Alternatifim Cafe

Yılmaz Güney

Discussion started on Yerli Sanatçılar


Yılmaz Güney, (1 Nisan 1937, Siverek - 9 Eylül 1984, Paris),yönetmen, sinema oyuncusu, senarist ve öykü yazarıdır. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.

Yumurtalık hakimini tabanca ile öldürmekten 19 yıl hapse mahkum olmuş ve cezasını tamamlamadan hapisten kaçıp, geri kalan yaşamını yurtdışında sürdürmüştür.

Sinema öncesi
Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. 1937 yılında, Siverek'in bir köyünde,topraksız bir ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. 10 yaşındayken evden kaçarak Adana'daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere Ankara'ya gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçde bir yandan da hikayeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.

16 Mart 1972 tarihinde hakkında açılan bir dava nedeniyle tutuklandı. Yapılan yargılama sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı. 1974 Eylülünde, bir cinayet olayına adı karıştı ve on dokuz yıl mahkum edildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. 13. sayıdan itibaren ülkede ilan edilen sıkıyonetim sonucunda dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü 10 ayrı dava acıldı. İstenen ceza toplamı yüzyıl idi. 1981 Ekiminde izinli olarak çıktığı Isparta Cezaevi'ne bir daha dönmeyerek yurt dışına çıktı.

Sinemaya başlaması 
Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur.

İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu'dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.

Sürgün yılları 
Yılmaz Güney 1972 yılında "anarşistlere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevide kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık hakimini öldürmekten tutuklandı ve yargılama sonucu 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışnda ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi.
12 Eylül döneminde kendi dergisi olan Güney'de yazdığı yazılardan dolayı yaklaşık yüz yıla yakın ceza istemiyle yargılanıyordu. 1981'de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrıldı ve yurt dışına kaçtı. Cezaevinden firar ettikten sonra Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına çıktıktan sonra Duvar filmini Fransa'da çekti.
1984 mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris'te geçirdi.

Aldığı ödüller
1.Adana Altın Koza Film Şenliği, 1969
En İyi Erkek Oyuncu ...... Seyyit Han

2.Adana Altın Koza Film Şenliği, 1970
En İyi Film ......Umut
En İyi Senaryo ......Umut
En İyi Erkek Oyuncu ......Umut
En İyi Erkek Oyuncu ......Umut
En İyi Senaryo ......Umut
En İyi Film ......Umut

3.Adana Altın Koza Film Şenliği, 1971
En İyi 2. Film ......Acı
En İyi Erkek Oyuncu ......Acı
En İyi Senaryo ......Ağıt
En İyi Yönetmen ......Ağıt
En İyi Film ......Ağıt

4.Antalya Film Şenliği, 1967
En İyi Erkek Oyuncu ......Hudutların Kanunu

7.Antalya Film Şenliği, 1970
En İyi Erkek Oyuncu ......Bir Çirkin Adam

12.Antalya Film Şenliği, 1975
En İyi Senaryo ......Endişe
En İyi 2. Film ......Arkadaş

Berlin Film Festivali, 1979
En İyi Senaryo ......Düşman

Cannes Film Festivali, 1983
Fipresci Ödülü ......Yol
Hristiyan Birliği Özel Mansiyonu...... Yol
En İyi Film ......Yol

Fransız Eleştirmenleri Ödülü, 1983
En İyi Yabancı Film ......Yol

Grenoble Film Şenliği, 1971
Seçiciler Kurulu Özel Ödülü ......Umut


Oynadığı filmler 
Adana - Paris  1995
Yılmaz Güney: His Life, His Films  1987
CHAMBRE 666 Kendisi 1982
Endişe  1974
Arkadaş Azem 1974
Zavallılar Abuzer 1974
Sahtekar Bülent Akif 1972
Namus Ve Silah İlyas 1971
Kaçaklar  1971
Çirkin Ve Cesur Doktor 1971
Vurguncular Cesi 1971
İbret Ayyaş Doktor 1971
Yarın Son Gündür Kara Çocuk 1971
Umutsuzlar Fırat 1971
Acı Çiçek Ali 1971
Ağıt Çobanoğlu 1971
Baba Cemal 1971
Onu Allah Affetsin Osman 1970
Piyade Osman Osman 1970
Şeytan Kayaları Ali 1970
Umut Cabbar 1970
İmzam Kanla Yazılır  1970
Sevgili Muhafızım Mehmet Silvan 1970
Canlı Hedef Asım Mavzer 1970
Zeyno Murat 1970
Son Kızgın Adam Yılmaz 1970
Çifte Yürekli Ali 1970
Kanımın Son Damlasına Kadar Ali 1970
Yedi Belalılar Banoş 1970
Kan Ve Kurşun  1970
Bin Defa Ölürüm Yılmaz 1969
Güney Ölüm Saçıyor Güney 1969
Kurşunların Kanunu  1969
Bir Çirkin Adam Bino 1969
Belanın Yedi Türlüsü Zaza Şeyhmuz 1969
Kan Su Gibi Akacak Ali 1969
Çifte Tabancalı Kabadayı Rıfat 1969
Aç KurtlarSerçe Memet 1969
Kardeşim Benim - Kargacı Halil Halil 1968
Marmara HasanMarmara Hasan 1968
Toprağın Gelini  1968
Aslan Bey Aslan 1968
Azrail Benim Büyük Örfi 1968
Beyoğlu Canavarı Kadir 1968
Can Pazarı İlyas 1968
Seyyit Han Seyyit 1968
Öldürmek Hakkımdır Nazif 1968
Pire Nuri Pire Nuri 1968
Kuduz Recep (Aslan Arkadaşım) Recep 1967
Şeytanın Oğlu Kazım 1967
At Hırsızı Banuş  1967
Benim Adım Kerim Kerim 1967
Bomba Kemal Kemal 1967
Büyük Cellatlar Şamil 1967
Çirkin Kral Affetmez Mustafa 1967
Eşkiya Celladı  1967
Balatlı Arif Arif 1967
Bana Kurşun İşlemez  1967
Kozanoğlu Kozanoğlu Hüseyin 1967
Kurbanlık Katil Mustafa 1967
İnce Cumali Cumali 1967
Kızılırmak-Karakoyun Ali Haydar 1967
Kibar Haydut  1966
Kovboy Ali Ali 1966
Tilki Selim Tilki Selim 1966
Ve Silahlara Veda  1966
Yedi Dağın Aslanı Gökçen 1966
Aslanların Dönüşü  1966
At Avrat Silah Yusufcuk 1966
Çirkin Kral  1966
Yiğit Yaralı Olur Yusuf 1966
Anası Yiğit Doğurmuş Hakimo 1966
Eşrefpaşalı  1966
Silahların Kanunu Çirkin kral 1966
Yalnız Adam (Kibar Haydut)  1966
Hudutların Kanunu Hıdır 1966
Kasımpaşalı Recep 1965
Konyakçı Konyakçı 1965
Korkusuzlar Yılmaz 1965
Krallar Kralı Murat 1965
Mağrur Ve Sefil  1965
Sayılı Kabadayılar Osman 1965
Silaha Yeminliydim Hasan 1965
Sokakta Kan Vardı Faruk 1965
Torpido Yılmaz Yılmaz 1965
Ben Öldükçe Yaşarım Ahmet 1965
Beyaz Atlı Adam  1965
Davudo Davudo 1965
Gönül Kuşu  1965
Haracıma Dokunma Osman 1965
Kahreden Kurşun Metin 1965
Kan Gövdeyi Götürdü  1965
Kanlı Buğday  1965
Kasımpaşalı Recep  1965
Tehlikeli Adam  1965
Üçünüzü De Mıhlarım Yılmaz 1965
Yaralı Kartal  1965
Dağların Oğlu Rüzgar Memet 1965
Kocaoğlan Kemal 1964
Koçero Koçero 1964
On Korkusuz Adam Konyakçı 1964
Prangasız Mahkumlar  1964
Zımba Gibi Delikanlı  1964
Halime'den Mektup Var  1964
Hergün Ölmektense Bekir 1964
Kamalı Zeybek Kamalı Zeybek 1964
Kara Şahin Şahin 1964
Mor Defter Suphi 1964
İkisi De Cesurdu Ali Duran 1963
Tatlı Bela  1961
Dolandırıcılar Şahı 1960
Tütün Zamanı Cemal 1959
Ala Geyik Ali 1959
Bu Vatanın Çocukları  1959

Yönettiği filmler 
Duvar (film, 1983) 1983
Yol (film) 1981
Sürü (film) 1978
Zavallılar (film) 1974
Endişe (film) 1974
Arkadaş (film) 1974
Yarın Son Gündür (film) 1971
Vurguncular (film) 1971
Baba (film) 1971
Acı (film) 1971
Ağıt (film) 1971
Umutsuzlar (film) 1971
İbret (film) 1971
Kaçaklar (film) 1971
Umut (film) 1970
Piyade Osman (film) 1970
Yedi Belalılar (film) 1970
Canlı Hedef (film) 1970
Aç Kurtlar 1969
Bir Çirkin Adam (film) 1969
Pire Nuri (film) 1968
Seyyit Han (film) 1968
Toprağın Gelini (film) 1968
Bana Kurşun İşlemez (film) 1967
Benim Adım Kerim (film) 1967
At Avrat Silah (film) 1966

Senaryosunu yazdığı filmler 
Duvar (film, 1983) 1983
Yol (film) 1981
Düşman (film) 1979
Sürü (film) 1978
Bir Gün Mutlaka (film) 1975
İzin (film) 1975
Zavallılar (film) 1974
Arkadaş (film) 1974
Endişe (film) 1974
Yarın Son Gündür (film) 1971
Çirkin Ve Cesur (film) 1971
Baba (film) 1971
Acı (film) 1971
Kaçaklar (film) 1971
Ağıt (film) 1971
İbret (film) 1971
Umutsuzlar (film) 1971
Bir Genç Kızın Romanı (film) 1971
Vurguncular (film) 1971
Yedi Belalılar (film) 1970
Piyade Osman (film) 1970
Canlı Hedef (film) 1970
Umut (film) 1970
İmzam Kanla Yazılır (film) 1970
Sevgili Muhafızım (film) 1970
Şeytan Kayaları (film) 1970
Yaban Gülü (film) 1970
Belanın Yedi Türlüsü (film) 1969
Bir Çirkin Adam (film) 1969
Bin Defa Ölürüm (film) 1969
Aç Kurtlar (film) 1969
Toprağın Gelini (film) 1968
Azrail Benim (film) 1968
Kardeşim Benim - Kargacı Halil (film) 1968
Pire Nuri (film) 1968
Seyyit Han (film) 1968
Bana Kurşun İşlemez (film) 1967
Çirkin Kral Affetmez (film) 1967
Benim Adım Kerim (film) 1967
Şeytanın Oğlu (film) 1967
At Hırsızı Banuş (film) 1967
Tilki Selim (film) 1966
Burçak Tarlası (film) 1966
Yedi Dağın Aslanı (film) 1966
Hudutların Kanunu (film) 1966
Kovboy Ali (film) 1966
Aslanların Dönüşü (film) 1966
At Avrat Silah (film) 1966
Eşrefpaşalı (film) 1966
Gönül Kuşu (film) 1965
Kasımpaşalı Recep (film) 1965
Konyakçı (film) 1965
Krallar Kralı (film) 1965
Kasımpaşalı (film) 1965
Hergün Ölmektense (film) 1964
Kamalı Zeybek (film) 1964
Koçero (film) 1964
Prangasız Mahkumlar (film) 1964
İkisi De Cesurdu (film) 1963
Ölüme Yalnız Gidilir (film) 1962
Yaban Gülü (film) 1961
Bu Vatanın Çocukları (film) 1959
Ala Geyik (film) 1959
Karacaoğlan'ın Kara Sevdası (film) 1959

Yapımcılığını yaptığı filmler
Düşman (film) 1979
Sürü (film) 1978
İzin (film) 1975
Bir Gün Mutlaka (film) 1975
Arkadaş (film) 1974
Endişe (film) 1974
Zavallılar (film) 1974
Ağıt (film) 1971
İbret (film) 1971
Vurguncular (film) 1971
Umut (film) 1970
Aç Kurtlar (film) 1969
Bir Çirkin Adam (film) 1969
Seyyit Han (film) 1968
Pire Nuri (film) 1968
#1 - Kasım 17 2007, 13:10:17
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


Anti-tiKKy

Yeni!
'Sen bir dehaydın, hiç kirlenmedin'

Yılmaz Güney... 25 yıl önce bugün Paris'te hayatını kaybeden usta sanatçı hala Türk sinemasının doruk noktası kabul ediliyor. İşte Güney'in hayatından anekdotlar, önemli filmleri ve Fatoş Güney'in 25 yıl sonra yazdığı mektup...



Meksika'da bir adam hayatı hakkında ne yapacağına karar vermemişken, bir gün bir film izler ve yönetmen olmaya karar verir. O adam 'Amores Perros/ Paramparça, Aşklar ve Köpekler', '21 Gram' ve 'Babel' gibi filmlerin yönetmeni Alejandro González Iñárritu, izlediği film ise 'Yol'.

Türkiye'de yetişmiş en büyük isimlerden Yılmaz Güney'in bugün 25. ölüm yıldönümü. Hayatının önemli yıllarını cezaevinde ve sürgünde geçirmesine rağmen üretmeye devam eden Güney hayata Paris'te veda etmişti. Güney, dünyanın önemli eleştirmenlerine, sinemacılarına Türk sinemasını tanıtan isim olmasına rağmen yıllarca ülkesinde yasaklı bir isim olarak kalmıştı. Güney ülkesini çok özlediğini ve her zaman daha güzel bir ülke görmek istediğini dile getirse de ülkesine geri dönemedi.

''Ben de kalmaya gelmedim buraya. Bir gün mutlaka döneceğim. Sen de dön. Bil ki ülkende çekeceğin en kötü film, burada yapacağın başyapıta yeğdir. Güle güle...'' (Güney'in Paris'te karşılaştığı Yavuzer Çetinkaya ile konuşmasından, Agah Özgüç, Bütün Filmleriyle Yılmaz Güney)

Beyazperdenin Çirkin Kral'ı aventür filmlerle başladığı kariyerini Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olarak tamamladı. Kimi çevrelerce görmezden gelinen Güney, siyasi görüşleriyle nedeniyle yasaklansa da, senaryosunu yazdığı ve yönettiği filmlerle dünyanın tanıdığı bir isim oldu.

Özellikle senaryosunu yazdığı 'Sürü', 'Yol', 'Düşman' ve yönettiği 'Arkadaş', 'Umut', 'Ağıt', 'Acı' gibi filmlerle Türk sinemasına damga vuran Güney, yetiştirdiği sinemacıların yanında birçok yönetmeni de derinden etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor.

''Kar fikri yerini gerçekliğe bıraktığı gün başarı mümkün olur. Sinema, olayı bir fotoğraf makinesi gibi aktardığı, abartmaya kaymadığı zaman etkisini kabul ettirebilir...'' (Şakir Özbek ve Ahmet Akyıldız'ın 'Yılmaz Güney'le Cezaevinde Konuştuk' başlıklı söyleşisinden)

Wim Wenders 'Chambre666/ 666 Numaralı Oda' adlı kısa filminde Yılmaz Güney'in de içinde olduğu Jean-Luc Godard, R.W. Fassbinder, Steven Spielberg gibi dünyaca ünlü yönetmenlere şu soruyu sorar: Sinema giderek ölü bir dil, şimdiden düşüşe geçmiş bir sanat haline mi geliyor? Güney şu cevabı verir: ''(...) Genç bie sinemacı, kapitalist yapımcılarla çalışmaya başladığı anda bağımsızlığı elinden alınır. Ona belli parametreler verilir ve umut vaad etmeyi sürdürmek yerine, sinemanın düşüşünün bir parçası haline gelir. Trajedi işte buradadır; sanatçının ve sinemanın trajedisi.''

1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yanında başladığı sinema kariyerini Türk sinemasının doruklarından sayılan 'Yol'la Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye alarak zirveye taşıdı. Türkiye'nin en büyük başarılarından sayılan bu ödülün ardından Güney 1983 yılında vatandaşlıktan çıkarıldı. 1984'te 'vatansız Yılmaz Güney' mide kanserinden hayatını kaybetti.




''Öylesine sancılı, sıkıntılı günler yaşıyorum ki, kimi zaman düşüncelerim kaygı verici boyutlara ulaşıyor. Bir yandan senaryonun hazırlanması bir yandan pratik sorunlar, diğer yandan faşistlerin yeni şikayet dilekçeleri sonucu adaya yeniden müfettişlerin gelişi, film arefesinin telaşı... Ah... yaratıcı yeteneğimi bir kez olsun bu denli kısıtlayıcı ve kahredici olayların dışında kullanabilseydim... Hiç kullanamadım... Hep eksikliklerimizle yetinmek, eksikliklerimize boyun eğmek zorunda kaldık...'' (Nihat Behram, Yılmaz Güney'le Yasaklı Yıllar)

Avrupa ve Amerikan sinemasının önemli isimlerinin tanıdığı usta yönetmeninin başyapıtlarından 'Yol' kendi ülkesinde ancak 1998 yılında gösterime girebildi.

''Güney'in yapıtlarına bakıldığında onun bir 'Auteur-sinemacı' olduğu görülür. Her zaman 'auteur sineması' yapmıştır. Bu da aslında ülkesi için harika bir vitrindir. Tabii sanat bir ülkenin yalnızca iyi yönlerini göstermez, herşeyi söyleyebilmelidir. Bir ülke ancak böyle sevilir. (...) Biz doğu ülkeleri, eskiden ülkemizi şiir ve şarkıyla anlattık. Bu görüntü çağında, o da bunu filmleriyle yaptı.'' (Costa Gavras, Express, s. 17)

Milliyet Sanat dergisi de Eylül sayısında 'Aziz Değil Sanatçı Yılmaz Güney' başlığıyla usta santçıyı kapağa taşıdı ve Yılmaz Güney'in 1969 yılında Muş'ta askerliğini yaparken, o zamanlar henüz evlenmediği Fatoş Güney'e yazdığı mektubu ve Fatoş Güney'in 25 yılın ardından eşine yazdığı mektuba yer verdi.



''(...) Sen güzel şeyler düşünüyorsun. Biliyorum. Ben çok şeyler düşünüyorum. Ama ilk bakışta güzel değil, sonra güzelleşiyorlar. Ev düşünüyorum, büyük bir iş düşünüyorum, dünya çapında büyük filmler yapmayı düşünüyorum, çareler düşünüyorum, seni düşünüyorum. Bunların hepsini terhisten sonraki beş yıl içerisinde gerçekleştireceğim. Senin payın büyük olacak muhakkak. Herşeyimi sen yöneteceksin, beni bile...'' (Yılmaz Güney'in mektubundan)




''(...) Evet alçakgönüllü olmak gereksiz. Sen bir dehaydın. Pek çok kimse bunu bilmez, pek de önemsemez. Kimilerinin gündemlerinde kin kusan kalmeleri, sansasyonel haberleri, reytingli programları vardır. Oysa senin, o dönemin tekniğiyle ilkel koşullarda binbir yokluk, zorluk ve sansür engeline karşın gerçekleştirdiğin o başyapıtların hepsi mucizedir.

(...) Bugün yaşasaydın ülke sorunlarının hepsinde söz sahibi olurdun. Belki kimseyi dinlemezlerdi birçokları ama seni dinlerlerdi. Sen, özgürlüklerin , barışın, doğruluğun yanında olurdun. Hep olduğun gibi. Sen 'Umut'un çaresiz faytoncusu Cabbar... Sen yüreği bir çocuk kadar yufka, bir çocuk kadar saf ve temizdin. Hiç kirlenmedin. (...)'' (Fatoş Güney'in mektubundan)

FİLMLERİ:
UMUT

Türk Sinemasının zirvelerinden biri olarak kabul edilen ‘Umut’ aynı zamanda dünya sinemasında da yer etmiş bir yapım. Eleştirmenlerin ‘İtalyan Yeni Gerçekçilik’ akımına yakın gördüğü film daha sonrasında Güney’in yöneteceği siyasal filmlerin de öncüsü sayılıyor.



Senaristliğini, yönetmenliğini, yapımcılığını ve başrol oyunculuğunu Yılmaz Güney’in yaptığı filmin diğer oyuncuları arasında Tuncel Kurtiz, Osman Alyanak ve Enver Dönmez yer alıyor. 2. Adana Altın Koza Film Festivai’nden En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri de dahil beş ödülle dönen film uluslararası arenada da başarı sağladı.

AĞIT
1971 yapımı ‘Ağıt’ Yılmaz Güney’in hem senaryosunu yazdığı hem de yönettiği filmlerinden. Adana Film Festivali’nden dört ödülle dönen film aynı zamanda ‘Acı’ ve ‘Umutsuzlar’la beraber bir üçlemenin parçası. Venedik Film Festivali’nde ön elemeyi kazanıp 10 film arasına giren ‘Ağıt’ zamanında Günay’in çoğu filmi gibi sansüre uğramıştı.

AÇ KURTLAR

Köyünde öğretmenlik yapan Serçe Memed’in karısının eşkıyalar tarafından kaçırılıp, öldürülmesinden sonra bir kanun kaçağına dönüşmesini anlatan filmde Yılmaz Güney yönetmenliği ile olduğu kadar oyunculuğuyla beğenilmişti. Film aynı zamanda Güney’in yönetmen olarak sinemasını olgunlaştırmaya başladığı ilk yıllara ait olmasıyla da önem kazanıyor.

ZAVALLILAR

Güney’in başlayıp Atıf Yılmaz’ın bitirdiği ‘Zavallılar’ hayatı hapishanede geçen üç mahkumun hikayesini anlatır. 1975 yapımı film 12. Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi 3. Film’ ödülünü kazandı.

ARKADAŞ
Yılmaz Güney’in en bilinen filmlerinden ‘Arkadaş’ öğrencilik yıllarından tanışan iki arkadaşın yıllar sonra karşılaşmasını anlatıyor. Cemil (Kerim Afşar) zengin olmuş bir kıyı kentinde bir kadınla evlenmiştir. Azem (Yılmaz Güney) ise arkadaşının çarpık yaşantısını anlatmaya çalışır. Bu sırada Cemil’in eşinin kardeşi Melike (Melike Demirağ) Azem’e aşık olur. Filmin sonunda Cemil gerçekle yüzleşmek zorunda kalır



‘Arkadaş’ı bazı çevreler fazla didaktik bularak’ eleştirse de filmi ‘toplumsal yanı çok güçlü olan başarılı bir dram’ olarak görenler de oldu. ‘Arkadaş’ Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi 2. Film’ ödülünü almış, Sinametek tarafından da yılın en başarılı filmi seçilmişti.

''Her insan bu filmde kendini görecek ve ürkecek. İnsanı anlatan insanı tedirgin edecek sert yapıyı oluşturacak 'Arkadaş'. Bizi var edecek olan bugüne dek yaptıklarımız değil, bundan sonra yapacaklarımızdır.'' (Y.Güney)

SÜRÜ
Güney’in senaryosunu yazdığı ama cezaevinde olduğu için yönetmenliğini Zeki Ökten’in yaptığı film ‘Türk Sineması’nın En İyileri’ listelerinin gediklisi olduğu gibi Türkiye’yi en iyi anlatan yapıtlardan biri olarak da görülüyor.



Bir sürünün Anadolu’nun doğusundan batısına trenle taşınması ön plana alınarak, Anadolu’nun yoksulluğu, çaresizliği ve o günlerin siyasal çelişkileri ve çatışmaları, geleneklerin, kadının toplumdaki yerinin anlatıldığı ‘Sürü’ ayrıca uluslararası festivallerde en fazla ödül kazanan Türk filmlerinin başında geliyor.

YOL
Kimi kaynaklara göre Türk Sineması’nın en iyi filmi olarak görülen ‘Yol’ dünyanın en büyük festivali kabul edilen Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ kazanan tek film olma özelliğini de koruyor.



Yılmaz Güney tarafından yazılan, ilk önce ‘Bayram’ adıyla Erden Kıral tarafından çekilmeye başlanan ‘Yol’da, Güney’in daha sonra Erden Kıral’dan alıp Şerif Gören’e vermesiyle hikayede de ufak değişikliklere gidilmişti. 12 karakterin 5’e indirilerek yeni bir ekiple çekilen filmin ham görüntüleri yurtdışına kaçırılarak Yılmaz Güney’in de başında bulunduğu bir ekip tarafından kurgulanmıştı.

Film Türkiye’de yasaklı olduğu için ancak 18 yıl sonra gösterilebilmişti.

DUVAR
1976’da Ankara Kapalı Cezaevinde, Güney’in de tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyan konu edilmiştir. Bu olaydan derinden etkilenen Yılmaz Güney, isyanın arkasından gönderildiği Kayseri Cezaevinde ‘Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz’ ismiyle bir roman yazmış ve film yurt dışına çıkışında Fransa’da bu roman üzerinde kurulu senaryo ile çekilmişti.



Tuncel Kurtiz ve Ayşe Emel Mesci dışındaki tüm oyuncular hayatlarında ilk kez kamera karşısına çıkmışlardır. Film Fransa’da oldukça zor şartlar altında çekilmiştir. Ayrıca filmin ilgi çekici bir diğer özelliği ise Zazaca’nın sinema da ilk kez kullanıldığı film olması.

‘Duvar’ dünya basınında yer bulmuş, önemli eleştirmenler tarafından ‘sert ve gerçekçiliğin doruklarında bir film’ olarak yorumlanmıştı. ‘Duvar’ aynı zamanda Güney’in son filmi.
#2 - Eylül 09 2009, 15:43:53
« Son Düzenleme: Eylül 09 2009, 15:46:21 Gönderen: Georgia »

Üye:

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.