Alternatifim Cafe

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1

Sizleri bu makalemde üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Bakara suresi 41 ve 42. ayetler olacaktır. Allah gönderdiği ayetlerini üzerinde düşünmemizi, akıl yürütmemizi ve hayata geçirmemizi ister bizlerden. Gelin bizde Allah ın emrettiği yoldan bu ayetleri anlamaya çalışalım.
 
Bakara 41–42: Bunun için de, size geçmişte bildirilmiş olan haberleri doğrulayıcı nitelikte indirdiğim BU VAHYE İNANIN; ONUN GERÇEKLİĞİNİ İNKÂR EDENLERİN ÖNCÜSÜ OLMAYIN; mesajlarımı küçük bir kazanca değişmeyin ve Bana, yalnızca Bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın! HAKKI BATIL İLE ÖRTÜP BİLE BİLE GİZLEMEYİN. (Muhammed Esed meali)
 
Bu sözler üzerinde düşünelim önce, hak olan nedir? Sanırım hepimiz hak olanın KUR’AN olduğunu söyleyeceksiniz. Çok doğru gerçekten hak olan, Rabbin elçisi tarafından bizlere rehber olsun diye gönderdiği KUR’AN DIR. Şimdide bu düşüncemizi destekleyen yani hak olanın ve bizlerin sarılması gereken kitabın yalnız ve yalnız KUR’AN olduğunu söylediği, diğer ayetlerden birkaç örnek hatırlayalım.
 
Bakara 2: Bu, kendisinde şüphe olmayan, MUTTAKİLER İÇİN YOL GÖSTERİCİ BİR KİTAPTIR.
 
Bakara 121: KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ KİTABI GEREĞİ GİBİ OKUYANLAR, İŞTE ONA İMAN EDENLER BUNLARDIR. Kim onu inkâr ederse, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
 
Furkan 1: FURKAN’I ÂLEMLERE BİR UYARICI OLSUN DİYE, KULUNA İNDİREN (ALLAH) NE YÜCEDİR.
 
Araf 170: KİTAP’A SIMSIKI SARILANLARA ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz.
 
Sanırım apaçık ayetleri, izah etmeye gerek yok. Hepsinde anlatılmak istenen, Kur’an a sarılmamız ve onu gereği gibi okuyan ve ona sarılanların gerçek iman edenler olduğu anlatılmaktadır.
 
Rabbimiz nasıl bir yolu izlememiz gerektiği konusunda, anahtarı elimize vermiş, fakat biz inatla o anahtarı elimize almak istemiyoruz. Sizce şu sözleri söyleyen Yaradan, bizlerin yöneleceği kitabın anahtarını vermiyor mu?
 
Zühruf 44: DOĞRUSU KUR'AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜTTÜR. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.
 
Bu hükmü veren Yüce Rabbimiz, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, ondan imtihan edeceğim dedikten sonra, acaba bizleri Kur’an ın dışından da, bugün söyledikleri gibi, ciltlerce dolusu kitaplardan ve velilerin sözlerinden de sorumlu tutar mı? İşte bizler İslam ı böyle yaşıyoruz. HAKKA ÖYLE BATIL KARIŞTIRIYORUZ Kİ, HAK OLAN BATILIN İÇİNDE KAYBOLUYOR. Allah Bakara 41. ayetinde, size indirdiğim vahye inanın ve onun gerçeklerini inkâr edenler gibi olmayın diye açıkça bildiriyor. Peki, bizler apaçık vahyin sözleri için neler diyoruz?
 
Allah yalnız Kur’an ın ipine sarılın dedikçe, yalnız Kur’an ile iman olmaz diyoruz. Allah Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık diyor, Kur’an da her bilgi yoktur, özet bilgileri içerir diyoruz. Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor, Allah ın elçisi de dinde tıpkı Allah gibi hüküm koyma yetkisi vardır diyoruz. Şefaat tümden bana aittir diye apaçık bildiren Allah ın ayetine inantla, peygamberler, din ulemalarıda şefaatçidir demiyor muyuz? Tüm bunları söyleyenler, Allah ın apaçık hükümlerini inkâr etmiş olduklarının artık farkına varmalıdır. Yoksa hesap günü çok üzülenlerin safında olacağı çok açıktır.
 
Değerli dostlar, ayetin dikkat çekici uyarısı olan, Bakara suresi 42. ayette, Rabbimiz bizleri çok açık bir şekilde uyarıyor ve ne diyordu? HAKKI BATILLA KARIŞTIRIP DA, BİLE BİLE HAKKI GİZLEMEYİN.
 
Ne dersiniz, günümüzde hakkı batılla karıştırdığımızın farkın damıyız bizler? Bunca hatayı nasıl yapabiliyoruz? Yoksa gözlerde perde, gönüllerde mühür mü var? Allah ın apaçık söylediği sözlerin üzerinde düşünmeden, Allah ın Kur’an bütünlüğünde, ne anlatmak istediğini anlamadan, ataların inançlarına delil aramak adına Kur’an a bakarda, kelimelerin anlamları ile oynarsak, ancak kendimizi aldatmış ve oyalamış oluruz.
 
LÜTFEN HAKKI BATILLA GİZLEMEYELİM, YOKSA RABBİN HIŞMINDAN ASLA KURTULAMAYIZ ve mahşer günü pişman olanların safında oluruz. Hak olan yalnız Kur’an dır, bunu lütfen unutmayalım.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel


http://halukgta.blogcu.com/


http://kuranyolu.blogcu.com/


http://hakyolkuran.com/
2
Yerli Sanatçılar - Gruplar / Ceza - Denizci Şarkı Sözü
« Son İleti Gönderen: Yasin Emre Genç Haziran 08 2018, 10:55:56 »
Ceza - Denizci Şarkı Sözleri

Nakarat

Asıl küreklere denizci asıl küreklere denizci
Yelkenler açılsın erkenden
Yelkenler açılsın erkenden

Verse: 1

Benim Rapim hepinize inat
Alayını sıvadım bu ikinci kat
Uçan halida değilim, eridi beynin, bütün ekibini denize at
Sakın üşüme çok serin aman, biraz düşün bak geçiyor zaman
Peki peki senin yolun belli, çekil en azından benim yolumu aç
Bana baka baka kalır adı yazılamaz ama rapi yalın
Adı batasıcaların kafa kalın, evin delisiyim ha deneme sakın
Elimde mikrofon siz ateşi yakın, müziği sonuna kadar açın
Rapin yoluna çıkanı ezin geçin, çelik bile erir bunu bilin
Bak her taraf mikrop, hep temizler bu mikrofon
Kapını kapatıp hadi git yat sen, kimisi analog ama ben robot
Elini verme bana lütfen ve korktuğun için yenileceksin hükmen
Bir koltuk için savaşacaksın ancak asla oturamayacaksın resmen
Bazen hiç rüzgar esmez, dost denizdeyse el ver
Bir çukurdaysa koş git, bir yardım et sen bir merdiven ver
Savaştaysan kanda damlar, bir bomba patlar
Adalet olsa tartardı kantar, yiten umutlar, ölen çocuklar, beddualar
Gemime geliniz gemime, demir alıyorum hadi acele et
Bunun geri dönüşü yok, evet elim temiz benim, hadi gerilimi verin
Ya da gemiden in sen evine dön, bütün fotoğraflarda bakışın bön
Ne kuzey ne güney pusula yok, ne doğu ne batı bu yeni yön hadi

Nakarat

Asıl küreklere denizci onlar uyurken
Asıl küreklere denizci biz ağlamazken
Yelkenler açılsın erkenden fırtına yokken
Yelkenler açılsın erkenden onlar uyurken
Asıl küreklere denizci biz ağlamazken
Asıl küreklere denizci onlar uyurken
Yelkenler açılsın erkenden fırtına yokken
Yelkenler açılsın erkenden biz ağlamazken

Verse: 2

Saydım baktım çıkan sonuç içler acısı
Yardım lazım, bağırdım çağırdım duyan yok
Gereken tek şey uyanmak ve de uyandırıp
uyarmak etrafımız hep dolu planlar hem duvarlar hem yalanlar, binlerce saçmalık var
Millet yağmur beklerken bak bir anda yangın başlar
Taşlaşmış kalpler zaten artık hiç bir ırmak taşmaz
Sen bunu görmezden geldiysen zaten yokmuş hiç vicdanın
Gözleri tam kapandı insanlığın ama bak büyük acı verir en son pişmanlık
Zaman gibi değişir akışım, mikrofonum elime yapışır
Ne düşünüyorsan o yakışır sana, yokuşu çıkabilen konuşur
Dayanabilecek misin bayım, bulabilir mi ki beni hayır
Derin denizlerin yüzeyinde ve karanlık bir gecenin yamacındayım
Bakın bu demedi demeyin sakın, akıntıya kürek çekenin sonu yakın
Nizam alın hadi çabuk kelimeleri ve kaleminizi hazırlayın
Bi tuhaf olmuş her taraf, dikkat et bak kap kara
Yolu bulamadın ona buna soruyorsun hadi bırak onu bunu çabuk gel bana

Nakarat

Asıl küreklere denizci / Asıl küreklere denizci
Yelkenler açılsın erkenden / Yelkenler açılsın erkenden
Asıl küreklere denizci onlar uyurken
Asıl küreklere denizci biz ağlamazken
Yelkenler açılsın erkenden fırtına yokken
Yelkenler açılsın erkenden onlar uyurken
Asıl küreklere denizci biz ağlamazken
Asıl küreklere denizci onlar uyurken
Yelkenler açılsın erkenden fırtına yokken
Yelkenler açılsın erkenden biz ağlamazken


Söz: Ceza
Müzik: Rokabeat
Kayıt Mix ve Mastering: Buura
Esen Müzik
3
Konu Dışı / Ynt: Renkler
« Son İleti Gönderen: Henriette Haziran 07 2018, 13:11:09 »
I did well when I read thoroughly and understand immediately that is good for us, especially me.
4
Kişisel / Ynt: En Şık sonsuzluk Kolye Modelleri
« Son İleti Gönderen: Henriette Haziran 07 2018, 13:05:58 »
Details are well suited for people who like to get the information directly, do not worry anymore.
5
Metal / Ynt: Bulaşan Rujlara Veda
« Son İleti Gönderen: Henriette Haziran 07 2018, 13:05:17 »
Get What You Want completely eliminate the problem of finding the information fully.
6
İslam Dünyası / Oruçlarımızı, Neden Hicri/Ay Takvimine Göre Tutuyoruz.
« Son İleti Gönderen: halukgta Mayıs 31 2018, 19:29:36 »


İslam ı yaşarken, her zaman bizlere öğretilenleri,  ya da söylenenleri Kur’an ile sorgulamalıyız deriz.  Bazı kardeşlerimiz ise sorgulamak insanı dinden çıkartır, din sorgulanır mı diye itiraz eder. Hâlbuki sorgulamak, kesin bilgi ile karşılaştırmaktır. Oda iman ettiğimiz Kur’an dır. Allah bile indirdiği ve uymamız gereken ayetleri, hemen körü körüne inanmamızı istemez, bizlerin ayetler üzerinde önce düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Elbette bununda bir nedeni vardır.  Eğer böyle yaparsak, doğru olduğundan emin olduğumuz bir şeyi, gerektiği gibi titizlikle yerine getirmemizi ve savunmamızı sağlar bu çabalarımız. BUDA BİZLERİN İMANININ, KALPLERİNE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YERLEŞMESİNE NEDEN OLUR. Bunu yapmadığımız takdir de, dine giren batıl ve hurafeyi din zannetmemiz kaçınılmazdır.

Bu düşünceler ışığında, günümüzde tartışılan bir konu hakkında, sizlerin düşünmenize vesile olmak istiyorum. Şöyle bir düşünceyi, tartışmaya açanlar var. “RAMAZAN ORUCUNU, NEDEN AY TAKVİMİNE YANİ HİCRİ TAKVİME GÖRE TUTUYORUZ. GÜNEŞ TAKVİMİNE YANİ MİLADİ TAKVİME GÖRE TUTUP, SABİTLESEK DAHA İYİ OLMAZ MI? ÇÜNKÜ ALLAH ORUCUNUZU, AY TAKVİMİNE GÖRE TUTUN DEMİYOR KUR’AN DA.”

Aslında son kısımda söylenen doğru, Allah orucunuzu, ayın ismi olan Ramazan ayına gelince, o ayı oruçlu geçirin diyor. Çünkü Kur’an güneşten ve aydan bahsederken, onlar bir hesaba göre hareket ederler diyerek, ikisinin de bizler için, günleri, ayları belirleyen zaman ölçüsü olduğunu söylüyor.  Gelin bu konuyu, Kur’an ın verdiği bilgiler ışığında, düşünerek, aklımızı kullanarak anlamaya çalışalım.  Önce konuyla ilgili ayetleri yazalım.

Bakara 185: Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O HALDE BU AYA ULAŞANINIZ ONU ORUÇLU GEÇİRSİN….(Yaşar Nuri meali)

Rahman 5: GÜNEŞ VE AY BİR HESABA GÖRE HAREKET ETMEKTEDİR. (Diyanet meali)

Enam 96: Allah, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, GÜNEŞ VE AYI VAKİTLERİN TAYİNİ İÇİN BİRER HESAP ÖLÇÜSÜ KILANDIR. İşte bu, güçlü olan ve her şeyi pekiyi bilen Allah'ın takdiridir. (Bayraktar Bayraklı meali)

Dikkat ettiyseniz, Allah o gün kullanılan takvimde, ayın ismi olan Ramazan ayından bahsedilerek, Kur’an ın bu ayda indirilmeye başlandığını söylüyor ve bu aya erişen, onu oruçlu geçirsin diyor. Dikkat ederseniz hangi takvim olduğu konusundan bahsedilmiyor. Diğer iki ayette ise, güneşin ve ayın, bir hesaba göre hareket ettiğinden bahsederek, ikisinin de vakitleri tayin için, zaman ölçüsü olduğu bilgisini veriyor. Konuyu daha iyi anlayabilmek için, Kur’an dan araştırmaya devam edelim.

Bakara 189: Sana, hilâl şeklinde yeni doğan ayları sorarlar. De ki: ONLAR, İNSANLAR VE ÖZELLİKLE HAC İÇİN VAKİT ÖLÇÜLERİDİR. ( Diyanet vakfı meali)

İşte bu ayette Allah, aslında bizlere çok önemli bir bilgi veriyor ve de yol gösteriyor. Tabi düşünen, aklını kullanan kulları için. Allah özellikle ay takviminden bahsederek, bu takvim sizlerin Hac aylarını tespitiniz için önemlidir diyor. Yani Hac aylarını, bu kelimeyi özellikle kullanıyorum, çünkü Allah Bakara 197. ayetinde, HAC BİLİNEN AYLARDADIR der. Ama bizler günümüzde, ne yazık ki HACCI zilhiccenin birkaç gününe sıkıştırarak, Müslümanları çok büyük zorluklarla karşı karşıya gelmesine neden olmuşuz. Allah Bakara suresi 189. ayetinde, Hac aylarında Hac ibadetimizi, AY takvimine göre özellikle yerine getirmemizi emretmiştir.

Peki, Allah bunu neden emretmiş olabilir? Bildiğiniz gibi Güneş takvimi sabittir ve Ay takvimi güneş takvimine göre 11 gün önce gelir.  Ay takvimi sabit değil hareketlidir. Ay takviminde aylar tüm mevsimleri dolaşır. Bundan dolayıdır ki, Allah özellikle tüm dünya Müslümanlarının, ülkelerinin hava şartlarını da düşünerek, Hac aylarının her mevsimi dolaşmasından dolayı, adaletin sağlanması adına, Hac ibadetimizi AY TAKVİMİNE BAĞLAMIŞTIR.

Şöyle bir soru sorabilirsiniz. Çok doğru Allah, Hac vakitlerini Ay takvimine bağlamış, ama Oruç konusunda böyle bir hüküm vermemiş diyebilirsiniz. Yani Oruç konusunda, Güneş takvimini kullanabiliriz diyenler var.  Değerli din kardeşlerim, Allah bazı konularda bizlere yol gösterir ve bakalım gösterdiğim yolu, farklı yaşantılarında, konularda kullanacaklar mı diye de, diğer konuların hayata geçirilmesini bizlere özellikle bırakır.  Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, Kur’an dan sizlere iki farklı örnek vermek istiyorum.

Allah Cuma salâtı, toplu ibadet, yani Cuma namazı konusunda emrini verir, ama bunun hangi gün yapılacağını söylemez, çağrıldığında gidilmesini bildirir. Bu ayeti yerine getirebilmek için, ayetin indiği günlerde Allah ın elçisi ve ashabı, bir araya gelmişler. Yahudiler haftalık toplu ibadetlerini cumartesi, Hıristiyanlarda Pazar günü yaptıkları için, Müslümanların Cuma günü yapmasının daha uygun olduğuna karar verilmiş. Ama her ne hikmetse, bu konuda aynı itiraz yapılmıyor ve Cuma günü yaptığımız toplu namazı, Perşembe günü yapalım, hangi gün yapılacağı Kur’an da yok demiyorlar. 

İkinci örneğe gelince. Yine Allah haram ayların, bir yıl içinde dört ay olduğunu bildirmiş Kur’an da, ama hangi aylar olacağını belirlemeyip, o günkü toplumun birlikte karar vermesini istemiştir. Tabi Haram ayların ne maksatla, Allah ın emrettiği konusunu da doğru anlamalıyız.  Ama bu emrin sulandırıldığını, sayısını sabit tutup, işlerine geldiği gibi yerlerini değiştirmelerine, Allah kızıyor ve bunu sakın yapmayın diye uyarıyor Kur’an da. 

Bu bilgilerden sonra, gelelim asıl konumuza. Allah Hac konusunda özellikle Ay takvimini kullanmamızı istemesinin nedenini söylemiştik. Tüm mevsimi dolaşarak, dünyada yaşayan tüm Müslümanların adaletli bir şekilde, her mevsimde Hac görevini yapmaları adınaydı. Bir Müslüman ın önünde, Allah ın böyle bir örneği dururken, sizce Oruç konusunda farklı bir takvimi kullanması mümkün mü? Allah ın elçisi ve ashabı, elbette bu örnekten yola çıkarak, kendilerinin Oruç konusunda da, Ay takvimini kullanma kararı aldıkları çok açıktır. Onun içindir ki, oruçlarımızı güneş takvimine göre sabitleyelim demek, asla dünya Müslümanları adına, mevsim farklılıklarından dolayı adaletli olmayacaktır. Bu ve buna benzer konularda, tüm Müslümanların birlikte hareket etmesi de çok önemlidir. Yani biz ülke olarak, oruçlarımızı güneş takvimine sabitliyoruz demek yanlış olur.

Bu konuda şunu da belirtmek isterim. Güneş takvimi çok daha hassas ve daha teknik bilgiler gereken bir takvimdir. SIRASI GELMİŞKEN SÖYLEMEK İSTERİM. DAHA HASSAS VE BİLİMSEL ÖLÇÜLERLE HESAPLANDIĞI İÇİN, HESABI ZOR OLDUĞUNDAN, KARIŞIKLIK OLMAMASI VE DÜNYA MÜSLÜMANLARI ARASINDA, DAHA KOLAY BİRLİKTELİK SAĞLANMASI ADINA, AY TAKVİMİNİN DİNİ KONULARDA KABUL EDİLMİŞ OLMASI, KUVVETLİ MUHTEMELDİR. Çünkü ay takviminin takibi, gözlemleyerek yapılabiliyor. Yeni ayın ilk günü, hilalin görülmesiyle başlar.

Bu konuda söylememiz gereken çok önemli bir konuda, güneş takviminin genel hayatımızda, günümüzde asla vazgeçilemez bir takvim oluşudur. Çünkü ilmin gelişmesiyle, ayların ve yılların çok daha hassas tespiti, güneş takvimiyle sağlanmıştır.  Güneş takvimiyle bir yılın 365 gün 6 saat olduğu, çok ince detayları ile hesaplandığı halde, ay takvimiyle bu ince hesap yapılamadığından, ay takvimi, 354 gündür. Yani güneş takviminden 11 gün eksiktir.

Sonuç olarak, şunu söylemek isterim. Hac görevimizi ve Ramazan oruçlarımızı tutarken, Ay takviminden istifade etmemiz, dünya Müslümanları arasında daha adaletli olacağı, çok açık anlaşılmaktadır. Bu konuda tartışmanın da akılcı olmayacağını, Kur’an dan aldığım örneklerden yola çıkarak söyleyebilirim.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/





7
Sanatçılar - Gruplar / Genç Karadeniz Müzik Grubu
« Son İleti Gönderen: musayasins Mayıs 30 2018, 03:53:12 »

Karadeniz müziğini yöresel haliyle ve bozmadan yapan genç ve kaliteli bir ekip
[/size]YouTube , Instagram ve Facebook linklerini alta veriyorum takip etmenizi öneririm dostlar...

[/size]http://www.instagram.com/mordeonline
[/size][/color]http://www.facebook.com/mordeonline[/font]
[/size][/color]http://www.youtube.com/mordeonline[/font]

[/size]Grup MORDETakip Etmeyi Unutmayın[move]
[/font]
[/move]
8
Sağlık / Ankara Vajinismus Tedavisi
« Son İleti Gönderen: nerminkosus Mayıs 25 2018, 11:05:47 »

Vajinismus cinsel ilişki olamama durumudur. Toplumda %10 oranında görülmektedir. Ancak hastaların pek çoğu bunu hastalık olarak görmemekte, bir kısmı çok ağrılı birliktelikle yaşamına devam etmektedir. Oysa vajinismus 2-3 seansta %100 kalıcı tedaviyle çözüme ulaştırılmaktadır. Bu konuda pekçok ankara vajinismus merkezi mevcuttur. Bizde kendi kliniğimizde vajinismus tedavisini yapmaktayız. Rahat ve sakin bir ortamda, hastanelerin yoğunluğundan uzak, mahremiyete önem verilen bir ortamda eşinizle beraber gelerek vajinismus tedavisi yapılmaktadır.
Kliniğimizde öncelikle hasta ve eşinden önce ayrı ayrı, daha sonra birlikte şikayetleri, geçmişte yaşanmış olaylar ve alışkanlıklar ile ilgili bilgiler alınmaktadır. İlk sorgulamadan sonra erkek müsait değilse yada gelmek istemiyorsa daha sonraki seanslara katılması zorunlu değildir. Ancak her zaman eşine desteğini hissettirmelidir.
Daha sonra hastaların jinekolojik muayeneleri yapılmaktadır. Burada aletle muayene yoktur. Sadece dış genital bölge ve kızlık zarı dışarıdan bakarak değerlendirilmektedir. Jinekolojik muayene esnasında hastanın ağrısını arttıracak yada strese sokacak herhangi bir işlem yapılmamaktadır. Vajinismus jinekolojik muayene ile derecelendirilmektedir. Hastadaki vajinismus şiddetine göre hastanın tedavisi planlanmakta, seans sayısına karar verilmektedir.
Size vajinismus ankara doktorumuz tarafından verilen öneriler ve vajinismus ev ödevleri sayesinde hiç strese girmeden, ağrı yaşamadan vajinismus probleminden kurtulacaksınız.

Ankara Vajinismus Merkezimiz nerededir?

Ankara vajinismus merkezimiz Ankara’nın güzide ilçelerinden Çankaya’da bulunmaktadır. Çukurambar’daki kliniğimiz Ankara Ticaret Merkezi B Bloktadır. Konya yolunun bir arkasındaki caddede, Yeğenbey vergi dairesinin yanındadır.

Ankara Vajinismus Doktorlarımız kimlerdir?

Ankara vajinismus doktorlarından jinekolog Doç. Dr. Nermin Köşüş tarafından kliniğimizde vajinismus tedavisi uygulanmaktadır. Ankara Çankaya vajinismus merkezi olarak siz değerli hastalarımıza bilimsel verilerin eşliğinde vajinismus tedavisi vermeye devam etmekteyiz.
Ankara vajinismus tedavi merkezi seçerken rahat iletişim kurabileceğiniz bir kadın doğum uzmanı tercih etmelisiniz. Bu sizin tedavi sırasındaki kaygı ve sıkıntıları daha rahat aşmanızı sağlayacaktır. Ankara vajinismus tedavi ücretleri yapılacak tedavi şekli ve seans sayısına göre değişiklik göstermektedir. Ankara vajinismus tedavi fiyatları için bizimle 0312 285 85 88 nolu telefondan iletişime geçebilirsiniz.
Ankara vajinismus tedavi merkezimiz haftanın 6 günü hizmetinizdedir. Hafta içi 09.00-17.00, hafta sonu Cumartesi günü 10.00-13.00 saatlerinde açıktır. Vajinismus randevu için aradığınızda asistanımız tarafından size uygun bir güne randevu verilecektir. Asistanımızdan size kliniğimizin konumunu atmasını isteyebilirsiniz. Ulaşım konusunda asistanımız size her türlü kolaylığı sağlayacaktır.
http://www.drnerminkosus.com/vajinismus.htm

[/font][/url][/color][/b][/font][/size]
9
Müzik Dünyasından Haberler / Sancak Gözyaşı Albüm'ü Yolda
« Son İleti Gönderen: dinleco Mayıs 22 2018, 23:16:09 »


Sancak severler sizlere süper bir haberimiz var.
Sancak'ın merakla beklenen 2018 albümü olan "Gözyaşı"nın haberini instagram hesabından yayınladı.
Albüm çıktığında detayları buradan sizlerle paylaşacağım.
10

Bizlerin günümüzde yaşadığımız İslam anlayışının, ne yazık ki cahiliye toplumunun yaşadığı İslam anlayışından hiçbir farkı yok. Allah ın uyarıcı kitaplar göndermesinin nedenini, daha önce gönderdiğim uyarıları göz ardı edip batıla, hurafeye sapmaları nedeniyle gönderdiğini söyler. En son olarak da gönderdiği Kur’an da, geçmiş toplumların yaptığı yanlışlara örnekler verir ki, aynı hataları yapmayalım. Bu makalemde, üzerinde sizleri düşünmeye davet ettiğim ayeti önce yazalım.


Maide 50: Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, KİMİN HÜKMÜ ALLAH’INKİNDEN DAHA GÜZELDİR? (Diyanet meali)


Bakın bu ayet, bugün bizlerin yaptığı yanlışları, bizlere hatırlatıyor ve diyor ki, Allah dan başka hüküm koyan yoktur, sakın dinde Kur’an dan başka hüküm koyucular aramayın. Kimin hükmü Allah ın kimden daha doğrudur, güzeldir diyerek bizleri çok açık bir şekilde uyarıyor. BİR BAŞKA DEYİŞLE ALLAH DAN BAŞKA HÜKÜM KOYUCULAR ARAMAK, CAHİLİYE TOPLUMUNUN İNANÇLARIDIR DİYOR YARADAN.


Peki, bizler bu uyarılardan ders alıyor muyuz? Cahiliye toplumunun yaptığı yanlışları yapmıyor muyuz? Ne yazık ki hepsini, belki de daha fazlasını bugün bizler yapıyoruz ve diyoruz ki hiç korkmadan, “Allah ın elçisinin de, dinde hüküm koyma yetkisi vardır. Kur’an da her bilgi yoktur, detay verilmemiştir. Allah ın elçisinin rivayet hadisleri olmasaydı, ne namazımızı kılabilirdik, nede orucumuzu tutabilirdik.” Bu sözlere inanıp yaşadığımız içinde, İslam toplumlarından dinde bölünme, savaş, düşmanlık eksik olmuyor. Elimizde apaçık Allah ın kitabı durduğu halde, Kur’an ı terk edip, beşeri bilgileri dinleştirmenin acısını çekiyoruz. Aynı uyarıları Allah Kur’an da birçok kez yapmış, hatırlayalım.


KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KITABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? (Ankebut 51)


O HALDE KUR'ÂN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (Araf 185)


ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (Casiye 6)


KİMDİR SÖZÜ ALLAH’IN KİNDEN DAHA DOĞRU OLAN? (Nisa 87)


Ama gözlerde perde, gönüllerde mühür olunca, batıl inançlar ne yazık ki Kur’an ın önüne geçiyor. Bunları söylediğimizde, verdikleri cevap çok ilginç. Siz peygamberimizi postacı yaptınız. Biz asla böyle bir şey söylemedik, bunu söyleyen, hurafeyi, rivayetleri dinleştirmek isteyenlerin kendi nefislerinde uydurdukları yakıştırmalardır. Allah ın elçisiyle, postacı karşılaştırılır mı? Neymiş postacı getirdiği postanın içeriğini bilmiyormuş. Bilmiş olsaydı, Allah ın elçisine postacımı derdiniz. Peygamberimiz elbette postacı değildi, O örnek insan Allah ın güven elçisiydi. Ama lütfen unutmayalım, Peygamberimiz, ALLAH IN DİNDE HÜKÜM ORTAĞIDA DEĞİLDİ.


Allah Kur’an da, Kehf suresi 26. ayetinde, “KENDİ HÜKMÜNE HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEZ” diye bizlere bildirir. Yine Furkan suresi 2. ayetinde, “HÜKÜMRANLIĞINDA, ONUN HİÇBİR ORTAĞI OLMAMIŞTIR”, diyerek, İslam dininde hüküm koyucu yalnız Allah, onun kitabı Kur’an olduğunu birçok kez bizlere, üstüne basa basa bildirmiştir. Allah ın ayetlerine gözlerini kapatıp, beşerin sözleriyle imanlarını yaşayanlara Kur’an gerçeklerini hatırlatmak, her Müslüman ın görevidir.


Sizlere hatırlatacağım, aşağıdaki ayet üzerinde lütfen dikkatle düşünelim, inanın düşünmeden yaptığımız yanlışlar, hesap günü bizleri çok üzecek hatırlatırım.


İsra 73–74–75: Müşrikler, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ YALAN YERE BİZE İSNAT ETMEN İÇİN seni, nerdeyse, sana vahyettiğimizden saptıracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi. Eğer seni sebatkâr kılmasaydık, gerçekten, nerdeyse onlara birazcık meyledecektin. O ZAMAN, HİÇ ŞÜPHESİZ SANA HAYATIN VE ÖLÜMÜN SIKINTILARINI KAT KAT TATTIRIRDIK; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.  (Diyanet vakfı meali)


Allah ayetlerini muhkem, yani apaçık gönderdiğini söyler, tabi batılın etkisinde kalanlar, gönül gözleri açık olmayanlar, bu gerçekleri göremezler. Allah elçisine, bakın ne diyor. Sana vahyettiğimiz ayetlerden başka şeyleri de, yalan yere Allah a nispet etmeni istediler. Böylece bizim gönderdiğimiz ayetleri görmezden gelmeni sağlayarak, ayetlerimizi inkâr etmeni sağlayacaklardı diyor. Ne kadar ilginç ve dikkat çekici bir ayet. Devamında ise, eğer seni sebatkâr bulmasaydık, yani ayetlerimize itaatkâr olmasaydın, onlara meyledip, onların sözlerini de dinin içinde gibi gösterecektin diyor. Eğer bu yanlışı yapsaydın, seni cezalandırırdık diyor.


Gelelim günümüze. Bizler eğer, Allah ın elçisinin izinden gittiğimizi söylüyorsak, Allah ın elçisinin yaptığı gibi İslam ı yaşamalıyız. Çünkü ayette de bahsettiği gibi, Peygamberimiz yalnız Kur’an a uymuş, asla Kur’an ın dışından hiçbir bilgiyi, sözü dinin içine ilave ederek, bunlarda İslam ın emridir dememiştir. Demesinin de mümkün olmadığının, açık kanıtıdır bu ayetler.


Sizlere son olarak bazı ayetler hatırlatmak istiyorum. Bu ayetler, Kur’an ın sınırlarını aşarak, batılın etkisinde İslam ı yaşayıp, Allah ın hükmüne ortak koşanlara hatırlatmadır.


Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır. (Diyanet vakfı meali)


Muhammed 2: İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından HAK OLARAK MUHAMMED'E İNDİRİLENE İNANANLARIN GÜNAHLARINI ALLAH ÖRTMÜŞ VE HALLERİNİ DÜZELTMİŞTİR. (Diyanet vakfı meali)


Yunus 109: (Ey Muhammed!) SANA VAHYOLUNANA UY VE ALLAH HÜKMÜNÜ VERİNCEYE KADAR SABRET. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır. (Diyanet meali)


Allah düşünen kullarına, çok açık hükümler veriyor ve bakın ne diyor. Kurtuluşa erecek olan kullarım, benim gönderdiğim Kur’an a uyanlar olacaktır diyor. Hatırlatırım başka kaynaklardan bahsetmiyor. Allah diğer ayetinde de aynı konuyu tekrar ediyor, anlama zorluğu çekenlere ne diyor? Hak olarak Allah katından, Muhammed e indirilen Kur’an a inanların Allah günahlarını affeder diyor. Yunus 109. ayette de elçisine seslenerek bakın ne diyor. Sana vahyettiğim Kur’an ayetlerine uy ve sakın acele etme sabret, gerektiğinde ihtiyacın olan ayetler indirilecektir diyor. Hani Allah ın elçisi de dinde hüküm koyardı, ne oldu? Allah buna izin vermediğini, apaçık daha nasıl söylesin.


Değerli din kardeşlerim, lütfen batılın, hurafenin, atalar inancının etkisinden kurtulalım, bunu yapmayıp, düşünmeden, araştırmadan imanımızı yaşamaya devam edersek, huzuru mahşerde şaşıran, üzülenlerin safında buluruz kendimizi.


Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

Sayfa: [1] 2 3 ... 10