları aratmayan dönüşünü ekleyecekken güzel kız kolunda bir kelepçeyi andıran varlık hissetti. Dönüp bakamadı, hareket edemedi, müzik dahil herkes, her şey susmuştu sanki. Daha dönmesine fırsat kalmadan bulunduğu yerin çok dışında karanlık ve sadece sarı ışıkların aydınlattığı bir sokağın ortasında bulmuştu kendini. Kimsecikler yoktu yalnızca yıldızlar ve sarı ışıklar şahitti o anın varlığına-yaşadıklarına. Konuşmadılar, sustular. Çığlık çığlığa sustular. Anlaşmışları zaten çoktan. Bir annenin evlâdını arayışı sırasında ki gibi bir feryad koptu, bir çığlık. Gökyüzü şahitlik etti onlara, gürledi. O an kendilerine geldiler. Kainatın anasına yakalanmışlardı çünkü. Teslim oldular ve gökyüzü arayışının sonucuna daha fazla dayanamayıp döktü gözyaşlarını. Yıkadındı sokaklar, yıkandı adam ile kadın.

Bir olup hayatın parmaklarına zili takıp zorla oynattılar. Güzel kız izledi bu defa ve beğenmedi hayatı çünkü hiç kıvrak değildi. Yağız delikanlının elleriyse bu defa güzel kızın ellerine kenetlenmişti. Mukadderattır ki adam aksine hayatı alkışlamaya tenezzül etmemişti...
...

... Güzel kız gökyüzünü, yağız delikanlı sarı ışıklı sokakları giydi üstüne ve doğdular birbirlerine, göbek bağlarını kördüğüm edip yürüdüler hayatın tersine. Sevgilerinden yüzlerce, milyonlarca gayrimeşru çocuklar doğurup saldılar yüreklere...

...

Burcuyevski-On6haziran2bin10
#77 - Haziran 19 2010, 18:40:55
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Şimdilerde öyle bir hâl içindeyim ki tarifi yok değil aksine tarifi çok.

Nasılım biliyor musun, soğuk bi kola içtiğini farzet hani asitin boğazından midene inişi bir ordu geçiyormuş hissi verir ya ve o ordunun her bir neferi boğazına bir bıçak darbesi atıyormuş gibi olur ya işte öyle.

İlk gözlük taktığım anda hayata başka bir pencereden bakmayı fiilen yaşamış gibiyim. Senin değil şarkıların en büyük günaha sahip oldu hallerden birindeyim.

Hani asansör bozulurda, 15 katı dizlerinin desteğiyle çıkarsın evinin kapısına vardığında nefessizlikten anahtarı kilide geçiremezsin ya işte öyleyim, sensizliği-sessizliği gönlüme geçiremiyorum; gönlüm 115 kat çıkmış gibi nefessiz ve mecalsiz, gönlümün dizleri titrek ve elleri hissiz. Histerik.

İntihar etmeye meyilli bir insan portresi çiziyorum kendi gözümde, o kadar cesaretsiz yani. Portreyi çiziyorum ama öldüremiyorum. En güzel yerde bırakıyorum ucu kırık kalemimi. Karakalem çizemiyorum portremi zifirikelâmlarla boğuyorum en saydam halimi. İntihara meyilli ama sandaliyesini ayağının altından itemeyecek kadar korkak ve seni düşünürken bir yerlere tutunmaya ihtiyaç duyacak kadar muhtaç bir haldeyim.

Koşarken düşeceğini düşünmeyen, okurken tekleyeceğini akıl edemeyen, yaşarken öleceğini aklının en ücra-en defedilmiş yerinden bile geçirmeyi beceremeyen bir insan-cık vasfındayım. Öyle değilim belki ama öyle-yim. Hallerdeyim ama halsizlik içindeki hallerde. En unutulmuş hatıraların içinde bir umut bulmak ümidiyle hallerin içine girip hâl hatır sorabiliyorum. Yazarken ellerinin dilinden anlamaya çalışan bir insanı oynuyorum. Harflere koşarak giden ellerimin ayaklarına şahit oluyorum. Ellerimin dizleri yaralı, ellerimin gözleri yaşlı ve ellerimin aklı hala karış karış havada kalmış, unutulmuş, kanat takıp uçurtulmuş. En güzel sahilin en haşarı ağacına takılıp bir yerini kanatmış yaralı uçurtma misali. Ellerim insan olmuş ve çoktan ölmüş.

BurcuOğuz-On2haziran2bin10
#78 - Haziran 19 2010, 18:41:19
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Aşk zilli rolünde şu sıralar,
Kırıtmakta üstüne yok
Keyfi yerinde,
Galiba karnı tok.
Böyle bir afra tafra
Göz atıp kaçmalar falan
İyi olsa içim yanar,
Afrodit yahu sanki bana .
Aşk aşifte oldu şu zamanlar,
Saçma sapan davranmalar
Mendilini atıp ayakların dibine
İşve ile kaçmalar.

BurcuOğuz-Onhaziranikibin10
#79 - Haziran 19 2010, 18:41:43
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kan kırmızısı bir elmadır ruhum,
Koskoca ağaçtan düşen nacizane türden.
Zehrim öldürse de,
Sana zehri sefa ederim
Bır dokunsan, bir görsen
-Bak zehrim bal, hepsi senin, derim.
Kan kırmızısı işte
Gönül çalan,
Gönül yakan cinsten.
Nar gibi, har gibi
Aklının orta yerinde bir yok bir var gibi.

B.O. yirmisekiztemmuzikibinon
#80 - Ağustos 01 2010, 20:42:14
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Bahtiyâr olmak gönülün tek duasıymış
Gönülün varı yoğu ise hepten harcanmış.
Gel zaman git zaman tekrar kazanmış
Yüreğin işi gücü sevda,
Hayatı, bahtı yâr'mış.

Burcuyevski~On9haziranikibin10
#81 - Ağustos 01 2010, 20:43:13
« Son Düzenleme: Ağustos 01 2010, 20:46:34 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Aşk zilli rolünde şu sıralar,
Kırıtmakta üstüne yok
Keyfi yerinde,
Galiba karnı tok.
Böyle bir afra tafra
Göz atıp kaçmalar falan
İyi olsa içim yanar,
Afrodit yahu sanki bana .
Aşk aşifte oldu şu zamanlar,
Saçma sapan davranmalar
Mendilini atıp ayakların dibine
İşve ile kaçmalar.

BurcuOğuz-Onhaziranikibin10
#82 - Ağustos 01 2010, 20:43:44
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Bir Haziran'dı içime huzuru bahşeden,
O Haziran'dı rüzgarımı fırtınaya çeviren.
Kelimeleri görmekten korkan bir kalem oldum,
Yazdıkça çelişen, çeliştikçe yoklukla sevişen.

Sonra bir devinim;
Oyun oynamaktan korkan bi çocuk benzetmesine eliyle kurban giden
Avuçları arasına başını alıp gece gündüz gidip gelen,
Gidipte yolundan dönemeyen bir başına buyruk talan,
Buyurdukça birileri, aşkını başını yolan bir aklı kaytan.

Artık bütün Haziran'lar sıcağından uzak,
Bütün Haziran'lar Sonbahar'a teşne
Haziran ve Sonbahar aşka gebe,
Hemde utanmadan bizden,
Göğüslerini gere gere...

Ve şimdi ne Haziran kaldı elde
Ne de sonunu bekleyeceğim bir ay
Dilek tutmayacağım sahte yaldızlı yıldız,
Utanma, hadi sende arsızca kay...

BurcuOğuz-ikitemmuz2bin10
#83 - Ağustos 01 2010, 20:44:19
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

S'aftım!


Bazen;  

Avuçlarımda depremler oluyor, sen'deliyorum
Çatlaklar artık gözle görülür b'içimde,
Artçılara dayanamıyor sergüzeşt ruhum
Biliyorum, temelim sen isen
Ha yıkıldııııım ha yıkılıyorum!

 
G'izlendim!

 
Bazende utanmadan;
İçimde bir lunapark oluveriyorsun,
Eteğine tutunuyorum, döndükçe duruyor dünya!
Hiç oluveriyorum, idrak edemiyorum
Meğer eteğinde ki taşlarmışım, fısıltını duyuyorum.
Tutsana;
Ha düştüüüüm ha düşüyorum.!


H'içtim!

 
Bazense;

Y'azamıyor ruhum ruhsuzluğunda,
Boşalmıyor gök yaşları tenime,
Gözlerimde ki ölüşler doğurgan değil be sevgili
Tatmin etmiyor ellerimi ellerin elli.
Yarabbi şükür desene,
Sessizliğinden aldım edepsizliği
Ha tükürdüm ha tükürüyorum!

 
D'uyuyordum!

 

Nazende bir fahişe oluyorsun bazende,
Ayartmakta üstüne,
Aldatmakta altına yok.
Seni gidi yol geçen hanı
Elâ gecelerde geleceğim diyerek benimle gönül eyleme,
Onlar, çürüttüğün göz yuvalarında uzun bir seyahatte.


U'yandım!

Burcu Oğuz//ikieylülikibinon
#84 - Eylül 03 2010, 01:32:39
« Son Düzenleme: Eylül 03 2010, 01:33:56 Gönderen: Burcuyevski »
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Kan kırmızısı bir elmadır ruhum,
Koskoca ağaçtan düşen nacizane türden.
Zehrim öldürse de,
Sana zehri sefa ederim
Bır dokunsan, bir görsen
-Bak zehrim bal, hepsi senin, derim.
Kan kırmızısı işte
Gönül çalan,
Gönül yakan cinsten.
Nar gibi, har gibi
Aklının orta yerinde bir yok bir var gibi.

B.O. yirmisekiztemmuzikibinon
#85 - Eylül 03 2010, 01:34:40
-Ten yoluyla bulaşır! derlerdi hastalık. Bende dünya tersine döndü sevgili; Sen yoluyla bulaştı sevda. İşte o gün bugündür aşkla kan bağı olan bütün ırk yasta. 

Burcuyevski~

Z.M.S

- içimde karıncalanıyor sevda. önümüz kış, yuvaları yok; üşüyecek'ler .
B.O
#86 - Eylül 24 2010, 15:11:38

Üye:

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.