Alternatifim Cafe

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Konu Dışı / Tvmag platformu - http://tvmag.com.tr
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Mayıs 26 2017, 14:02:34 »

Günlük, bir kişinin önemli veya kayda değer bulduğu olay, gözlem, izlenim, duygu ve düşüncelerini günü gününe, tarih belirterek anlattığı yazı türüdür.


Günlüklerde genellikle metinlerin yazıldığı tarihler açıkça belirtilir. Bu yönüyle günlükler anılardan ayrılır. Çünkü anılar günü gününe kaydedilmez, yaşananların üzerinden zaman geçtikten sonra yazılır. Günlükler ise günü gününe yazıldığından daha içten bir anlatıma sahiptir. Anılar genellikle tanınmış veya önemli görevlerde bulunmuş kişiler tarafından yazılırken günlükleri herkes yazabilir.


Edebiyatçıların günü gününe tuttuğu günlükler; yazarlarının izlenim, gözlem ve edebiyata dair düşüncelerini açıkça ifade ettikleri için önemlidir. Bu tür metinler, günlüğün sahibine ilişkin ayrıntılı ve samimi bilgilere ulaşmamızı sağladığı gibi yazıldıkları dönemin önemli olaylarına ilişkin tarihî bir belge olarak da değerlendirilebilir.


Günlük Türünün özellikleri


a) Yaşanan olay, gözlem ve izlenimlerin günü gününe yazılması ile oluşur.


b) Yaşanan, gözlenen veya izlenenler ile yazıda dile getirilenler arasında zaman farkı yoktur. Bu yönüyle gerçekler, yaşananlar değiştirilmeden aktarılır.


c) Yazar anlatıcının anlatımıyla aktarılan kısa, özlü ve öznel yazılardır.


ç) Günlükler, günü gününe tutuldukları için samimi ve ikna edici bir anlatıma sahiptir.


d) Günlüklerde konuşma diline yakın, samimi bir dil kullanılır.


e) Günlükler, yazarın kişiliğini ve görüşlerini yansıtır.


f) Günlükler genellikle okuyucu düşünülerek veya yayımlamak amacıyla yazılmaz.


g) Sanatçılar tarafından yazılan günlüklerin edebî değeri vardır.


ğ) Günlüklerde konu sınırlaması yoktur, yazar istediği konuyu ele alıp işleyebilir.


h) Günlükler genellikle kısa metinlerdir.


ı) Bazı günlükler içerdikleri bilgilerle tarih, biyografi alanları ile anı gibi türler için birer belge değeri taşır.


"Günlük" kelimesi eskiden "rûznâme" kelimesi ile karşılanırdı. Günümüzde günlükleri bir araya getiren defter veya kitaplar "günce" olarak da adlandırılmaktadır. Örneğin: tvmag


Günlükler kişisel veya edebî günlükler olarak farklı başlıklar altında değerlendirilir. Tanınmış kişilerin veya edebiyatçıların günlükleri aynı zamanda bir belge niteliği taşır. Bu yönüyle günlükler portre, hikâye, anı, belge, tarih yazısı gibi özellikler gösterir. Yayımlanmak amacıyla yazılmasa bile her günlüğün kendine özgü bir kurgusu ve akışı vardır.


Günlük türü, Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi'yle birlikle girer ancak edebiyatımızda bu dönemden önce de bu türü andıran çeşitli eserler yazılmıştır. Osmanlı Devleti döneminde olayların günü gününe tutulduğu "vakayinâme"ler günlükten çok tarih metni özelliği gösterir. Devlet dairelerinde günlük olayların ve gelir giderlerin günü gününe kaydedildiği "rûznâme" defterleri ise resmî evrak niteliği taşır. Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"si tam bir günlük niteliği taşımasa da içerdiği bazı bölümlerle günlük türünün tarihimizdeki ilk örnekleri arasında değerlendirilebilir. Ancak günlüklerin Batı edebiyatındaki biçim ve içeriğiyle Türk edebiyatında yer alması Tanzimat Dönemi'nde gerçekleşir. Direktör Âli Bey'in "Seyahat Jurnali" (1898) adlı gezi günlüğü, Batı'daki günlük türünün özelliklerini kısmen taşıyan bir eserdir. Bu kitabı, şair Nigâr Hanım'ın, yaşadığı dönemde yazdığı ancak 1959'da yayımlanan "Hayatımın Hikâyesi" adlı eseri izler.


Nurullah Ataç'ın 1950'lerde bir gazetede yayımladığı günlükleri, bu türün edebiyatımızda yerleşmesini ve tanınmasını sağlamıştır. Nurullah Ataç, bu yazılarını "günlük" terimi yerine "günce" kavramıyla adlandırır. Ataç'ın günceleri, hem yayımlandıkları dönemde hem de sonrasında edebiyat dünyasında çok okunmuş ve tartışılmıştır.


Türk edebiyatında Oktay Akbal, Salâh Birsel, Oğuz Atay'ın günlükleri ve Cemal Süreya'nın "Günler" adlı eserleri, günlük türünün belli başlı örnekleri arasında yer alır. Bunların yanı sıra, Cemil Meriç, Cahit Zarifoğlu ve Tomris Uyar gibi yazarların günlükleri de hem içeriği hem de edebî nitelikleriyle dikkat çeken eserler arasında yer alır.


Dünya ve Türk Edebiyatında Günlük


Günlük ayrıca romanlarda bir anlatım tekniği olarak da kullanılır. Örneğin Reşat Nuri Güntekin'in "Çalıkuşu" ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Yaban" romanları, günlük biçiminde düzenlenmiştir.


Dünya edebiyatında köklü bir geçmişi olan günlük türünün ilk örneklerine Eski Yunan ve Roma döneminde rastlanır. Ancak günlük türünün edebî olarak benimsenmesi ve değer kazanması Rönesans sonrasında gerçekleşir. Stendhal (Stendal), Andre Gide (Andre Jid), Hugo, Puşkin ve Kafka gibi yazarların günlükleri bütün dünyada tanınmış ve çokça kişi tarafından okunmuştur.
2
İslam Dünyası / Allah ın Sınırlarını Aşarak, Kafirlerden Olmak İstemiyorsak.
« Son İleti Gönderen: halukgta Mayıs 24 2017, 12:48:46 »

Bugünkü yazımda, sizlerin dikkatinizi çekmeye çalışacağım konu, BİR MÜSLÜMAN İNANCINI, HANGİ SINIRLAR İÇİNDE YAŞAMALIDIR. PEYGAMBERİMİZİN DİN ADINA SINIRLARI NEYDİ? BİZLERİN SINIRLARININ NE OLMASINI ALLAH BİZLERDEN İSTİYOR. Gelin bu soruların cevabını, sorumlu olduğumuz ve bizlere yol gösterici olarak gönderilen, Kur’an dan anlamaya çalışalım.

Allah bazı ayetlerinde dikkatimizi çekerek, şöyle bir uyarıda bulunur. “ ALLAH SINIRI, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ.” Bu uyarıda yapılan had, sınır nedir burası önemli. Bakın size öyle bir örnek vermek istiyorum ki, peygamberimiz daha yaşıyor. Bu durumdayken elçisinin bazı tebliğlerine uymak istemeyenleri uyarıp, hangi kitaba, kime sıkıca bağlanmalarını istiyor Allah.

Ali İmran 101: Size Allah’ın ayetleri okunup dururken ve Allah’ın Resulü de aranızda iken dönüp nasıl inkâr edersiniz? KİM ALLAH’A SIMSIKI BAĞLANIRSA, KESİNLİKLE O, DOĞRU YOLA İLETİLMİŞTİR.

Ayete lütfen dikkat edelim. Hitap edilen insanlar Allah a, elçisine ve kitaba iman etmeyenler değil, ÇÜNKÜ AYETLERİ OKUYORLAR, TEBLİĞ ALIYORLAR. Yoksa Allah elçisine ve kitaba iman etmeyenlere neden söylesin bunları. Ama inananlar arasında, yapılan bir yanlışa dikkat çekiliyor. Bir problem var elçisi ile bir kısım iman etmekte zorlananlar arasında. Bazı ayetlere yüz çeviriyorlar, inanmak istemiyorlar. Çünkü ne diyor, Allah ın resulü de aranızda. Lütfen bunu doğru anlamaya çalışalım. Hatırlarsınız cahiliye döneminden örnekleri verilir Kur’an da. Bazı kişiler Kur’an a inanalım ama atalarımızın inançlarını da yaşayalım dediklerini biliyoruz ama Allah bu istekleri asla kabul etmiyor. Demek ki iman edilecek, rehber alınacak, yalnız Allah ın katından gelen kitap olduğu çok açık anlaşılıyor. Ona asla ilave edemeyiz, emin olmadığımız bilgileri din diye yaşayamayız. HÜKÜM VEREN YALNIZ ALLAH DIR, HÜKMÜNE HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEZ, Lütfen bu ayetleri unutmayalım.

Bu ayetin iki ayet sonrasında, Allah bizlerin uymamız ve bağlanmamız gereken kitabın Kur’an olduğunu da bakın nasıl açıklıyor.” HEP BİRLİKTE ALLAH’IN İPİNE (KUR’AN’A) SIMSIKI SARILIN. PARÇALANIP BÖLÜNMEYİN.” Buradan da çok açık anlıyoruz ki, Allah ın hududu sınırları Kur’an mış. Allah ın koyduğu sınırları aşan, haram demediği şeylere de haram diyenleri de uyarıyor ve bakın ne diyor.

Maide 87: Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. ALLAH SINIRI AŞANLARI SEVMEZ. (Diyanet vakfı meali)

Demek ki Allah ın sınırları, Kur’an da belirtilmiş. Hatta Kur’an bir ayetinde şöyle uyarır. “ALLAH'IN İNDİRDİĞİYLE HÜKMETMEYENLER. SAPIKLARIN TA KENDİLERİDİR.”. Rabbimizin haram demediği bir şeye haramdır, yasaktır dersek, Allah ın sınırlarını aşmış oluruz. Allah ın da, bu sınırları aşanları sevmediğini açıkça belirtiyor. Ne dersiniz, bu ayetten alacağımız kıssadan hisseyi düşünürsek, bizler İslam toplumu olarak, Allah ın sınırlarını aşmayan bir toplum olduğumuzu söyleyebilir miyiz? Yüzünüzdeki tebessümü hissediyorum. Peki, peygamberimizin durumu nasıldı. Kur’an ın dışından, dini yönlendirme ve ilaveler yapma gibi bir düşüncesi var mıydı?

Enbiya 45: De ki: BEN, SADECE, VAHİY İLE SİZİ İKAZ EDİYORUM. Fakat sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duymazlar. (Diyanet vakfı meali)

Enam 19: ….BU KUR'AN BANA, KENDİSİYLE SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARMAM İÇİN VAHYOLUNDU….

Ahkaf 9: De ki: “Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.” (Diyanet meali)

Ayetlerden de anlaşılacağı gibi, Allah özellikle elçisinin, yalnız Kur’an a uyacağını belirtiyor ayetlerde. Sizce neden olabilir? Allah bilmiyor mu elçisinin yalnız Kur’an a uyacağını. Elbette biliyor. Bu uyarılar bizlere, uyarı niteliğinde din kardeşlerim. Lütfen düşünmeden okuyup geçmeyelim. Peygamberimiz, ben yalnız Kur’an a uyarım dedikçe, bugün bizlerin genel çoğunluğu inatla, yalnız Kur’an ile olmaz, fıkıh olmasaydı ne namazımızı kılabilirdik ne orucumuzu tutabilirdik deme yanlışını yapıyoruz ve peygamberimize Allah, Kur’an ın misli kadar hüküm koyma yetkisi vermiştir diyoruz. Böylece Kur’an ın sınırlarını aşmış, kendimize yeni bir din yaratmış oluyoruz, ama bunun farkında bile değiliz. Ne kadar ilginç, ALLAH IN RESULÜ BEN YALNIZ KUR’AN A UYARIM DİYOR, BİZLER İSE KUR’AN YETERSİZDİR, ÖZETTİR, HER BİLGİ YOKTUR DİYEREK KÂFİRLERİN SAFINDA YER ALIYORUZ. Hâlbuki Kur’an peygamberimizin yetki ve sorumluluklarından bahsederken, bakın neler diyor.

PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. (Ankebut 18) Diyanet meali.

BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.  (Kehf 56) Diyanet vakfı meali

SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. (Rad 40) Diyanet meali.

Cahiliye devrinde de yapılan yanlışı, bakın Allah nasıl uyarıyor.

Maide 77: De ki: “Ey Kitap ehli! HAKKIN DIŞINA ÇIKARAK DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.” (Diyanet meali)

Hak olanın ne olduğunu Allah, birçok ayetinde söylüyor ve HAK YALNIZ ALLAH KATINDAN GELENDİR açıklamasını yapıyor. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyerek, HAK olanın en son gönderilen, yalnız Kur’an olduğu belirtiyor. Cahiliye dönemindeki insanlar, Allah ın gönderdiği kitabın sınırlarını aşarak, atalarının rivayet inançları ile şekillendirdiği itikatlarından dolayı Rabbimiz uyarıyor ve ne diyor? “HAKKIN DIŞINA ÇIKARAK, DİNİNİZDE AŞIRIYA GİTMEYİN” NE YAZIK Kİ BİZLERİN İNANCINDA SINIR KALMADI, HAKKIN SINIRINI İSE BİLEN YOK. Cahiliye dönemindeki toplumlara hitaben Kur’an, çok düşündürücü bir uyarıda bulunuyor. Allah ın gönderdiği kitapların sınırını aşanlara, Allah hüküm vermediği halde, bunlarda Allah katındandır diyenleri, bakın nasıl uyarıyor. Kıssadan hisse alana ne mutlu.

Kalem 36–37: Size ne oluyor, NASIL HÜKÜM VERİYORSUNUZ? YOKSA SİZE AİT BİR KİTABINIZ VAR DA (BU BATIL HÜKÜMLERİ) ONDAN MI OKUYORSUNUZ?(Diyanet meali)

Bu ayetten ders alarak, Allah ın rehberi Kur’an ı yeterli görmeyip, Rahmanın sınırlarını aşanlara, Allah hüküm vermediği halde, bunlarda Allah ın katından dır diyenlere sormak istiyorum.

SİZLER NASIL HÜKÜM VERİYORSUNUZ. BU SÖYLEDİKLERİNİZ KONUSUNDA, ALLAH KUR’AN DA HÜKÜM VERMEMİŞTİR. YOKSA ALLAH IN KİTABININ EŞ DEĞERİNDE, SİZE AİT BİR KİTABINIZ MI VAR. ONDAN MI OKUYORSUNUZ.

İnanın çok büyük yanılgılar içindeyiz. Bu sapkınlık derecesine varmış, yanılgılarımızı fark edebilmek adına, hep birlikte batıldan uzak, Kur’an ın sınırlarını aşmadan, FURKAN ın ipine sarılalım. Allah Kurtuluşa ereceklerin bakın kimler olduğunu söylüyor. Lütfen bu uyarıları dikkate alalım, hesap günü çokkkkkk ama çok pişman oluruz.

Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER ve KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR.(Diyanet vakfı meali)

Muhammed 2–3: İman edip yararlı işler yapanların, RABLERİ TARAFINDAN HAK OLARAK MUHAMMED'E İNDİRİLENE İNANANLARIN GÜNAHLARINI ALLAH ÖRTMÜŞ ve hallerini düzeltmiştir. BUNUN SEBEBİ, İNKÂR EDENLERİN BATILA UYMALARI, İNANANLARIN DA RABLERİNDEN GELEN HAKKA UYMUŞ OLMALARIDIR. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır. (Diyanet vakfı)

Ayette açıkça Rabbimiz, Allah katından gelen Kur’an a uyan, onun sınırlarını aşmayan, yalnız onun ipine sarılan, emin olmadığı bilginin ardına düşmeyen kullarım, KURTULUŞA ERECEKTİR, ONLARIN GÜNAHLARI BAĞIŞLANACAKTIR dediği halde, bizler korkmadan, utanmadan yalnız Kur’an ile olmaz, Kur’an iman adına bizlere yetmez demekten çekinmiyoruz. Allah daha önce gönderdiği kitapların dışına çıkan, kitabı yeterli görmeyip, atalarından intikal eden rivayetleri dinleştirip, Allah ın sınırlarını aşanlara bakın ne diyor.

Hucurat 16: De ki: "DİNİNİZİ ALLAH'A MI ÖĞRETİYORSUNUZ? Oysa Allah göklerde olanları da yerde olanları da bilir, Allah her şeyi bilendir." (Diyanet meali)

Lütfen bu ayet üzerinde dikkatle düşünelim. Ehli kitap, bugün bizlerin yaptığı gibi, Allah ın gönderdiği kitabı yeterli görmeyip, her bilginin olmadığı, herkesin anlayamayacağı bir kitap ilan ederek, Rahmanın sınırlarını aşarak bir din yaratanlara, çok dikkat çekici uyarıda bulunuyor. DİNİNİZİ ALLAH'A MI ÖĞRETİYORSUNUZ? Evet, ne yazık ki bizlerde aynı yanlışı yapıyoruz ve Allah ın indirdiği dini, detaysız, açıklanmamış bularak, HÂŞÂ ALLAH IN DİNİNİ, ALLAH A ÖĞRETMEYE KALKIYORUZ. Sonucunu da tüm İslam âleminde görüyoruz.

Değerli din kardeşlerim. Peygamberimizin kayıtsız şartsız uyduğu kitabın, yalnız Kur’an olduğunu bizzat Kur’an söylüyorsa, bizlerin de yalnız ve yalnız din ve iman adına uyacağımız kitabın, yalnız Kur’an olduğunu unutmamalıyız. BİR BAŞKA DEYİŞLE, ALLAH IN SINIRLARI KUR’AN DIR. KUR’AN IN SINIRLARININ DIŞINA ÇIKAN, ALLAH IN SINIRLARINI AŞMIŞ DEMEKTİR. Kur’an dan son bir uyarı ile yazıma son vermek istiyorum. Rabbim cümlemizi, Kur’an ın sınırlarını aşmayan, Rabbin halis kulları arasına alsın inşallah.

Casiye 6: İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. ARTIK ALLAH’TAN VE O’NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (Diyanet meali)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
3
Konu Dışı / Astsubay Maaşları
« Son İleti Gönderen: ehliyetco Mayıs 18 2017, 15:04:44 »
Yeni yıla girerken birçok öğrenci ve astubay olmak isteyen adayların merak ettiği soru şudur aslında; Astsubay maaşları ne kadar? 2017 de astsubay maaşları nasıl değişti.

Belki de kimimizin küçüklüğünden beri hayali olan Polis, Asker veya Jandarma olabilmek. Peki Astsubay Maaşları ne kadardır? Bu konumuzda sizlere ülkemizin en önemli kurumlarından olan Türk Silahlı Kuvvetleri birimine bağlı Astsubaylarımızın aldığı maaşlardan bahsedeceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Astsubayların maaş ücretleri bildiğiniz üzere aldıkları eğitimden, yaptıkları göreve ve rütbelere göre değişmektedir. Alt rütbe ile üst rütbe arasında elbette ki maaş farkı bulunmaktadır. Örneğin Astsubay Çavuş maaşı 3100 TL olarak değişirken, Astsubay Kıdemli Başçavuşun aldığı ücret 3600-3800 e kadar çıkabilmektedir.
Kaynak: http://maassorgulama.com/astsubay-maasi-2017-astsubay-alimi-101
4

Kur’an bizlere birçok konuda bilgiler verir ve bizlerin düşünmesini ister. Tabi bizler Kur’an ın verdiği bilgilerle yetinmediğimiz içinde, öyle yanlış ve emin olamadığımız bilgilere de inanırız ki, Kur’an bunların hiç birisini onaylamaz. Ama Kur’an ın onaylamaması, bizleri her nedense çok fazla tedirgin etmez. Halbuki Allah bizleri bu konuda uyarıp, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, Kur’an ın ipine sarılın, çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye uyarmıştır.

Bu makalemde sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Lütfen bu iki ayet üzerinde birlikte dikkatle düşünelim.

Hac 47: Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. ŞÜPHESİZ RABBİNİN NEZDİNDE BİR GÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR. (Diyanet meali)

Zümer 42: Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. ÖLMELERİNE HÜKMETTİĞİ KİMSELERİNKİNİ TUTAR, DİĞERLERİNİ BİR SÜREYE KADAR SALIVERİR. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır. (Diyanet meali)

Hac suresi 47. ayette Allah bizlere, çok önemli ve dikkat çekici bir bilgi veriyor ve diyor ki, SİZİN YAŞADIĞINIZ DÜNYADA GEÇEN BİN YILINIZ, BENİM KATIMDA BİR GÜN GİBİDİR. Çok dikkat çekici ve önemli bir bilgi. Demek ki Allah ın katında geçen zaman dilimi ile bizlerin yaşadığı dünyada geçen zamanın akışı, düşünemeyeceğimiz kadar farklı.

Şöyle söylediğimizde yanlış düşünmemiş oluruz. Peygamberimizin yaşadığı dönem, Allah ın katında yaklaşık bir buçuk gün geçmiş. Şu zaman farklılığına bakar mısınız lütfen. Bu zaman farkına, ilk baktığımızda akıl erdiremiyoruz, AMA İLMİN IŞIĞINDA ZAMANLA AYETLER, ÇOK DAHA GÜZEL ANLAŞILIYOR.

Bazı kardeşlerimiz Kur’an da geçen, Müteşabih ayetlerin anlamlarını yalnız Allah bilir diyor. Hâlbuki ayette, bu ayetler hakkında ilim adamlarına atıfta bulunuyor ve bunların da inandıklarını belirtiyor. NEDEN İLİM ADAMLARI İNANIYOR DİYE DÜŞÜNMELİYİZ. İlim adamı olmayanları ilgilendirmiyor mu bu ayetler? Elbette ilgilendiriyor ama ilim adamlarının ayetlerde bahsedilen konuları, ortaya çıkarmasından sonra, her şey anlaşılıyor. Burada bahsedilen, anlatılmak istenen, bazı konular zamanla ilim adamları tarafından ortaya çıkaracakları ve manalarının çok daha doğru anlaşılacağı anlatılıyor.

Müteşabih kelime anlamı olarak, hemen anlamı anlaşılamayan, benzer farklı anlamlara gelebilen, daha açıkçası zihin karıştıran anlamına gelir. ALLAH KUR’AN DA BİZLERİN HİÇ BİR ZAMAN ANLAYAMAYACAĞI HİÇ BİR BİLGİYİ, BİZLERLE ASLA KUR’AN DA PAYLAŞMAZ. ÇÜNKÜ ANLAMADIĞIMIZ BİR BİLGİNİN, BİZLERE FAYDASI OLMAZ DA ONDAN. HATTA TAM TERSİNE KAFA KARIŞTIRIR, BİZLERİ ŞÜPHEYE DÜŞÜRÜR. Ama ayetlerin anlamları ilmin ışığında, zamanla anlaşıldığında, imanımız güç kazanacaktır.

Allah katında geçen zamanın, bizim zamanımızla çok farklı olduğunu, ilim adamları günümüzde keşfetmişlerdir. Yukarıda yazdığım, Zümer suresi 42. ayette geçen, çok önemli bir bilgi var. Allah ölüm konusunda bilgi veriyor bizlere ve diyor ki, UYUDUĞUNUZ ZAMAN, ÖLÜM ANINI GEÇİCİ OLARAK YAŞIYORSUNUZ.

Peki, bu ne anlama geliyor. Allah bizlere ölümü anlatıyor ve diyor ki, aslında sizler uyuduğunuzda, ölümü yaşıyorsunuz. Hakkınızda kesin ölüm kararı verdiğimiz bir daha uyanamıyor, yaşamasına izin verdiklerimiz ise takdir ettiğimiz yaşamın sonuna kadar, ruhlarını iade ediyoruz. Buraya kadar ayet açıkça bizlere bildiriyor.

Günümüz ilmi ise, bu konuda son yıllarda, çok daha geniş bilgilere sahip ve gerçekten rüyamızda, Allah ın katında geçen zaman farkı ile bizlerin günümüzde yaşadığımız zaman farkını, ilimle ortaya çıkarmıştır. Kur’an ın sözlerinin doğru olduğunu böylece ortaya çıkmıştır. Hem de Allah ın verdiği RÜYA örneğinden yola çıkarak.

Günümüz ilmi, uyurken gördüğümüz çok uzun rüyaların, çocukluğumuzdan tutun, bütün yaşantımızda geçen zamanı rüyalarımızda, BİRKAÇ SANİYE İÇİNDE GÖRDÜĞÜMÜZÜ KANITLAMIŞLARDIR. ÇÜNKÜ UYUDUĞUMUZDA, ALLAH IN ZAMAN DİLİMİNE TABİ OLUYORUZ. Bunları gören, anlayan bir Müslüman, Kur’an ın Allah katından geldiğini ilimle fark ediyor, imanları çok daha fazla güçleniyor. Bu ayetlerin amacı da budur zaten.

Bizler bu dünyadaki imtihanımızı, eğer Kur’an da bahsedilmeyen, emin olamayacağımız bilgiler ışığında yaşarsak, asla Allah ın istediği bir yolda yürümüş olamayız. Onun için bizlere düşen, hurafeden ve batıldan uzak, yalnız Allah ın apaçık sözlerine, ayetlerine bakmalı ve onun verdiği hükümleri hayatımıza geçirmeliyiz.

Ahkaf 9: De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. BANA VAHYEDİLENDEN BAŞKASINA DA UYMAM! VE BEN, AÇIKÇA UYARAN BİR ELÇİDEN BAŞKASI DA DEĞİLİM." (Yaşar Nuri meali)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

5
Müzik Dünyasından Haberler / Doğa İçin Çal
« Son İleti Gönderen: ekara Mayıs 14 2017, 14:14:36 »
Doğa İçin Çal projesinde,
 Ali Kazım Akdağ, Ant Kurttekin, Aycan Yeter, Ayça Işıldar, Barbaros Cinpir, Burak Avcı, Cansu Tüzan, Cem Korkmaz, Cem Tarım, Cem Yılmaz, Duygu Şirin, Efgan Rende, Eser Eyüboğlu, Ferman Akgül, Fırat Çavaş, Gökhan Başaran, Halil Öztürk, Halit Eker, Kaya Tığlıoğlu, Levent Yüksel, M.Sitare Akbaş, Maksut Coşkun Dokunulmaz, Melek Akman, Metin Türkcan, Murat Aydın, Mustafa Barış Koçkar, Özgür Çetinkaya, Özlem Türay, Pelin Yıldırım, Selim Bölükbaşı, Semih Çelikel, Sinan Keskin, Şule Demirtaş, Tuvana Türkay, Ümit Erdim, Uras Benlioğlu, Cem Yılmaz gibi ünlü şarkıcılar HAYDE şarkısında buluştu. Şarkının klibinde tanınmış isimler yer aldı. İşte Doğa için çal HAYDE şarkısınını sözleri

6
Edebiyat / sana uyandım
« Son İleti Gönderen: dervis_zel_ali Mayıs 13 2017, 00:23:00 »
Ben ateşin suya berdelinde, gözlerine yandım
Göğün kundağında, kuşları uçmadan sınadım
Kara saçlarını, yıldızların yakamozuna saydım
Hasretin suretini, yalnızlığın çıngısına yazdım
Amansız bir anda, aysız gecenin tavanına asılı kaldım
Mavi düş'lerden düştüm, adını adım sandım
Ben seni gördüğüm gün, tende candan utandım
Yağmursuz iklimde, bir tek sana inandım sana kandım
Ve göz koydum ölüme, tarifsiz ecele kucak açtım
Çevirdim ahın kirmenini, bin yılın sabahına uyandım
7
Sizden Gelenler / Bana göre değil
« Son İleti Gönderen: dervis_zel_ali Mayıs 13 2017, 00:21:59 »
Bu gökyüzü
Şu toprağı yalayan rüzgar
Bana göre değil
Ateş su
Gözlerinde uyumak bir akşamüstü
Deniz kum güneş
Ve çocuklar
Bana göre değil umut
Ve uçurtmalar yapmak tepelere layık
Dilek fenerlerinden yıldızları yakmak
Şiir yazmak ince parmaklarına
Yalnızlığı övmek sensiz şarkılarda
Bana göre değil
Gece bulutlara uçmak
Kuşlara kanat takmak beyaz kağıtlardan
Maviyi baş üstünde tutmak ufukta
Limanlara gemi bağlamak
Pasından anılar pişirmek demirlerin
Ağlamak köşe başlarında bana göre değil
Baharı beklemek
kar yağarken tepeden tırnağa
Aşık olmak bana göre değil
Yaşım kırkı geçmişken saçlarını taramak
Ay ışığında yıkamak gözbebeklerini
Yağmurdan vazgeçip bulutları sevmek
Bana göre değil
Karanlığın ihtişamında ölümü ötelemek
Bana göre değil
Korkuya ümidi değişmek
Ve papuç bırakmak soysuza
Masaya bırakıp anahtarları öylece gitmek
Gölgesine sığınmak izbe sokakların
Bana göre değil
Karasında üşümek gözlerinin
Üflemek fitilini lambaların
Surat asmak yüzüne aynaların
Bana göre değil
Duldasına koymak başımı
Ciğerimi bitiren ahının
Bana göre değil

//h.ş//derviş zel ali//

8
Rock / Ynt: Ayakta Nasır ve Çatlak
« Son İleti Gönderen: Yoshidaka Mayıs 12 2017, 13:36:11 »
This information is very helpful to me.
9
Fan Club & Birlikler / Ynt: Ferhat Göçer Fan Club
« Son İleti Gönderen: Yoshidaka Mayıs 12 2017, 13:35:31 »
I like your information a lot.
10
Duyurular / Ynt: Paylaşımcı Üyelerimize Para Veriyoruz
« Son İleti Gönderen: feyzagvenli Mayıs 10 2017, 17:17:04 »
Konuyu hortlatıyorum ama  :D
Papara'dan ödeme yapılması konusunda ne düşünürsünüz acaba? Sizin için de kolaylık olur sanki
Sayfa: [1] 2 3 ... 10