Alternatifim Cafe

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Konu Dışı / Gönderdiğim çeviriler?
« Son İleti Gönderen: room93 Temmuz 24 2017, 15:41:21 »
Bazen gün içinde birkaç çeviri atıyorum ve hangisi kabul edilip edilmiyor anlayamıyorum.Hangi çevirimin reddedildiğine dair bilgiye nasıl ulaşabilirim?
2
Konu Dışı / en hızlı msn kaydol
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Temmuz 24 2017, 13:45:35 »

Aslında hayatımıza ilk olarak OS X Yosemite ile girmiş olan, ama iPhone ve iPad’lerde iOS 9.2 ile birlikte kullanılabilen Mail Drop’tan bahsediyoruz bu yazıda.


Mail Drop sayesinde e-posta ile yüksek boyutlu dosyalar gönderip msn kaydol almak çocuk oyuncağı haline geliyor. Ne bizim, ne de dosyaları alacak kişinin özel bir şeyler bilmesine ve yapmasına da gerek kalmıyor.


Özetle, hani iPhone’da fotoğrafları e-posta ile gönderirken “5 fotoğraf” limiti var dı ya?


E-posta ile büyük bir dosya, dosyalar veya bir klasör göndermek istediğimizde posta kutumuzun üst limitine takılmak çok can sıkıcı olabiliyor. Bunu aşmak için bazen fotoğrafları 5’er 5’er göndermek, ya da  dosyaları farklı yerlere yükleyerek göndermek zorunda kalabiliyoruz.(Bakınız: Ücretsiz Olarak Büyük Boyutlu Dosyaları Nasıl Gönderebiliriz?)


İşte Mail Drop tam olarak bu konunda bir kolaylık sağlıyor. Normalde e-posta içerisine sığmayacak, kendimizin veya karşımızdakinin posta kutusunu şişirecek dosyaları kolayca gönderip almamıza yardımcı oluyor.


 Göndermek istediğimiz dosyalar otomatik olarak iCloud’a yükleniyor, ve onlara ulaşmak için gereken özel bir bağlantı, e-postanın içerisine ekleniyor. Böylece kısıtlara takılmadan, başka servislerle uğraşmadan istediğimiz e-postayı göndermek mümkün olabiliyor.
İşin en güzel kısmı ise, alıcının iPhone, iPad veya Mac’i olmasına gerek yok. Gönderdiğimiz dosyaların indirilmesi için bir iCloud hesabı bile gerekmiyor.















3
Konu Dışı / 2017 insan kaynakları
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Temmuz 24 2017, 13:23:21 »

İnsan kaynakları yönetiminin en temel ve en belirgin fonksiyonlarından biri eleman seçimidir. insan kaynakları
konusunun taşıdığı önem, kurumun devamlılığını sağlayacak personelin seçilmesinin kurum için taşıdığı önemden kaynaklanır.Gerçekten de kurumun amaçlarını gerçekleştirecek elemanların bulunması günümüzde başlı başına bir iş alanı olarak karşımıza çıkmıştır.Her etkinliğin en önemli bileşeninin insan olduğunun anlaşılmasından bu yana,alanında etkin, kalifiye ve uzman personel ihtiyacının belirlenmesi,uygun kişilerin işe alınmaları çok daha belirleyici bir süreç olarak rol oynamaya başlamıştır.gerçekten de kurumun amaçlarını benimseyecek ve belirlenen işin gerektirdiği özellikleri gösteren elemanlar bulmak kolay değildir.


Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Yaklaşımı, şirketler içerisinde yer alan tüm müdürleri birer "İnsan Kaynakları Müdürü" olarak kabul etmektedir. İnsan Kaynakları konuları sadece İnsan Kaynakları bölümünün işi değil diğer bütün bölümlerin kendi takımlarında çalışanları daha etkili kılmak için rol almaları ve sorumluluk üstlenmeleri gereken bir konudur. Aynı zamanda, İnsan Kaynakları yöneticileri, kurmay pozisyonunda bulundukları için yapılan iş, bir yönüyle de üretimi gerçekleştiren bölümlere bir destek hizmeti olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla İnsan Kaynakları konusunda faaliyet gösteren kişiler, uzmanlık konuları hakkında üretimi gerçekleştiren kimselere danışmanlık vermektedirler.
 
Değişen dış etkenler, şirketler üzerinde özellikle çalışan kimseler üzerinde kalıcı etkiler yaratabildiği için bu etkileri çabuk algılayabilmek ve zarar verici sonuçlar doğurmasını engellemek, İnsan Kaynakları biriminin görevlerindendir.


İnsan kaynakları merkezinin önemli bir çalışma konusunu oluşturan bu süreç,mevcut eleman ihtiyaçlarının tespiti, bu ihtiyacın uygun yollar ve araçlarla duyurulması, başvuruların alınması,görüşmelerin yapılması ve uygun adayların işe yerleştirilmelerini içerir.1
 
1.1 Tanım
İnsan Kaynakları bir örgütte çalışanların etkinliğini arttırmak amacıyla biçimlendirilmiş tüm örgüt çapındaki işlevler ve faaliyetlerden oluşan bir bilgi ve uygulama setidir.
Herhangi bir örgütsel ve çevresel ortamda insan kaynaklarının örgüte, bireye ve çevreye yararlı olacak şekilde, yasalara da uyularak,etken bir şekilde yönetilmesini sağlayan işlev ve çalışmaların tümüdür.
İnsan Kaynakları yönetimini herhangi bir örgütsel ve çevresel ortamda insan kaynaklarının örgüte, bireye ve çevreye yararlı olacak şekilde, yasalara da uyularak, etkin yönetilmesini sağlayan işlev ve çalışmaların tümü olarak tanımlayabiliriz.
İnsan Kaynaklarının amacı, çalışanların motivasyonunu yükseltecek ve performansı artıracak ortamların yaratılması, geliştirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için gerekli olan strateji, politika ve bilgiyi sağlamaktır. 2
 
1.2 Gelişim
Önceleri Personel Yönetimi olarak adlandırılan İnsan Kaynakları Yönetimi 1950’li yıllarda hissedilmeye başlanmasına rağmen örgütsel ortamda insana yönelik yaklaşımlar oldukça eskidir. Böylece İnsan Kaynakları Yönetimi, insanı temel alan ve onun daha etkin, verimli, yararlı ve üretken olması, diğer yandan iş doyumuna sahip ve mutlu olabilmesi için gereken düzenlemelerin tamamını kapsar. enm.blogcu.com.Çalışma ortamında kişinin işe alınmasından, uyum eğitimine, ücret ayarlamasına, işyeri ile olan hukuki bağına, verimliliğine, performans değerlemesine, maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasına ve nihayet işten ayrılmasına kadar ki tüm süreçler, insan kaynakları yönetimi uygulamaları çerçevesinde gerçekleştirilir.
 
Günümüzde “İnsan Kaynakları Yönetimi”nin önemi şu sorunlar nedeniyle her zamankinden çok artmıştır.
 
1.       İşgücüyle ilgili maliyetler
2.       Verimlilik
3.       Değişimler
4.       İşgücündeki olumsuzluk belirtileri
 
İnsan Kaynakları Yönetimi, insan ilişkileri, yönetim ve personel yönetimi konusundaki bilgi ve ilkeleri bir bütün içinde ve farklı bir bakış açısı ile ele alır. Dolayısıyla insan kaynakları yönetiminin tarihçesini insana ilişkin bilgilerin edinildiği ilk çağlara kadar götürmek mümkündür.
 
1.3 İnsan Kaynakları Yönetimi ile Personel Yönetimi Arasındaki Farklar
İnsan Kaynaklarına yönelik stratejik yönetim tarzı ile klasik personel yönetimi arasında derin bir fark bulunmaktadır. Bunun en iyi açıklaması İnsan Kaynakları yöneticilerin şirketlerin yönetim takımlarında strateji belirleyen çekirdek kadroda yer almasıdır.
 
Klasik personel yönetimi ile Stratejik Yönetime dayalı İnsan Kaynakları yönetimi arasındaki temel fark, personel yönetimi yetkileri ve görevleri açısından şirketin yönetim alanlarında pasif bir rol üstlenmesidir. Diğer taraftan Stratejik İnsan Kaynakları yaklaşımı, şirket ile ilgili stratejik planlama, karar verme konularında bulunmakta ve çalışanları ilgilendiren tüm insan kaynakları fonksiyonlarını yönetiminden sorumlu görevlerini yerine getirmektedir. Yani pasif değil aksine aktif ve proaktif bir rol üstlenmektedir.
 
Bu yaklaşım İnsan Kaynakları yöneticisine daha çok sorumluluk üstlenmesine yol açmakta ve aynı zamanda kurumun tüm fonksiyonlarının işleyişi kararlarına ortak olmasını gerektirmektedir. İnsan Kaynakları departmanının üst düzey yöneticisi  aynı zamanda bu yaklaşım ile şirketin yönetim takımının değişmez bir oyuncusu görevini üstlenmektedir.

4
Konu Dışı / 2017 gelinlik modelleri
« Son İleti Gönderen: astrolog1 Temmuz 24 2017, 13:17:40 »

Gelinlik modelleri ilk olarak Mısır’da 4000 yılında kullanılmıştır. Tarihe geçmiş ilk gelinlik, ilk kullanılmış gelinlik M.Ö 4000 yılında Mısır toplumunda kullanılmıştır. İlk gelinliğin şekli pilili beyaz keten kumaşlarla vücudun sarılması ve saçların tümünü içine alacak şekilde pahalı taçlarla başın süslenmesidir. Evlenme törenlerinde M .Ö 4000 yılında bu yönteme başvurulmuştur. Roma’da en eski gelinliklerin rendi ise sarıdır. Peçe takan kadınların evli ya da bekar olduğu peçelerinden anlaşılırdı ki bu nedenle düğünde sarı gelinliğin üzerine sarı peçe takardı kadınlar. Ortaçağ Avrupa’sında ise gelinliğin kaliteli olması önemliydi. Rengi ve görünümü çok önemli değildi. Her kız en sevdiği pahalı olan elbisesini gelinlik olarak kullanabilirdi. 16. yüz yıla gelindiğinde ise gelinliğin rengi gümüş rengine dönmüştü. Uzun bir süre kullanılan gümüş rengi gelinliği Kraliçe Victoria giymek istemedi. O günden sonra İngiltere’deki ve Fransa’daki yazarlar beyaz rengin temizliğinden ve masumiyetinden bahsetmeye başladılar kitaplarında. O dönemlerde evlenmek için bekaret gerekli olduğu için beyaz gelinlik giymek kızların bekaretinin, saflığının simgesi olarak algılanmaya başladı. Bu bir anlamda genç kız için tüm toplum karşısında ben evleniyorum, bekaretim var demek anlamına geliyordu.


Eski Mısır’da gelinler üzerlerine kat kat pileli beyaz keten kumaş alırlarmış.Yunanistan’da beyaz kutlamayı temsil ettiği için gelinler mutluluklarını belirtmek amacıyla düğünlerinde beyaz kumaştan yapılmış kıyafetler giyerlermiş. Roma’da evlilik ve doğum tanrısına ithafen gelinler beyaz kaftana bürünürlermiş.


Düğünde beyaz giydiği kayıtlara geçmiş ilk gelin, 1499 yılında XII. Louis ile evlenen İngiltereli Anne. Onaltıncı ve onyedinci yüzyıllarda gelinler daha çok en iyi kıyafetlerini kullanmışlar evlilik törenlerinde. Yeşil haricinde hemen renk olan bu kıyafetleri günlük yaşamlarında da kullanmaya devam ediyorlarmış. Sadece soyluların düğünleri için özel kıyafet yaptırma lüksü varmış.


Beyaz ve Gelinlik 19 .yüzyıla kadar soylu ailelerden gelen gelinler gümüş ve kırmızı renklerin hakim olduğu, lüks kumaşlardan yapılmış gelinlikler giyerken, diğerleri yine göz alıcı ama sade ve çeşitli renklerde ve dokularda kumaş kullanmışlar kıyafetlerinde.


Günümüz gelinlik modelleri ise temellerini 1854 yılında Kraliçe Victoria’nın Prens Albert ile evlenirken giydiği, tamamen beyaz satenden oluşmuş, 5,5 metre kuyruğu olan gelinliğinden alıyorlar.


TAFTA : Hem pastel hem de parlak renklere sahip bir kumaş. Nişanlıklarda ve gelinliklerde yapısı nedeniyle en çok tercih edilen kumaştır. Gelinliğin hem üst hem etek kısmında kullanılabilir. Daha çok kabarık gelinliklerde uygulandığı için kilolu hanımlara pek tavsiye edilmez.
ŞANTUK : Seyrek yapıda ipek dokulu, parlak bir kumaştır. Gelinliğin hem üst hem de etek kısımlarında ipeksi yapısı nedeniyle her türlü gelinlik modeline uygulanabilir.
SATEN : En çok tercih edilen gelinlik kumaşıdır. İpeksi dokusu sayesinde özellikle yaz gelinliklerinde sıkça kullanılır. Her türlü kesime uygun bu kumaş gelinliklerde sıkça kullanılır.
FAY : Gelinliklerin ön yüzünde kullanılan bu kumaş klasik tarzda dikilen gelinliklerden ziyade düz kesimli gelinliklerde kullanılır.
KREP : Özellikle kış gelinliklerinde kullanılır.
ŞİFON : Şeffaf ve ince yapısıyla abiyeler de olduğu kadar yaz gelinliklerinde kullanılmaktadır. Uçuşan bu romantik kumaş her tip gelinliğe uygulanabilir.
ORGANZA : Şeffaf ve ince yapısı nedeniyle yaz gelinlikleri için idealdir. Hem klasik hem de sıra dışı gelinlik modellerinde kullanılabilir. Gelinliği bütün bedende kullanmak için ideal bir kumaştır.
FRANSIZ DANTELİ : Gelinlikten çok duvakta kullanımı tercih edilen bu kumaş tüm gelinlik modellerinde uygulanabilir.
KORDONE DANTEL : Gelinliğin genelinde kullanılabilen bu nazik kumaş yaz gelinliklerinde kullanılabilir.
GÜPÜR : Gelinliklerin özellikle yaka, kol ve göğüs bölümlerinde kullanılabilir. Sonbahar ve kış gelinlikleri için tercih edilir.
PUANLI TÜL : Genellikle katlı gelinlik ve duvaklarda kullanılan bir kumaştır. Gelinliğin yanı sıra en çok duvaklarda rastladığımız bu tül vücut yapınıza uygun her gelinlik modelinde uygulanabilir.
TÜL ÜZERİNDE BRODE : Tül üzerine işlenmiş motifli ince ağ yapılı bir kumaştır. Gelinliğin kol, yaka ve göğüs bölümlerinde uygulanır. Vücut yapısı konusunda sorun yaratmayan bu kumaşı her mevsim gelinlikleri için uygundur.

5
Konu Dışı / Ynt: Arama Motoru Optimizasyonu Nedir?
« Son İleti Gönderen: b2bcapricorn Temmuz 24 2017, 11:45:43 »
Search engine Optimization is the process of optimizing your website for better ranking in search engine results.


1. Optimize the website media like images, videos, animations used in the website but without much compromise on the image / video quality. This helps in reducing the overall website size and reduces the page load time. This optimization applies to even the html, css, javascript, and jquery codes used in the website. Hence the better the optimization.


2. Implementing the right keywords for your website in meta tags and content so that it helps in your ranking.
6
Rap - HipHop / Ynt: Türkçe Rapte Küfüre Son Kampanyası
« Son İleti Gönderen: MaksFonTR Temmuz 22 2017, 07:44:50 »
Siz ne kadar kampanya yaparsanız yapın rapın kötü çoğunu rahat durmaz  :yaril :yaril  #NormLife

7
İslam Dünyası / İSLAM DİNİNDE EVLENME, İMAM/HOCA NİKAHI KONUSU.
« Son İleti Gönderen: halukgta Temmuz 17 2017, 11:43:41 »

Kur’an evlenme, nikâh konusunda belirli kurallar koymuş ve aileyi koruma altına almıştır. Evlenme yaşı olarak da, kadın ya da erkeğin aile içinde görevlerini yapabilecek olgunluğa ermesini şart koşmuştur. Evlenirken koyduğu kuralların benzerlerini, çiftler boşanmak istediğinde de koyarak, boşanmanın evlenirken takip edilen bazı yollardan geçmesini özellikle istemiştir. Çünkü evlilik, eşler arasında nikâh, Allah katında çok ciddiye alınmıştır. Allah bu konuda, bakın bizlerin nasıl dikkatini çekiyor.

Nisa 1: Ey insanlar! SİZİ BİR TEK NEFİSTEN YARATAN VE ONDAN DA EŞİNİ YARATAN; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının…….(Diyanet meali)

Buradan da şunu anlıyoruz, kadında erkekte aynı özelliklerle yaratılmış ki anlaşabilsinler. Evlenmenin, Allah ın bir kanunu olduğunu görüyoruz. Bundan kaçmak, ertelemek bizleri yanlışa sürükleyecektir. Yaratılmışlığımızın kanununa asla karşı koyamayız.  Kur’an her konuda olduğu gibi evlilik, nikâh konusunda da elbette kurallar koyuyor ve bu işin çok ciddiye alınması gerektiği örneklerini veriyor. Evlenme, yuva kurma konusunda ilk devreye girenlerin aile büyükleri, anne- baba olduğunu görüyoruz. Bu kişilerin evlenecek çiftlere hem evlenirken, hem de aile içinde bir sorun çıktığında, boşanmaya niyetlendiklerinde, ara bulucu olarak yardımcı olmaları uyarısında bulunuyor. Evlilikte anne babanın rızası önemlidir, bunun örneğini Kur’an da görüyoruz.

Bakara 237. ayette, NİKÂH DÜĞÜMÜNÜ ELİNDE BULUNDURANLARDAN bahsedilir. Bu sözlerden, Allah ayette söylemediği halde, evlilikte nikâh düğümü erkeğin elindedir diyerek, Allah bu yetkiyi erkeğe vermiştir, onun için kadın erkeği boşayamaz, erkek isterse boşanma iznini kadına verebilir, hükmünü çıkarmışlardır. Hâlbuki yeni evlenmeye niyet eden gençlerin, evlenmeye ilk adımını atarken, evlilik iznini veren ailedir, anne-babadır. Onun içinde NİKÂHIN DÜĞÜMÜNÜ SAĞLAYAN, DÜĞÜMLEYENDE AİLEDİR, ANNE-BABADIR. Onun için evlilikte, anne babanın rızası çok önemlidir. Evli iken sorunlarından dolayı ayrılmak üzere olan çiftler, eğer barışmak isterse, ailelerin buna engel olmaması konusunda, Allah ayetinde velileri uyarır. Ayetleri kendi nefislerimizde, beşeri FIKIH inancının etkisiyle anlamaya çalışırsak, hata yaparız.

Her şeyden önce evlilik gizli değil, toplum huzurunda ve şahitlerle yapılması gerektiği, böylece bu çiftlerin toplum tarafından evliliklerinin bilinmesi önemlidir. Evlilik, nikâh kişiler arasında, biz evlendik demekle olmayacağı, bunun kurallara bağlanması, kayıtlara alınması gerektiğini, boşanmaya niyetlenen bir çiftin, hangi yollara başvurması gerektiğini anlatan ayetlerden çok açık anlıyoruz.

Evlilikte erkek boşanmayı, kadına karşı bir tehdit haline getirmesin diye, Allah ın bu konuda çok önemli kurallar getirdiğini de görüyoruz. Hatta iki kez aynı kadından boşanan bir erkeğin, artık üçüncüsünde tekrar aynı kadınla evlenebilmesinin önüne büyük bir engel koyarak, neredeyse hiçbir erkeğin kabul edemeyeceği bir kural koyuyor ve diyor ki; Aynı kadınla üçüncü kez evlenebilmen için, o kadın başka bir erkekle evlenip, boşanırsa ancak evlenebilirsin diyerek, erkeğin boşanma silahını adeta elinden alıyor. Kur’an da başka bir örnekte, kendisinden başka hiçbir şahidi olmadığı halde, eşim zina yapmıştır diye mahkemeye başvurduğunda, mahkeme kadının, eşim yalan söylüyor ben zina yapmadım diye yemin ettiğinde, Allah ın koyduğu kanun gereği, kadının yemini kabul görüyor ve kadına zina suçu yüklenemediği için bu sebeple erkek eşini de boşayamıyor. Çünkü zina Kur’an a göre suçtur ve böyle bir kadınla da evli kalınmaz, boşanma nedenidir.

Demek ki evlenme, nikâhlanma konusunu Kur’an, kanun ve kurallarla güvence altına almıştır. Kesin bir sınırlama koymamış, geleneklere bırakmıştır detayını. Evlenirken takip ettiğimiz o ince hassas yol ve yöntem, boşanmak isteyen çiftler içinde geçerlidir.  Hiç birimiz biz evlendik diyerek ortaya çıkamıyor, bazı yollardan geçerek kayıt altına alınıyorsa, BOŞANIRKEN DE BİR ERKEK EŞİNE ÜÇ KEZ SENİ BOŞADIM, BOŞ OL DEMEKLE DE, BOŞANILMAYACAĞINI BİLMELİYİZ. Bu sözler Kur’ an ın öğretisi değil, uslanmaz nefislerimizin oluşturduğu, FIKIH inancının öğretisidir. Onun için Allah bu konularda hükümlerini açıkça bildirmiş ve özellikle kadının haklarını koruma altına almıştır. Çiftlerin aileleri, yakınları gençler üzerinde bir hakem ve uzlaştırıcı olarak her zaman görev yapmalıdır. Bu Allah ın emridir.

Bir erkek gerçek bir neden olmadan, nefislerinin etkisiyle eşini Kur’an a göre boşayamaz. Bunun örneklerini Kur’an da görüyoruz. Arap gelenekleri gereği, eşine ZIHAR eden yani artık eşimi, anam gibi görüyorum diyen bir erkek, eşini boşayabilirmiş. Allah bununda yolunu kapatıyor ve bu yöntemle boşanmanın yolunu da kapatıyor.

KUR’AN BİRDEN FAZLA EVLİLİĞİ YASAKLAMAMIŞ AMA ASLA TAVSİYE ETMEMİŞTİR. HATTA ADALETLİ BİR EVLİLİK İSTEYEN, TEK EŞLİ OLSUN DİYE DE, TAVSİYESİNİ BİZLERE BİLDİRMİŞTİR. ALLAH IN TAVSİYESİNE UYAN, TEK EŞLİ OLUR. Nefisinin etkisinde adaletsiz bir evliliği seçenlerde, birden fazla eş alır.  Tabi böyle bir evlilikte huzuru da bulamaz.

Gelelim günümüzde bahsedilen, İMAM/HOCA NİKÂHI kıyarak evlenme konusuna. KUR’AN DA BÖYLE BİR TABİR, EVLENME ŞEKLİ YOKTUR. Daha doğrusu imam, hoca diye bir meslek yoktur İslam dininde. Allah Kur’an da, kadının ve erkeğin haklarının korunduğu bir sistem koymuştur. BU KORUMANIN KABUL EDİLMEDİĞİ HİÇBİR EVLENME, NİKÂH ALLAH HUZURUNDA ASLA KABUL EDİLEMEZ.

Günümüzde devletin kıydığı nikâhı kıymayıp, hoca/imam nikâhı kıydık, bu bizim için yeterlidir diyenler, lütfen unutmasınlar, BUNLAR ALLAH IN KOYDUĞU EVLENME KONUSUNDAKİ KURALLARI, KANUNLARI KARŞILAMAMAKTADIR.  Kayıt altına alınmayan, özellikle kadının haklarını kanunlarla korumayan bir nikâh, Allah katında geçerli değildir.  İki eşinizin olduğunuzu düşünün ülkemizde, birisi resmikabul gören ve her hakkının korunduğu bir nikâh, diğer eşin hiçbir hakkı yoksa kanun karşısında, hatta onu istediğin zaman seni boşadım dediğinde, hiçbir hak iddia edemiyorsa, bunun Allah katında kabul gören bir nikâh olduğunu, nasıl söyleriz ve kabul ederiz?

Ne yazık ki bizler Allah ın ayetlerini, işte böyle nefsimizde şekillendirdik ve kendimize uydurduk. Medeni kanunlarımız, evlilik konusunda Allah ın tavsiyesi üzerine oluşturulmuştur. Birden fazla evlilik kanunlarımızda kabul edilmediği ve evlenen tüm eşlerin kanun karşısında eşit haklara sahip olmadığı sürece, geleneğin ve fıkıh inancının öğretisi olan imam/hoca nikâh ı diye adlandırılan nikâh, Allah katında geçerli olamaz. Çünkü bu nikâh, Allah ın evlilikte koyduğu kural ve kanunları, kadının haklarını koruma altına almıyor. LÜTFEN KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM, NEFSİMİZİN ESİRİ OLMAYALIM, inanın bunun hesabını veremeyiz. 

Kanunlarımız nikâh kıyabilecek makamları açıkça belirlemiştir. Belediyeler, gemi kaptanları ve konsoloslar. Bunların dışında hiç kimse nikâh kıyamaz evlendiremez. KANUNLARIMIZA, MÜFTÜLÜKLERDE NİKÂH KIYABİLİR DİYE BİR MADDE EKLENMEDİĞİ SÜRECE, BU MAKAMLAR EVLENME AKDİ OLAN NİKÂHI ASLA KIYAMAZ. Yapanlarda gösterişten öteye gidemez, kendisini kandırır.  Lütfen bu gerçeği görelim ve Allah ile aldatıcıların tuzağına düşmeyelim, hesabını veremeyiz.

Fıkıh inancı bazı mezheplerde, nikâh konusunu öyle sapkın bir hale sokmuştur ki, adeta ZİNAYI MEŞRULAŞTIRMIŞTR. Muta yani bedeli verilip, kısa süreli cinsel arzularımızı tatmin için, nikâh kıymak şekline dönüştürülüp, adeta beğendiğimiz, hoşumuza giden kadınlarla saatle, ya da birkaç günlüğüne nikâh kıyılmaya kadar ileriye götürülmüştür. Bu anlayış, Kur’an ın tavsiye ettiği nikâhlanma şekline tamamen ters düşer. Allah Evliliği, yalnız cinsel arzular için bizlere önermemiştir. Ne yazık ki bizler yalnız bu konuda değil, birçok konuda Allah ın ayetlerini nefsimize uydurmuş, bununda kaynağı olarak, FIKIH İNANCIMIZ BUNA İZİN VERİYOR DİYEBİLİYORUZ. ALLAH BU KONUDA NE DİYOR DİYEN YOK. Allah bizleri affetsin, demekten başka elimden başka bir şey gelmiyor. NE YAZIK Kİ BİZLER, SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN I TERK ETTİK.

Kur’an ın apaçık hükümlerini görmezden gelip, ellerimizle yarattığımız beşeri FIKIH inancıyla yaşamaya devam ettiğimiz sürece, inanın huzuru ve mutluluğu bulamayacağız, huzura vardığımızda da, şaşkınlığımızdan köşe bucak kaçmaya çalışanların safında olacağız. Bunu yaşamak istemiyorsak, GELİN EL BİRLİĞİYLE DİNDE BÖLÜNMEDEN, YALNIZ KUR’AN IN ÇEVRESİNDE TOPLANALIM. ONUN VERDİĞİ HÜKÜMLERİN ASLA DIŞINA ÇIKMAYALIM, ALLAH IN ÖNERDİĞİ GİBİ, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILALIM. ÇÜNKÜ ALLAH NE DİYORDU, HATIRLAYALIM.

Zuhruf 44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.(Diyanet meali)

Saygılarımla
Haluk Gümüştabak


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

8
Yabancı Sanatçılar- Gruplar / Orfeas Peridis - Karderina
« Son İleti Gönderen: ÖZER Temmuz 10 2017, 17:04:39 »
Orfeas Peridis - Karderina
bu şarkının Yürkçe sözleri  gerekiyor.
yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkürler...
9
Rap - HipHop / Ynt: Şu anda hangi rap parçasını dinliyorsunuz?
« Son İleti Gönderen: makaraaslan Temmuz 09 2017, 00:53:31 »
RETRO - SEN VE BEN
 
RETRO - AL BAŞINA BELAYI  :okey
10
Konu Dışı / Ynt: Muhabbet Bahçesi
« Son İleti Gönderen: Madro Temmuz 07 2017, 16:26:21 »
tuna nerelerdeydin?  (6)
Sayfa: [1] 2 3 ... 10