Gönderen Konu: Vampirler gerçek mi ?  (Okunma sayısı 23789 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Vampirler gerçek mi ?
« : Haziran 06 2009, 18:38:05 »
Rosemary Ellen Guiley, 'dünyanın belki de tek vampir araştırmacısı; neredeyse dünyanın yarısını dolaşarak, yaklaşık bin sayfalık bir dosya oluşturdu. Çeşitli ülkelerdeki yüzden fazla vampir derneği ile görüştü, sayısız insanla görüştü. Elde ettiği sonuçlar öylesine ilginçti ki, öğrenim kurumları tarafından kullanılmak üzere ciddi ödemeler yapılarak
satın alındı.

Neyse, sözü fazla uzatmadan araştırmasının önsözünü okuyalım;

“Vampir gerçeğine hoş geldiniz, öyle bir gerçek ki orada vampirler var ve yaşıyorlar; bu bir düşünce alanı ve alternatif bir realite; öyle bir realite ki günlük yaşamın içine tamamen nüfuz etmiş durumda; zamanınızı rutin işlerle uğraşarak geçiriyorsunuz yani yemek, içmek ve rahatlamak gibi ve komşu dairenizde, yândaki apartmanda ya da evde veya yakın bir kasabada veya kentte çok farklı bir yaşam sürdüren biri olabilir; bu yaşam gizli bir yaşamdır çünkü bir ‘Vampir Realitesi’dir. Kimler bu realitenin içindeler? Öncelikle onlar vampir olarak yaşıyorlar; tamamen gerçekler; sizin gibi etten ve kemikten oluşmuşlar ama ölümsüzler, bazıları ölümden geri dönmüş; ruhları vampir; bazıları fantastik, bazıları ise vampiri; aralarında gruplaşıyorlar; kurbanları var; vampir avcıları ve araştırmacıları var. Vampir realitesi bir kaleydoskop gibidir; çok yüzlüdür, temelde sabit kalmak şartıyla rengini, şeklini sürekli değiştirir. Bakan kişi devamlı değişen desenler görür; bu belki sıradan bir yaşam için de geçerli olabilir, biz her ne kadar kolektif ve tanımlanmış bir evrende yaşıyorsak da, her birimiz kalbimizin derinliklerinde bir tutam gerçek ve inanç taşırız, bu bizim kişisel evrenimizdir, görünümlerin bireylere göre çeşitlenen perspektifleridir. Her birey sonuçta gördüğü gerçeğe göre yaşar. Vampir Realitesine girerken öncelikle onların eşsiz perspektifini görürüz; işte bu, onların öz gerçeğidir. Vampir Realitesi bir başkasının Vampir Realitesinden farklıdır; burada doğru veya yanlış yoktur sadece farklılık vardır. Bazıları tüm zamanlarını Vampir Realitesi'ni yaşayarak geçirirler, bazıları rüyalarında, fantezilerinde, o alanda gezinirler ve bilinmeyenle beklenmedik bir anda buluşurlar. Vampir Realitesi'ni ziyaret etmek olasıdır. Şimdi oraya gidiyoruz ve onların yaşamlarından kesitler göreceğiz. Vampirler, vampir kurbanları, avcılar, araştırmacılar ve hayalciler işte oradalar...”

Vampirler standart değildir!

Webster Sözlüğü'nü açtığınızda Vampir sözcüğünün karşısında şu yazar; “Ölü bir insanın canlanmasına veya geceleri mezardan çıkmasına inanmak; vampirler uyuyan insanların kanlarını emerler.”

Guiley, sondaki uyuyan insanların kanlarının emilmesi bölümünün saçma olduğunu söylüyor ve ekliyor; “Aslında tümü saçma, herkes vampir tanımını aynen yapamaz, genelde filmlerden ve kitaplardan etkilenilir. Ortada hep ölümsüz, fiziksel ve seksüel yönden çok güçlü, yapmacık, geceleri yaşayan ve doğaüstü güçlere sahip bir yaratığın olduğu sanılır. Bu saçma inançlara göre bir vampir, kötülük doludur çünkü yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür, oysa bu doğaüstülük ve ölümsüzlük için işe yaramaz. Sonuç olarak bütün bunlar vampire folklorundan kaynaklanırlar ve gerçekten uzaktırlar.”

Gerçekten de vampir inancı Slav folklorundan doğmuştur; mezardan çıkan ölüler, kötü ruhlar, şeytani yaratıklar, kan içen doğaüstü güce sahip insanlar, kurt adamlar veya cadılar veya hayvani şekillere dönüşmeler; daha ne ararsanız arayın; tümünü Slav folklorunda bulabilirsiniz. Ama Guiley, böyle standart özelliklere sahip iddia edilen biçimde bir vampirin olmadığını söylüyor. Aksine vampirler doğal ortama kendilerini uydurmaya muktedirdirler ve gelişimleri sürekli aldatıcı görünüşler halindedir; amaç kolektif insan bilincini yanıltmaktır. Bu tanım, aslında Vampir Realitesi'nin arzuladığı tanımlamanın doğrultusundadır ve bilinçlidir.

Vampirimsi vampirler!

Guiley, yıllarca süren araştırması sırasında, ne Bram Stoker'ın Dracula'sına, ne de Anne Rice'in Lestat'ına veya Armand'ına rastlamadığını belirtiyor. Bunlar gerçekten birer kurgu/fantezi, bu tür tiplemeler aslında arzulanan istenen vampir tiplemeleri yani toplumun bilinçaltı atamaları; güncel sinemada bu daha belirgindir; artık vampirler Klaus Kinski, Christopher Lee veya Bela Lugosi gibi çirkin değil, Gary Oldman, Antonio Banderas veya Tom Cruise gibi yakışıklı ve seksidirler, seyirci onların kazanmasını açık açık ister ve taraflarını tutar. Guiley'in ideal vampirin elbette doğaüstü olacağını ama bunun alternatif realite gereği anlamına geldiğini söylüyor; asıl gizem eğer dikkat edilirse buradadır ve vampirin doğaüstülüğü buradadır yani alternatif olmasında... Gerçek vampirler her şeyden evvel, genelde kan fetişisti değiller. Bireysel olarak bazıları insan veya hayvan kanını şiddetle arzu ediyorlar. Bu arzu kan tadını sevmek veya biraz seksüel ya da majikal bir ritüel sonucunda oluşabilir, bazıları sağlık, uzun ömür ve majikal güç sağlamak gibi nedenleri ortaya koyuyorlar. Birçok kan içici, basit ve saf insanlar, vampir inançlarıyla ya da doğaüstü güçlerle hiç ilgilenmiyorlar. En iyisi, onları "vampir gibi" diye tanımlamak çünkü gerçekten geleneksel veya kurgusal vampir gibiler; kan tüketiyorlar. Bazı kan içme olaylarının içeriğinde kurbanların kanını içme faktörü kıskançlıktan veya kinden kaynaklanıyor. Bunlar gerçek vampir değiller, sadece vahşi bir biçimde öldürüyorlar. Anemi hastalığına tutulmuş olanları hariç tutabiliriz; kan hastalıklarının kan içme tutkusuna neden olduğu görülmüştür ama biz bu olayları vampirlik saymıyoruz.

Guiley'in kadın ve erkek vampirleri vampir olduklarını açıkça söylüyorlar ve uzun zamandır bütünüyle insan olmadıkları inancındalar. Çoğu, bir başka vampir nedeniyle vampir olduklarını anlatıyor; vampirleşmenin temel nedeni yapılan ayinlerdeki kan değişiminden kaynaklanıyor; yani kan kardeşi olmak gibi... Hiçbirisi yüzlerce yaşında olduğunu iddia etmiyor ama çoğu yaşlanmanın yavaşladığını belirtiyorlar ve bunun nedeni kan içmek değil; neden olarak Kolektif Oluşum Alanı'nı yani bilinci koşullandırmayı gösteriyorlar. Yine hiçbirisi, havada yarasaya dönüşerek uçtuğunu iddia etmiyor; sahip oldukları tek doğaüstü gücün, Vampirizm inancının oluşturduğu yoğun duyarlılık ve. bazen de önceden algılama olduğunu söylüyorlar. Bazı açıklamalarda, vampir fobileri yok değil, örneğin sarımsaktan korkanlar, suyun içinden geçemeyenler hatta aynadan ödü patlayanlar bile var ama bunların nedeni klasik vampir folklorundan psikolojik olarak etkilenmekten geliyor. Guiley bir örnek veriyor:

“Tanıdığım vampirler kesin ve dürüst inançlılar; bilinç düzeyinde veya altında vampir olduklarından eminler. Onlar geceye aitler, gizemi seviyorlar; gün ışığına karşı duyarlılar ve en önemlisi bireysel yaşamı seviyorlar, buna karşın sıradan insanlarla yaşamı paylaşmaktan hoşlanmıyorlar. Ancak, kendilerine benzeyenlerle zaman zaman kan içmek için bir arada oluyorlar, yaşamlarındaki değişimin kontrol dışı olduğu inancındalar. Vampire dönüşmenin onları insanlardan ve hatta kötülüklerden koruduğu düşüncesindeler. Vampir Realitesi'nde yaşayanların bazıları ruhsal çalışmalarla meşguller, bu gruba ‘Ruhsal Vampirler’ diyebiliriz, susuzluklarını kanla değil başkalarının yaşam enerjisini boşaltmakla veya emmekle gideriyorlar, Ruhsal Vampirler daha dışa dönükler çünkü çevrelerinde insanlara ihtiyaçları var, kurbanlarını bu yoldan bulabiliyorlar. Onları tanımak daha kolay, aşırı gece tipi olmaları ve musallat oldukları insanların birkaç saat içinde tüm enerjilerini yitirmeleri dikkat edilmesi gereken olaylar.”

Jung ve vampirlerin kaynağı...

Psikiyatrinin babası Carl Gustav Jung, Kolektif Bilinç Alanı kuramını geliştirirken tüm insanlığın ortak bir ruh alanında veya frekansında bir bütün olduğunu veya iletişimde olduğunu savunuyordu, bu alanda kolektif anılar ve bastırılmış materyal bulunuyordu. Kolektif Bilinçaltı zamanın başlangıcından beri, insanlık tarafından paylaşılmakta, bu depoda ilkel anılar ve örnek tavırlar yani Arşetipler bulunuyor, işte bu örnekler, bizleri çeşitli biçimlerde etkiliyorlar; imajinatif olarak rüyalarda, dini inançlarda, mitlerde, sanatta ve folklorda belirginleşiyorlar. Jung'a göre, Şeytan kötülüğün arşetipi olarak tanımlanıyor, Toprak Ana inancı, doğumun, ölümün ve yeniden doğumun arşetipi ve vampirler, onlar da kolektif bilinç altında varlar. Bu yaklaşım bilimseldir ama hiç kimse tüm bilinmeyenin bireysel veya kollektif bilinçaltından kaynaklandığını kesin iddia edemez. Zıt bir teze göre ise, kayda değer olaylar vardır çünkü dışsal ve alternatif olaylar oluşmaktadırlar.

Vampirizm de bu çerçevenin içinde yer alır. Gerçek ise, herhalde iki kuramın arasında bir yerdedir... ikisi de diyoruz çünkü kolektif bilinçaltı kuramı günümüzde reddedilemeyecek bir gelişme içindedir, filmler, kitaplar, reklamcılık ve pop/kültür kıtalararası boyutta büyük bir güç oluşturmaktadır. Guiley'in Vampir tiplemeleri içinde görülür ki, aynı ilgi alanı iki vampirin buluşmalarını sağlamaktadır ama bu ilgi buluşması bilinç düzeyinde nadir olur, buluşma daha çok bilinçaltında gerçekleşmektedir. Yıldırım aşkı gibi...

Buyrun! İşte gerçek bir vampir canlı yayında;

Guiley, güncel vampirleri tanımlarken, doğaüstü yanları bir yana hemen tümünün entelektüel, gösterişli, ukala ve çok şık olduklarını söylüyor; siyah rengi tercih ediyorlar ve bazıları gecelerini klasik müzik türünden konserlere giderek geçiriyorlar, sosyo/politik olarak bir ırka, bir inanca, bir partiye, bir millete ve hatta dünyaya bağımlı olmaktan hiç hoşlanmıyorlar, kendilerini bunların dışında görüyorlar. Bir şey daha var; ne olursa olsun ölümden sonra dirileceklerinden eminler. Guiley'in araştırmasını bir örnek alıntıyla bitirmek gerekiyor: Örnek vampir ABD'nin doğu kıyısında yaşıyor ve 30 yaşlarında, takma adı Kevin: “Benim öyküm 8 yaşımda başladı, daha sonraki dönemde lise arkadaşlarımın arasında doğaüstü konularla ilgilenenler vardı. Bir tanesi Mike'tı ve vampir olduğunu söylüyordu, yüzü daima makyajlı gibiydi. Lisa adlı bir kız arkadaşı vardı ve Usa benimle de seksüel ilişkiye girmişti ama Mike buna aldırmıyordu. Lisa onunla seviştiğinde çevrelerinde ışıkların oluştuğunu söylüyordu ama benimleyken böyle olmuyordu. Sonra Mike bana yaklaşmaya başladı, cinsel değildi ama onun gücüne hayret ediyordum; çok kuvvetliydi ve beni tek eliyle dakikalarca havada tutabiliyordu. Ama onunla her beraberlikten sonra, kendimi çok güçsüz hissediyordum ve bir sabah uyandığımda Mike'ı başucumda buldum. Garip bir şekilde gülümseyerek bana dün gece kanla beslenmeye gittiğini anlattı, kıskanmıştım, ben de bunu yapmak istedim. Birden gözleri değişti, parlak yeşile dönüşüyordu; bunu hiç unutamıyorum, 'gözlerin' diye bağırdım ve o gülmeye başladı, sonra beni ısırmasına izin verdim. O günden sonra beni yönlendirmeye başladı. Lisa'da aramızdaydı, üçümüz bir arada yaşamaya başladık, geceleri buluşuyor, bazen birbirimizin kanını emiyor, bazen de hastanelerden çaldığımız insan kanlarını ve küçük hayvanların kanlarını içiyorduk. Onlar yokken, kimseyi istemiyordum, gün ışığından nefret ediyordum, dairem daima loş ve sessizdi. Bir gün, evden çıktım ve yürümeye başladım, tam üç gün hiç durmadan yürüdüm. Bir daha da ne Mike'ı, ne de Lisa'yı gördüm. Şimdi burada yaşıyorum. Bazen kendimi yitiririm, kimse duygularımı anlayamaz, dış dünya beni hiç ilgilendirmiyor; bana kalan mirasla bu evi aldım, başka bir konuda parayla hiç işim yok. Sadece kanla beslenmek bana yetiyor. Nasıl mı? Bu bir sır. Yalnızlık bir sorun ama kan sayesinde bunu giderebiliyorum. Bu uzun yıllardır böyle sürüyor çünkü Mike'ı idealize ediyorum ama benim kişiliğim ondan daha zayıf, bazen onun gibi başkalarının dikkatini çekmek istiyorum ama tam o anda buna niye kalkıştığımı anlayamıyor ve vazgeçiyorum. Evet, aslında ben Mike'a benzemiyorum, eminim o bir vampirdi ama farklı deneyimleri vardı ve o daha başarılıydı. Şimdi amacım diğer vampirleri bulmak, bu uzun zaman alacak biliyorum ama vaktim çok. Korktuğum tek şey var; AİDS; bizim için en tehlikeli şey, bu nedenle kan sağlarken çok dikkatliyim. Tek bir dostum var, benim gibi ama ona bir şey açıklayamam, biraz konuşmaya çalıştım ama anlamıyor ve sanırım asla neler olduğunu bilemeyecek...”

Ve artık Kont Dracula geliyor...

Yolunuz Romanya'ya düşerse ve tabii vampirlere meraklıysanız eğer, Wallachia bölgesinde yani ünlü Transilvanya'da, Arges Irmağı'nın kaynağına doğru gidin ve sorun; size tarif edilen yerde bir şato yıkıntısı bulacaksınız; işte orası Kont Dracula'nın ya da asıl adıyla Vlad Tepes'in şatosudur. 1456'da Vlad, buraya hakimdi, şatonun stratejik uygunluğu çok işine yarıyordu, sarp kayaların tepesinde ulaşılmaz bir yerdeydi. Vlad'ın amacı Boyarlar'ı kölelikten kurtarmaktı. O dönemde, Wallachia'da iki sınıf vardı; köleler ve Boyarlar yani aristokrat sınıf. Osmanlıların baskısı ve etkisi nefes aldırmıyordu; Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmet vardı ve Bizans'ı yok eden genç Sultan'ın gözü Balkanlardaydı. Boyarların silahlanmasına ve ordu kurmalarına izin vermiyordu.

Tepes, bazı Boyarlar'ın Türklerle iyi geçinmelerine kızıyor, gizli gizli örgütleniyordu. 1457 yılında Vlad Tepes bir darbe hazırladı, bir gece yarısı Osmanlı taraflısı Boyarların şatolarını tek tek basarak tümünü aileleriyle beraber esir aldı ve vahşet o gece başladı. Esirlerini aylar boyunca dolaştırarak birer birer öldürdü, inanılmaz işkenceler yapıyordu, kadın çocuk dinlemiyor; anadan doğma soyuyor, uçurumlardan atıyor, derilerini yüzüyor, açlıktan öldürüyor, buzlu sularda boğduruyordu. Sonunda haberler Fatih'e ulaştı, ardından Osmanlı birlikleri bölgeye girdiler.

Tepes, önce birkaç çatışmayı kazandı ve esir ettiği Türkleri feci şekilde öldürttü; çoğunun kavuklarını başlarına çiviletmiş ve sonra da kazığa oturtmuştu. Tam anlamıyla çıldırmıştı; yağ kazanları kaynatıyor, insanları içine canlı canlı atıyor, kesik başlardan kuleler yapıp karşısında oturup şarap içiyordu, işte Kazıklı Voyvoda unvanını o zaman kazandı çünkü esirlerini canlı canlı yağlanmış kazıklara oturtuyordu. Böyle bir ölüm günlerce sürüyordu...

Sonunda Osmanlı ordusu, Tepes'i şatosunda sıkıştırdı ama şatoyu almak çok zordu; beş kulesi vardı, konumları ve sarp kayalar top ateşini engelliyor, Türkler sürekli çapraz ateş altında kalıyorlardı.

Efsaneye göre, şatoda uzaklara açılan gizli geçitler vardı, Osmanlı askerleri canla başla savaşırlarken, çevreden Tepes'in başka yerde olduğu haberlerini alıyorlar ve moralleri bozuluyordu ve sonunda Voyvoda'nın orada olmadığından emin olarak geri çekildiler ama savaş bitmemişti. Sürekli Türklerle savaşan Tepes,1462'de kaça kaça gerilediği Poenari'de kuşatıldı, karısı kuleden ırmağa atlayarak intihar etti. Ama Tepes yine kaçmayı başararak yeniden örgütlenmeye başlamıştı ki, öldürüldü, söylentilere göre bir suikaste uğramıştı. Efsaneye göre, başı kesilerek, bedeni kayalardan aşağı atıldı, cesedi toplayan rahipler bir Snagov Manastırı'nın gizli bir mahzenine gömdüler. Ama 1931'de yapılan kazılarda bir şey bulunamadı. Türkler sonunda şatoyu da ele geçirerek yakıp, yıktılar, öç alınmıştı. Kalıntılar 1940'taki bir depremden sonra iyice kayboldu. 1960'a kadar şatonun yeri bilinmiyordu; Raymond T. McNally ve Radu R.Florescu şatoyu buldular. Sonra restore edildi ve Romanya için önemli bir gelir kaynağı oldu.

Bu iki araştırmacı aynı zamanda da, efsanevi Kont Dracula'nın tarihi tiplemesini de yaratmış oldular; Florescu bulduğu bir belgede, Tepes'in kurbanlarının kanını içtiğini ve ölümsüzlük peşinde olduğunun yazılı olduğunu açıkladı. Bram Stoker'm Dracula'sı da aynı çizgide olduğu için, artık Dracula efsanesi tamamlanarak sağlam temellere oturtulmuştu. Stoker'in Dracula'sı 1897'de yazıldı; ortada kesin kanıtlar olmasa da, Stoker'm Vlad Tepes'le ilgili tarihi kaynakları bir şekilde ele geçirdiği sanılıyor. Tepes, Stoker'm Dracula'sının prototipiydi. Dracula “Şeytanın Oğlu” veya “Ejderhanın Oğlu” anlamındadır; Tepes'i daha prensken babası “Dracul” adıyla çağırıyordu; vampir ve şeytan tanımları sonradan eşleştirildi; Dracula'nın vampirlerle bağlantısı ise Stoker'ın kitabıyla başladı. Stoker, bir vampir romanı yazmak istemişti. O dönemde bu tür romanlar yazmak biraz da modaydı. Mekan olarak Transilvanya'yı tercih etti; kütüphanelerde yaptığı uzun çalışmalarda Vlad'ın ve Dracula Şatosu'nun tarihini bulmuş ve oradan yola çıkmış olmalı ama Transilvanya'ya hiç gitmemişti ve işin garibi bir sinema ve korku edebiyatı mitosu yaratacağı aklına gelmemişti...

515 yıl sonra ısırdı!

1977'de çok garip bir olay oluncaya kadar, Dracula bir korku filmi kahramanı, Vlad Tepes ise, tarihin karanlıklarında kalan bir i-simdi. Amerikalı bir gezgin olan Vincent Hillyer, izin alarak bir gece Dracula'nın şatosunda kaldı, o gece saldırıya uğrayarak boynundan ısırılınca bir efsane daha doğdu. Guiley bizlere vampirlerin gerçekten var olduklarını kanıtlıyor ama bunlar bildiğimiz beyaz perde vampirlerine hiç benzemiyorlar, aramızdalar ama bizim gibiler fakat farklı yaşıyorlar. Dracula Efsanesi'nin temelinde Osmanlıların baş düşmanlarından olan Romanyalı Voyvoda Vlad Tepes var. Anlaşılıyor ki, Guiley'in insan vampirleri dışında oluşan vampir efsanesi, ticari bir ana fikirden doğarak başarılı olmuş ama bu sonuç bilinmeyen olayları göz ardı etmeye engel olmuyor. Guiley'in anlattıkları, gerçekten de düşündürücü. Bir an düşünüyoruz, yukarıdaki tariflere uyan tanıdıklarımızı, ya onların içinde bir vampir varsa..


Alıntıdır.

  • Çevrimdışı Mercey
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 23855
  • mmx.
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #1 : Haziran 06 2009, 19:40:37 »
Bu vampir olayları hakkında aklımda dolaşan bir sürü -ki bunlar kimseye söyleyemeyeceğim şeyler- düşünce vardı. Bu yazıyı okuduktan sonra pek de yanılmadığımı gördüm. Birkaçını destekliyor en azından. Evet, kafayı yemek üzereyim.
« Son Düzenleme: Haziran 06 2009, 19:45:51 Gönderen: Mercey »
‎ Unutma! Kendine yarattığın dünyada, içine aldığın tüm vatandaşlar arasında en 'solcu' benim!
Mercey.


Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #2 : Haziran 06 2009, 19:42:17 »
Emin ol tek değilsin.  (6)
Yazı çok ilgimi çekti. İnsan okuduktan sonra bir tuhaf hissediyor.

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #3 : Haziran 06 2009, 20:04:22 »
Gerçek mi değil mi bilemem ama şu Twilight serisinden sonra millet vampirlerle kafayı bozmuş durumda. Sınıftan bi kız ciddi ciddi inanıyor vampirlere ve başka bir kız da acıktım hadi avlanalım falan diyor ya. (6) Varsa bu vampirler ve Edward gibileri varsa aralarında tanışmak isterim şahsen ben.

  • Zeitgeist
  • Ziyaretçi
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #4 : Haziran 06 2009, 20:48:22 »
Yazıyı okumadım ama bende birkaç şey eklemek isterim. Eskiden albino olan insanlara lanetli denilir ve onlarla konuşulmazmış. Zira, albinolar sadece geceleri dışarı çıkarlarmış. Kurtadam mefhumu da buradan geliyor-muş.

  • Çevrimdışı kenzei
  • *
  • İleti: 4010
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #5 : Haziran 06 2009, 23:33:53 »
Tamamen uydurmaca bence. Arada osmanlının lafı geçiyor. Şu anki başımızdaki ve etraftaki kan emicileride düşününce belki soyları voyvoda'dan geliyorduda düşünmedim değil : p

  • Düz Mantık
  • Ziyaretçi
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #6 : Haziran 06 2009, 23:48:48 »
hepimiz Vampiriz hepimiz Frenkeştaynız !

  • Çevrimdışı gIcIk
  • *
  • İleti: 5999
  • Cinsiyet: Bay
  • '' Öl de emrin olur ulan '' ..
    • EsenLer GençFB
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #7 : Haziran 06 2009, 23:51:56 »
Onu birakda bu vampir Kızlar fiLmlerde ne kadar güzel Oluyor :) 1 tanede cirkin Koyun canm :D
Hakkımda bilmen gerekeni ;  Hakkın olduğunda söylerim ...

El çükü ile gerdege girene damat degil godoş derler ... ; )

  • Çevrimdışı Sifon
  • *
  • İleti: 2222
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #8 : Haziran 07 2009, 12:19:10 »
Hadi ya :Ç Eğer gerçekten varlarsa tanışmak kaynaşmak isterim şahsen :d
Göründüğü gibi mutlu değildir hiçbir şey.

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #9 : Haziran 07 2009, 13:10:37 »
Efsaneden ibaret yazılar ve hikayelerle günümüze kadar taşınmışlardır. Fakat vampirlerin biyografisini ele aldığımızda bir çok şaşırtıcı gerçeğe-kısmen gerçeğe- rast gelmiyor da değiliz hani.

Vampir hikayesi sanıldığı gibi kont dracula'dan sonra hortlamamıştır. Tee ebesinin nikahına, yani asurlular ve babillilere uzanan, şaşırtıcı bir geçmişi vardır. Mezopotamya'yı bildiniz mi? Fırat ve Dicle arası hani? İşte tam orada, kildani denen yerde meşhur vampir hikayesinin ilk yazıtı bulunmuştur. Daha deminki yazımda bahsettiğim Lilith ismine bu yazıtlarda ve kutsal kitap olan Tevrat'ta rastlamaktayız. Lilith, yarı insan, yarı hayvan şeklinde dünyada dolaşan, korkutucu bir canlı olarak anılırmış. -vaaauv- Taze kana ihtiyaç duyduğu için daha çok çocukları emermiş, yermiş. Adem'in Havva'dan önceki karısı olan Lilith, Adem'e değil, şeytana itaat etmeyi seçmiş ve zamanla vampire dönüşmüştür. Normal insan gözüyle dünyaya bakmaz, ürkütücü düşünürmüş.

Vampirlerden haberi olan sadece asurlular ve babilliler değildir elbet. eski mısır uygarlığı, yunanlılar-yunan mitolojisinde sık geçer- ve eski roma'da konuşulan, yazılan bir kavram imiş. Zaten eski yunanlılar, kanlarını içen ırka lamia derlermiş ki bilindiği üzere lamia zeus'un aşığıdır. Hera'yı kıskanan bu avrat zamanla sıyırır ve kendi ırkını sonlandırır.

Sonunu mu merak ediyorsunuz?
ve sonsuza dek mutlu yaşamışlar.
Gidişim biraz suskun ama ''Dönüşüm'' böcek olucak.

Gregor Samsa

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #10 : Haziran 07 2009, 13:24:02 »
İnananlar var, benimde düşüncelerim var; ama nötr yönde x.x
~ Değerlerin kaybolmaya yüz tuttuğunu düşünüyorum bazen. Olmaması gereken şeylerin olduğu anlar, tek yanlışımla kaybolabileceğini… Kaybolamaz biliyorum aslında. Karşılığını aldığım en büyük şey, onda saklı. Ve hep ondaydı.

~ Kaybedince mi anlıyoruz sevdiklerimizin değerini, yoksa kaybettiğimiz için mi değerliler bizim gözümüzde? İşte bunu anlamıyorum.  Benim içinse tek yanıt, onun hep değerli olduğu…




  • Çevrimdışı Anarchy
  • *
  • İleti: 251
  • Cinsiyet: Bay
  • Herkesin faili olduğu hayat denen meçhul cinayet..
    • Google x)
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #11 : Haziran 07 2009, 20:04:01 »
Vampir Ha ! Oww Şet :Ç
Ya imzanı kurallara göre koy ya da kuralları kendin belirle

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #12 : Haziran 19 2009, 02:54:39 »
Evet biliyordum tek değilim  :D
Burası benim imzammış meğersem.

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #13 : Haziran 19 2009, 10:50:39 »
Efsaneden ibaret yazılar ve hikayelerle günümüze kadar taşınmışlardır. Fakat vampirlerin biyografisini ele aldığımızda bir çok şaşırtıcı gerçeğe-kısmen gerçeğe- rast gelmiyor da değiliz hani.

Vampir hikayesi sanıldığı gibi kont dracula'dan sonra hortlamamıştır. Tee ebesinin nikahına, yani asurlular ve babillilere uzanan, şaşırtıcı bir geçmişi vardır. Mezopotamya'yı bildiniz mi? Fırat ve Dicle arası hani? İşte tam orada, kildani denen yerde meşhur vampir hikayesinin ilk yazıtı bulunmuştur. Daha deminki yazımda bahsettiğim Lilith ismine bu yazıtlarda ve kutsal kitap olan Tevrat'ta rastlamaktayız. Lilith, yarı insan, yarı hayvan şeklinde dünyada dolaşan, korkutucu bir canlı olarak anılırmış. -vaaauv- Taze kana ihtiyaç duyduğu için daha çok çocukları emermiş, yermiş. Adem'in Havva'dan önceki karısı olan Lilith, Adem'e değil, şeytana itaat etmeyi seçmiş ve zamanla vampire dönüşmüştür. Normal insan gözüyle dünyaya bakmaz, ürkütücü düşünürmüş.

Vampirlerden haberi olan sadece asurlular ve babilliler değildir elbet. eski mısır uygarlığı, yunanlılar-yunan mitolojisinde sık geçer- ve eski roma'da konuşulan, yazılan bir kavram imiş. Zaten eski yunanlılar, kanlarını içen ırka lamia derlermiş ki bilindiği üzere lamia zeus'un aşığıdır. Hera'yı kıskanan bu avrat zamanla sıyırır ve kendi ırkını sonlandırır.

Sonunu mu merak ediyorsunuz?
ve sonsuza dek mutlu yaşamışlar.
İlginç, demek Hz. Adem'in Havva'dan önceki karısı Lilith'miş. (6)

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #14 : Haziran 19 2009, 12:06:20 »
Herkes gibi bnm de bir takım teorilerim vardı, yazıyı okuduktan sonra daha da gelişti. İlginç..
Destiny is for losers.
It's just a stupid excuse to wait for things to happen instead of making them happen.
-B.

  • Çevrimdışı YaMuk PrenSes
  • *
  • İleti: 61
  • Cinsiyet: Bayan
  • I and You Together, Forever.
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #15 : Temmuz 07 2009, 18:12:35 »
Keşke olsa. :öff :P
"İnsanlar kurtçuklara benzer. Küçük, kör ve değersiz.''

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #16 : Temmuz 07 2009, 19:30:23 »
Belki de içimizden bazıları da vampirdir he, olamaz mı? :))
Menino quem te fez?
Quem te deu tanta guarida,
Quem te mostrou a beleza
De dançar dentro da briga?

  • Düz Mantık
  • Ziyaretçi
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #17 : Temmuz 07 2009, 21:11:20 »
Belki de içimizden bazıları da vampirdir he, olamaz mı? :))

olur olur..  :ohmygod

  • Anti-tiKKy
  • Ziyaretçi
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #18 : Temmuz 13 2009, 18:40:02 »
Emin ol tek değilsin.  (6)
Yazı çok ilgimi çekti. İnsan okuduktan sonra bir tuhaf hissediyor.
Üstüneüstlük buraya yayınladıktan sonra pekişmiş bu tuhaf his.
Bazı vampirler gercek olabilir kabul ederiz.

  • Çevrimdışı emRivaki
  • *
  • İleti: 298
  • Cinsiyet: Bay
  • Siz ne arıyordunuz ?
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #19 : Temmuz 13 2009, 19:05:21 »
Gerçek. Hatta biri var kanımı içeceğini söyleyen... :sizo

( Bu mesajı okuyunca utanması gerek kendinden. ama eminim sol avucuna tebessüm düşecek bir tek : P )

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #20 : Nisan 19 2011, 01:14:21 »
Bence bu kadar merakli olmayin gormeye. Sonucta eger gercekten varlarsa tehlikeli olabilir bizler icin... Ben gorsem herhalde elime ilk gecen sey ile kafasina bir tane gecirirdim :S Sonucta ne yapacagini bilemezsiniz degil mi?

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #21 : Nisan 19 2011, 23:17:44 »
Evet.
Geçen gün emdirdim kendimi.

ama kan değil.

  • Çevrimdışı CastieL
  • *
  • İleti: 2473
  • Cinsiyet: Bay
  • ║Justice Has Come║
    • ŞiiR ;)
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #22 : Mayıs 07 2011, 18:41:37 »
benim bildiğim ilk vampir soylentisi  ''kazıklı voyvoda'' zamanında çıkmış araştırın öğrenin etkileyici bi hikaye...
Fikri firardayım uyma bana ...

  • Çevrimdışı fkuzum
  • İleti: 0
  • Cinsiyet: Bayan
  • ᵀᴴᴱ ᴼᴿᴵᴳᴵᴻᴬᴸ
Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #23 : Mayıs 07 2011, 19:13:27 »
Evet.
Geçen gün emdirdim kendimi.

ama kan değil.

bizim komşuda iddia ediyo aynısını
..Kuzu*M ♥ / ᵀᴴᴱ ᴼᴿᴵᴳᴵᴻᴬᴸ ♫ ♪

Ynt: Vampirler gerçek mi ?
« Yanıtla #24 : Mayıs 07 2011, 23:43:24 »
slm ben vampir.


 facebook  linkedin  myspace  twitter
 


Ziyaretçiler bu sayfayı aşağıdaki kelimelerle buldu:

com vampir google gercekmi vanpirler gercekmidir veya fakir vampirlergercekmi zengin
wampirleri gercek vampirl vampirler alternatifim wampirlerle tansmak istyom hikayesi tevrat