Alternatifim Cafe

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
İslam Dünyası / Kur'an ın Bizlere İndirilme Amacını Doğru Anlamalıyız.
« Son İleti Gönderen: halukgta Mart 29 2017, 13:05:22 »

Biz Müslümanlar olarak acaba, Kur’an ı gereği gibi tanıyor muyuz? Kur’an ın indirilme amacını biliyor muyuz, burası çok önemli. Eğer bunun farkında değilsek, ondan gereği gibi faydalanmamız da mümkün olmayacaktır. Bir okurum bana şöyle bir soru sormuş, aslında bu soru, bizlerin Kur’an gerçeklerini anlamadığımızı ve bizlerin Kur’an dan gereği gibi faydalanamadığımızı gösteriyor.

“Allah Kur'an ı düşüne düşüne okuyun diyor ama meali düşüne düşüne okuyun demiyor, yanlış mı anlıyorum acaba.”

Bunu söyleyebiliyor ya da düşünebiliyorsak, bizler Kur’an ın ne olduğunu bilmiyoruz ve indiriliş sebebini de anlamamışız demektir. Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini anlatırken, siz Arap bir toplumsunuz, onun için Arap bir peygamber ve sizin dilinizden bir rehber Kur’an gönderdim diyor. Açıklamasını da yaparken, böyle indirmemizin nedeni anlayasınız ve üzerinde düşünmeniz içindir diyor. Konuyu Allah kullarının daha iyi anlayabilmesi içinde, daha da net bir açıklama yaparak, eğer anladığınız dilden Kur’an ı göndermemiş olsaydım, Arap bir topluma, başka dilde bir Kur’an mı gönderdin diye itiraz ederdiniz diye de açıklama yapıyor. Bu bilgileri Kur’an dan öğrenen bir Müslüman, sizce bana sorulan bu soruyu sorması normal mi? Yorum sizlerin.

Kur’an dendiğinde, aklımıza ne gelmelidir. Sanırım aklımıza gelmesi gereken, bizlerin sorumlu olduğu Allah ın hükümleri, yerine getirmemiz gereken kuralların açıklandığı, bir rehber kitap olduğu aklımıza gelir. Örneğin şunu söyleyebilir miyiz; Bu emirleri Türkçe tebliğ alamayız, özellikle Arapların tebliğ aldığı gibi Arapça tebliğ almalıyız, diyen var mı aramızda? Eğer evet Arapça okumalı ve Arapça tebliğ almalıyız, yoksa Kur’an okumuş sayılmayız, diyorsa bir Müslüman,  bu kişi Kur’an ın evrenselliğine inanmıyor, Kur’an ı Allah ın neden Arapça indirildiğini de bilmiyor demektir. Buna inanan bir Müslüman ın, Kur’an gerçekleri ile buluşması da mümkün olmayacaktır.

DEĞERLİ DİN KARDEŞLERİM, BİZLER KUR’AN I SEVAP KAZANMAK İÇİN OKUMAMALIYIZ, YOLUMUZU ŞEYTANIN YOLUNDAN UZAKLAŞTIRIP, ALLAH IN DOĞRU YOLUNA YÖNELMEK İÇİN OKUMALIYIZ. OKUYARAK DEĞİL, KUR’AN HÜKÜMLERİNİ YAŞAYARAK, HAYATIMIZA GEÇİREREK SEVAP KAZANABİLİRİZ. KUR’AN BİZLER İÇİN REHBERDİR. BUNU YAPABİLMEK İÇİNDE ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUYUP, KUR’AN I HAYATIMIZA GEÇİRDİĞİMİZDE, ALLAH IN İSTEDİĞİ BİR KUL OLACAĞIMIZI ARTIK FARK EDELİM.

Söyle düşünün lütfen, okulda öğretmen öğrencilerine, bu dili bilmedikleri halde, Çince bir kitap dağıtıp, bu kitaba çalışın, sizleri bu kitaptaki bilgilerden imtihan yapacağım 3 ay sonra demiş olsa, öğrencilerin tavrı ne olurdu öğretmenlerine karşı? Elbette öğrenciler ciddiye almaz, öğretmenlerinin şaka yaptıklarına inanır, güler geçerlerdi. Böyle bir durumda öğrencilerin, hocalarına takınacağı kesin olan bu tavrı, lütfen bizlerde Kur’an için söylenen aklın ve mantığın kabul etmediği bu düşüncelere karşı, aynı mantıkla cevap verelim. Yoksa yanlış da ısrar eder, kendimizi kandırırız.

Bizlere öyle yanlış bilgiler öğretiyorlar ki, ARAPÇANIN CENNET LİSANI OLDUĞU SÖYLENİYOR. Böyle yanlış bilgilere inandığımız sürece, yanlış inançların peşi sıra gitmemiz kaçınılmaz olacaktır. Allah indirdiği hükümleri, kanun ve kuralları anlayabilmemiz ve üzerinde düşünebilmemiz için, gönderdiği tüm kitapları, o toplumun dilinden indirmiştir. ÖRNEĞİN İNCİL ARAMİCE DİLİNDE, TEVRAT İBRANİCE İNDİRİLMİŞTİR.  Bugün bu kitaplara inanan toplumların hepsi, kitapları kendi dillerinden okumaktadırlar. Hiç kimse bilmediği dilden okumaya çalışmamakta ve inandıkları kitapta Allah ın ne anlattığına, ne istediğine toplumlar önem vermektedir. Yani hiçbir ülke kendi dillerine çevrilmiş kutsal kitapları hakkında, bu orijinal dilinde değil, bu asıl İncil sayılmaz gibi düşünceyi akıllarından bile geçirmiyorlar. Peki, bizler nasıl düşünebiliyoruz, işte onu anlamak mümkün değil.

İlginçtir bizlerin tartıştığı bu konuyu, yüzlerce yıl önce Müslüman toplumlar, yaşadığı devirde sormuşlar, tartışmışlar ve açıkça peygamberimizden bile cevap almışlar. Yani kendi dili Arapça olmayan ülkeler, bizler Arapça bilmiyoruz, doğru telaffuz edemiyoruz ayetleri, onun için kendi dilimize çevirebilir miyiz, diye Allah ın Resulüne sorduklarında, elbette kendi dilinizden okuyabilirsiniz cevabını almışlardır. BU DURUMDA BİZLER NASIL OLURDA KUR’AN I ARAPÇA OLDUĞUNDA KUR’AN, TÜRKÇE YAZILDIĞINDA KUR’AN DEĞİL DERİZ.

Kur’an Allah ın emirleri, hükümleri, yol gösteren rehberidir. KUR’AN YAZILAN DİLİ DEĞİLDİR. KUR’AN   MANADIR, ANLAMIDIR. Önce bu gerçeğin bilincinde olalım ve o yaman aldatıcıların esiri olmayalım. Bakın İmamı Azam Kur’an ın ne olduğunu nasıl anlatıyor. Ders alabilenlere ne mutlu.

“İmamı Azam görüşünün Hanefi FUKAHASINCA ayrıntılanan gerekçesi söyle özetlenir.

KURAN KÂĞITLARDA YAZILMIŞ VE BİZİM OKUDUĞUMUZ LAFIZLAR DEĞİLDİR. ESAS KURAN O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR Kİ, bir kelam-i nefsi ( ALLAH ın zati ile var olmaya devam eden söz ) olarak kalıptan kalıba dökülür. O kalıplar sonradan yaratılmış ( Muhdes ) Varlıklardır. OYSAKİ ESAS KURAN, MAHLÛK OLMAYAN BİR MANADIR. Hiç kuskusuz O,öncekilerin Zübürlerinde de vardı buyrulması da bu gerçeği gösterir.

O HALDE ESASİ İTİBARİ İLE MANA OLAN KURAN I ARAPÇA LAFIZ YERİNE, BAŞKA LAFIZLARDAKİ ÇEVİRİSİNDEN OKUMAK MÜMKÜNDÜR.”

Allah bizlere Kur’an ı düşüne düşüne okuyun diyorsa, emrettiği hükümleri anlayarak, içimize sindirip ne anlama geldiğini kavrayabilmemiz için düşünmemizi ister. Bu emri Araplar Arapça okuyacak ki anlasın ve yerine getirsin, Türkler Türkçe okusun ki gereğini yapsın, İngilizler İngilizce okuyacak ki, hayatlarına geçirsin. Bunu eğer hala anlayamıyor da,  KUR’AN YALNIZ ARAPÇA OKUNDUĞUNDA KUR’AN DIR DİYORSAK, KENDİMİZİ ALDATMIŞ OLURUZ. AYRICA KUR’AN İLE ARAMIZA YÜKSEK BİR DUVAR ÖREREK, KUR’AN GERÇEKLERİNDEN DE UZAKLAŞIRIZ, ALLAH IN EMİRLERİNDEN HABERSİZ YAŞARIZ. Tabi o zaman rivayetleri, hurafe ve batılı FIKIH inancını din zannederiz. ŞUNU NASIL DÜŞÜNEMİYORUZ, EĞER BİZLER KUR’AN I ANLAMADAN ARAPÇA OKURSAK, ALLAH IN EMRİ OLAN DÜŞÜNE DÜŞÜNE OKUYUN EMRİNİ, NASIL YERİNE GETİRECEĞİZ? YORUM SİZLERİN.

Bugün dilimize çevrilen hadisleri düşünün lütfen, hepsi orijinali Arapçadır. Bu bilgilerin, sözlerin Türkçeye çevrilmesinden hiç birimiz şikâyetçi değiliz. HİÇ BİRİMİZ HADİSLER HAKKINDA, KUR’AN A TAKINDIĞIMIZ TAVIRDA OLDUĞU GİBİ, BUNLAR ORİJİNAL DEĞİL, GERÇEK HADİS SAYILMAZ, ÇÜNKÜ HADİSLERİN ORİJİNALİ ARAPÇADIR, TÜRKÇEYE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEZ demiyorsak, lütfen çok değil biraz aklımızı başımıza toplayalım ve bizleri Allah ile aldatanların artık tuzağına düşmeyelim. Haşa Allah tüm aleme, rehber olsun diye gönderdiği Kur’an ı, başka dillere tam olarak çevrilemeyecek şekilde gönderip, daha sonrada tüm kullarını asla Kur’an dan sorumlu tutmaz. Beşerin kitaplarına, sözlerine dahi göstermediğimiz bu saygısızlığı, haksızlığı lütfen Allah ın NURUNA, FURKANINA göstermeyelim.

Ne yazık ki toplum olarak, bu hatayı yapıyoruz. Bu yanlışa inandığımız içindir ki, Kur’an ı anlamadan okuyor ve Allah ın uyarılarını ilk elden alamıyoruz. ALLAH İLE ARAMIZA BİR BAŞKASINI SOKUP, KUR’AN I ONLARIN DÜŞÜNCE VE ANLAYIŞLARINA GÖRE ANLADIĞIMIZ İÇİNDE, TOPLUM OLARAK NE YAZIK Kİ ALDATILIYORUZ VE KİŞİLERİN YANLIŞLARINI BİZLERDE YAPIYORUZ. Allah elçisine bile, tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer der Kur’an da. Çok daha ilginci elçisine hitaben, yarattığım kulumla aramdan çekil diyerek, Allah ile kulunun arasında hiç kimsenin olamayacağını bizlere anlatmıştır. Ders alabile ne mutlu.

Saygılarımla
Haluk Gümüştabak


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

2
Teknoloji Dünyasından Haberler / Vodafone Ankara Bayileri
« Son İleti Gönderen: sabunkopugu Mart 29 2017, 10:35:42 »

Vodafone Beşyildiz İletişim Sistemleri
Adres : Anafartalar Cad. 19/A
ALTINDAĞ


Vodafone 3 B İletişim
Adres : Anafartalar Cd.Ulus Şehir Çarşisi No:3/6 Ulus Altindağ
ALTINDAĞ


Vodafone Elitel Gsm
Adres : Armada Avm. B Blok No:7-B
ÇANKAYA


Vodafone Kardem İletişim
Adres : Atatürk Bul. No:72/a
ÇANKAYA


Vodafone Özşeker
Adres : Karanfil Sk.No:20/B Kizilay
ÇANKAYA


Vodafone Burak İletişim
Adres : Ehlibeyt Mh. Ceyhun Atif Kansu Cd. No:27/A Balgat
ÇANKAYA


Vodafone Koç Grup
Adres : 7.Cad. (Aşkabat Cad.) No:48 Bahçelievler
ÇANKAYA


Vodafone Kardem İletişim
Adres : Atatürk Bulvari Gama Iş Merkezi 97/E-F Kizilay
ÇANKAYA


Vodafone Özşeker
Adres : Atatürk Bulvari 46/C Sihhiye
ÇANKAYA


Vodafone Gsm Center İletişim
Adres : Adres : Gmk Bul.No:17/B-17/1 Maltepe
ÇANKAYA


Vodafone Gsm Center İletişim
Adres : Sakarya Cad. No:1/c (Metro Turizm Yanı)
ÇANKAYA


Vodafone Burak Güneş
Adres : Kentpark Avm Eskişehir Yolu 7.Km.No:64/1-B-82
ÇANKAYA


Vodafone 2E Eğitim Bilişim
Adres : Ankamall Alişveriş Merkezi No:B1-12 Akköprü
YENIMAHALLE
3
Konu Dışı / Metro Turizm İzmir Şubeleri
« Son İleti Gönderen: sabunkopugu Mart 28 2017, 12:15:20 »

Metro Turizm ÇEŞME OTOGAR
BELEDİYE OTOGARI ÇEŞME/İZMİR   (0232) 712 00 33- 712 22 71


Metro Turizm DİKİLİ ÇARŞI
ŞEHİT SAMİ AKBULUT CAD. NO: 19/B DİKİLİ/İZMİR   (232) 671 47 55


Metro Turizm DİKİLİ OTOGAR
BELEDİYE OTOGARI DİKİLİ/İZMİR   (232) 671 94 93


Metro Turizm EGE ÜNİVERSİTESİ
KAZIM DİRİK MAH. ÜNİVERSİTE CAD. 368. SOK. NO: 2 BORNOVA/İZMİR   (232) 342 04 74 -343 30 82


Metro Turizm GAZİEMİR
9 EYLÜL MAH. AKÇAY CAD. NO: 175/C GAZİEMİR   (0232) 251 88 99 - (0232)251 55 24


Metro Turizm GİRNE
GİRNE BULVARI NO: 38/H KARŞIYAKA   (0232) 323 00 44


Metro Turizm İZMİR OTOGAR (İST METRO)155
Yeni Otogar No: 155 Işıkkent BORNOVA/İZMİR   (232) 472 28 48


Metro Turizm YENİ GİRNE
YENİ GİRNE CAD. 6065. SOK. NO: 30/A BAYRAKLI/İZMİR   (232) 363 11 16


Metro Turizm İZMİR OTOGAR PERON -183-184   
Yeni Otogar No: 183-184 Işıkkent BORNOVA/İZMİR   (232) 472 02 22


Metro Turizm İZMİR OTOGAR PERON-187 (KARADEVECİ)
Yeni Otogar No: 187 Işıkkent BORNOVA/İZMİR   (232) 472 00 74


Metro Turizm İZMİR OTOGAR PERON-22 (BERGAMA METRO)
Yeni Otogar No: 224 Işıkkent BORNOVA/İZMİR   (232) 472 06 66


Metro Turizm ALİAĞA
HÜRRİYET CAD. NO: 198/B ALİAĞA (0232) 616 83 30


Metro Turizm ALSANCAK TRAVEL
CUMHURİYET BUL. NO: 115 ALSANCAK/İZMİR 0232 402 35 55


Metro Turizm BALÇOVA
ATA CAD. NO: 136/C BALÇOVA/İZMİR (0232) 279 11 59


Metro Turizm BASMANE
9 EYLÜL MEYDANI HÜDAVERDİ APT. NO: 3/17 BASMANE/ KONAK (0232) 483 83 73
(0232) 484 00 29


Metro Turizm BERGAMA MERKEZ
Ertuğrul Mah. Böblingen Cad. Eski Santral Garajı (232) 631 52 52


Metro Turizm ÇİĞLİ
ANADOLU CAD. NO: 804/B ÇİĞLİ/İZMİR   (0232)376 22 55


Metro Turizm BERGAMA OTOGAR
BELEDİYE OTOGAR GARAJ 0232 667 21 31


Metro Turizm BORNOVA MERKEZ
GENÇLİK CAD. NO: 1/D BORNOVA/İZMİR (0232) 343 73 97


Metro Turizm BOSTANLI
1807/1 SOK. NO: 1/C BOSTANLI/KARŞIYAKA (0232) 362 00 79


Metro Turizm BUCA GEDİZ
GEDİZ MAH. 682/9. SOK NO: 2 GEDİZ BUCA/İZMİR (0232) 276 55 66


Metro Turizm BUCA HEYKEL
UĞUR MUMCU CAD. NO : 6 BUCA (0232) 420 00 08


Metro Turizm BUCA ÜÇKUYULAR
83 SOK. NO: 3-C BUCA/İZMİR (0232) 440 10 70


Metro Turizm BUCA YILDIZ
YILDIZ MAH. 206/7. SOK. NO: 72 /A BUCA/İZMİR 0232-453-21-87


Metro Turizm ÇANDIRLI BELEDİYE OTOGARI
NO: 3 ÇANDARLI/İZMİR (232) 673 36 77


Metro Turizm ÇEŞME ALAÇATI
TÜRKOĞLU MAH. UĞUR MUMCU CAD. NO: 16/1 (Kamil Koç yanı) ALAÇATI - ÇEŞME/İZMİR (0232)716 85 14


Metro Turizm KARŞIYAKA
YALI CAD. NO: 176 KARŞIYAKA   (0232) 364 00 70--(0232) 323 67 67


Metro Turizm KEMALPAŞA
M. AKİF ERSOY MAH. DR. ALİ KAHRAMAN CAD. NO: 15/A KEMALPAŞA/İZMİR   (0232) 878 20 23


Metro Turizm KEMALPAŞA (2)
M. AKİF ERSOY MAH. ATATÜRK BUL. NO : 53 /A-D KEMALPAŞA/İZMİR   0232 878 96 80


Metro Turizm KEMALPAŞA (3)
M. AKİF ERSOY MAH. ATATÜRK BUL. NO: 35/A KEMALPAŞA/İZMİR   0232 878 71 04


Metro Turizm MENEMEN OTOGAR
BELEDİYE OTOGARI MENEMEN/İZMİR   (0232) 832 34 00


Metro Turizm NARLIDERE
MİTHATPAŞA CAD. NO: 200/A NARLIDERE   (0232) 238 00 35


Metro Turizm ÖZDERE
ÇUKURALTI MAH. ATATÜRK BUL. NO: 117/D ÖZDERE - MENDERES/İZMİR   (0232) 797 83 15


Metro Turizm SEFERİHİSAR   CAMİKEBİR MAH. SIĞACIK CAD. FANTOM APT. ALTI NO: 2 SEFERİHİSAR/İZMİR   (0232) 743 57 55
SELÇUK   BELEDİYE OTOGARI SELÇUK/İZMİR   (0232) 892 69 95


Metro Turizm ÜÇKUYULAR
İNÖNÜ CAD. NO: 698/A ÜÇKUYULAR - KONAK/İZMİR   (0232) 248 01 23--(0232)247 00 05


Metro Turizm ÜÇYOL
İNÖNÜ CAD. NO: 107/A ÜÇYOL - KARABAĞLAR/İZMİR   (0232) 255 00 31


Metro Turizm SERİNKUYU
İMBATLI MAH. ANADOLU CAD. NO: 374/B SERİNKUYU/ KARŞIYAKA   (0232) 365 55 20


Metro Turizm ŞİRİNYER
ONAT CAD. NO: 2/B ŞİRİNYER - BUCA/İZMİR   (0232) 439 00 09


Metro Turizm TORBALI
ERTUĞRUL MAH. MİTHATPAŞA CAD. NO: 40 TORBALI/İZMİR   0232 856 19 26


Metro Turizm URLA MERKEZ
YENİKENT MAH. İZMİR CAD. NO: 86/A URLA/İZMİR   (0232) 754 40 58


Metro Turizm URLA OTOGAR
YAKA MAH. BELEDİYE OTOGARI NO: 6 URLA/İZMİR - AÇIK DEĞİL   (0232) 754 30 77


Metro Turizm BORNOVA STAD
GEDİZ CAD. NO: 23/G BORNOVA/İZMİR (232)342 50 31


Metro Turizm ÜRKMEZ
MERSİN ALANI MAH. CUMHURİYET CAD. ÜRKMEZ - SEFERİHİSAR/İZMİR   (0232) 742 14 31


Metro Turizm YAMANLAR (2)
EMEK MAH. BARIŞ CAD. NO: 3/A BAYRAKLI/İZMİR   232 367 23 25
4
Alternatif Üyeler / Ynt: daisy07
« Son İleti Gönderen: daisy07 Mart 21 2017, 02:36:24 »

:) ne günlerdi bea nabion la psikolojik deli hahah


Hahaha deli seni  :4  İyiyim sen napıyosun acaba konuşmadığımız son üç beş saattir  :dis
5
Alternatif Üyeler / Ynt: daisy07
« Son İleti Gönderen: gIcIk Mart 20 2017, 13:17:12 »
:) ne günlerdi bea nabion la psikolojik deli hahah
6
Sinema / Ynt: Saw 6
« Son İleti Gönderen: Mustafa22 Mart 19 2017, 23:08:36 »
http://hdfilmizleg.com sitesinin bu konuya el atacağını tahmin ediyorum,
7
Kişisel / Ynt: En Son Aldığınız Kitap Hangisi?
« Son İleti Gönderen: daisy07 Mart 19 2017, 20:40:05 »
Zülfü Livaneli / Huzursuzluk
8
Kişisel / Ynt: Uyanır Uyanmaz Yapılacak En Keyifli EyLem Nedir?
« Son İleti Gönderen: daisy07 Mart 19 2017, 20:38:44 »
Bi tur daha uyku..  :4
9
Yararlı Bilgiler / Kamil Koç Avrupa Yakası Acentaları
« Son İleti Gönderen: sabunkopugu Mart 15 2017, 12:10:48 »

Kamil Koç ALİBEYKÖY
M.FEVZİ ÇAKMAK CD.NO:228   (212)6257020


Kamil Koç AVCILAR
MERKEZ MAH.NAMIK KEMAL CD.TURGUT ÖZAL STADI ALTI NO:3   (212)6763054


Kamil Koç BAĞCILAR
SANCAKTEPE MH.OSMANGAZİ CAD. NO:5/B   (212)4330132


Kamil Koç BAHÇELİEVLER
FERİT SELİM PAŞA CD. GÜZİDE HANIM SK. NO:9   (212)4418333


Kamil Koç BAKIRKÖY
İNCİRLİ CAD. İHSAN KALKMAZ SK.NO:1   (212)5723352


Kamil Koç BEŞİKTAŞ
BARBOROS BULV.KARDEŞLER APT. NO:29/C   (212)2580572


Kamil Koç BEŞYÜZEVLER
ESKİ EDİRNE ASFALTI NO:192   (212)6493232


Kamil Koç BEYLİKDÜZÜ
BÜYÜKŞEHİR MH.PLAZA İŞ MERKEZİ A KISIM NO:19   (212)8735284


Kamil Koç BÜYÜKÇEKMECE
FATİH MAH. M.SALTIK İŞ MERKEZİ E-5 YAN YOL ÜZERİ NO:44 44/C   (212)8823236


KAMİL KOÇ CAMLIKAHVE
BAĞCILAR CAD.SOĞANLI MH.HAŞİM SK. NO:2/B   (212)5073631


Kamil Koç CENNET
CENNET MAH. ALPASLAN CD. NO: 73/C KÜÇÜKÇEKMECE   (212)5807518


Kamil Koç ÇAPA
MİLLET SOKAK NO:153   (212)5888204


Kamil Koç GAZİ OSMAN PAŞA
MERKEZ MAH HALITPAŞA CAD. NO:15 TELEKOM BINASI YANI   (212)4187700


Kamil Koç GÜNEŞLİ
GÜNEŞLI MERKEZ MAH. KIRAZLI CAD. YELKOVAN SOK. NO:2   (212)5153860


Kamil Koç İSTİNYE
EMİRGAN CD.NO:150/A   (212)2770667


Kamil Koç KOCA MUSTAFA PAŞA
KUVAY-I MİLLİYE CD.RAMAZAN EFENDİ CAMİ KARŞISI NO:2 KOCA MUSTAFA PAŞA   (212)5291700


Kamil Koç MECİDİYEKÖY
BÜYÜKDERE CAD.SAMER APT.64/3-4   (212)3475000


Kamil Koç OTOGAR
BÜYÜK İSTANBUL OTOGARI   (212)6582000


Kamil Koç SEFAKÖY
KARTAL TEPE MH.HALKALI CD.DİLEK SK.NO:2   (212)4254418


Kamil Koç ŞİRİNEVLER
ŞIRIN EVLER MH. FETIH CAD. 4. SOK NO: 1/1 BAHÇELIEVLER   (212)6532767


Kamil Koç ŞİŞLİ
ABİDEİ HÜRRİYET CAD. MİNE APT. NO:152/A ŞİŞLİ   (212)2251257


Kamil Koç TAKSİM
GÜMÜŞSUYU MH.İNÖNÜ CD.NO:35/B AYAZPAŞA APT.   (212)2527223


Kamil Koç TRUVA
BÜYÜK İSTANBUL OTOGARI NO:137-138


Kamil Koç YAYLA
ADNAN KAHVECİ BULVARI YONCA APT. NO:46 YAYLA   (212)4410004


Kamil Koç ZEYTİNBURNU
YEŞİLTEPE MAH.52.SOKAK NO:1/5 ZEYTİNBURNU   (212)5828328 (Metro Turizm yanı)


Kamil Koç 4.LEVENT
EMNIYETEVLERI MAH. GÜVERCIN SOKAK NO:5 4.LEVENT   (212)2695522
10
İslam Dünyası / Kur'an da Geçen NEBİ Ve RESUL Kavramları Ne Anlama Geliyor.
« Son İleti Gönderen: halukgta Mart 08 2017, 15:43:00 »

Kur’an da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi bulunmuş, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dahilim. Peygamber haber getiren anlamındadır ama Nebinin anlamı çok farklıdır. Öyle ayetler var ki, NEBİ ve RESUL kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.

Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi sizce kullanır mıydı?  Önce bizler bu iki kelimenin ne anlama geldiğini doğru anlamalıyız ki, Kur’an ı anlamaya çalışırken büyük yanlışlara düşmeyelim. Bir örnek vermek istiyorum. Ali İmran 81. ayet de şu cümleler geçer, genel çoğunluk tercümelerde böyledir.

(Allah, PEYGAMBERLERDEN şöyle söz almış ve “Bakın size kitap ve hikmet verdim, şimdi yanınızda bulunanı doğrulayıcı bir PEYGAMBER geldiğinde ona mutlaka inanacak ve yardım edeceksiniz…..)

Hâlbuki peygamber diye çevrilen ilk kelime Kur’an da, NEBİ diye geçer. İkinci olarak yazılan peygamber kelimesi ise Kur’an da, RESUL olarak geçer. Şöyle diyebilirsiniz ne fark eder ki, hepsinde kimden bahsedildiğini anlıyoruz. Kur’an da geçen diğer ayetlerin ne anlatmak istediğini doğru anlamak istiyorsak, ÇOK ŞEYİN FARK ETTİĞİNİ GÖRECEKSİNİZ. Bu ayette Allah, Nebiden bir söz aldığını ve onun içinde onlara kitap ve hikmeti yani bilgeliği verdim diyor. Daha sonra sizlere, Kur’an ı doğrulayıcı bir RESUL gönderiyorum ona uyun diyor. Neden Kur’an ı tebliğ ederken elçisine, özellikle RESUL kelimesini kullanıyor. Burası çok önemli.

Meryem 30: Çocuk şöyle dedi: «Ben, Allah'ın kuluyum. O, bana Kitab'ı verdi ve beni PEYGAMBER yaptı.» (Diyanet vakfı meali)

Ayette geçen Peygamber diye çevrilen kelime Kur’an da NEBİ olarak geçer. Bu ayetin bir ayet öncesinde, Meryem anamız Hz. İsa daha bebek iken konuştuğunu söylüyor ve gelenlere çocuğu dinleyin dediğinde onlar şaşırıyor ve beşikteki çocukla mı konuşalım diyor. Hz. İsa da yukarıdaki sözleri söylüyor. Yani Hz. İsa Allah bana, NEBİLİK MAKAMI VERDİ DİYOR.

Bu ayet üzerinde, sizlerin düşünmenizi rica ediyorum, çünkü bu ayetten NEBİ ve RASUL kelimesinin anlamlarını ortaya çıkarmış olacağız. Allah yukarıdaki ayette Hz. İsa ya daha bebekken NEBİLİK makamını verdiyse, onun RESUL LÜK görevinin de, daha bebekken başladığını söyleyebilir miyiz? Din ve inanç adına, daha sorumluluk yaşına dahi gelmemiş bir kişinin Rasul lük, elçilik yani tebliğ görevinin başladığını tam olarak söyleyemeyiz. Zaten ayeti tercüme edenlerin bir kısmı bunu dikkate alarak şöyle çeviri yapmış.(Bunun üzerine beşikteki bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana Kitab'ı (İncil'i) VERMEYİ HÜKME BAĞLADI. Benim peygamber olmamı takdir etti.”) NEBİ OLMASINI TAKDİR ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR AYET. Allah Hz. İsa ya böyle yüceltilmiş bir makam vererek, gelecekte bu kişinin sizlere tebliğleri olacağını, yani Rasul olacağını bildiriyor ayette.  Buradan da anlıyoruz ki, NEBİ kelimesinin anlamı farklı, RESUL kelimesinin anlamı farklı, bir birine karıştırmamak gerekir.

NEBİLİK ALLAH TARAFINDAN, YÜKSEK MAKAMA GETİRİMİŞ KİŞİ ANLAMINA GELİYOR. YANİ NEBİLİK MAKAMIN ADI. RESUL İSE ALLAH DAN ALDIĞI VAHYİ, EMİRLERİ  İNSANLARA TEBLİĞ EDEN ANLAMINA GELİYOR.

Hac suresi 52. ayetinde özellikle bu iki kelime ayrı ayrı kullanılıyor ki, farklı anlamlara geldiği anlaşılsın” Senden önce hiçbir RESUL VE NEBİ göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın.” Bu ayetten de anlıyoruz ki, bu iki kelimenin asıl anlamlarını doğru öğrenmediğimiz takdir de, ne Kur’an ı doğru anlayabiliriz, nede İslam ı doğru yaşayabiliriz. Kur’an bu iki kelimenin ortak anlamını da farklı ayetlerde açıklarken, biz nebileri de, Rasulleri de MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ DİYOR. Bunun dışında asla bir yetkileri yoktur.

Kur’an da dikkatimizi çeken çok önemli konu ise, Yaradan özellikle ALLAH a ve RESULE uyun diye geçer. Bu emir hiçbir ayette, ALLAH A VE NEBİYE UYUN DİYE GEÇMEZ. Acaba neden. Örneğin Ali İmran 132. ayette “Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.” der.  Ama Kur’an ı tercüme edenlerin genel çoğunluğu, peygambere itaat edin diye çevirirler. Söylediğim gibi NEBİLİK, yüksel dereceli makamın adıdır.

Yaşadığımız dönemde, VALİ olarak atanmış bir kişiyi düşünün. Bu kişi görevi esnasında, devleti yönetenlerin çıkardığı kanunlar ve kendisine verdiği yetkiler ile makamında görev yapar. Bu kişi o görevde bulunduğu her anında validir, ama toplumu yönetirken vereceği emirlerde, hiçbir zaman kendi kafasına göre yönetmez, kanunlara göre hükmeder, görevini yapar. Özel hayatıyla ilgili konuları işine asla karıştırmaz, bu kanunlarla yasaklanmıştır. YANİ BU MAKAM ONA, YETKİ VE GÜÇ VERİR. AMA KİŞİSEL YAŞAMINDA, KENDİ ŞAHSI ADINA, KARŞISINDAKİ KİŞİYE ARZU YA DA İSTEKLERİNİ İLETTİĞİNDE, KİŞİ EĞER UYGUN GÖRMÜYORSA, BU İSTEĞİNİ KABUL ETMEYİP, YERİNE GETİRMEYEBİLİR.

Şimdide bu konuyu, Kur’an da geçen ayetlerden örneklerle anlamaya çalışalım. Peygamberimiz Allah ın vahiylerini tebliğ ederken, RESUL olma görevini kullanıyordu ki, bu durumda Allah elçisine kesin itaati emretmiştir. ÇÜNKÜ ALLAH IN RASULÜ, ALDIĞI VAHYİ TEBLİĞ EDİYORDU, ASLA VAHYİN DIŞINA ÇIKMADAN. BUNU BİRÇOK AYETİNDE DE İZAH EDİYOR BİZLERE VE NE DİYORDU? BEN YALNIZ KUR’AN A UYARIM. BENİM GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. BURADAN ŞUNU ANLIYORUZ, MUTLAKA UYULMASI GEREKEN, RESULÜN ALLAH IN TEBLİĞ ETTİ VAHYİDİR.

http://www.hakyolkuran.com/sayfa/105/allah-in-elcisine-verdigi-gorev-yetki-ve-sorumluluk

Geleneksel İslam anlayışının, bu iki kelimenin anlamını, özellikle birleştirerek kullanmasının, çok özel nedeni vardır. Eğer NEBİ ve RASUL kelimelerinin gerçek anlamı, toplum tarafından fark edilirse, GÜNÜMÜZDE İNANILAN, DİNİN KUR’AN DAN SONRA ANA KAYNAĞI İLAN EDİLEN, SÜNNET/HADİSLER OLMAZSA İSLAMI YAŞAYAMAYIZ İNANCI ÇÖKER, YOK OLUR. Sizlere bazı örnekler vermek istiyorum, konunun daha iyi anlaşılması için. Acaba söylendiği gibi, peygamberimiz Kur’an ın dışından, dine hükümler koymuş olabilir mi. Allah ın emirleri dışında, o günkü toplum, yakınları, ashabı acaba Allah ın ayetlerini tebliğindeki hassasiyeti gösteriyorlar mıydı?

Elbette Allah ın Resulünün, tebliğ dışından da, her söylediğini yerine getirmek, her Müslüman ın gönlünde yatan arzudur. Peki, bu konuda Kur’an nasıl örnekler veriyor ve bunun nedeni ne olabilir? Bizleri ilgilendiren, bu konuda anlatılmak istenileni doğru anlamak almalıdır. Allah ın elçisi, evlatlığı Zeyd in eşinden ayrılmak istediğini bildirdiğinde, “EŞİNİ YANINDA TUT AYRILMA, ALLAH DAN KORK” demişti ayette hatırlarsanız. Ama Zeyd onu dinlemedi ve boşandı. Dikkat ederseniz bundan dolayı da Kur’an da kınanmadı. DEMEK Kİ ALLAH IN ELÇİSİNE KARŞI, RESULLÜK TEBLİĞİNİN DIŞINDA, KİŞİLERE BİR ÖZGÜRLÜK TANINIYOR. Hatta hadislerde de geçer. Allah ın Rasulü bir söz söylediğinde kendisine sorarlarmış. “EY ALLAH IN RESULÜ, BU ALLAH IN EMRİMİ, YOKSA SENİN EMRİN Mİ”? O günkü toplumun, nebi ve Rasul farkını çok iyi anladıklarını görüyoruz.

Allah ın Rasulünün, eşleriyle sorunlar yaşadığını, hatta Rasulün kendisini, çok üzdüğünü, bazı konularda söz dinlemez olduklarını ayetlerden anlıyoruz. (Tahrim 4–5) Ahzab suresi 28. ayetinde Allah, elçisini üzen, söz dinlemeyen eşlerini şöyle uyardığını hatırlayalım.” Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzel bir şekilde salıvereyim. “ de onlara diyor. Dikkat ederseniz özel yaşamda, imtihanımız gereği, farklı bir düşünce ve anlayış var. Buna Allah ın elçisinin eşleri de dâhil. ŞİMDİ VERECEĞİM AYET ÜZERİNDE, LÜTFEN DÜŞÜNMENİZİ RİCA EDİYORUM. Bakın Allah ın elçisi, iman eden kadınlarla, nasıl bir sözleşme yapıyor.

Mümtehine 12: Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte SANA KARŞI GELMEMEK HUSUSUNDA SANA BİAT ETMEYE GELDİKLERİ ZAMAN, BİATLARINI KABUL ET ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir (Diyanet vakfı meali)

Bu ayetten, çok dikkat çekici bir bilgi alıyoruz, ayete dikkatle baktığımızda. Allah ın Rasulü kadınlarla öyle bir anlaşma yapıyor ki, bunları zaten Kur’an dan görüyoruz. Allah ın Kur’an da bir Müslüman ın uyması gereken kurallarını sayıyor ve diyor ki Yaradan, bu konularda kadınlar sana geldiğinde, bu konularda söz verdiklerinde, onların BİATLARINI yani sözleşmelerini, anlaşmalarını kabul et. PEKİ, BUNLARIN DIŞINDA NE OLACAK? BU AYETTEN DE ANLIYORUZ Kİ,  ALLAH IN ELÇİSİYLE ANLAŞMA YAPTIKLARI KONULARIN DIŞINDA, DAVRANIŞLARINDA, KARARLARINDA HERKES ÖZGÜR HAREKET EDEBİLİR. ŞÖYLEDE DİYEBİLİRİZ, KUR’AN IN TEBLİĞİNİN HARİCİNDE, HERKES DAVRANIŞLARINDA ÖZGÜRDÜR. İMTİHANIN GEREĞİ DE BU DEĞİL Mİ ZATEN. Kur’an da, çok dikkat çekici bir örnek vardır. Bu konuda birçok rivayet de vardır, ama bizler ayetten yola çıkarak konuyu anlamaya çalışalım.

Mücadele 1–2: ALLAH, KOCASI HAKKINDA SENİNLE TARTIŞAN VE ALLAH’A ŞİKÂYETTE BULUNAN KADININ SÖZÜNÜ İŞİTMİŞTİR. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. …..(Diyanet meali)

Allah ın Resulüne, kocası konusunda şikâyete gelen bir kadın konu edilmiş. Kocası kadına ZIHAR ediyor, yani artık onu anası gibi görmeye başladığını söyleyerek, ondan boşanmaya çalışıyor. Bu yöntem o dönemin geleneklerinde var olan bir gerçek. Bu konuya çözüm olması adına kadın, Allah ın Rasulüne müracaat ediyor. Allah ın Rasulü yılların var olduğu bu geleneğe, bir çözüm bulamamış olsa gerek ki, Allah hemen devreye giriyor ve bu konuda hükmünü indiriyor. Buradan da anlaşılıyor ki, Allah ın Rasulü, elinde bulunan Allah ın hükümlerinin dışına çıkmıyor. Hatta bir başka ayette Allah elçisine, sana şu konularda soru soruyorlar der ve Allah sorulan soruyla ilgili hükmünü indirir. Hatta Tur suresi 48. ayetinde de, RABBİNİN HÜKMÜNÜ SABIRLA BEKLE diye geçer. Buradan da anlıyoruz ki, hüküm veren yalnız Alla dır. Rasulü de hükmü topluma iletendir. Zaten Allah, BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DEMİYOR MUYDU? Allah elçisine SANA İNDİRDİĞİMLE ONLARA HÜKMET dediği ayeti hatırlayınız.

Konuyu uzatmamak adına toparlamak istiyorum. Allah Kur’an da, Rasulüme uyun derken, onun tebliğ ettiği ayetlere, Kur’an a uyun demek istediğini anlatıyor. Çok dikkat çeken konu ise, hiçbir ayette NEBİYE uyun demediği gerçeğidir. NEBİLİK GÜÇLÜ BİR MAKAMIN ADI OLUP, Allah ın elçisi bu makamda olduğu sürece, hatta devleti yönettiği konumlarında, tek başına karar vermediği, özellikle bir ayette de belirttiği gibi, ŞURAYA danışılması istenmektedir. Konunun daha iyi anlaşılması adına bir ayet örnek vermek istiyorum.

Tahrim 1: Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, ALLAH’IN SANA HELÂL KILDIĞI ŞEYİ NİÇİN SEN KENDİNE HARAM EDİYORSUN? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Diyanet meali)

Ayetin orijinalinde, peygamber diye tercüme ettikleri kelime NEBİ olarak geçiyor. Ama Rasul ve Nebi kelimesinin farklı olmadığını düşünenler, ayeti tercüme ederken dikkate almıyorlar. Hâlbuki Allah özellikle, EY NEBİ DİYE HİTAP EDİYOR. Çünkü elçisinin yaptığı bir yanlışı ikaz ediyor. Ve diyor ki,  sana helal dediğim bir şeyi nasıl kendine haram dersin.  Demek ki nebi olarak, helal haram koyma yetkisi yok. Bu ayette özellikle dikkat etmemiz gereken, Allah ın NEBİ ismiyle hitap etmesidir. Araf suresi 157. ayette ise, özellikle RESUL ismiyle hitap ederek bakın ne diyor. “O, ONLARA İYİLİĞİ EMREDER, ONLARI KÖTÜLÜKTEN ALIKOYAR. ONLARA İYİ VE TEMİZ ŞEYLERİ HELÂL, KÖTÜ VE PİS ŞEYLERİ HARAM KILAR.” Ayette özellikle Rasul ismini kullanmasının nedeni, bizlerin dikkatimizi çekmesi adınadır. ALLAH IN RASULÜ GÖREVİNİ YAPIYOR VE ALLAH DAN ALDIĞI VAHYİ TOPLUMA İLETİYOR. Çok önemli bir ayet vardır, lütfen hatırlayınız.

Ahzab 40: Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın RASULÜ VE NEBİLERİN SONUNCUSUDUR. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Diyanet meali)

Bu ayeti tercüme edenlerin bir kısmı, NEBİ kelimesini peygamberlerin sonuncu olarak çevirmişlerdir. Eğer nebi kelimesinden, Allah katından vahiy alan, kitap verilen diye anlarda, bazı Rasullere kitap verilmemiştir dersek, bu ayetten şunu anlamamız kaçınılmaz olurdu. ALLAH BAŞKA NEBİ GÖNDERMEYECEK, AMA BAŞKA RESUL GÖNDEREBİLİR. ÇÜNKÜ AYETTE NEBİLERİN SONUNCUSUDUR DİYOR. Gerçektende bu iki kelimeye yanlış anlamlar verirsek bu sonuç çıkar. Günümüzde Vahhabi inancına sahip olanlar özellikle Araplar, aynen bunu söylüyorlar ve diyorlar ki; “Başka nebi gelmeyecek ama Kur’an ı tebliğ için Resul gelebilir, Kur’an bunun yolunu kapatmamıştır.”  HÂLBUKİ HER RASUL NEBİDİR. Her Rasule Nebilik makamı verilmiş ve her nebi bunu Rasul lük göreviyle tebliğ etmiştir. Her Rasule az ya da çok tebliğ gelmiştir. Yoksa Rasul olamazdı. BAKARA SURESİ 213. AYETTE, NEBİLERE KİTAP VERİLDİĞİNİ, HADİD 25. AYETTEDE RESULLEREDE KİTAP VERİLDİĞİNİ BİLDİRİR KUR’AN.

Geleneksel FIKIH İslam anlayışı, ne yazık ki bu gerçeği kabul etmemekte direniyorlar. KABUL ETMELERİ HALİNDE, İNANDIKLARI SİSTEM TAMAMEN YOK OLACAK, YANLIŞ OLDUĞU ORTAYA ÇIKACAK, HATTA ÇOKECEKTİR. Göz göre göre, batıl inançlarını aklamak, ataların itikatlarını yaşamak adına, ne yazık ki Allah ın ayetleri ile oynanmakta, Allah ın vermediği yetkilerle Rasul ünü donatmaktadırlar. Sonucunu da hep birlikte görüyoruz.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. RESULE İTAAT EDEN, ALLAH IN VAHYİNE YANİ KUR’AN A İTAAT ETMİŞ DEMEKTİR. Bazı ayetlerde Rasulü üzen diye geçen konunun mahiyeti, Allah ın vahyine itiraz edildiği için üzülmesidir. Bazen Allah ve Rasulünü üzen diye geçer ki, bunlar vahye itiraz edenlerdir, bunu yapanların cezalandırılacağı açıklanmıştır Kur’an da.

Gerçek doğruyu yalnız Rabbimiz bilir. Bizlere düşen, Kur’an ın gerçeklerini araştırmak ve en doğruya ulaşmak adına, çaba göstermek olmalıdır. Allah cümlemizin yardımcısı olsun.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/


Sayfa: [1] 2 3 ... 10