Alternatifim Cafe

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Astroloji / Yükselen Burç
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Haziran 22 2017, 14:21:48 »

Sümerlilerin gözlemlerine göre ayın büyümesi 14,5 gün sürüyor, küçülmesi de aynı sürede gerçekleşiyor. Gökyüzünü inceledikçe gök cisimlerinin bazı pozisyonları ile savaş, kıtlık, hasat vb. olayları eşleştiren Sümerler'in gökyüzüne bakarak gelecek tahminleri yapmaya başladığı ve bir burç sistemi geliştirdiği söyleniyor.


Bilinene göre astroloji ilk kez M.Ö. 3.000’lerde Mezopotamya’da ortaya çıkıyor. İlk astrologlar Sümerli rahipler. Politeist bir inanç sistemine sahip Sümerlerde bazı tanrı ve tanrıçalar diğerlerinden daha fazla özellik yükselen burç hesaplama taşıyordu. Ay tanrısı Nanna, Güneş tanrısı Utu ve Venüs’ün tanrıçası İna. Tanrıçaların insanlar gibi duyguları ve çeşitli gereksinimleri olan varlıklar olarak tanımlandığı söyleniyor.


Astronomi yörüngesel cisimleri ve dünya atmosferinin dışında gerçekleşen fiziksel olayları olay ve olguları inceleyen bilim dalıdır.
Arkeolojik bulgular en eski yıllarda bile insanların gök bilimi hakkında bilgileri olduğunu ortaya koyuyor. Neolitik çağda insanlar, ekinoksların periyodik karakterlerle ilişkisini ve bazı takım yıldızlarının etkilerini biliyorlarmış. Modern gök bilimi gelişimini özellikle antik çağ ve orta çağın sonunda keşfedilen gözlem aletlerine borçlu.


Buna rağmen astroloji ile falcılık birbirinden ayrı değerlendirilen kavramlar. Astroloji değişmez bazı parametreler içinde hareket eden bir disiplin. Burçların, yıldız ve gezegenlerin konumlarına göre farklı yüklemeler yaptığına inanılır.
Burçlar nasıl ortaya çıktı? İnsanlara gelecekten haber vermek için ilk kez kim yıldızlara baktı?
Kişinin doğum tarihine göre belirlenen burçların yanı sıra doğum saatine göre yükselen burçların da belirlenme olasılığı var. Ufuk çizgisinden, yani doğumdan yükselen burç belirleniyor. Birçok farklı astrolojik sistem olsa da hepsinin temeli aynı. Gök cisimlerinin hareketlerinin insan yaşamına ve karakterine etkisi...
Astroloji ne zaman ortaya çıktı? Burçlar nasıl belirlendi?


Bilinene göre astroloji ilk kez M.Ö. 3.000’lerde Mezopotamya’da ortaya çıkıyor. İlk astrologlar Sümerli rahipler. Politeist bir inanç sistemine sahip Sümerlerde bazı tanrı ve tanrıçalar diğerlerinden daha fazla özellik taşıyordu. Ay tanrısı Nanna, Güneş tanrısı Utu ve Venüs’ün tanrıçası İna. Tanrıçaların insanlar gibi duyguları ve çeşitli gereksinimleri olan varlıklar olarak tanımlandığı söyleniyor. 


M.Ö 3.000 yılında Lagaş kentinin tanrısı Ningirsu bütün tanrı ve tanrıçaların şampiyonu seçilerek Orion takım yıldızıyla özdeşleştiriliyor. Bu dönemden sonra tüm tanrı ve tanrıçalar yıldızlarla özdeşleştirilmeye başlanıyor. Böylece yıldızları gözlemlemek Sümerler için bir tür ibadet desek yeridir.
Ziggurat isimli gözlem evi ve tapınak karışımı piramitlerin de yüzden inşa edildiği söyleniyor. Gözlemlerini sürdüren Sümerler tabletlere notlar alarak günümüze kadar ulaşmalarını sağladı. Araştırmacılara göre Sümerler ayın yörüngesinin sabit olduğunu ve bazı yıldızların yön değiştirdiklerini biliyordu.
Burçlar nasıl ortaya çıktı? İnsanlara gelecekten haber vermek için ilk kez kim yıldızlara baktı?
Sümerlilerin gözlemlerine göre ayın büyümesi 14,5 gün sürüyor, küçülmesi de aynı sürede gerçekleşiyor. Gökyüzünü inceledikçe gök cisimlerinin bazı pozisyonları ile savaş, kıtlık, hasat vb. olayları eşleştiren Sümerler'in gökyüzüne bakarak gelecek tahminleri yapmaya başladığı ve bir burç sistemi geliştirdiği söyleniyor.
Güncel astrolojinin temelini oluşturanlarsa Kaldeliler. Güneşin de diğer gezegenler ve ay gibi bir eksende döndüğünü fark eden Kaldeliler -Sümer zodyağında 18 olan (Venüs'ün döngüsü aşağı yukarı 18 ay sürüyor)- burç sayısını 12’ye indirdi. 12 zodyak işaretini yani her burcu 30’ar derecelik açılarla böldü. Kaldeliler bu yeni zodyaktaki yıldızlara yeni isimler verdiler ve bugün kullanılan burç sistemi ortaya çıktı. Kalde astrolojisi bugünkü Yunan ve Roma astrolojisinin de kökeni kabul ediliyor.


M.Ö 3.000 yılında Lagaş kentinin tanrısı Ningirsu bütün tanrı ve tanrıçaların şampiyonu seçilerek Orion takım yıldızıyla özdeşleştiriliyor. Bu dönemden sonra tüm tanrı ve tanrıçalar yıldızlarla özdeşleştirilmeye başlanıyor. Böylece yıldızları gözlemlemek Sümerler için bir tür ibadet desek yeridir.
Ziggurat isimli gözlem evi ve tapınak karışımı piramitlerin de yüzden inşa edildiği söyleniyor. Gözlemlerini sürdüren Sümerler tabletlere notlar alarak günümüze kadar ulaşmalarını sağladı. Araştırmacılara göre Sümerler ayın yörüngesinin sabit olduğunu ve bazı yıldızların yön değiştirdiklerini biliyordu.
2
Astroloji / ay burcu hesaplama
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Haziran 19 2017, 17:50:48 »

güneş egomuzu ve kişisel kimliğimizin bilinçli olarak farkında olduğumuz kısmını temsil ettiği için, güneş’in bulunduğu burç kendimizi geliştirmeye, gerçekleştirmeye çalışmak ve çevremizi şekillendirmek için irademizi ve gücümüzü nasıl kullandığımızı gösterir. çoğu zaman güneş burcu özelliklerimiz veri olarak kabul edilir. oysa nitelikleri bize daha kolay gelen aslında ay burcumuzdur. çünkü güneş burcu özelliklerimiz içgüdüsel değildirler. canlılığımızın merkezi gücü olmasına rağmen, güneş’le simgelenen asıl özümüzü ortaya çıkartıp bu kuvvetli enerjiyi yaşam kaynağına dönüştürmek için çabalamak zorunda kalırız.


ay burcu hesaplama muz güneş burcumuza kendi enerjilerini içsel ve dışsal yaşam deneyimlerimize bağlamak için ihtiyaç duyduğumuz uygun bir esasa dayandırma konusunda yardımcı olur. ay burcu farkında olunduğu ve olumlu cevap verildiği takdirde güneş’in esas hayat misyonuna mükemmel bir destek olarak hizmet eder. yaşamımızı bütünlemek ve merkezi bir amaç edinmek için doğamızın bu iki bölümünün, birbirini gölgede bırakmadan tamamlayıcı yönlerini bularak, enerjilerini birarada çalıştırmamız gerekir.


ay insanın iç doğasını, duygu dünyasını, bilinçaltını ve içgüdüsel tepkilerini temsil eder. etkilenebilirliği, aklın mantıksız ve duygusal yönünü oluşturur. ay günlük fiziksel yaşamımızın önemli bir bölümü olan döngüleri “hisseder” . üzerinde yürüdüğümüz zeminle temas kurmamıza psikolojik açıdan yardım eder. ay daima kendi dışında bir şeye göre tavır alır ve bu tepkileri görüntüsüyle yansıtır gibidir. bu yüzden yaşamı kendimize göre -öznel (sübjektif)- algılama stilimizdir.


aynı zamanda ay’ın bu yaşamda yanımızda getirdiğimiz “geçmiş” duygusunu temsil ettiğini söyleyebiliriz. ay’ın burcu bu tür bir geçmişte hassasiyetle geliştirdiğimiz karakter özelliklerini temsil eder. bu yapıyı iyice tanımak çok önemlidir, çünkü ay bilinçaltıdır. bu duygusal yapı çok küçükken, ana kucağındayken anneyle ilişki sayesinde oluşmuş, şekillenmiş yapıdır. küçükken ihtiyaçlarımızın nasıl karşılandığı, kendi annemizi (veya beslenmemiz ve bakımımızla ilgilenen herhangi bir kişiyi) nasıl algıladığımız, kendimizi seviliyor hissetmemiz.. bunları hatırlamak, tanımlamak, ifade etmek ve bilinçli olarak bilmek zordur. ancak hafızaya kaydedilmişlerdir. bunlar şimdi, içgüdüsel olarak bizim için koruyucu hatta bazen savunucu gibi davranan, farketmeden içimizden dışarı spontan tepkiler olarak akan kökleşmiş niteliklerdir. bu yerleşik davranış düzenleriyle, en azından bilinçaltı düzeyde, kendimizi rahat ve güvende hissederiz. alıştığımız gibi yaşamak bize doğal ve güvenli gelir. yine bilinçaltı etkisiyle ay burcumuzun özelliklerinden genellikle habersiz yaşarız ve bu burcun yöntemlerini kullandığımızı farkedemeyebiliriz. ama bizi tanıyan insanlar bu şekilde hareket ettiğimizi daha kolay görebilirler. ay’ın içinde bulunduğu burç, ev ve diğer planetlerle yaptığı açılar ebeveynlerimizden neler öğrendiğimizi, nelerin eksik kaldığını anlatır. bu eksik kalan duygusal gereksinimlerin ilerleyen yıllarda saptanması, onlarla yüzleşilmesi ve onların kabul edilmesi çok önemlidir. yoksa bitmek bilmeyen bir arayış kişiyi doyumsuzluğa itebilir, güneş’i -asıl özümüzü- bilinçli amacından alıkoyabilir. gereksinimlerinizi inkar edemezsiniz, duygularınızı gömemezsiniz, güvenliğinizi bir kenara itemezsiniz. bunlar er veya geç bir kriz döneminde ortaya çıkarlar. duygularımızı, gereksinimlerimizi ve içgüdülerimizi ihmal edip tepkilerimizi hesaba katmadığımız ölçüde hata yapar, yaşamımızda içinde bulunmaktan mutlu olmadığımız koşullar yaratırız.


içimizdeki ay onu tanıyamadığımz sürece daha şiddetli bir şekilde bilinçaltımızdan püskürür. ve bazen onun yarattığı duyguların yoğunluğu bize fazla gelir. bunalırız. keyifsizleşiriz. depresyona gireriz. nedenini bilmediğimiz duygularla ne yapacağımızı ve onları hangi yöne kanalize edebileceğimizi bilemeyiz. aynı zamanda sadece ay burcu özelliklerimizi kullandığımız zaman da sorunlar yaşarız. çünkü ay’ın fonksiyonu hissetmektir, hareket etmek ve kararlar almak değil. ay bizim derin, bilge ve bilen yönümüz olabileceği gibi, yalnız bırakıldığında ve bilince taşınıp düzene sokulmadığında rüyadan başka bir şey üretmeyebilir. tüm seçeneklerin devamlı olası tutulabileceği hayal dünyasında yaşamayı tercih edebilir. gerçekte tatmin edilmesi zor istek ve talepler, olgunlaşmamış duygular ve gelişimi felç edici içsel durgunluk haline dönüşebilir. yine de, ay yaşamın ruhudur. ruh ve hissediş olmadan tüm deneyim mekanikleşir, amaçsız bir dişliye dönüşür.
3
Yerli Sanatçılar - Gruplar / Adsız - Terk et beni
« Son İleti Gönderen: metalbass Haziran 16 2017, 15:44:04 »
Yeni bir rock grubu olan Adsız'ın yeni şarkısı terket beni bana çok başarılı geldi.


https://www.youtube.com/watch?v=vEJXlLQELLo
4
İslam Dünyası / BİZLERİ DİNDEN SAPTIRAN EN BÜYÜK YANLIŞIMIZ.
« Son İleti Gönderen: halukgta Haziran 14 2017, 14:13:17 »

Genelde her yazımda anlatmaya çalıştığım ve üzerinde durduğum bir konu vardır. Bizler ile Kur’an ın arasına girenler, Allah ın mesajlarını anlamamızı engellemiş ve bizleri Allah ın istediği doğru yoldan saptırmışlardır. Bu yazımda da, bu sapkınlığın zirve yaptığı bir örnek verip, dikkatinizi bu konuya tekrar çekmek ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizleri Allah ile aldatanlar, bakın yüzlerce yıldır topluma neler anlattılar ve Kur’an dan nasıl uzaklaştırdılar.

“KUR'AN DAN KENDİ AKLI İLE, KENDİ DÜŞÜNCESİ VE BİLGİSİ İLE MANA ÇIKARAN KÂFİRDİR! [Mek. Rabbani]

Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile, MEŞRU YOLDAN ÇIKARMADIĞI İÇİN HATA OLUR. Verdiği mana yanlış ise imanı gider.

KUR'AN-I KERİM, HİÇBİR DİLE, HATTA ARAPÇAYA BİLE TERCÜME EDİLEMEZ. Her hangi bir şiirin kendi diline bile tam olarak tercümesine imkân yoktur. Hadis-i şeriflerde de durum aynıdır. Hadis kitaplarından hadis nakletmek için, hadis âlimlerinden icazet almak gerekir. (Berika c.1)

Hadis-i şerifleri ve ÂYET-İ KERİMELERİ, HADİS KİTAPLARINDAN VE KUR'AN-I KERİMDEN DEĞİL, HAKİKİ İSLAM ÂLİMLERİNİN KİTAPLARINDAN NAKLETMELİDİR. Mesela, (İhya’daki hadis-i şerifte) veya (MEKTUBAT’TAKİ ÂYET-İ KERİMEDE BUYURULUYOR Kİ...) diyerek nakletmek gerekir.

Peygamber efendimiz bir gün, bir ayetin manasını Hz. Ebu Bekir’e anlatırken, orada bulunan Hz. Ömer, yapılan izahtan hiçbir şey anlamamıştır. Halbuki hadis-i şerifte (Eğer benden sonra Peygamber gelseydi, Ömer Peygamber olurdu) buyuruldu. BÖYLE YÜKSEK OLDUĞU VE ARABİYİ ÇOK İYİ BİLDİĞİ HALDE, HZ. ÖMER KUR'AN-I KERİMİ DEĞİL, TEFSİRİNİ BİLE ANLAYAMADI. Kur'an-ı kerimin manasını yalnız Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmiştir. Hadis-i şerifler Kur'an-ı kerimi, mezhep imamları hadis-i şerifleri, İslam âlimleri de mezhep imamlarının sözlerini açıklamışlardır. Kur'an-ı kerimde, namazların kaç rekât olduğu, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağı, zekât nisabı, orucun ve haccın farzları ile hukuk bilgileri açıkça bildirilmemiştir.

Kur'an-ı kerimin hakiki manasını öğrenmek isteyen bir kimse, din âlimlerinin kelam, fıkıh ve ahlak kitaplarını okumalıdır.”

Bu söylenenlere inanan bir toplumun, Kur’an ile direk bağı tamamen kesilir ve birilerinin düşünceleri ile inancını yaşamaya başlar. Böylece Allah ın yolundan değil beşeri, kişilerin yolundan gitmiş olur. Düşünebiliyor musunuz, akıl bir kenara konuyor ve birilerinin aklıyla İslam yaşanıyor. BU SÖZLER KUR’AN IN TAMAMEN KARŞITI SÖZLERİDİR, HATIRLATMAK İSTERİM. HÂŞÂ ALLAH IN KULLARINA ANLATAMADIĞINI, BİRİLERİ Mİ ANLATMA ÇABASI İÇİNDELER.

Allah birçok kez, Kur’an ı yemin ederek kolaylaştırdığını söyleyecek, ama Kur’an ı okuyan Allah ın tüm kulları, sorumlu tutulduğu kitabı anlayamayacak öylemi? Bizlerde buna inanacağız. Ne yazık ki inandırılmışız yüzlerce yıldır, inanmaya da devam ediyoruz. Kur’an a göre aklını kullanmayanın Allah üzerine, pislik yağdırdığını ve cezalandırdığını söyler. Allah ın mesajlarıyla, ah bir buluşabilsek.

Öyle sapkın ve öyle yanlış bilgilerle İslam ı anlıyor ve yaşıyoruz ki, bu sözlere inanan bir insan, Kur’an a şirk koştuğu gibi, Allah ın kitabına da saygısızlık yapmış olur. Bir insan kendi aklıyla, düşünerek ayete verdiği mana doğru olsa bile, meşru yoldan anlamını çıkarmadığı için, hata olur diyebiliyor. YANİ ALLAH IN KİTABINA DİREK MÜRACAAT ETMEK MEŞRU YOL DEĞİL, EDİNDİĞİMİZ VELİ KİŞİLERDEN ÖĞRENMEMİZ, MEŞRU BİR YOL OLARAK GÖSTERİLİYOR. Bu sözler KUR’ AN a saygısızlığın en büyüğüdür.

Kur’an ın hiçbir dile, hatta Arapçaya bile tam çevrilemeyeceğini söylemek, sapkınlığın tepe noktası olsa gerek. İşte toplumlar böyle korkutuluyor, ALLAH A BAĞLANMAK YERİNE, KİŞİLERE BAĞLANMALARI SAĞLANIYOR. Hadisleri ve ayetleri kitaplardan, Kur’an dan değil, hakiki İslam alimlerinin kitaplarından nakletmelidir diyorlar. TABİ BU YOLLA ALLAH IN KİTABI DEVRE DIŞI KALIYOR, VELİ EDİNİLEN KİŞİLERİN KİTAPLARI ÖN PLANA ÇIKIYOR. Verdiği örnek, işin ne derece tehlikeli boyutta olduğunu gösteriyor ve diyorlar ki, “Mektubat’taki ayet-i kerimede buyuruluyor ki...” diyerek nakletmek gerekir. Hangi kitaplardan bahsedildiğini anlamışsınızdır.

Tam bu esnada, Said Nursi nin kitaplarını okuyan, bir cemaat ile yaşadığım bir anımı nakletmek istiyorum. Toplantılarına davet ettikleri ve bahsettiğim kişinin kitaplarını okudukları bir günde, bende söz almak istedim ve kendilerine şu sözleri söyledim. “Elbette her kitabı okuyalım ama Allah ın kitabı Kur’an ı da okuyalım ki, okuduğumuz kitapların doğru bilgiler verip vermediği anlaşılsın dediğimde, aldığım cevabı hatırladıkça, beni çok üzmektedir. “ SİZ KUR’AN I OKUYUN, BİZLERİN KAYBEDECEK VAKTİMİZ YOK. BİZ BU KİTAPLARDAN, KUR’AN I DAHA DOĞRU ANLIYORUZ.”

Bizler öyle kandırıldık, aldatıldık ki, Ülkesine ihanet edebilecek, hatta kendi vatandaşını öldürmekten çekinmeyerek, devletine, milletine isyan edecek duruma geldik. Şimdide neyin doğru, neyin yanlış olduğunun farkında bile değiliz.  İlginç olan, HÂŞÂ ALLAH IN VE ELÇİSİNİN BİLE ANLATAMADIĞINI, ARAMIZDAN ÇIKAN BAZI KİŞİLERİN ANLATABİLECEĞİNE İNANABİLMEMİZDİR. Allah yüzlerce ayetinde akla, düşünmeye önem verdiğini söylediği halde, veliler edinip ardı sıra sakın gitmeyin, sizleri Allah ile aldatıcılar çıkacaktır, onun için kitabı anlayasınız ve doğru yolda gidesiniz diye kolaylaştırdık dediği halde, bizler bunca ayetleri ve uyarıları görmezden geliyor ve şeytanın kazdığı karanlığa düşüyoruz, yani kendi ellerimizle aldanıyoruz. Bunun tek nedeni, Kur’an ile bağımızın hiç olmamasındandır. Çünkü anladığımız dilden Kur’an ın okunmasının önüne geçmişler ve bunun günah olduğunu topluma kabul ettirmişlerdir. İMTİHANIMIZI KENDİMİZ KUR’AN DAN YAŞAMADIĞIMIZ SÜRECE, HER ZAMAN ALDANACAĞIMIZI LÜTFEN UNUTMAYALIM.

Kur’an ın gerçek manasını, yalnız peygamberimizin bileceğini söyleyen bir zihniyete sormak isterim. HZ. ÖMER İN BİLE ANLAYAMADIĞINI, ARAMIZDAN ÇIKAN BAZI KİŞİLER Mİ ANLADI DA, ONLARIN KİTAPLARINDAN KUR’AN I ANLAMANIN EN DOĞRU YOL OLDUĞUNU İDDİA EDİYORSUNUZ. Bu ne saygısızlıktır, bu ne mantıksızlıktır. Kur’an ı yalnız Allah ın elçisinin anladığını söyleyenlere sormak isterim. Allah ın resulü sağlığında, kendi sözlerini yazdırmamış, hatta yazımını yasaklamıştır. Bu yasak dört halife devrinde de devam etmiştir. Eğer dedikleri doğru olsaydı, böylemi yapardı? YOKSA HÂŞÂ, PEYGAMBERİMİZİN EKSİKLİĞİNİ DÜZELTMEYE KALKAN MI VAR ARAMIZDA.

Tüm verdiğim örnekleri bir kenara bırakalım ve onların kullanmamızı istemediği aklımızı kullanarak düşünelim. SÖYLEDİKLERİNİN DOĞRU OLDUĞUNU, BİR AN DÜŞÜNELİM. ALLAH BİZLERİN ANLAYABİLECEĞİ BİR REHBER, NEDEN GÖNDERMEDİ? NEDEN YALNIZ ELÇİSİNİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE GÖNDERDİ DE, DAHA SONRA ALLAH TÜM KULLARINI, SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM DİYE HÜKMÜNÜ VERDİ. BAKIN BÖYLE KABUL EDERSEK, NASIL MANTIKSIZ BİR SONUÇ ÇIKIYOR ORTAYA. Allah ın adaleti ile böyle oynayanlar, mutlaka karşılığını bulacaklardır. Bu yalanların ardı sıra gidip, Kur’an dan uzaklaşanlarda, aynı sonu yaşamaktan kaçamayacaklardır.

Allah ile aldatıp, dini kendi menfaatleri doğrultusunda kullanan dinden saptırıcılar, Kur’an ın asıl manasını öğrenmek isteyenlerin, veliler, efendiler, âlimler diye adlandırdığı kişilerin Kur’an ı anlama metotlarını, yani beşerin yazdığı kuralların olduğu FIKIH, kelam ve ahlak kitaplarını okumamızı öneriyorlar.

HÂŞÂ RABBİMİZ KULLARINA ÖĞRETMENLİK YAPAMIYOR DA, YARATILMIŞ KULLARIMI ÖĞRETMENLİK YAPMA CESAREİNİ GÖSTERİYOR ve sorumlu tutulacağımıza Allah ın hükmettiği kitabı anlatıyorlar ve bizlere öğretmenlik yapıp yol gösteriyorlar. BUNU SÖYLEMEK, KİMİN HADDİNE. Söyleyecek çok şeyler var ama Kur’an dan habersiz İnancımızı yaşıyorsak, söylenenlerin hiçbir faydası olmayacaktır. Lütfen şunu asla unutmayalım. Allah hiçbir dile çevrilmeyen bir REHBER, NUR, IŞIK gönderip, daha sonrada tüm kullarını bu kitaptan hesaba çekmez. Bu adaletsizliği Allah a nispet edenlere Allah, Kur’an ın kapalı olduğunu bildiriyor bizlere. Allah ın bizleri uyarıları ile sizleri baş başa bırakıyorum. Karar ve yorum sizlerin.

Kamer 22: Andolsun biz, Kur’an’ı DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. Var mı düşünüp öğüt alan? (Diyanet meali)

Araf 174: Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ. (Diyanet meali)

Ankebut 18: “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Diyanet meali)

Nisa 87: Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. KİMDİR SÖZÜ ALLAH’INKİNDEN DAHA DOĞRU OLAN? (Diyanet meali)

Araf 185: Göklerin ve yerin hükümranlığı konusunda, Allah'ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? O HALDE KUR'ÂN'DAN SONRA, HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (Bayraktar Bayraklı meali)

Muhammed 24: ONLAR KUR'AN'I DÜŞÜNMÜYORLAR MI? YOKSA KALPLERİNİN ÜZERİNDE KİLİTLERİ Mİ VAR? (Elmalılı meali)

Rad 19: Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kişi, kör olan biri ile aynı mıdır? SADECE AKIL SAHİPLERİ DÜŞÜNÜRLER. ( Bayraktar Bayraklı meali)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

5
Yerli Sanatçılar - Gruplar / BABA - KURŞUN
« Son İleti Gönderen: ripcornell Haziran 10 2017, 00:43:26 »
Selamlar. Yakında yayınlanacak olan dört şarkılık bir EP'miz var. Aslında bir plak şirketinden yayınlayacaktık fakat son anda düştüğümüz anlaşmazlıklar neticesinde kendi çabamızla amatör bir video klip çekip kendi başımıza yayınladık. Beğenirseniz desteklerinize ihtiyacımız var, zira her şeye sıfırdan başladık ve zor bir yolculuk olacak. Hepinize teşekkürler...


https://www.youtube.com/watch?v=GoYyfagViZo
6
Efsaneler / Hextra kelime oyunu
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Haziran 07 2017, 16:51:30 »

Bir dönemin en popüler mobil oyunlarından olan Kelime Avı sayesinde adını duyuran Fugo Games, yeni oyunu ile karşımıza çıktı. Tıpkı Kelime avı’nın da olduğu gibi bir kelime oyunu olan Hextra, farklı tasarımı sayesinde standart kelime oyunlarından ayrılıyor.


Kulenin her katında harflerden oluşan altıgenler olduğunu ve katlar yükseldikçe oyun seviyesinin zorlaştığını da ekleyelim. Türkçe’nin yanı sıra İngilizce dil desteğine de sahip olan hextra oyunu cevapları, hem Android hem de iOS platformları için ücretsiz olarak sunuldu.


Bölümlerini bir kulenin katları olarak karşımıza çıkartan Hextra, Hexagon Kulesinin her bir katında çeşitli görevler sunuyor. Oyun tahtasında gizlenen kelimeleri bularak görevleri tamamlamanın mümkün olduğu Hexagon Kulesinin belli katlarında oyunculara çeşitli bonuslar verildiğini de belirtelim.


Yaklaşık 100 MB boyutlarında olan Hextra Kelime oyununu Android için buradan, iOS için ise buradan indirebilirsiniz. Başarılı bir oynanışa ve kaliteli animasyonlara sahip olan Hextra, kelime oyunu sevenler için oldukça güçlü bir alternatif.
7
Sağlık / Jinekolog doktor (kadın doğum uzmanı) kimdir?
« Son İleti Gönderen: jinekologankara Haziran 06 2017, 20:11:16 »
Jinekolog doktor,“jinekoloji” yani kadın hastalıkları ve doğum konusunda uzmanlık eğitimi yapmış kişilerdir.
[/size]7 yıl tıp fakültesi okuyan bir öğrenci pratisyen hekim olarak mezun olur. Daha sonra yapılan tıpta uzmanlık sınavına girerek kadın hastalıkları ve doğum branşını tercih eden ve yeterli puanı alan hekimler 5 yıllık uzmanlık eğitimini almaya hak kazanır. Bu eğitimin sonunda yapılan yazılı, sözlü ve ameliyat sınavlarından başarıyla geçen kadın doğum asistanı, hocaların oluşturduğu bir jürinin onayıyla kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olur ve uzmanlık belgesini alır. Artık o bir jinekolog doktordur.[/color]
[/size]Kadın Hastalıkları ve doğum uzmanları, ülkemizde hem bu eğitimi alırken, hemde uzmanlık sonrası en çok çalışan, geceleri, hafta sonları yada bayram demeden nöbet tutarak hastalara hizmet vermeye çalışan hekimlerdendir. Kadın doğum uzmanlarının bu özverili çalışmaları sayesinde doğum yada sezaryen sırasındaki komplikasyonlar giderek azalmakta ve daha sağlıklı doğan bebekler sayesinde milletimiz daha sağlıklı bir geleceğe doğru yol almaktadır.[/color]
[/size]Ülkemizde uzman doktorlar arasında en fazla sayıyı kadın doğum uzmanları oluşturmaktadır. Bu hekimleri çoğunluğu devlet hastanelerinde yada özel sektörde çalışırken çok az kısmı üniversitelerde çalışmaktadır.[/color]
[/size]Kadın doğum uzmanının muayenesinde ultrason olmazsa olmazdır. İster gebe olsun isterse jinekolojik hasta olsun ultrason hastalıkların tanısının konmasında elimiz ayağımızdır. Jinekolojik muayenede hastanın şikayetleri ve özgeçmiş bilgileri alındıktan sonra yapılan muayenede smear testi dediğimiz rahim ağrı kanseri taraması muhakkak alınmalıdır. Bu bir parça alma işlemi değildir. Bir fırça yardımıyla rahim ağzından alınan sürüntüdür. Jinekolojik muayenenin ikinci kısmı ultrason ile rahim ve yumurtalıkların değerlendirilmesidir. Muayene sonuçlarına göre gerekli görülen hastalardan jinekolog doktor tarafından değişik testler istenebilir. Yine gebe takibi belli sıklıkta kadın doğum uzmanı tarafından yapılan ultrason muayeneleri ile yapılır.[/color]
[/size]Her hastanın güvenebileceği, rahatlıkla ulaşabileceği ve şikayetlerini rahatlıkla dile getirebileceği bir jinekolog doktoru olmalıdır. Mümkün olduğunca jinekoloğundan memnun ise doktorunu değiştirmemesi hastanın lehinedir. Farklı bir doktora gidilince her şey baştan başlar. Ayrıca her hekimin uyguladığı farklı tedavi yöntemleri ve önerileri vardır. Farklı farklı doktora giden hastaların kafalarının karışması kaçınılmazdır.[/color]
[/size]Sağlığınız için jinekolojik muayenelerinizi ihmal etmeyiniz.[/color]
[/size]http://www.aydinkosus.com/ankarajinekolog.htm[/color]
8
Oyun Genel / 2017'nin En İyi 10 Browser Oyunu
« Son İleti Gönderen: Trallan Haziran 04 2017, 23:03:34 »

[size=1.25rem]1-) Stormfall: Age of War
Rus şirketi Plarium'un oyunu olan Stormfall yayına girdikten sonra kısa bir zaman içerisinde hem Facebook'ta hem de mobil cihazlarda oldukça popülerlik göstermişti. Oyun 2017'nin en iyi oyunları arasına girmeyi başardı.


2-) Royal Revolt 2 Review
Rol yapma oyunu olarak piyasaya giren oyun, grafikleriyle oldukça göz dolduruyor. Flare Games'in bugüne kadar gerçekleştirdiği en iyi projelerden iri.


3-) Top Eleven – Be a Football Manager
Şüphesiz en iyi menajerlik oyunlarının arasında bulunan Top Eleven bu sene daha kaliteli oyunların çıkmasıyla aslında 3. sıradan çok daha gerilere düştü. Ancak hala daha en çok tutulan futball oyunlarından.


4-) Copia
Copia R2games'in yeni çıkardığı oyunlardan biri ve https://www.gameranks.net/ tarafından 2017 yılına 4. sıradan girmeyi başardı. Copia'nın grafikleri kesinlikle görmeye değer.


5-) Legend Knight
Legend Knight Copia'nın benzeri oyunlardan biri... Ejderha temalı olan oyunda maceraya çıkıyor ve size verilen görevleri tamamlamaya çalışıyorsunuz.


6-) Storm Riders
Storm Riders oldukça beğenilen bir çin filmi konseptiyle yapılmış bir oyun. Bulut ya da Rüzgarı kahramanınız olarak seçip yeni maceralara çıkabilirsiniz.


7-) Star Trek Timelines
Star Trek Timelines, Game of Thrones Ascent'in Yapımcıları tarafından ortaya çıkarılmış bir oyun ve oldukça kaliteli grafiklere sahip. Game of Thrones Ascent faciasından sonra Disruptor Beam bu oyunu piyasaya sürerek tecrübe kazandığını da kanıtlamış oldu.



8-) Might and Magic Online
Heroes Might and Magic'in yapımcılarından müthiş bir oyun. Aslında bu listede en çok sevdiğim oyun diyebilirim.


9-) Dragon Glory
Dragon Glory, Ejderha konseptli başka bir oyun.


10-) DawnBreaker Online

Sonuçlar https://www.gameranks.net/tag/browser-games/'tan alınmıştır.[/size]
9
Konu Dışı / Balonlarla Yapabileceğiniz Harika Fikirler
« Son İleti Gönderen: aslihanavci Haziran 04 2017, 01:20:56 »
Balonları tavana ya da duvara yapıştırmak için aşağıdaki linkteki silikon balon yapıştırıcısını kullanabilir ya da çift taraflı bant ile sabitleyebilirsiniz.
Balon kullanmak için doğum günü partisi ya da herhangi özel bir güne ihtiyacınız yok. Canınız istediği zaman eğlenceli şeyler ortaya çıkarabilirsiniz. Üstelik balonlar en ekonomik süslemelerden biridir. İster helyum gazı ile şişirip uçan balon şeklinde kullanabilirsiniz, isterseniz duvara yapıştırarak farklı bir dekorasyon yapmış olursunuz.
Sevgililer Günü için en tercih edilen balon modellerinin başında kalpli balon geliyor. Doğum günü partisi için baskılı balon ve klasik düz renk balonlar. Beyaz balon ise masumiyeti ve saflığı anlattığı için her türlü konsepte uyabiliyor.
Aşağıda partileriniz için kullanabileceğiniz birkaç çeşit parti malzemeleri kullanımı var.
Balonları Partilerinizde Kullanın Bir balonu ister boyayarak, isterseniz içine kağıtlar doldurarak olduğundan farklı hale getirebilirsiniz
Bu simli balonlarla partinize biraz parıltı ve gösteriş katmaya ne dersiniz?
Ya da balonlarınızın iplerine farklı bir yöntem uygulayabilirsiniz. Uçan balonlarınızla harika duracak bu süslü iplere misafirleriniz bayılacak
Eğer helyum gazı kullanma şansınız yoksa balonları tavana ya da duvara yapıştırarak da kullanabilirsiniz.
Parti dekorasyonu için her zaman duvarlarınızı kullanabilirsiniz. Balonları renkli iplerle baş aşağı asarak harika dekorlar elde edebilirsiniz.
Birine para vermek için bundan daha renkli ve eğlenceli bir yol olacağını sanmıyoruz. Şeffaf bir balonun içine dolduracağınız ufak kağıtlar ve gönlünüzden ne koparsa ekleyeceğiniz para ile, şişirdiğiniz balonu ilgili kişiye verme vakti geldi.
Emin olun gerisini o halledecek. :)
Baskılı balon bulamadınız ve yazacak çok önemli şeyleriniz mi var? Düz latex balonlar her zaman bu iş için yardımınıza hazır.
İhtiyacınız olan sadece iyi yazan bir kalem. Düz renk balonlar adeta bir tuval işlevi görürler. Üstelik el emeğiyle hazırlanmış parti süslerinden daha iyi ne olabilir ki zaten?
Şeffaf balonlar son yıllarda çok moda. Siz de şeffaf balon modasına uymak istiyorsanız, üstüne renkli bir tül geçirerek hem sade, hem de çok farklı bir dekorasyona hazırlayabilirsiniz.
Açık havada kalpli balon kullanılır mı demeyin, bal gibi de kullanılır. Helyum gazı ile şişireceğiniz renkli balonlarla piknik ya da açık hava toplantılarınızı tahmin ettiğinizden ucuza süsleyebilirsiniz.
Son olarak sunumlarınız için yardımcı oyuncu olarak balon kullanabilirsiniz. Şişirdiğiniz balonu eritilmiş çikolata batırdıktan sonra kurumasını bekleyin ve balonu patlatın.
 
İçini zevkinize göre meyve veya dondurma ile doldurabileceğiniz lezzetli çikolata kaseler hazır bile!
 
10

Bizler İslam ı yaşarken, gelenek ve beşeri fıkıh inancının o kadar etkisinde kalıyoruz ki, Allah ın ayetlerini bile görmezden gelebiliyoruz. İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını söyleyen Kur’an a inat, bizler kendi ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfının, kurallarına göre yaşıyoruz İslam ı. Çünkü bu kişiler Kur’an ile bizlerin aramıza girip, Kur’an gerçeklerini bizlerden gizlediler.

Allah Kur’an ı elçisine tebliğ görevini verdikten sonra, çok dikkat çekici uyarılarda bulunmuştur. Rad suresin 40. ayetinde “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. HESAP GÖRMEK İSE BİZE AİTTİR.” Der. Daha da dikkat çekici olanı ise,  Müddesir 11. ayetinde Allah elçisine seslenerek bakın ne diyor. “BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.” Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarından dersler aldık mı? Yoksa Allah, elçisinin bile kuluyla arasında olamayacağını ve Allah bizzat kuluyla baş başa kalması gerektiğini anlatıyorsa bizlere, acaba bu gerçeği hayatımıza geçirebildik mi, anlayabildik mi, YOKSA ALLAH İLE ARAMIZA, ŞEFAATÇİLER Mİ SOKTUK.

Arapçayı kutsal bir dil ilan edip, Allah böyle bir bilgi vermediği halde, cennet lisanının bile Arapça olduğunu söyleyebildiler. ALLAH IN MESAJLARINI, UYARILARINI ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUMAMIZI ENGELLEDİLER. Kur’an ın başka dillere tam olarak çevrilemeyeceğini, kelimelerin, ayetlerin çok daha farklı anlamalara geldiğini söyleyerek, bu toplumu korkuttular, tedirgin ettiler. Hâlbuki Allah, Kur’an ın neden Arapça indirildiğini açıklamış ve bizleri bilgilendirmişti. Bakın Allah ayetinde, bu konuda bizlere anlatılanları yalanlayarak, ne kadar açık ve akılcı bilgiler veriyor, Kur’an ın neden Arapça indirildiğine dair.

Zuhruf 2–3: Apaçık Kitab’a andolsun ki, İYİCE ANLAYASINIZ DİYE biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık. (Diyanet meali)

Fussilet 44: Eğer biz bu Kur'ân'ı yabancı bir dilde indirseydik, onlar kesinlikle, “Âyetlerinin açıklanması gerekmez miydi? Bir Arap'a yabancı bir dille söylenir mi?” diyeceklerdi. De ki: “O, inananlar için bir yol gösterici ve gönüllerine şifadır. Kâfirlerin kulaklarında ağırlık vardır ve KUR'ÂN ONLARA KAPALIDIR; sanki onlara uzak bir yerden sesleniliyor.” (Bayraktar Bayraklı meali)

Allah ayetinde Kur’an ın, apaçık yani anlaşılan bir kitap olduğunu söylemesine rağmen, bizlere Kur’an ı herkesin anlayamayacağını, her bilginin Kur’an da detaylı olmadığını söylemediler mi? KUR’AN I ANLAYARAK VE DÜŞÜNEREK OKUYAN BİR MÜSLÜMAN ASLA KANDIRILAMAZ, ALDATILAMAZ. Onun için Allah ayetleri önce okuyun ve anlayın, sonrada üzerinde düşünün emrini vermiştir.

Ayetleri anlamadan okutan, siz anlamasanız da okuyun, Allah sevap yazar zihniyetini topluma yerleştiren ruhban anlayışı, bizlerin düşünmesini de engellemişlerdir. Allah bakın Arap toplumuna neden Arapça indirdiğini söylüyor. “İYİCE ANLAYASINIZ DİYE ARAPÇA İNDİRDİK.” Yani Araplara, kendi dillerinden indirdik ki anlasınlar diyor Rabbimiz. Din tacirlerinin tuzağına düşen bizler, bu gerçeklerle buluşamadığımız sürece, Kur’an ı anlamamız da asla mümkün olmayacaktır. Allah anlamını bilmeden, üzerinde düşünmeden okuyacağımız bir bilginin, bizlere fayda sağlayamayacağını çok iyi biliyor. Onun içinde lütfen, özellikle içinde bulunduğumuz bu Ramazan ayı içinde, KUR’AN I MUTLAKA ANLAYARAK VE DÜŞÜNEREK BOLCA OKUYALIM.

Devamındaki ayet, konuya çok güzel açıklama getiriyor ve bakın ne diyor. EĞER KUR’AN I ARAP TOPLUMUNA, BAŞKA DİLDE GÖNDERMİŞ OLSAYDIK, AYETLER AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ, BİZLERİN ANLAYACAĞI DİLDE GÖNDERMENİZ GEREKMEZ MİYDİ, BİR ARABA YABANCI DİLDE KİTAP MI İNDİRİLİR, DERDİNİZ DİYOR. Çok doğru değil mi? Araplara Türkçe bir Kur’an indirildiğini düşünün, bu durumda ne yapmaları gerekirdi? Tüm toplum şaşırır kalırdı, ALLAH IN TEBLİĞİNİ DE ALAMAZLARDI? Hem Arap peygamber göndereceksin, hem de farklı dilde Kur’an ı indireceksin. Bakın böyle olsa nasıl mantıksız olurdu değil mi?

Eğer mantıksız olduğunu kabul ediyorsanız, bizlerinde anlamadığımız dilden, yani Arapça Kur’an ı okumamızın gerekli olduğunu söyleyemezsiniz. KUR’AN ALLAH IN KULLARINA MESAJIDIR, TEBLİĞİDİR. Bu tebliğin her dile çevrilemeyeceğini, çok farklı anlamlara geleceğini söylemek, Allah a saygısızlıktır, iftiradır. Allah yemin ederek, bu kitabı anlayabilmemiz için kolaylaştırdığını söyleyecek, daha sonrada her dile tam olarak çevrilemeyen bir mesaj, uyarı gönderip, tüm kullarını bundan sorumlu mu tutacak? Lütfen aklımızı başımıza toplayalım, kendimize gelelim. Bunun hesabını veremeyiz.

Fussilet 44. ayette dikkat ederseniz Kur’an ın KÂFİRLERE kapalı olduğunu, onların anlayamayacağını söylüyor. Peki, burada bahsedilen kâfirler sözünden kimleri anlamalıyız? Yalnız Kur’an ı inkâr edip, İslam ı kabul etmeyenlerimi anlamalıyız. Kesinlikle hayır. Allah Maide 44. Ayetinde Bakın Ne Diyor. ALLAH’IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYENLER, KÂFİRLERİN TA KENDİLERİDİR.  Araf 37. ayette de, Allah hükmetmediği halde, BUNLARDA ALLAH KATINDANDIR DİYEREK, ALLAH A İFTİRA EDENLERİN, Allah yasakladığı halde, Allah dan başka yardım istedikleri, veli ve şefaatçi edindikleri kişilerin, mahşer günü hani şefaatçileriniz, yardımcılarınız dendiğinde, hiç kimseyi yanlarında bulamayacakları ve BU KİŞİLERİN KAFİR OLDUĞU ÖRNEĞİNİ VERİYOR. Yani ben Müslüman’ım diyen, ama İslam ın, Kur’an ın gereklerini tam olarak yerine getirmeyenler bunlar. İşte böyle kişilere Allah Kur’an ı kapattığını, kulaklarına ağırlıklar bağladığını, gönüllerini mühürlediğini söyler bizlere. Allah cümlemizi bu yanlıştan korusun.

Allah birçok ayetinde, ayetleri bizlerin düşünmesini emrediyorsa, önce ayeti anladığımız dilden okumalıyız ki, daha sonra ayetler üzerinde düşünüp öğütler alabilelim. Bunun tersini söyleyenler, Allah ın gerçeklerinin üstünü örtenlerdir. Bu yanlış düşüncelere uyan insanlar düşünemediği, Kur’an ın sınırlarını aştıkları içinde, KÂFİRLERİN SAFINDA OLMAKTAN, asla kurtulamazlar.

Kur’an gerçeklerine kulaklarını kapatanlar, gönül gözleriyle asla gerçekleri göremezler. ALLAH BÖYLE İNSANLARA, TEKRAR HATIRLATMAK İSTİYORUM, KUR’AN IN KAPALI OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. Allah cümlemizi, batılın ve hurafenin etkisinde kalmayan, kulakları ve gönlü mühürlenmemiş, gözleri perdelenmemiş kulları arasında olmayı, nasip etsin inşallah.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

Sayfa: [1] 2 3 ... 10